Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1134 E. 2025/1250 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1134
- Karar No
- 2025/1250
- Karar Tarihi
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1134 KARAR NO : 2025/1250
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : TASFİYE MEMURU : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ......'ın .......'deki olayda elektrik çarpması sonucu vefat ettiği, ........ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (İş Mahk. Sıf.) görülen ..../.... E. sayılı manevi tazminat davasında toplamda 35.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilip İstanbul BAM 48. H.D.'nin ilamı ile hükmün kesinleştiğini, davacı Şirketin kesinleşen karar gereği ...... İcra Müdürlüğü'nün ..../..... E. sayılı dosyasına ...... tarihinde ......... ödeme yaptığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazada davalının %50 (bu kusurun içinde %5 oranında kusurun ......'e ait olduğu), davacı Şirketin %20 ve muris .......'ın ise %30 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacının kusurundan fazla ödediği miktar için zarar görenin haklarına TBK'nın 62/2. maddesi uyarınca halef olduğundan, davacının ödediği tazminattan davalının kusuruna düşen şimdilik 74.043,88 TL’nin, ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin usulünce yapılan tebliğe rağmen, cevap sunmadığı görülmüştür. B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "...davacının, dava dışı vefat eden ...... ......... mirasçılarına ödenen tazminata konu davalının kusur oranının %50 olduğunun sabit olduğu, bu durumda 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporununda yapılan hesaplama doğrultusunda davalı tarafa rücu edilebilecek miktarın 82.270,88 TL olduğu, davacının bu miktarı davalıdan rücu hakkı olduğu, davacı tarafın talep miktarının daha az olduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne; davacının 74.043,88 TL rücu alacağının, ödeme tarihi olan 16/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği görülmüştür. C) DELİLLER: ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .................... T. ..../.... E. .../..... K. sayılı dosyası kapsamı. D) İSTİNAF NEDENLERİ: İnceleme konusu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde; yukarıda belirtilen dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; bilirkişi raporuna itirazlarının gerekçeli yapılmasına ve emsal Yargıtay kararı sunmalarına rağmen itirazlarının değerlendirilmeyip, bir raporda ölen .........'ın davalının işçisi olmayıp serbest elektrikçi olduğu kabul edilirken, diğer raporda tam aksi belirtildiğinden çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, ölen ......'ın davalı şirketin işçisi olmayıp, serbest çalışan bir elektrik ustası olduğundan davalıya bağlı bir hizmet akti değil istisna akti olduğunu, olayın iş kazası olmadığından tazminatın davalıdan talep edilemeyeceğini, olay günü elektrikler kesilince davalının arıza olduğunu düşünerek piyasada serbest çalışan elektrik ustası .......'ı arayarak kesintinin sebebinin tespitini talep ettiğini, işçileri olmadığından eğitim vermelerinin söz konusu olmadığını, müteveffanın direğe çıkmasına izin verilmediğini belirterek, kararın kaldırılıp davanın reddini yada istinafa göre Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin sunduğu istinafa cevap dilekçesinde; hükme esas alınan raporda yer alan kusur oranlarının, davalı şirketin ortağı olan .........'in taraf olduğu ........ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahk. Sıf.) ...../..... E. sayılı dosyası ile kesinleştiğinden davalının istinaf talebinin reddi gerektiğini, Davacının elektriğin kesileceğini haber verme yükümlülüğü bulunmadığından ve davalı Şirketin kesilen elektriği açtırmak için müteveffa .......'ı çalıştırdığı kanıtlandığından istinaf talebinin reddi gerektiğini, Olay günü müteveffanın davalıya ait tesiste davalının bilgisi, yönlendirmesi ve gözetimi altında fiilen çalıştığını, işin yapılacağı yer, yöntemi ve kapsamının davalı tarafından belirlendiğini, çalışma alanının doğrudan davalıya ait işyeri olduğunu, böyle bir durumda iş güvenliği önlemlerinin alınmasından ve denetim yükümlülüğünden sorumluluğunun davalıya ait olduğunu belirterek, istinaf talebinin reddini talep etmiştir. E)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; dava dışı ........'ın ölümü nedeniyle görülen manevi tazminat davasının kesinleşen hükmü nedeniyle, davacı Şirketin ödediği tazminatın kusuru oranında davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Öncelikle, istinaf incelemesine konu gerekçeli kararda; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması ile "3 nolu kalem" ibaresine yer verilmesi, HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Davacı Şirket vekili, 2007 yılında meydana gelen elektrik çarpması olayında dava dışı ......'ın vefat ettiğini, açılan manevi tazminat davasındaki hükmün kesinleşmesi üzerine icra dosyasına ödenen tazminatın, kusuru oranında davalıdan tahsili için eldeki davayı açmış, davalı cevap sunmayarak davayı inkar etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilip, hüküm davalı vekilince istinaf edildiği görülmüştür. Davalı istinafında genel olarak; bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların karşılanmadığını, iki rapor arasında çelişki bulunup bunun giderilmediğini, vefat eden elektrikçi ........'ın şirket çalışanı olmayıp piyasada çalışan usta olup talimat verilmeksizin kendiliğinden direğe çıktından sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. ........ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ......... T. ....../.... E. ..../..... K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; meydana gelen olayda ............. Şti.'nin %50 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun içinde %5 oranında kusurun (davalı yetkilisi) ......'a ait olduğu, ......'ın %20, davacıların murisi sigortalı ......'ın %30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Mahkemece bu raporun hükme esas alındığı, hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 48. H.D.'nin 27/05/2021 T. 2020/3385 E. 2021/977 K. sayılı ilamı ile vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Tazminat dosyasında alınan kusur bilirkişi raporu ile incelemeye konu Mahkemece alınan ......... raporda ........ A.Ş.nin %20, ........... Şti.'nin %50 (yüzde elli), müteveffa .........'in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu belirtilip, bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu itirazı yerinde görülmemiştir. Zira, gerek İstanbul BAM ilamı ile kesinleşen hükümdeki gerekse eldeki davada alınan kusur bilirkişi raporlarının uyumlu oldukları, oluşa uygun düşüp denetime de elverişli olup, hükme esas alınmasının isabetli olduğu anlaşılmıştır. Yine vefat eden ..........'ın davalı şirketçe işyerine çağrıldığı, daha öncesinde de bu işyerinin elektrik işlerini gördüğü, bu kapsamda aralarında hizmet akdi olmasa bile davalının bilgisi, yönlendirmesi ve gözetimi altında bulunması nedeniyle davalının sorumlu olduğu, direğe çıkması için talimat verilmediğini ileri sürse de bu kapsamda işçinin elektrik kesintisi için davalı Şirket tarafından çağrılıp yönlendirildiği anlaşılmakla, davalının sorumlu olmadığı yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dosya kapsamına göre kararın dayandığı delillerle, Mahkeme hükmünde isabetsizlik bulunmaması, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması, dikkate alınarak, davalı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... T...../.... E. ...../..... K. sayılı; ilk derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.057,93 TL istinaf karar harcından; istinafa gelirken peşin alınan 1.567,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.490,42 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların, kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, 8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025
Başkan E-imza
Üye E-imza
Üye E-imza
Katip E-ilmza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*