Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/93 E. 2024/247 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/93
- Karar No
- 2024/247
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/93 Esas
KARAR NO: 2024/247
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 04/10/2023
NUMARASI: 2022/705 Esas, 2023/652 Karar
DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, ancak fuarın, Covid-19 sebebiyle zamanında yapılamadığını, akabinde fuara katılım tarihinin tek taraflı olarak belirlendiğini, bu anlamda bildirim yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini, müvekkilinin de yeni fuara katılmadığını, sözleşmeyi feshettiğini, feshe rağmen davalı şirketin, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek müvekkilinin icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, Covid-19 salgını sebebi ile fuarın ertelendiğini ve bu bilginin davacı şirkete de verildiğini, buna rağmen davacının, 8 ay sonra fuara 10 gün kala feshetmesinin haksız olması sebebiyle fuar katılım bedelinin tamamını cezai şart bedeli olarak ödemekle yükümlü olduğunu, fuar yer ve tarihinin gerek mücbir sebebe dayalı olarak gerekse herhangi başka bir nedenle müvekkili şirket tarafından tek taraflı olarak değiştirilebilmesinin mümkün olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalı organizatörün, sözleşmede kendisine tanınan yetki ile fuarı iptal etmeyip tarihini ertelediğini, sözleşmenin 33. maddesinde davalı şirkete bu konuda yetki tanındığını, davacının ise, bu hususu bilerek sözleşmeyi imzaladığını, davalının, tüm edimlerini usulüne uygun şekilde gerçekleştirdiğini, davacı katılımcının sözleşmeyi feshetme hakkının olmadığını belirterek davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararı istinaf ettiklerini ve ayrıntılı istinaf dilekçelerini bilahare sunacaklarını belirtmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fuar katılım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi kapsamında borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup davacı taraf hükmü istinaf etmiştir.HMK'nun 342/2-e bendi uyarınca, istinaf dilekçesinde, başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilir. Bununla birlikte aynı maddenin 3. fıkrasında, "İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır"; HMK'nun 355. maddesinde ise, "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." düzenlemelerine yer verilmiş olup HMK'nun 352/1. maddesinde de, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, HMK’nun 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, istinaf dilekçesini reddetmeden, HMK’nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesidir. İstinaf yoluyla incelenen mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık denetimi yönünden; işin esasına dair inceleme yapılmış olacağından, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereği, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/6010 Esas 2018/10990 Karar sayılı kararı). Somut olayda, davacı vekili tarafından, karara karşı sunulan istinaf dilekçesinde, usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın istinaf edildiği ve ayrıntılı istinaf dilekçesinin bilahare sunulacağı belirtilmiş ise de, söz konusu dilekçede istinaf nedenleri açıklanmadığı gibi sonradan ayrıntılı ve gerekçeli bir istinaf dilekçesi de sunulmamıştır. Bu durumda kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde ilk derece Mahkemesinin kararında kamu düzenine aykırılığın da bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/705 Esas, 2023/652 Karar ve 04/10/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22/02/2024