Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1443 E. 2025/1835 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1443
Karar No
2025/1835
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1443 Esas

KARAR NO : 2025/1835 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2025/124 Esas- 2025/382 Karar

TARİH: 30/04/2025

DAVA: Şirketin İhyası

KARAR TARİHİ: 06/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat Turizm ve Dekorasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi bünyesinde 01.09.2010 - 01.06.2020 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde montajlama personeli olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, karşılığının da ödenmediğini, bu sebeplerle İstanbul Anadolu 35. İş Mahkemesinde dava açtıklarını, 24/10/2024 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini ve verilen karar neticesinde icra takibinin başlatıldığını ve şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin görüldüğünü, davalı tarafa karşı uyuşmazlık konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara 1.Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı ile icra takibi başlatıldığını, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerektiğini, eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu beyanla sicilden terkin olunan ... İnşaat Turizm ve Dekorasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirketin “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olmasının ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını beyanla müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi'nin 30/04/2025 tarih 2025/124 Esas- 2025/382 Karar sayılı kararında;"Dava 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında derdest olan Ankara 1. Genel icra dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.02.20255 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 08.05.2023 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisinin ve tasfiye memurunun davalı ... olduğu, şirketin 08.05.2023 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.Tasfiye istemine dayanak icra takip dosyası ve iş davası celp edilerek incelendiğinde takip dosyası ve iş davasının davacı/alacaklısının huzurdaki davacı, davalı/borçlusunun ise ihyası istenen şirket olduğu, dava dosyasının 21.02.2023 te açıldığı, ihyası istenen şirketin iş davasında vekille temsil edildiği davaya cevap dahi verdiği,davalı tasfiye memurunun şirket hakkında derdest dava ve takip olduğunu bilmesine rağmen usul ve yasaya aykırı şekilde 08.05.2023 tarihinde şirketi ticaret sicilinden terkin ettirdiği görülmüştür. ....Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden icra takibi bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Tasfiye memurunun ihyası istenen şirket hakkında terkin tarihinden önce açılmış dava olduğunu bildiği halde usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirdiği görülmüştür. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile aşağıda açıklanacak nedenlerden ötürü davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında derdest icra takibi olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. ....İstanbul BAM 13. HD. 2018/1670 E, 2019/1527 K. Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki somut olayda söz konusu dava zaten tasfiyenin tamamlandığı belirtilen tarihten önce açılmıştır.Davalı tasfiye memuru şirket hakkında devam eden ilama bağlı takip olmasına rağmen şirketi ticaret sicilinden terkin ettirmiştir. Bu nedenle davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden ve davacının vekalet ücretinden sorumludur. HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''1-DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünün 23259-8 sicil nosuna kayıtlı bulunup 08.05.2023 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ... İNŞAAT TURİZM VE DEKORASYON SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında derdest olan Ankara 1. Genel icra dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,2-Tasfiye Memuru olarak şirketin son yetkilisi ve tasfiye memuru olan ... TC kimlik numaralı ...'ın atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ihyası istenen ve ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tasfiyesine ilişkin işlemlerde tasfiye memuru olarak görev yaptığını, davaya bu sıfatla dâhil olduğunu, İlk derece mahkemesince verilen kararda, şirketin ihyasına ve terkin kararının kaldırılmasına hükmedildiğini, ancak söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu;Mahkemece verilen kararın, şirketin terkinine neden olan tasfiye sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı, şirketin ihyasına neden ihtiyaç duyulduğu ve bu talebin şirketin menfaatleriyle orantılı olup olmadığı hususlarında yeterli değerlendirme yapılmaksızın verildiğini, müvekkilinin, tasfiye işlemlerini hukuka uygun şekilde yerine getirdiğini, şirketin ihyasına neden olacak zorunlu ve hukuken geçerli bir sebep bulunmadığını, davacı tarafça sunulan deliller soyut nitelikte olup, şirketin yeniden faaliyete geçirilmesini gerektirir mahiyette ciddi bir gerekçe ve menfaatin ortaya konulamadığını, bu yönüyle Mahkemece şirketin ihyasına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, karar, tasfiye memurunun sorumluluğunu doğrudan etkileyecek nitelikte olup, bu bağlamda müvekkilinin hukuki menfaatini ihlal eder nitelikte olduğunu, gerek tasfiye sürecine ilişkin değerlendirmelerin eksik yapılmış olması, gerekse ihya koşullarının oluşmaması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini;Ayrıca, hükmedilen vekâlet ücretinden tasfiye memuru sıfatıyla müvekkilinin sorumlu tutulmasının da açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili, yargılamaya konu davada asli veya fer’i bir taraf olmayıp, yalnızca terkin edilen şirketin tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memuru sıfatıyla davaya dâhil edildiğini, tasfiye memurunun yargılamanın tarafı olmaması nedeniyle aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, bu yönüyle de kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/124 E., 2025/382 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde; "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde ... İnşaat Turizm ve Dekorasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydı 08/05/2023 tarihinde tasfiye neticesinde davalı ... Sicil Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine, davacı tarafça İstanbul Anadolu 35. İş Mahkemesi'nin 2024/134 Esas sayılı dosyası ile 21/02/2023 tarihinde işçi alacağı davası açıldığı, 24/10/2024 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın icra takibine konulduğu, ihyası istenen şirket aleyhine açılan Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip doyasının derdest olduğu ve müdürlükçe davacı vekiline şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki verildiği anlaşılmıştır. Şirketin tasfiyesinin, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest takip dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, İstanbul Anadolu 35. İş Mahkemesi'nin 2024/134 Esas sayılı dosyasında davalı olan ihyası istenen şirkete tebligat yapıldığı, şirketin vekili aracılığı ile davaya cevap verdiği, henüz yargılama devam ederken davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini tamamlayarak ek tasfiyeye ve bu davanın açılmasına sebep olduğu anlaşılmakla, davalı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1443, K. 2025/1835, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1443-e-2025-1835-k-d6b4adbea33b