Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1204 E. 2025/1333 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1204
Karar No
2025/1333
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1204 Esas

KARAR NO : 2025/1333

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 25/07/2025

NUMARASI : 2025/256 Esas, 2025/716 Karar

TALEP: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 16/10/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Konkordato talep eden vekili talep dilekçesi ile; müvekkili şirketin araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin satışları yükselse de, tahsilat sıkıntısı yaşamaya başladığını ve nakit akışının bozulduğunu, ülke ve dünya ekonomisinde yaşanan daralmalar nedeniyle, şirketin kısa ve orta vadede kredi ve çeklerini ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü, konkordato projeleri ile, borçların tamamını % 10 faiz eklenmesi ile birlikte 2026 senesinden başlamak üzere 48 ay içerisinde ödeneceğini ileri sürerek borçlu şirket lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; şirketin halen aktif olarak çalışan bir ofisinin bulunmadığı, şirketin konkordato kaynağı olarak alacaklılardan tahsilat, 2029 yıl sonuna kadar elde edilecek kâr ve mevcut araçların satışından elde edilecek tutarı gösterdiği, araçların satışının bilirkişi raporunda belirtilen 60.000.000,00 TL bedelle gerçekleşmesinin mümkün olduğu, ancak 2025 yılının ilk 5 ayına kadar herhangi bir ciro gerçekleşmemiş olması, araçların bir kısmının yedieminlerde veya alacaklıların uhdesinde bulunması dikkate alındığında, 2025 yılı için öngörülen 32.360.000 TL satış hasılatı ve 9.300.000,00 brüt satış karı hedefinin olası gözükmediği, konkordato kaynakları içerisinde 21.026.480 TL alacak tahsilatı gösterilmişse de, alacağın 6.760.899,05 TL'sinin tahsil edilebileceği, taşınmaz satışından kaynaklanan gelir olarak 5.000.000,00 TL gösterilmişse de, alınan rapora göre taşınmazın satış gelirinin 2.800.000,00 TL olacağı, buna göre konkordato kaynaklarının belirtilen tutarda gerçekleşmeyeceği ve sunulan projenin uygulama imkanının olmadığı gerekçesiyle borçlu şirketin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde konkordato talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.Talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; geçici mühlet tarihinden önce müvekkili şirkete ait araçlar üzerine konulan muhafaza işlemleri ile yakalamaların kaldırılması istenmişse de, Mahkemenin bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar vermediğini, söz konusu talebin kabul edilmemesi nedeniyle konkordato projesinin uygulanamaz hale geldiğini, yediemindeki malların kullanımı ile çalışma alanı sağlayabilecek iken, ilk bir buçuk aylık süreçte taleplerin reddedildiğini, takip eden süreçte araçların yediemin olarak müvekkiline teslimine karar verilmişse de, karardaki eksiklik nedeniyle icra dairelerinden gelen yazılara cevap verilmemesi ile şirketin faaliyet alanında hareket imkanı kalmadığını, 2025 yılı ilk 5 ayında ciro elde edilememesinin konkordato süreci nedeniyle yaşanan duraksamadan kaynaklandığını ve müvekkili şirketin genel performansını yansıtmadığını, günümüzde araç rezervasyonlarının internet sitesi, mobil uygulamalar ve çağrı merkezi üzerinden gerçekleştirildiğini ve fiziki ofis kullanımının ikincil düzeyde önem taşıdığını, taşınmaz değerinin düşük tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde yaqıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep eden vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek talep eden şirket lehine 25.03.2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, bilahare geçici mühletin 1 ay daha uzatıldığı, geçici komiserin geçici mühlet içerisinde ara ve nihai raporlarını sunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece, 25.07.2025 tarihli tarihli duruşmada geçici mühlet kaldırılarak borçlu şirketin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine karar verilmiş, talep eden vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, talep eden şirket lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.Geçici komiser heyeti 11.07.2025 tarihli raporunda; 30.04.2025 tarihli Rayiç Bilançosuna göre şirketin öz varlığının 222.989,21 TL olduğunu ve borca batık olmadığını, şirketin konkordato kaynaklarının detayına bakıldığında, en yüksek tutarlı konkordato kaynağı olarak alacak tahsilatı (21.026.480,00 TL), 2029 yıl sonuna kadar elde edilecek kâr (8.190.000,00 TL) ve mevcut araçların satışlarının (50.000.000,00 TL) gösterildiğini, araçların satışının bilirkişi raporunda belirtilen 60.000.000,00 TL tutarında gerçekleşmesi mümkün olmakla birlikte 2025 yılı için öngörülen 32.360.000 TL satış hasılatı ve 9.300.000,00 brüt satış karı hedefinin gerçekleşmesinin olası gözükmediğini, araçların bir kısmının yedieminlerde veya alacaklıların uhdesinde bulunmasının bu hedeflerin gerçekleşmesini zorlaştırdığını, 2025 yılının ilk 5 ayından herhangi bir ciro gerçekleşmemiş olmasının da bu hususu doğruladığını, şirketin aktif olarak çalışan bir ofisinin bulunmamasının olumsuz olduğunu, konkordato kaynakları içerisinde alacak tahsilatı olarak gösterilen 21.026.480 TL kaynağın ancak 6.760.899,05 TL'sinin tahsil edilebileceğini, yine gayrimenkul değerleme uzmanının yaptığı değerlemeye göre 5.000.000,00 TL olarak beyan edilen taşınmaz satışından elde edilecek kaynağın ancak 2.800.000,00 TL olarak gerçekleşebileceğini, taahhüt edilen 1.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artışı ile 14.880.000 TL tutarındaki cari hesap borcunun ne şekilde ve hangi kaynaklardan ödeneceğine ilişkinde komiser heyetinde herhangi bir taahhüt veya bilginin mevcut olmadığını, sayılan bu hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda dosyada sunulan konkordato kaynaklarının belirtilen tutarda gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle sunulan projenin uygulama imkanının olmadığı' belirtilmiştir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapı Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Somut olayda, konkordato talep eden şirket konkordatoya tabi 77.998.485,00 TL borç için toplam 83.216.682,00 TL konkordato kaynağı öngörmüştür. Konkordato kaynağı olarak gösterilen alacakların tahsilatından beklenen tutar 21.026.480 TL olup, komiser heyeti raporuna göre bu tutardan ancak 6.760.899,05 TL alacak tahsil edilebilecektir. İlk derece mahkemesi, şirketin alacak tahsilatının öngörülen tutarda olmamasını, konkordatonun başarıya ulaşmayacağı nedenlerinden biri olarak göstermiştir. Talep eden vekilinin hükmü bu nedenle istinaf etmediği de gözetildiğinde, şirketin konkordato kaynağı olarak öngördüğü alacak tahsilatını tamamen gerçekleştiremeyeceği, tahsil edilebilecek alacak tutarı dikkate alındığında, söz konusu kaynak tamamen sağlanmadan konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece kesin mühlet verilmesi talebinin reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Bunun yanında komiser heyeti raporunda; şirketin ticari faaliyetlerinden öngördüğü karı sağlayamayacağı, taşınmaz satışından sağlanacak gelirin şirketin öngördüğü tutarda olamayacağı, sermaye artımı olanak belirtilen kaynağın ise ne şekilde ve hangi kaynaklardan ödeneceğine dair herhangi bir taahhüt veya bilginin mevcut olmadığı tespit edildiğine göre, kesin mühlet verilmesi koşulları oluşmamıştır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, talep eden şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/256 Esas, 2025/716 Karar sayılı ve 25/07/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1204, K. 2025/1333, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1204-e-2025-1333-k-0dff4f401c16