İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1015 E. 2025/1179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1015
- Karar No
- 2025/1179
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1015 Esas KARAR NO : 2025/1179
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: "Davalı ... A.Ş. tarafından davacı müvekkil aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas ile ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları nezdinde icra takibi başlatılmıştır. İcra takiplerinin dayanağını oluşturan Genel Kredi Sözleşmelerindeki kefalet sürelerinin sona ermiş olması nedeniyle dava konusu takipler nedeniyle davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; Dava dışı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı müvekkil sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. ... A.Ş. tarafından borçlu şirket ... Şti. ile kefil sıfatı ile davacı müvekkile gönderilen ... 11. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ve ... 11. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile hesap kat'ı ve borcun ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.Söz konusu borcun, borçlu şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle ... Bank A.Ş. tarafından ... 29. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatılmıştır. Yine dava dışı ...Şti. ile dava dışı ... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı müvekkil sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. ... A.Ş. tarafından borçlu şirket ... Şti. ile kefil sıfatı ile davacı müvekkile gönderilen ... 9. Noterliğinin .. yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile hesap kat'ı ve borcun ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.Söz konusu borcun, borçlu şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle ... A.Ş. tarafından ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatılmıştır.... 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19356 esas sayılı dosyasına konu alacak ile ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu alacaklar, davalı ... A.Ş. tarafından temlik alınmıştır. Sonrasında takipsizlik nedeniyle kapanan işbu dosyalar, davalı ... A.Ş. tarafından yenilenmiştir. Yenileme sonrasında ... 29. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ... esas sayılı dosyasından devam etmektedir. ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ise ... esas sayılı dosya üzerinden devam etmektedir. İşbu icra dosyalarından halen haciz işlemlerine devam edilmektedir. Müvekkil hakkında açılan icra takibinde, takip talebinde borcun sebebi olarak bankalar ile imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmeleri gösterilmiştir. Ancak dilekçemiz ekinde yer alan Genel Kredi Sözleşmeleri ile sabit olduğu üzere, söz konusu sözleşmelerin asıl muhatabı dava dışı ...Ltd. Şti. olup, davacı müvekkil sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. İşbu sözleşmelerden, ...A.Ş. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi 11.08.2011 tarihinde imzalanmış olup, ... A.Ş. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ise 26.03.2010 tarihinde imzalanmıştır. Kefalet sözleşmesin sona erme hükümleri TBK 598-602 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK 598 hükmü ise gerçek kişiler bakımından kefalet sözleşmesinin sona erme halini düzenlemiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 598. Maddesi; "(1)Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. (2)Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. (3)Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. (4)Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. (5)Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmünü amirdir. Türk Borçlar Kanunu 598/3’e göre, gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Görüldüğü üzere bu hüküm ancak gerçek kişilere uygulanabilmektedir. Bu düzenlemenin amacı, kanun koyucunun gerçek kişilerin kişilik hakkına aykırılık teşkil edecek şekilde uzun süren kefalet sözleşmelerine engel olmak olduğu söylenebilir. Bu sona erme halinde kefalet türü bakımından bir ayrım yapılmamakta eş deyişle müteselsil veya adi kefalet yahut belirli yâda belirsiz süreli kefalet olması fark yaratmamaktadır. İlgili kanun hükmü gereğince, kefalet sözleşmesi belirsiz süreli akdedilmiş olsa dahi on yılın sonunda kefilin sorumluluğu sona erecektir. Kefalet süresinin uzatılmasına ilişkin usul TBK’nın 598/5 maddesiyle düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre azami sorumluluk süresinin uzatılmasının geçerli olabilmesi için; Kefil tarafından verilmiş kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı beyan bulunmalıdır, Uzatma süresi on yılı aşmamalıdır, Uzatma beyanı azami sorumluluk süresinin son yılında verilmiş olmalıdır. Kanunda öngörülen on yıllık süre hak düşürücü süre olduğundan hakim tarafından re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2018 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı kararında da “…Hak düşürücü süre, hakim tarafından re’sen dikkate alınması gereken dava şartlarındandır…” ifadelerine yer verilmiştir. Hak düşürücü süre olmasının bir diğer özelliği ise zamanaşımı süresinden farklı olarak durma veya kesilme söz konusu değildir. İlgili kanun maddesi gereğince on yıllık sürenin dolmasıyla birlikte gerçek kişi kefilin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Ancak süre dolmadan kefile karşı takip başlatılmış yahut dava açılmışsa sorumluluk süresinin dolması söz konusu takip veya davayı olumsuz etkilemeyecektir. Ancak öğretide ifade edildiği üzere dava alacaklıdan kaynaklanan bir sebeple kesintiye uğramış ve kesinti sırasında sorumluluk süresi dolmuşsa, davanın reddedilmesi gerekmektedir. Huzurdaki dava konusu icra takiplerine konu edilen borcun kaynağı Genel Kredi Sözleşmeleri davacı müvekkil tarafından kefil olarak ... A.Ş. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi 11.08.2011 tarihinde imzalanmış olup, ... A.Ş. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ise 26.03.2010 tarihinde imzalanmıştır. Her ne kadar bankalar tarafından işbu alacaklar ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 03.09.2012 tarihinde, ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 01.02.2013 tarihinde açılmışsa da, dosya esasları ile sabit olduğu üzere, söz konusu icra takipleri davalı alacaklı tarafından usule uygun olarak takip edilmediğinden takipsizlikle kapatılmış ve sonrasında yenilenmiştir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz üzere TBK 598/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık süre hak düşürücü süre olması nedeniyle kesilme veya durma söz konusu değildir. Dava konusu icra takipleri, takipsizlik nedeniyle kapandığı süre içerisinde gerçek kişi kefiller için öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre sona ermiştir. İşbu sebeple, davacı müvekkilin kefalet süresi sona ermiş olduğundan, davacı müvekkil yönünden dava konusu icra dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmektedir. öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas ile ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takiplerinin durdurulmasına, Haklı davamızın kabulü ile ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas ile ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takipleri nedeniyle davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında; davacı tarafça davaya konu çekin düzenlenerek ticari ilişkide bulunduğu, ... A.Ş. 'ye verildiğini çekin bu şirketten çalındığını yada kaybolduğunu, davalı Faktoring Şirketi tarafından icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince davaya bakma görevinin, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla Finans Mahkemeleri olarak gönderilen mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... Şirketi'nin müvekkili ... A.Ş. ile dava dışı ... Şirketi ("... Müşterisi") arasında ... tarihli Faktoring Sözleşmesi (EK-1) imzalandığını ve çekin bu faktoring ilişkisi çerçevesinde kendisine ciro edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla; 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nu ilgilendiren Uyuşmazlıkların, 15/12/2021 tarihinden itibaren ihtisas mahkemesi olarak finans mahkemelerinde bakılacağı ve yirmi ve daha fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde, 6,7,8,9. Ticaret Mahkemelerinin finans mahkemeleri olarak görev yapacağı düzenlendiğinden, uyuşmazlığın çözümünde 6361 Sayılı Kanun hükümleri de uygulanacağından, ilk derece mahkemesince gönderme kararı ile, dosyanın ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi yerinde değilse de, bu husus sonuca etkili olmadığından işaret edilmekle yetinilmiş, sonuç olarak mahkemece dosyanın finans mahkemesine gönderilmesi yerinde olduğundan , davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı ilamında özetle; "Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25.11.2021 tarihli, 1232 sayılı kararıyla; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,( TTK madde 4/-f: Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemeler) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun , rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ile 969. Maddelerinden, 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan, (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundan 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun'dan 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkındaki Kanun'dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlerde kararda belirtilen mahkemeler ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, davalı faktoring şirketi tarafından dava dışı şirket aleyhine yapılan icra takibinde davacının müdür olarak görev yaptığı dava dışı başka bir şirket iş yerinde icra edilen haciz işleminde, davacının, haciz ve muhafaza baskısı altında hile, ikrah ve tehdit ile borçlandırıldığı iddiasından kaynaklandığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın, factoring işleminden kaynaklanmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın HSK kararında belirtilen davalardan olmadığı anlaşıldığından davanın ilk açıldığı mahkeme olan Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir. İcra takip dosyalarının incelenmesinde; davalı şirket tarafından dava dışı bankalardan alacağın temliki sözleşmesine istinaden takipte alacaklı sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır. Hakim ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı gereğince ... 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri finans alanında ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemelerine ilk olarak 18/12/2025 tarihinde tevzi edildiği, tevzi tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu da dikkate alınarak finans mahkemelerinin münhasıran görevli olduğu anlaşıldığından, ayrıca bir görevsizlik kararına gerek olmaksızın esas kapatılarak dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Dosyanın, Finans Mahkemeleri sıfatıyla incelenmek üzere ... 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi olunması için ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 2-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile karar verildi. 23/12/2025
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır