Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/112 E. 2024/375 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/112
- Karar No
- 2024/375
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/112
KARAR NO: 2024/375
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/12/2023
NUMARASI: 2023/148 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat
İstemli) Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tescilli markalarından olan “...” markası TÜRKPATENT nezdinde 14.06.2013 tarihi itibari ile, özel olarak korunan markalardan olup, ... numaralı ... markasının tanınmış marka olduğunu, tanınmış marka tesciline ek olarak 21. Sınıfta tescilli "...” esas unsurlu ... Numaralı “...”, ... Numaralı, ... numaralı Şekil Şekil ... Numaralı marka tescilleri bulunduğunu, davacı şirketin ısıya dayanıklı cam fırın kabı ürünlerinin ... numaralı çoklu tasarım belgesinin 2 numaralı tasarımı ile korunduğunu, ... markalı ısıya dayanıklı cam fırın kabı ürünlerin 2019 yılını takiben ... ambalaj görseli ile piyasa sunulmaya başlandığını, ürünlerin hali hazırda dilekçe görseline yer vermiş oldukları ambalaj görseli ile tüketiciye sunulduğunu, davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve davacı şirketin eski yetkili satıcısı olan, davacının tescilli markalarından ve iş ürünlerinden haberdar olan davalı yan tarafından, tasarım tescili kapsamında olan; ısıya dayanıklı fırın kaplarını, tanınmış ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer/ benzer “...” markası ile ve piyasaya sunulmakta olan ambalaj tasarımları ile oldukça benzeyen ambalaj tasarımları ile satışa sunduğunu, davacı markalarına ve ... numaralı çoklu tasarım belgesinin 2 numaralı “fırın kabı” tasarımına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin durdurulması mahiyetinde, üretilen ve satışa sunulan ürünlere EL KONULMASI, kataloglarının ve tanıtım materyallerinin TOPLATILMASI ve tescilli ve tanınmış markalarından doğan haklarına, tasarım hakkına tecavüz- haksız rekabet tekil eden ürünlerin bulundukları her yerde TOPLATILMASI; yönünde davalı aleyhine İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin markalarının davacının markaları ile benzer olmadığını, farklı bir intiba bıraktığını, davacı tarafın markasının da ayır edicilikten uzak genel anlamda nitelik bildirmekte olduğunu, "..." ifadesinin içerisinde bor madeni olan tüm ürünlerde kullanılabilecek bir ifade olduğunu, TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi tescilli pek çok markanın olduğunu, ayır ediciliği düşük markaların koruma kapsamının dar olduğunu, marka sahibinin üçüncü kişilerin kendi markasına benzer ya da yakın kullanımlarına katlanması yükümlülüğü bulunduğunu, bu durumun tanınmış veyahut tanınmamış marka olsun olmasın bu şekilde olduğunu, somut olayda da markaların tüm unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde birbirinden farklı olduğunu bunun da yanında müvekkilinin kendi tescilli markasını şirketin ismi olan ... ibaresini de eklemek suretiyle kullandığını ve böylece ... markasının ... A.Ş ye ait olduğunu da vurgulamakta olduğunu, bu hali ile müvekkilin zaten davacının markası ile karıştırılmak gibi bir gayesinin olmadığını, aksine kendine has ayırt edici tescilli bir marka oluşturduğunu, hatta kullanımına şirket ismini de ekleyerek kendi ismi ve markası ile var olduğunu savunmuş ve davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; 10/10/2023 tarihli ara karar ile "Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 50.000,00 TL (Ellibin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde;- Davalının 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile Davacı tarafın "..." esas unsurlu markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzerinin yine davacı tarafın markalarının tescilli olduğu camdan imal edilmiş kaplar üzerine kullanılması sebebiyle, davacı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım ile benzer oldukları tespit edilen karton ambalaj tasarımlarını kullanmasının, üretmesinin ve satmasının TEDBİREN YASAKLANMASINA, - Davalıya ait bu karton ambalajların "... Mah. .... Sk. ... Sitesi ... Blok No:... İç Kapı No: ... Bağcılar/ İSTANBUL" adresinden ve tespit edilecek diğer adreslerden TEDBİREN TOPLATILARAK MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA, - 15/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, karar verilmiş, tedbir kararına itiraz üzerine 04/12/2023 tarihli ara karar ile "İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen tedbir kararında Davalının 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile Davacı tarafın "..." esas unsurlu markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzerinin yine davacı tarafın markalarının tescilli olduğu camdan imal edilmiş kaplar üzerine kullanılması sebebiyle... şeklindeki bir açıklama ile tedbir kararı verdiğini, akabinde tedbire itirazlarını reddederken de aynı ifadeyi tekrarladığını, mahkemenin bu ifadesinin tedbirin doğasına aykırı bir durum oluşturduğunu, zira mahkemenin, nihai hükmün çözümleyeceği hususlarda davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğini, aksi halde hükümle elde edilecek sonuç ihtiyati tedbirle sağlandığını, bu durum davanın ve oluşturulacak hükmün anlamını ve etkisini ortadan kaldıracağını, davacı tarafından müvekkilin tescilli markası hakkında Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2023/132 E. Sayılı dosya ile marka hükümsüzlüğü davası açıldığını, bu dosya kapsamında dahi verilen bir karar yok iken ilk derece mahkemesinin dosyanın esasına etki eder şekilde verdiği tedbir kararı hukuka aykırı olmakla birlikte ihsas-ı rey niteliği de taşıdığını, davacının müvekkilin tescilli markalarına yönelik açılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2023/132 E. Sayılı dosyanın dosya ile bağlantılı olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin markaların kullanılıp kullanılmaması hususunda verilecek tedbir kararını ve ambalajların toplanmasına ilişkin kararı ilgili mahkemeye bırakması gerektiğini, keza söz konusu dosyayı bekletici mesele yapması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemece verilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamına sunulu açık, net hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve diğer belgeler uyarınca, davalının tüm savunmaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı itirazlarının reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının aksini iddia eder istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava marka ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi giderilmesi , maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının tasarım tescili kapsamındaki ısıya dayanıklı fırın kaplarını tanınmış ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer “...” markası ile ve davacının ambalaj tasarımları ile benzeyen ambalaj tasarımları ile satışa sunduğunu , tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin durdurulması mahiyetinde, üretilen ve satışa sunulan ürünlere el konulması, toplatılması, kataloglarının ve tanıtım materyallerinin toplatılması yönünde davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edilmiştir. Mahkemece, 10/10/2023 tarihli ara karar ile İhtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulü ile, davalının; davacı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım ile benzer oldukları tespit edilen karton ambalaj tasarımlarını kullanmasının, üretmesinin ve satmasının tedbiren yasaklanmasına, toplatılarak muhafaza altına alınmasına karar verilmiş, 04/12/2023 tarihli ara karar ile de İhtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nın 159. maddesine göre, " Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." Bilindiği üzere SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır. HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece delil tespiti yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bu aşamada mevcut delillere göre , ... markalarının 21. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu ve tanınmış marka olduğu, davalı adına ... numaralı "..." ve ... "..." ibareli markaların 21. Sınıfta tescilli olduğu, düzenlenen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; davacı adına tescilli ... (2) tescil numaralı tasarım ve uygulandığı fırın kabı ürünü ile davalı tarafından üretilen fırın kabının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzer olarak algılandıkları, davalının büyük harflerden oluşan markasını ürün üzerinde küçük harflerle siyah zemin üzerine beyaz harflerle davacı markasına benzer şekilde ve camdan imal edilmiş kaplar ve ambalajları üzerinde kullandığı, davalının "..." ibareli markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, SMK' 159. maddesindeki özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere yaklaşık ispat koşulu mevcut olduğunda dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği, diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde ve tedbire itirazın reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, aleyhine tedbir talep olunan davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/12/2023 tarih ve 2023/148 E., sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/02/2024