Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/771 E. 2025/1614 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/771
- Karar No
- 2025/1614
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/771 Esas
KARAR NO : 2025/1614
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2023
NUMARASI : 2022/571 Esas, 2023/817 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 27 Haziran 2012 tarihli İşletme Lisans Sözleşmesine göre müvekkilinin Feyzullah Mah. Bağdat Cad. ... Maltepe Express Alışveriş Merkezi ... Maltepe-İstanbul adresinde “... Cafe” adı altında franchise bayi olarak 12 Nisan 2014 tarihine kadar faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin Bölge Koruma başlıklı 27 Mart 2014 tarihli imzalı ve kaşeli yazılı taahhüdünde, Bağdat Cad. Carrefour Express İçi... Maltepe-İstanbul adresinde ... şubesi olarak faaliyette bulunan müvekkilinin, bölge koruma kapsamında bulunduğu noktadan İstanbul Kartal istikametine doğru 3 km mesafe dahilinde öncelikli şube açma hakkına sahip olduğunu, bu bölgede yapılacak yeni şube açma çalışmalarında öncelikle kendisi ile görüşüleceği, kendisi yapmak istememesi durumunda 3. kişiler ile şube açma görüşmelerinin devam edeceği beyan ve kabul edildiğini, yazılı taahhüdün davalı şirketin franchise ve operasyondan sorumlu yetkilisi ...tarafından imzalanarak verildiğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alışveriş merkezinin bulunduğu ... ada ve 419 parselde kayıtlı taşınmazın yıkılmış, aynı ada, parsel ve adreste 2017 yılında “Mesa Cadde” isimli inşaat projesi başladığını, Söz konusu inşaat projesinin tamamlanmasına müteakip aynı adreste 2021 yılının sonu itibariyle ... Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ...isimli işyerinin faaliyet yürütmeye başladığı tespit edildiğini, davalı şirketin 27 Mart 2014 tarihli yazılı taahhüdünü ve müvekkili bölge koruma hakkını açıkça ihlal ettiğini, bölge koruma hakkının bulunduğu adreste üçüncü kişi tarafından açılan yeni şubelere ilişkin müvekkiline herhangi bir teklifte veya bildirimde bulunulmadığını, Davalı şirketin internet sayfası incelendiğinde, bulunduğu noktadan İstanbul Kartal istikametine doğru 3 km mesafe dahilindeki bölge koruma sınırları içerisinde birçok şubenin faaliyete geçtiği görüldüğünü, Davalı şirketin bölge koruma hakkını ihlal etmesi ve aynı adreste 3. kişinin şube açması sebebiyle isim hakkı bedelinin müvekkiline ödenmesi Beyoğlu 16. Noterliği'nin 4 Şubat 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep edildiğini, Davalı şirkete yöneltilen yazılı talebe rağmen müspet bir sonuç elde edilemediğini, belirsiz alacak davasının kabulü ve müvekkillerinin bölge koruma hakkının ihlali sebebiyle dava tarihi itibariyle isim hakkı bedelinin tespit edilmesini ve şimdilik 1.000,00.-TL isim hakkı bedelinin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 14.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kabul manasına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünülse dahi, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia konusu taahhütnamenin geçersiz olduğunu, taahhütte bulunmaya yetkili olmayan dava dışı 3. kişi tarafından verilen taahhütün, müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, Davacı tarafından dosyaya sunulan ve taahhütname olduğu iddia edilen 27.03.2014 tarihli "bölge koruma" konulu yazı, müvekkili yönünden tamamen geçersiz olduğunu, belge üzerinde "..." isimli şahsın imzası bulunduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte, mezkur belge davacının şahsına ilişkin değil, şubeye ilişkin olup; davacının şubeyi aktif olarak işlettiği süreye ilişkin olduğunu, Diğer deyişle davacının şubeyi kapatmış ve Lisans Sözleşmesinin sona ermiş olması halinde -zaten geçerli olmayan ve yetkisiz kişi tarafından verildiği belli olan- mezkur belgede yer alan taahhüdün de sona ereceği izahtan vareste olduğunu, davacı müvekkiline "isim hakkı bedeli" adı altında hiçbir bedel ödememiş olup böyle bir bedelin tahsilini de talep edemeyeceğini, davaya dayanak gösterilen taahhütnamenin ihlal edilmiş olması ihtimalinde dahi, "isim hakkı bedeli" adı altında bir bedel ödeneceği taahhüt edilmemiş olup böyle bir hüküm de bulunmadığını, davacının satış yerini terk etmiş ve davacı ile müvekkil arasında akdedilen işletme lisans sözleşmesi feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir bedel ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"... davacı dava dilekçesinde Feyzullah Mah. Bağdat Cad. ... Maltepe Express Alışveriş Merkezi... Maltepe/İstanbul adresinde 2014 yılına kadar faaliyette bulunduğu, 2014 yılında bu yeri kapattığını ve faaliyetlerine son verdiğini açıkça beyan etmiştir. Davacının bir başka adreste ''... Cafe'' adı altında ise devam ettiğine dair ve bunu davalıya bildirip muvafakat aldığına dair iddiası yoktur. Bu nedenle 2014 yılında işi paydos etmiştir. Davacının mahkemeden istediği alacak davalının kendi eski iş yerine 3 km mesafe içinde kalan bir yer için franchise vermesidir. Oysa bir yere franchise verilmesi 2017 yılında gerçekleştiği davacının kabulündedir. 3 km mesafede davacıya sorulmaksızın franchise verilmeme yasağı davacının ticari/ekonomik durumunu korumak amacına yöneliktir. Faaliyetine son vermiş ve bu işi yapmayan davacının faaliyetini sonlandırtıktan 3 yıl sonra korumasında hukuki menfaat yoktur. Bu nedenle davacı alacak isteyemez. Kaldı ki bir an için taraflar arasında akit devam ediyor davalının taahhüt gereği 3 km içinde franchise vermemesi gerekirdi düşünülürse o takdirde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17/1maddesinde haklı fesih sebebi olarak icra takibi düzenlendiği ve davalımızın davacımız aleyhine takip başlattığı yine 17/2 maddesinde franchise alanın terkin ve kapatılması da fesih sebebi olduğu birlikte değerlendirilirse davalımızın haklı fesih sebebi ortaya çıkıp akitte fesih edildikten sonra yeni birine franchise verilmesi mümkündür. Bu nedenle 3 km mesafe taahhüdünde davalının yetkilisi tarafından verilip verilmediği araştırılmasına gerek görülmemiştir. Davacı tazminat hakkı kazanmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş Davanın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;
Gerekçede 2021 yılı ile 2017 yılının birbirine karıştırıldığı, dava dilekçesinde açıkça aynı adreste 2021 yılının sonu itibariyle ... Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ...isimli işyerinin faaliyet yürütmeye başladığı belirtilmesine rağmen yanılgıya düşülerek franchise verme tarihinin 2017 olarak kabul edildiğini, Müvekkilinin işlettiği ... şubesinin bulunduğu ... Maltepe Alışveriş Merkezinin yıkılmasından sonra aynı yerde 2017 yılında ...isimli inşaat projesi başlamış, projenin hayata geçirilmesine müteakip aynı adreste 2021 yılı sonunda üçüncü bir kişi tarafından ...açılmış olduğunu,İkinci olarak dava dilekçesinde, faaliyetlerine son verdiği yönünde bir beyanda bulunulmadığını, müvekkilinin faaliyetini sürdürüğü ... Maltepe Alışveriş Merkezi yıkıldığını ve müvekkilinin faaliyetini sürdürme imkanı olmadığını, Üçüncü olarak gerekçede belirtilen "davacının bir başka adreste ''... Cafe'' adı altında ise devam ettiğine dair ve bunu davalıya bildirip muvafakat aldığına dair iddiası yoktur" şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, 27 Mart 2014 tarihli imzalı ve kaşeli yazılı taahhüdünde, Bağdat Cad. Carrefour Express İçi... Maltepe-İstanbul adresinde ... şubesi olarak faaliyette bulunan müvekkilinin, bölge koruma kapsamında bulunduğu noktadan İstanbul Kartal istikametine doğru 3 km mesafe dahilinde hiçbir şekilde bir süre sınırlaması olmaksızın öncelikli şube açma hakkına sahip olduğunun yer aldığını, davalının taahhüdüne uygun davranıp davranmadığı araştırılması gerektiğini, Kararda hatalı olan diğer hususun ise haklı feshe ilişkin olduğunu, davalı tarafından herhangi bir fesih bildirimi dosyaya sunulmadığı gibi sözleşmenin 17.1.1 maddesindeki düzenleme ise davacının iflasına genel bir hüküm olduğunu, Müvekkilinin faaliyetine 12 Nisan 2014 tarihine kadar devam ettiğini, davalı şirketin müvekkilinin işlettiği ... şubesinin kapanacağını bilerek müvekkiline bölge koruma hakkı verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin hukuk niteliği ve müvekkilinin zayıf konumu dikkate alındığında franchise sözleşmesinin de doğru yorumlanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, 27.03.2014 tarihli bölge koruma konulu belgedeki taahhüdün yerine getirilmediğini iddia ederek isim hakkı bedelinin tespitini ve ödenmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalının faaliyetinin 12.04.2014 Tarihinde sona erdiği sabit olup davacı, bulunduğu şubeden Kartal istikametine doğru 3 km mesafe dahilinde bir çok şubenin faaliyete geçtiğini, 2017'de yapımına başlanan projeye göre 2021 yılında 3.kişi tarafından ...isimli işyeri açılmasının taahhüde aykırı olduğunu, taahhüdün süre ile bağlı olmadığını ileri sürmüş; davalı taraf ise taahhütnamedeki imzanın şirket yetkilisi imzası olmadığını, adı geçen kişinin tek başına şirket adına taahhütte bulunmaya yetkili olmadığını savunmuştur.Taraflar arasında ihtilafsız olan franchise sözleşmesinde davacıya bölge koruma hakkı tanınmadığı, aksine satış yeri ile kurmuş olduğu hukuki ilişkide değişiklik talep etme hakkının şekline ilişkin hükümlere ve anlaşmanın herhangi bir nedenle feshi veya sona ermesi halinde franchise alanın ...kullanma hakkının sona ereceğine dair hükümlere yer verildiği, bu durumda franchise sözleşmesine aykırı ve davalı aleyhine sınırlayıcı hükümler getiren bir belgenin şirket yetkilisinin imzası olmadan bağlayıcı olduğunun kabul edilemeyeceği, keza anlaşmanın kabulü halinde dahi taahhüde aykırılığın müeyyidesine yer verilmediği, davacının işletmesinin kapattığı tarihten yaklaşık 7 yıl sonra ihtarname gönderilerek dava açıldığı dikkate alındığında mahkemece bilirkişi raporu alınmaksızın taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025