Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/831 E. 2025/463 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/831
Karar No
2025/463
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/831

KARAR NO: 2025/463

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/02/2024

NUMARASI: 2022/611 Esas, 2024/157 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 21/05/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... Otel Projesi işlerini yaptığını, projenin mekanik işlerinin yapılması amacıyla davalı ile arasında 740.000 TL + KDV bedeli ve 75 gün süreli olmak üzere 29.04.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalı tarafın bu sözleşme için İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 444.851,00 TL’nin tahsiline dair icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin iş yoğunluğundan ötürü ödeme emrine itiraz edemediğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ... Projesi yönünden 547.000TL+KDV bedelli olmak üzere hizmet alımı gerçekleştirildiğini, davalı tarafından Gebze’deki işler için 27.01.2022 tarih ... numaralı 700.920,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini ve işbu faturanın müvekkili şirket kayıtlarına alındığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ... Otel işi için 01.07.2021 tarih ... numaralı 517.473,07 TL bedelli fatura tanzim edildiğini ve faturanın müvekkili şirket kayıtlarına intikal ettirildiğini, ancak davalı taraf 01.02.2022 tarih ... numaralı 927.264,18 TL bedelli 1 adet daha fatura tanzim etmiş ise de işbu faturanın müvekkili tarafın kabul edilmediğini, davalı taraf ile müvekkili arasındaki sözleşmeye konu iş bedellerinin toplam 1.518.660,00 TL olduğunu, davalı tarafın iki ayrı iş için toplam 1.218.083,07 TL miktarlı 2 adet faturayı tanzim ettiğini ve müvekkili şirket tarafından ödemesinin yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa toplam çek veya banka havalesi yoluyla 1.792.649,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından ... Otel ve ... işine ilişkin ödemelerin fazlası ile davalı tarafa ödenmiş olmasına rağmen herhangi bir hakediş belgesi sunmaksızın 01.02.2022 tarih ... numaralı 927.264,18 TL bedelli bir adet fatura daha tanzim ettiğini, müvekkili şirket tarafından iki iş için toplam 1.518.000,00 TL ödeme yapılması gerekirken 1.792.649,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davalı tarafın 444.851,00 TL daha talep ettiğini, ancak davalı tarafın tanzim ettiği ve itiraza uğrayan faturası eklenmiş olsa bile toplam tanzim ettiği fatura bedellerinin 2.145.657,25 TL olacağını, bu durumda davalı tarafın tanzim ettiği faturalardan fazla olarak 91.842,75 TL’yi talep ettiğinin anlaşıldığını, davalı tarafın taşeronluk sözleşmesi ile üstlendiği işleri yerine getirmesi ve eser sözleşmesi kapsamında yaptığı işlere ilişkin müvekkili şirketin de imzasını içeren hakkediş bedellerini eklemek suretiyle fatura tanzim etmesi gerekirken hiçbir hakkediş belgesi sunmadığını, fatura tanziminin herhangi bir alacağın delili olamayacağını, ispat yükünün davalı alacaklı tarafta olduğunu belirterek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili şirket aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki ihtilafın ... otel projesi kapsamındaki Mekanik İmalatları projesindeki işlemin bedeli hususunda olduğunu, davacı her ne kadar proje bedelinin 740.000TL + KDV olduğunu iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar sözleşme bu bedel üzerinden yapılmış ise de proje revize edilerek müvekkili tarafından ek imalatların yapıldığını ve neticede toplam 1.328.000,00 TL + KDV olarak son halini aldığını, diğer bir ifade ile her iki projenin bedelinin KDV dahil toplam 2.212.500,00 TL olduğunu, davacı tarafça yapılan ödeme mahsup edildiğinde 419.851,00 TL davacının davalıya borcunun bulunduğunu, ... otel projesi bedelinin 1.328.000,00 TL + KDV olduğunun davacının da kabulünde olduğunu, buna ilişkin mail yazışmalarının mevcut olduğunu, davacı ile müvekkilinin hiç bu yazışmaları olmamış gibi üstüne davacı yanın dava dilekçesinde eklemiş olduğu Kadıköy ... Noterliğinin 28.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, müvekkilinin göndermiş olduğu 01.02.2022 tarih ... numaralı 927.264,18 TL bedelli faturanın kısmen dahi kabul edilmediğini, davacının söz konusu faturayı kısmen kabul edip kalan bedel yönünden iade faturası kesebilecekken bu işlemin dahi yapılmadığını, TTK’na göre basiretli tacir sıfatına haiz olan davacının işbu ödemelerin fazladan yapıldığına değil, müvekkilinin yapmış olduğu işin hakkediş neticesinde ödenen kısmen tahsilatlara ilişkin olduğunun davalı tarafa verilen hizmetin karşılığı olan işin yapıldığına dair karine teşkil etmesi gerektiğini, basiretli olan bir tacirin iş yapılmaması sebebi ile ödeme yapmasının düşünülemeyeceğini, taraflarınca işbu ihtarnameye karşılık olarak Kartal ... Noterliğinin 09.05.2022 tarih ve ... numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname uyarınca ödeme yapılmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında ... işi projesi bedelinin 547.000,00 TL+KDV= 645.460,00 TL olduğu ve davacı tarafça ödenen bedelin 1.792.649,00 TL olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, asıl uyuşmazlığın ... Otel projesinin bedeli hususunda olduğu, davalı tarafça davacı tarafa 01/02/2022 tarihli 927.264,18 TL bedelli fatura düzenlendiği, davacı tarafça faturanın kabul edilmediği ve davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan, davacı şirket çalışanı mali işler müdürü ... tarafından davalı ...'na gönderilen (09/02/2022 tarihli) mailde; "fatura düzenlenirken ... Bey'le mutabık kalınıp kalınmadığı, kalındı ise mutabık olduğunu gösterir belgenin gönderilmesinin" istendiği, dosyaya sunulan whatsapp ve mail yazışmalarında ... Otel projesinin bedeli hususunda yazışmaların bulunduğu, 08/11/2021 tarihli mail yazışmasında; davalı ... tarafından davacı şirket çalışanı ...'a hakediş dosyalarının gönderildiği, 01/03/2022 tarihli davacı şirket çalışanı ... tarafından davalı ...'na gönderilen whatsapp mesajında; "... Yurt işi projesi bedelinin 547.000,00 TL+KDV= 645.460,00 TL, ... Otel projesi için 1.328.000,00 TL+KDV= 1.567.040,00 TL'ye onay verildiğinin" anlaşıldığı, ... Otel projesi için hak edilen miktar 1.328.000 TL+ KDV, ... Yurt projesi için hak edilen miktar 547.000 TL+KDV olmakla toplam hakedilen miktarın 1.875.000 TL+KDV = 2.212.500,00 TL olduğu, davacı tarafın yapmış olduğu ödemeler toplamı 1.792.649,00 TL düşüldüğünde davalının talep edebileceği kalan bakiye alacağın 2.212.500,00 TL - 1.792.649,00 TL = 419.851,00 TL olduğu, davacı tarafından icra takibi ile 444.851,00 TL talep etmiş olmakla davacı tarafın davalıya 25.000,00 TL borcunun bulunmadığının sabit olduğu, KDV talebi için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığı, davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verildiğinden ve bu tedbir icra dosyasında uygulandığından davalının kötüniyet tazminatının kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davalıya; İİK 72. Maddesi uyarınca 25.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine, reddedilen kısmın %20'si oranındaki (83.970,20-TL) tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmiştir. Davalı vekilinin 02/04/2024 tarihli tavzih dilekçesiyle, ilamın 4 no'lu maddesindeki "ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına" hükmümün, "25.000,00 TL yönünden ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmesi üzerine, Mahkemece 15/04/2024 tarihli ek kararla, davanın kısmen kabulüne karar verildiği (hem borçlu hem alacaklı lehine) ve İİK 72/4-1.cümlesindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin şartlar oluşmadığından ve HMK 397/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmediği takdirde nihai kararının kesinleşmesine kadar devam edeceği gerekçesiyle, davalı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, müvekkili şirket ile davalı arsında imzalanan "... Otel Projesi Kapsamındaki Mekanik İmalatları" na ilişkin 29.04.2021 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesinin 16.2 maddesinde ise "...Taraflar arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda İŞVEREN'in defter ve kayıtları, münhasır delil olarak esas alınacaktır.." düzenlemesi bulunmasına rağmen davalı beyanlarının esas alındığını, davalı tarafça, Kağıthane projesi ile ilgili olarak ek işler yaptığından bahisle daha sonra 27.01.2022 tarihli 927.264,18 TL bedelli fatura tanzim edilmiş ise de müvekkili şirket bu faturayı kabul etmediğinden, davalı tarafın yaptığı ek işleri ve bedelini yazılı delille ispat etmekle yükümlü olduğunu, 16.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, hakediş ve taraf defterleri incelemeden, sadece davalının sunduğu Whatsapp görüşmelerindeki kayıtlara göre hesaplama yapıldığını, raporda ... ile yapılığı iddia edilen mail yazışmalarına atıf yapılmış ise de ...'ün müvekkili şirket çalışanı olmadığını, gerekçeli kararda taraflar arasındaki hakediş evrakları yerine şirketi temsile ve borçlandırıcı işlemi kabule yetkili olmayan kişilerle yapılan Whatsapp yazışma kayıtlarının tek delil olarak dikkate alındığını, dava konusu alacağın dayanağına dair müvekkili şirketin imzasını taşıyan bir hakediş belgesi sunulmadığını, gerekçeli kararda davalının ... ile yazıştığı belirtilmiş ise de dava konusu fatura 01.02.2022 tarihinde tanzim edilmesine rağmen sunulan Whatsapp yazışmalarının 1 ay sonraki bir tarih olan 01.03.2022 tarihine ait olduğunun ve ...'un şirket yetkilisi olmadığının dikkate alınmadığını, bu konuşmaların müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, ayrıca bu konuşma kayıtlarının taraflar arasındaki sözleşmenin 16.2 maddesindeki açık düzenlemeye aykırı olduğunu, münhasır delil sözleşmesi olduğu sürece müvekkiline ait olmayan herhangi bir kaydın müvekkili şirket aleyhine değerlendirilemeyeceğini, gerekçeli kararda atıf yapılan ve müvekkili şirket çalışanı ...'ın göndermiş olduğu 09.02.2022 tarihli mailde yer alan "... Bey, ekli Fatura düzenlenirken ... beyle mutabık kalındı mı ? Kalındı ise mutabık olduğunuzu gösterir belgesi (hakediş) gönderebilirmisiniz? Aksi taktirde faturanızı kayıtlara almayacağız ..." beyanında belirtildiği üzere 09.02.2022 tarihi itibariyle davalı tarafın herhangi bir mutabakat yapılmaksızın tek taraflı olarak fatura tanzim ettiğini, bilirkişi kök ve ek raporunda, sanki hesap mutabakatı yapıldıktan sonra fatura tanzim edildiği kabulü ile hareket edildiğini, halbuki 27.01.2022 fatura tarihi itibariyle herhangi bir mutabakat bulunmadığını, bu mailde geçen "hakediş belgesinin ibrazının istenmesine" dair kısmın dikkate alınmadığını, mail bir bütün olarak incelemeye esas alındığında, davalı taraftan kesin hakediş belgelerinin talep edildiğinin, hakediş evrakları olmaksızın herhangi bir mutabakatın veya onayın olmadığının kabulü gerekeceğini, davalı taraftan talep edilen hakediş belgelerinin halen de sunulmadığını, sözleşmenin 16.2 maddesine aykırı şekilde davalının imzasız belge ve itiraza uğrayan ve birbiri ile çelişen mail ve Whatsapp yazışmalarının hükme esas alınmasının bozma nedeni olduğunu, dosyaya sundukları müvekkili şirket ile asıl işveren şirket arasındaki Hakediş evraklarına göre müvekkili şirketin alacağının 1.212.807,99 TL olduğunu, buna göre davalı tarafın ek raporda belirtildiği üzere en fazla 258.924,42 TL alacak talep edebileceğini, aksi halde müvekkilinin cebinden fazladan para ödemek zoruna kalacağını, gerekçeli kararda atıf yapılan 22.11.2021 tarihli mailin bir hesap mutabakatına ilişkin olmadığı gibi mail ile Whatsapp yazışmalarının çelişmekte olduğunu, mailde, 22.11.2021 tarihli mailde, Kağıthane projesi için 1.210.000 TL bedel olarak belirtmiş iken 01.03.2022 tarihli Whatsapp yazışmasında aynı proje için 1.328.000 TL olarak farklı bir bedelden bahsedilmesine rağmen ikisi aralarındaki çelişki giderilmeksizin Mail ve Whatsapp yazışmasının aynı anda davalı lehine delil kabul edilerek çelişkili hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan 22.11.2021 tarihli mailde toplam 1.757.000 TL+ KDV'nin toplam 2.073.262 TL olamasına rağmen Whatsapp yazışmasında toplam 2.212.500,00 TL olarak farklı değerin esas alınmasında tutarlılık olmadığını belirterek, yeniden konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak davanın kabulüne, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, müvekkili şirket hakkında uygulanan icra inkar tazminatının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, İİK'nın 72/4. Maddesi gereğince menfi tespit davasının reddi kararı ile ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını, bunun için davanın reddi kararında ihtiyati tedbirin kalkmış olduğunun açıkça belirtilmiş olması gerekli olmadığı gibi, davanın reddi kararının kesinleşmesinin de şart olmadığını, Mahkemece, menfi tespit davasının reddi kararında kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbirin devamına karar verilemeyeceğini, İİK'nın 72/4. maddesinin açık hükmü karşısında HMK 397/2. maddesi hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin de sonuca etki etmeyeceğini, Yargıtay kararları ışığında davanın kısmen kabulüne karar verildiği takdirde de reddedilen kısım yönünden tedbir kararının devamı şeklinde karar verilemeyeceğini belirterek, 15.04.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmak sureti ile ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Dava, taraflar arasındaki "... Oteli Projesinin Mekanik işlerinin yapılmasına ilişkin" ve " ... Yurt Projesi işlerine ilişkin" sözleşmeler kapsamında davalı tarafça yapılan işlerin toplam bedelinin 1.518,660,00 TL olduğu, davalı tarafından Otel işleri için düzenlenen 01.07.2021 tarihli 517.473,07 TL, Yurt işleri için düzenlenen 27.01.2022 tarihli 700.920,00 TL olmak üzere toplam 1.218.083,07 TL'lik 2 adet faturanın kabul edildiği, 01.02.2022 tarihli 927.264,18 TL'lik 3. faturanın ise kabul edilmediği, davalıya bu 2 proje kapsamında toplam 1.792.649,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre davalıya fazla ödemede bulunulmuş olmasına rağmen davalının davacı aleyhine 444.851,00 TL bakiye iş bedeli alacağı üzerinden haksız icra takibi başlattığı ve bu takibin itiraz süresi geçirildiğinden kesinleştiği, davacının kabul edilmeyen 927.264,18 TL'lik faturası eklendiğinde dahi toplam (3 adet) fatura miktarının 2.145.657,25 TL olduğu, bu bedelden 1.792.649 TL'lik ödeme düşüldüğünde davalının takipte 91.842,75 TL fazla miktar talep ettiği iddiasıyla, davacının davaya konu takip bakımından davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davalı tarafça, Otel projesine ilişkin sözleşme bedelinin ek imalatlarla toplam 1.328.000,00 TL +KDV olduğu, buna göre her iki projenin toplam bedelinin 2.212.500 TL + KDV olarak son halini aldığı, davacı tarafça yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye 419.851,00 TL alacak kaldığı belirtilerek, davanın reddi istenmiştir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki takip talebinde, taraflar arasında imzalanan Kağıthane ... Otel Projesinin Mekanik İşlerinin Yapılmasına ilişkin ve ... Yurt İşi Projesine ilişkin sözleşmeler kapsamında davalı taşeron tarafından düzenlenen 01.07.2021 tarihli 517.473,07 TL'lik, 27.01.2022 tarihli 700.920,00 TL'lik ve 01.02.2022 tarihli 927.264,18 TL'lik olmak üzere toplam 2.145.657,25 TL'lik 3 adet faturadan kalan bakiye 444.851,00 TL’nin davacı yükleniciden tahsilinin talep edildiği, Dosya kapsamı ve istinaf sebeplerine göre, ... Yurt işi projesi bedelinin 547.000,00 TL+KDV= 645.460,00 TL olduğu ve davacı tarafça her iki sözleşme kapsamında ödenen toplam bedelin 1.792.649,00 TL olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,İhtilafın sadece ... Otel Projesinin Mekanik İşlerinin Yapılmasına ilişkin 740.000 TL + KDV bedeli 29.04.2021 tarihli sözleşmeye ilişkin olduğu, davalı taşeron tarafından sözleşmedeki bedelin ilave işlerle toplam 1.328.000,00 TL'ye yükseltildiğinin belirtildiği, dosya kapsamı, iddia ve savunmalar, taraflarca sunulan yazışmalar, davacı şirketin temsilcilerinin bedel artışına ilişkin onayları göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemece, davacı tarafından ... Otel projesi için 1.328.000,00 TL+KDV= 1.567.040,00 TL bedele onay verildiğinin ve buna göre toplam hakedilen miktarın 1.875.000 TL+KDV = 2.212.500,00 TL, davacı tarafın yapmış olduğu ödemeler toplamı 1.792.649,00 TL düşüldüğünde davalının talep edebileceği kalan bakiye alacağın 419.851,00 TL olduğunun kabul edilmesinin yerinde olduğu, KDV talebi için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığı, Mahkemece davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verildiğinden ve bu tedbir icra dosyasında uygulandığından davalının kötüniyet tazminatının kabulüne, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu yasal delillerle kanıtlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen kararların da yerinde olduğu, ... Otel Projesine ilişkin 29.04.2021 tarihli sözleşmenin 16.2. Maddesinde; "...Taraflar arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda İŞVEREN'in defter ve kayıtları, münhasır delil olarak esas alınacaktır.." şeklinde bir düzenleme bulunmakta ise de, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2534 E - 2019/541 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu düzenlemenin, ispatın belirli delil veya delillerle yapılmasını öngören bir düzenleme olmayıp, sözleşmenin tarafı olup ekonomik yönden de üstün olan sadece davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarıyla ispat imkânı verdiğinden, davalının ispat hakkını ortadan kaldırdığından, 6100 sayılı HMK'nın 193/2. maddesi gereğince geçersiz olduğu, Buna göre, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 15.04.2024 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusu değerlendirildiğinde; İİK'nın 72/4. Maddesinde menfi tespit davasında alacaklının haklı çıkması halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağı açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece bu düzenlemeye aykırı şekilde tedbirin devamına dair verilen ek karar hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin 15.04.2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/02/2024 tarih ve 2022/611 Esas, 2024/157 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 15.04.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 3-Hüküm bölümünün 4. Bendindeki "Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına" ilişkin kararın KALDIRILMASINA, 4-Alınması gereken 615,40-TL nisbi istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,6-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,7-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/831, K. 2025/463, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-831-e-2025-463-k-157014304860