Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1335 E. 2025/1491 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1335
Karar No
2025/1491
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/1335

KARAR NO : 2025/1491

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 20/08/2025 ara karar

NUMARASI : 2025/142 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili ... Kozmetik, Türkiye'de ve uluslararası spor liglerinde bulunan kulüplere lisanslı kozmetik ürünleri, hediyelik eşyaları tasarlayan ve üreten, aynı zamanda kişilere ve kurumlara da kozmetik ürünler çeşitliliğinde promosyon ürünleri tasarlayan ve üreten imalatçı bir firma olduğunu, Müvekkilinin; ilgili ürünlerin satışını fiziki olarak özellikle benzin istasyonlarında yapmakla birlikte Trendyol, Hepsiburada aret platformlarında da aktif olarak satış gerçekleştirdiğini, davalı tarafın ise “...ı" ismi ile gerek Trendyol, gerek Hepsiburada gerekse “https://www. ... .com/” URL adresinde tıpkı müvekkil gibi araç kokusu satışı yaptığını, ilgili ürünlerin bir kısmında doğrudan spor kulüplerine ait tescilli marka logoları yer almakla birlikte bir kısmında ise haksız rekabet yaratır biçimde spor kulüplerinin renkleri, sloganları, futbolcuları, teknik direktörleri vb. yer aldığını, söz konusu ürünler ile spor kulüplerinin tanınmışlığından ve güvenilirliğinden haksız şekilde yararlanma durumu söz konusu olmakla birlikte müvekkilin ve dolayısıyla spor kulüplerinin de gelir kaybına neden olduğunu, davalının, müvekkilin lisans hakkına sahip olduğu ürünlerin satışını yaptığının müvekkil tarafından öğrenilmesi üzerine, ilk olarak davalıya 11.04.2025 tarihinde, Beyoğlu 8. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemlerine son vermesi gerektiği bildirildiğini, ihtarnameye rağmen davalının ilgili faaliyetlerine yoğun bir şekilde devam etmesi nedeniyle, 16.05.2025 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/30397 soruşturma numarası ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, davalı eylemleri hem haksız rekabet hem marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, tecavüzün ve haksız rekabetin devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, erişim engeli ve ele geçirilen ürünlerin toplatılması ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

Mahkemece 2025/142 Esas 20/08/2025 tarihli ara karar ile; Talebin değerlendirilmesinde; dosyaya sunulan delillere göre Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/30397 soruşturma numaralı dosyası kapsamında davalı uhdesinde ele geçirilen emtia üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olduğu, tedbir talebine konu internet adresleri üzerinde bilişim uzmanı vasıtasıyla bir inceleme yapılmadığı gibi davacı yanın bu adreslerde bir delil tespiti talebinin de bu aşamada bulunmadığı, bu durumda söz konusu adreslerin davalı yanca işletilip işletilmediği ve bu adreslerde marka hakkına tecavüz oluşturabilecek fiili markasal kullanımların bulunup bulunmadığı hususlarında yaklaşık ispat oluşmadığı anlaşıldığından "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davalı hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/30397 soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, 2025/3102 D.İş kararı ile arama ve el koyma işlemi uygulanmasına rağmen, davalının kendisine yediemin olarak bırakılan ürünlerin satışlarına ilgili internet sitesi ve Instagram hesapları üzerinden devam ettiğini, bu durumun müvekkilin lisans hakkına binaen kullandığı markalara tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, Yerel Mahkeme'nin bilişim incelemesi yapılmadığı tespitine karşın vergi levhası ile internet sitesindeki iletişim bilgilerinin aynı olduğunu, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddeleri, TTK'nın 61. maddesi ve SMK'nın 159. maddesi gereğince, davalıya ait internet sitesi ve sosyal medya adreslerine erişim engeli getirilmesini, tedbirin kapsamının geniş bulunması halinde ise ilgili spor kulüplerini çağrıştıran tüm ürünlerin satıştan kaldırılması için müddet verilmesini ve eldeki delil durumunun yeterliliği gözetilerek tedbirin teminat alınmaksızın verilmesi gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni durdurulması, istemi ile açılmış ve ihtiyati tedbir talep edilmiştir. .Davacı vekili t tedbir talepli dava dilekçesi ile; müvekkili ... Kozmetik şirketinin spor liglerinde yer alan kulüplerin lisanslı kozmetik ve promosyon ürünlerini tasarlayıp üreten bir firma olduğunu davalının ise “Taraftar Kokuları” markası altında gerek Trendyol, gerek Hepsiburada gerekse “https://www. ....com/” adresinde tıpkı müvekkili gibi araç kokusu satışı yaptığını, satılan ürünlerde çeşitli spor kulüplerine ait tescilli marka logolarının, renklerin, sloganların, futbolcuların ve teknik direktörlerin izinsiz olarak kullanıldığını, bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin işlendiği iddiasıyla haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek ürünlerin ve tanıtım içeriklerinin yer aldığıhttps://www...com/, https://www.instagram.com/.../ ve https://www.instagram.com/taraftarkokularitoptan/ URL adreslerine dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren erişim engeli getirilmesine karar verilmesini, tedbirin kapsamının geniş bulunması halinde ise davalıya Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş spor kulüplerini çağrıştırabilecek olan tüm ürünleri satıştan kaldırması için mahkemece müddet verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı tarafın dayandığı Büyükçekmece C.Başsavcılığı 2025/30397 sayılı soruşturma dosyasının UYAP üzerinden celp edildiği, bu n dosyada davalı uhdesinde ele geçirilen ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, ancak tedbir talebine konu internet adresleri üzerinde herhangi bir bilişim uzmanı incelemesi yapılmadığı, bu adreslere ilişkin delil tespiti talebinde de bulunulmadığı, bu nedenle, mevcut aşamada davalının söz konusu internet sitelerini fiilen işletip işletmediği ve bu sitelerde marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımların bulunup bulunmadığı hususlarında yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/30397 soruşturma numaralı dosyasında alınan 03/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda ; " söz konusu durumda Klüplerin Marka Hakkına tecavüz olduğu, Lİsansör olarak müştekinin kulüplerin dava açmaması nedeniyle TTK hükümleri kapsamında hakkını kullanarak dava açtığı dolayısıyla kendisine lisans sözleşmesi ile tanınan hakkını kullandığı ve bu kapsamda lisansör müştekinin mali çıkarlarının gözetilmesi gerktiği ve şüpheli/lerin lisansör hakkına gasp ettiği söz konusu ürünlerin müşteki tarafından üretilmediği ve sahte/taklit ürün oldukları" belirtilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sınai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre , davalının iş yerinde Büyükçekmece CBS tarafından arama ve el koyma işlemi yapıldığı, bu kapsamda bilirkişi raporu alındığı, raporda ele geçirilen ürünlerde çeşitli spor kulüplerine ait tescilli markalarla bağlantılı işaret ve görsellere yer verildiği tespit edilmiştir. Davacı vekili, savcılık dosyasında yer alan vergi levhası ile davalıya ait olduğu iddia edilen internet sitesinin iletişim bilgilerinin birebir aynı olduğunu, bu nedenle söz konusu sitelerin davalı tarafından işletildiğinin açıkça anlaşıldığını ileri sürmüşse de, ilgili internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinde bilişim uzmanı marifetiyle yapılmış herhangi bir teknik inceleme veya tespit raporu bulunmadığı, bu itibarla internet adresleri ile davalı arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ve bu mecralarda marka hakkına tecavüz oluşturabilecek kullanımların mevcut olduğunu gösterir nitelikte delil bulunmadığı, davacının spor kulüpleri ile arasındaki lisan sözleşmelerinin incelemeyi gerektirdiği, dolayısıyla bu aşamada marka hakkına tecavüz iddiasının yaklaşık ispatına elverişli delil bulunmadığı, eldeki davada delil tespit talebinin de bulunmadığı, tedbire ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında mevcut delil durumuna göre yasal şartları oluşmayan tedbir talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/08/2025 tarih ve 2025/142 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1335, K. 2025/1491, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1335-e-2025-1491-k-565b02ba6a42