Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1478 E. 2025/1619 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1478
Karar No
2025/1619
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1478

KARAR NO : 2025/1619

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/05/2024

NUMARASI : 2023/1265 Esas - 2024/440 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ... Davanın, müvekkili m şirket bünyesinde 23.01.2019 tarihinden 06.01.2023 tarihine kadar "Yurtdışı Operasyon Uzmanı" görevinde çalıştığını, davalının 06.01.2023 tarihinde istifa etmek suretiyle müvekkili şirkette artık çalışmayacağını bildirmiş olduğunu ve iş yerinden ayrıldığını, davalının hak edilmiş ücretleri ile yıllık izin ücreti kendisine ödendiğini ve davalının müvekkili şirketi ibra ettiğini, davalının müvekkili şirketteki son brüt ücreti 24.503,23 TL olduğunu, davalının, müvekkili şirkette en son "Yurtdışı Operasyon Uzmanı" olarak çalışmış olduğundan, yapmış olduğu görev nedeniyle müvekkili şirketin gizli bilgilerine, müşteri bilgilerine, fiyat bilgilerine ve ticari sır niteliğindeki diğer bilgilerine sahip olduğunu, davalının, imzaladığı belgenin hüküm ve sonuçlarını bilebilecek bir çalışan olduğunu, müvekkilinin şirketin harici olarak yapmış olduğu araştırmalarda, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili firma ile benzer işleri yapmakta olan " ...Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş., ... Lojistik Hizmetleri İç ve Dış Tic. A.Ş. Ve Grup Şirketleri " firmasında iş görüşmeleri yaptığı ve müvekkili şirkette ayrılır ayrılmaz aynı sektörde çalışan sektörde çalışmaya başladığının öğrenildiğini, ayrıca müvekkili şirketten ayrılması sonrasında müvekkilinin müşterilerinden edinilen bilgiye göre davalının, müvekkili şirkette çalışmakta iken "Yurtdışı Operasyon Uzmanı" sıfatı ile müvekkili adına görüştüğü ve iş yaptığı müşterilerle, işten ayrılması sonrasında irtibat kurmaya devam ettiğini, hatta iş yaptığı bilgisi edinildiğini, davalının müvekkili şirkete çalışırken edinmiş olduğu müşteri bilgilerini, müvekkili şirketin fiyatlandırma bilgilerini ve görevi gereği öğrendiği diğer bilgi ve belgeleri, hali hazırda çalışmakta olduğu şirket yararına ve kendi yararına, yasal düzenlemelere ve müvekkili şirketle akit etmiş olduğu 23.01.2019 tarihli, Rekabet Yasağı ve Ticari Sır Saklama Taahhüdüne aykırı bir şekilde hareket etmiş olduğu hususunun müvekkili şirketin müşterilerinin müvekkiline haber vermesi ile öğrenildiğini, ayrıca davalının, müvekkili şirketin müşterilerinden öğrenildiği kadarı ile, müvekkilinin fiyatlandırma, hedef fiyat bilgilerini de, çalışmaya başladığı rakip şirket lehine kullandığını, bir kısım müşterilerin davalının rakip firmada çalışmaya başlamasını müteakip müvekkili şirket ile ilgili çalışmalarını bırakarak rakip şirket ile çalışmaya başlamış olduğunu, tüm müşteri ve kazanç kaybının müsebbibi ise davalının dürüstlük kuralına aykırı bu davranışları dolayısı ile oluştuğunu, bu hususta mail yazışmalarının da bilahere sunulacağını, davalı müvekkilinin müşterilerini ve hedef fiyatlandırma çalışmalarını , halen çalışmakta olduğu ve müvekkili şirketin rakibi pozisyonundaki ...Hizmetleri İç ve Dış Tic. A.Ş. Ve grup şirketlerine kazandırmaya çalışmakta olduğunu, açıkça taahhüdüne ve iş sözleşmesi içeriğine aykırı davranışta bulunduğunu, aynı zamanda davalı tarafından, müvekkili şirketten ayrılıp rakip şirkette çalışmaya başladığı tarihten önce ve sonrasında, müvekkili şirkette diğer çalışma arkadaşlarını rakip şirkete geçmesi için iş sözleşmelerinin sonlandırılması konusunda yönlendirici olduğu bilgisinin edinildiğini, bu kapsamda da davalı müvekkili şirkete karşı yükümlendiği taahhütlerini açıkça aykırı davranmış olduğunun açık ve net olduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; BK 444. ve devam eden maddeleri gereğince, 23.01.2019 tarihli Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Taahütnamesine aykırı davranış sebebiyle,Rekabet Yasağı ve Ticari Sır Saklama Taahhüdünde son brüt ücretin 24 katı olan (Son brüt ücret 24.503,23 x 24 = 588.077,52 TL) olmakla birlikte, falaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak şimdilik 150.000,00-TL cezai şart alacağının, işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/e, f maddesinde belirtilen, dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurları taşımadığını, davacı tarafın, taraflarca getirilme ilkesine uygun olarak dava dilekçesi ekinde iddiasını ispata yarar nitelikte herhangi bir bir belge, sunmadığını, iddia olunan 23/01/2019 tarihli rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhütnamesinin aslının ve diğer iddia olunan belgelerin dosya ibraz edilmemesi nedeni ile bu bağlamda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı çalışanlarca davacı şirket arasında imzalanmış rekabet yasağı sözleşmesi ve/veya taahhütnamesi bulunmadığını, rekabet yasağının varlığını asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen taahhütname kanunda sayılan geçerlilik şartlarını içermediğini, işverenin korunmaya değer haklı bir menfaati bulunmadığını, taahhütnamede yer, konu ve zaman bakımından dahi bir sınırlandırma bulunmadığını, iş akdi geçerli bir nedenden ötürü müvekkili işçi tarafından feshedildiğini, yazılı bir sözleşme olmadığına dair itirazlara halel gelmemesi kaydı ile; taraflar arasında yazılı bir rekabet yasağına ilişkin sözleşme geçerli olsa dahi, iş akdinin müvekkili tarafından geçerli sebeplerle sona erdirilmiş olduğundan rekabet yasağının sona erdiğini, davanın görevsiz mahkemede ikame edilmiş olması sebebi ile usulden reddine, haksız ve usule aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; ''Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilebileceğinden mahkememizin görevli olmaması nedeniyle Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine'', mahkemenin görevsizliğine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının iş akdinin sona ermesinden sona yapmış olduğu eylemleri nedeni ile açılmış bir dava olduğunu, TBK'nın 444. ve 447. maddeleri arasında düzenlenen rekabet yasağı maddelerinin doğrudan hizmet sözleşmesinin unsuru olmadığını, iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olup, işçinin tek taraflı taahhüdüyle oluşturulmasının mümkün olduğu, bu sebeplerle rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların iş ilişkisinden yahut hizmet sözleşmesinden kaynaklanmadığını, iş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile TBK'daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğunun ileri sürülemeyeceğini, mahkemece verilen görevsizlik kararı hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447. maddeleri arasında yer almaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesine 6098 sayılı Türk Borçlar kanununun "rekabet yasağına ilişkin 444ve 447'inci maddelerinde" öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesi yargı işleri ticari ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır düzenlemesini içermektedir. 7036 sayılı iş mahkemeleri kanunun 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra aynı yasanın 5/1-a maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin kararlar verildiği gibi TTK düzenlemesi gereği ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna dair kararlarda verilmiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2023/1 Esas 2025/3 Karar sayılı kararı ile uyuşmazlıkların çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair tüm mahkemeleri bağlayıcı içtihatları birleştirme kararı karşısında uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğu halede görevsizlik kararı verilmesi isabetli bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın Ticaret mahkemesinde görülmesi için dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1478, K. 2025/1619, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1478-e-2025-1619-k-9380430e5794