Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/897 E. 2026/1170 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/897
Karar No
2026/1170
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/897 - 2026/1170 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/897 KARAR NO : 2026/1170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2024 NUMARASI : 2023/148 E. - 2024/94 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2024 tarih ve 2023/148 Esas - 2024/94 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş. ile ... ve konut, ofis ve alışveriş merkezi bloğundan oluşan ... Toplu Yapısını işlettiğini, 2004/02152 numaralı “...”, 2004/17890 numaralı “...+şekil”, 2004/02150 “... ”, 2011/76454 numaralı “...” 2014/109106 numaralı “...”, 2015/27750 numaralı “ ...”, 2015/27761 numaralı “ ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalıların 2021/19286 sayılı "... " ibareli marka başvurusunda bulunduklarını, başvuruya yönelik itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin alışveriş merkezi faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullandığını, müvekkilinin alışveriş merkezi bünyesinde çok sayıda faaliyeti bulunduğunu, ... isimli internet sitesininde aktif olarak kullanıldığını, müvekkili markasının tanınır hale geldiğini, dava konusu markanın ayırt edici olmadığını, ana unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bu haliyle müvekkili markaları ile birebir aynı esas unsuru taşıdığını, bu benzerliğin aynı tür mal ve hizmetler bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme/karıştırılma olasılığına yol açacağını, davalıların, dava konusu markanın tescili ile müvekkili markasının tanınırlığından yararlanmayı istediğini ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-2152 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin faaliyet alanının farklı olduğunu, müvekkilinin tescili talep edilen markanın karavan yapımı ve satımı üzerinde kullanılacağını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olmadığını, davacının alışveriş merkezi faaliyeti gösterdiğini, taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğunu, davacının 12,35, ve 39. sınıf tüm mal veya hizmetler kapsamında faaliyet gösterdiğine ilişkin kullanım ispatında bulunması gerekirken davacının bunu yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili markasının yalnızca "..." ibaresinden oluşmadığını, bütün halinde "... " olarak kullanıldığını, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, müvekkilinin karavan yapımı ve satımı işi ile iştigal ettiğini, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkili markasının bütün olarak algılanması gerektiğini, davacının 12,35, ve 39. sınıf tüm mal veya hizmetler kapsamında faaliyet gösterdiğine ilişkin kullanım ispatında bulunması gerekirken davacının bunu yerine getirmediğini, davacının markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun yayınına yönelik davacı tarafça ileri sürülen itirazlara karşı davalı yanın SMK m. 19/2 kapsamında kullanmama def’i ileri sürdüğü, bu kapsamda işlem dosyasına sunulan deliller çerçevesinde yapılan incelemelerde, davacı yanın kullanım ispatına tabi hiçbir markasının uyuşmazlığa konu mal ve hizmetlerde ciddi markasal kullanımını ispat edemediği, bu nedenle anılan markaların SMK m. 6/1 kapsamındaki itirazlarda dikkate alınamayacağı, davacının kullanım ispatına tabi olmayan 2014/109106 sayılı markasının tescili kapsamındaki emtianın ise uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerden tamamen farklı olduğu, davacının tüm markaları bakımından bu çerçevede bir inceleme yapıldığında somut olayda SMK m. 6/1 koşullarının ortaya çıkmayacağı, sunulan delillerden davacı markalarının tanınır olduğuna yönelik bir kanaate varılamadığı, bu nedenle SMK m. 6/5 koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili markalarının ciddi kullanımının ispatlanamadığına yönelik mahkeme kararının hatalı olduğunu, müvekkili markalarının yasanın aradığı biçimde kullanıldığını, davalı taraf markası ile müvekkili markaları arasında kanunun aradığı emtia aynılığı/benzerliği şartının gerçekleştiğini, markalar arasındaki benzerliğin de karıştırılmaya yol açacak düzeyde olduğunu, davalıların müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini, mahkemece hükümsüzlük talepleri bakımından inceleme ve değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusuna itiraz aşamasında ve işbu davada davalı tarafın kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacı tarafça işlem ve dava dosyasına sunulan delillerin, davacının itirazına mesnet olan ve tescil tarihleri itibariyle kullanım ispatına tabi bulunan 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 ve 2011/76454 sayılı markaların, kapsamlarındaki mal ve hizmetler yönünden kullanıldığını ispata elverişli olmadığı, başvuru tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi olmayan 2014/109106 sayılı davacı markası yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, bu itibarla anılan markaların, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında değerlendirmeye alınmalarının mümkün bulunmadığı, öte yandan dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmış olduğunun da kanıtlanamadığı, her ne kadar hükümsüzlük davası yönünden değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmüş ise de dava konusu marka tescil edilmediği gibi hükümsüzlük davası yönünden de davalı taraf, kullanım ispatı talebinde bulunduğundan, YİDK kararının iptali davası yönünden varılan sonucun hükümsüzlük davası bakımından da geçerli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/897, K. 2026/1170, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-897-e-2026-1170-k-2e2af564d4f0