Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/582 E. 2025/1716 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/582
- Karar No
- 2025/1716
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/582 Esas
KARAR NO: 2025/1716
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2023
NUMARASI: 2022/707 Esas, 2023/824 Karar
DAVA TARİHİ: 01/04/2019
DAVA KONUSU: MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT
ANKARA 14.ATM'NİN 2019/581 ESAS, 2019/864 KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASINDA
DDAVA TARİHİ : 14/11/2019
DAVANIN KONUSU: İSTİRDAT
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Ş.'nin alacaklısı bulunduğu borçlusu dava dışı ... Metal Ltd. Şti. olan ve İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının talimatı üzerine, 21/12/2018 tarihinde Ankara 24. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında, davacı şirketin halen faaliyet gösterdiği adresinde ihtiyati haciz işlemi için gelindiğini, davacı şirketin yetkilisi tarafından adreste bulunan tüm malların davacı şirkete ait olduğu belirtilerek, istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak alacaklı vekilinin ise istihkak iddiasını kabul etmeyerek haciz talebinde bulunduğunu ve 1 adet 500,00-TL değerinde Samsung marka toplama bilgisayar ile 1 adet ... Marka İMM 1250 Dik İşleme Makinesi'nin kıymet takdiri yapılmaksızın haczedildiğini, öte yandan 15/02/2019 tarihinde ise tekrar davacıya ait adrese hacze gelindiğini, 21/12/2018 tarihinde yapılan haciz işlemi hakkında icra mahkemesince takibin devamı kararı verildiği beyan edilerek, haczedilen menkullerin muhafaza altına alınacağı baskısıyla davacı şirketin hiçbir ilgisinin bulunmadığı, icra dosyasının borç tutarının davacıdan tahsil edilmeye çalışıldığını ve alacaklı vekiline haciz esnasında 80.000,00-TL ödeme yapılmak zorunda kaldığını ve buna ilişkin olarak haciz baskısı altında 120.000,00-TL bedelli bonoyu da imza ederek davalı tarafa teslim edildiğini, bu şekilde keşide edilen bono ve imza altına alınan protokolün davacıların muhafaza ve haciz baskısı altında ve müzayaka halinde olmasından istifade edilerek alınması nedeniyle tamamen geçersiz olduğunu, söz konusu icra dosyasının borçluları ile davacının hukuki veya ticari hiçbir bağının bulunmadığını, söz konusu icra dosyasının borçlusu olan ... Metal Ltd. Şti. unvanlı şirketin davacının faaliyet göstermekte olduğu iş yerindeki davacıdan önceki kiracı olduğunu, yapılan haksız ve kötü niyetli haciz işlemlerine karşı davacı tarafından Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/176 E. Sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını belirterek, davanın kabulü ile davacı tarafın keşidecisi olduğu lehtarı davalı olan 15/02/2019 tanzim 15/03/2019 vade tarihli 120.000,00-TL bedelli bono ve 15/02/2019 tarihli protokol bakımından davacıların davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, söz konusu bono sebebiyle davacıdan tahsil edilen 40.000,00-TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davalının tamamen haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklısı bulunduğu ve borçlusu dava dışı ... Metal. Ltd.Şti olan İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyanın talimatı ile Ankara 24. İcra Müdürlüğünün ... Tal sayılı dosya ile müvekkil adresinde haciz işlemine gelindiğini, adreste bulunan tüm malların müvekkil şirkete ait olduğu gerekçesiyle istihkak iddiasında bulunduklarını, buna rağmen birtakım eşyanın kıymet takdiri yapılmaksızın haczedildiğini, akabinde adrese tekrar hacze gelindiğini, icra mahkemesinin takibin devamına karar verildiğinin beyan edildiğini, davalı yanın haciz ve muhafaza baskısı altında zor durumda kalan müvekkil şirket toplam 80.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, söz konusu icra dosyası borçluları ile müvekkil şirketin hukuki veya ticari hiçbir bağının bulunmadığını, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/176 Esas sayılı dosyası ile haczedilen mahcuzların müvekkil i işrkete ait olduğnuun tespiti ve tesis edilen haczin kaldırılması için istihkak davası açıldığını ve kesin olarak haczin kaldırılmasına karar verildiğini, haciz ve muhafaza baskısı altında zor durumda yapılan ödemenin yanında müvekkil şirkete protokol imzalatıldığını ve 120.000,00 TL bedelli bono imzalatıldığını, bu hususta Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/176 Esas sayılı menfi tespit davası ile yargılamanın devam ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat davaları açma hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketten haksız şekilde tahsil edilen 80.000,00 TL'nin sebepsiz zengenleşme hükümlerince öncelikle ödeme tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı yanın tamamen haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mühkum edilmesini talep ederek dosyanın tarafları ve konusu aynı olan Ankara 2. Asliye ticaret Mahkemesinin 2019/176 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tebligatın davalının Yenimahalle Şubesine usulsüz bir şekilde yapıldığını, davaya konu protokol ve haciz işlemlerinin İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında alacaklı olan ... A.Ş. (Merkez) ile davacılar arasında yapılmış olduğunu, davalı şirketin Yenimahalle Şubesinin yapılan işlemlerle ve sözleşmelerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinin de usulsüz olarak şubeye tebliğ edilmiş olması nedeniyle davalı şirketin cevap süresinin 14/05/2019 tarihinde başlayacağını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, HMK 6. Maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki adresi ve taraflar arasındaki yetki sözleşmesi dikkate alınarak İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacıların borca katılan sıfatıyla dosya borcunu ödemeye katıldıkları ve borcu üstlendiklerini, bu nedenle hukuki yararlarının bulunmadığını, istirdat davasının ancak borçlu tarafından açılabileceğini, davacıların husumet ehliyetinin olmadığını, arabulucuya başvurma şartının davacılardan ... Makina Ltd. Şti. Tarafından yerine getirilmediğini, davaya konu bono ve protokolün her türlü baskıdan ari şekilde ve tarafların özgür iradesi ile düzenlendiğinden tacir olan ve basiretli iş adamı gibi davranmak zorunda olan davacıların ikrah iddiaları dinlenemeyeceğinden TBK'nın 38/2 maddesi gereğince, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"...Davacı ... ile dava dışı ... Metal Ltd. Şti.'nin adreslerinin ve ortaklarının farklı olduğu görülmüş, iki firma arasında organik bağ olmadığı tespit edilmiştir.
....Davacılar haciz baskısı altında protokolü, protokol gereği birleşen dava konusu 80.000,00 TL'yi ve protokol gereği asıl dava konusu 15/02/2019 düzenleme tarihli, 15/03/2019 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli bonoyu davalıya verdiğini, protokolün haciz tarihi ile aynı tarihli olması, protokolde davacıların tarafı olmadığı İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına açıkça atıfta bulunulması sebebiyle ispatlamıştır. Davacılar istihkak iddiasını ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2021/624 esas, 2021/490 karar sayılı kararı ile ispatlamışlardır. Bu sebeple davacı tarafça asıl davada 15/02/2019 düzenleme tarihli, 15/03/2019 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile bono sebebiyle ödenen toplam 105.000,00 TL'den 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istenilmiş ise de dava açıldıktan sonra 40.000,00 TL'lik ve 25.000,00 TL'lik ödemeler yapıldığından bu ödemeler yönünden İİK 72/6 gereği istirdat davası olarak devam olunarak, 40.000,00 TL'nin 22/04/2019 tarihinden, 25.000,00 TL'nin 30/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, birleşen dosya yönünden 80.000,00 TL nin ödeme tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacılara verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile neticeten;
1-Asıl dava yönünden,
Davanın KABULÜ ile davacıların 15/02/2019 düzenleme tarihli, 15/03/2019 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile bono sebebiyle ödenen toplam 105.000,00 TL'den 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, 40.000,00 TL'nin 22/04/2019 tarihinden, 25.000,00 TL'nin 30/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,
2-Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/581 Esas 2019/864 Karar sayılı dava yönünden; davanın KABULÜ ile;
80.000,00 TL nin ödeme tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacılara verilmesine,
Davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, "Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Uyuşmazlık konusunun davaya konu protokolün haciz baskısı/ikrah ile yapılıp yapılmadığına ilişkin olduğunu, hem menfi tespit talebine konu 120.000-TL'lik bononun verilmesi hem de istirdada konu 40.000-TL'lik ödemenin yapılmasının protokolün sıhhatine bağlı olduğunu, organik bağ olup olmadığının belirleyici husus olmadığını, davacıların borca katılan sıfatıyla ödeme yapıp yapmadığı ve irade sakatlığının incelenmesi gerektiğini, 15.02.2019 tarihli haciz tutanağında görüldüğü üzere haczin bitiş saati 16.20, davaya konu protokolün imzalanma saati ise 16.40 olduğunu, bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranması gereken davacıların ikrahtan söz etmesinin kabulü mümkün olmadığını, protokolün geçerli olup aksine yazılı delil sunulmadığını, Haciz Tutanağında Protokolde bu yönde hiçbir beyan bulunmadığını, ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini, ikrah olmadığını, davacıların İstanbul 8.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya borcunu ödemelerini üstlendiklerini, borca katılan sıfatıyla sadece dosya borcunun ödenmesi amacıyla protokol yapıldığını, miktarı belirli olan alacak açısından aşırı bir yararlanma şatının söz konusu olmadığını, iddianın ispat edilemediğini,İstirdat davası bakımından arabuluculuk dava şartına başvurulmadığını, Davacılardan ... MAKİNA...ŞTİ açısından arabuluculuğa başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Menfi tespit davası yönünden hukuki yarar olmadığını, hukuken geçerli bir Protokolün varlığı söz konusuyken borçlu olmadıklarından bahisle menfi tespit ve istirdat davası açmalarında hukuki yarar bulunmadığını,
İİK 72 maddesine göre husumet itirazları olduğunu, davacıların müvekkiline karşı istirdat davası açması mümkün olmadığından, davacıların 40.000-TL'lik paranın istirdatına dair dava açısından taraf sıfatı bulunmadığını, yapılan ödeme ya davacı şirket adına yada davacı gerçek kişi adına yapılmış olacağından; her iki davacının aynı paraya yönelik istirdat talebinde bulunması da mümkün olmadığını, davacılar ile borçlular arasında illiyet bağı ve organik bağ olduğunun açık olduğunu, Haciz uygulanan adresin, borçlunun güncel olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı bulunan ve takibe konu evrak üzerindeki kaşesinde yazılı adres olduğunu, borçlu ile sözde 3. Şahısların muvazaalı olarak faaliyette bulunup alacaklılardan mal kaçırma kastı içerisinde olduğunu, Davacı şirketin borcun doğumundan sonra borçluya ait adreste ve dosya borçlusuyla aynı iş kolunda faaliyet göstermeye başladığını, Davacının Ankara 3.İcra Hukuk Mahkemesi 2019/176 E. Sayılı dosyasında toplamda 2 adet mahcuz ( 1 adet 500-TL değerinde toplama Bilgisayar ve 1 adet 147.900-TL değerinde ... Marka İmm 1250 Dik İşleme Makinesi) bakımından 148.400-TL dava değeri üzerinden İstihkak Davası açmışsa da; 147.900-TL'lik değeri olan ... Marka İmm 1250 Dik İşleme Makinesi açısından davasından feragat ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇEAsıl dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin, birleşen dava ise istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davaların kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalının alacaklı, davacının 3.kişi konumunda icra dosyasında davalı yanca 21.12.2018 Tarihinde hacze gelindiği, davacı ...'ın hazır bulunduğu işlemler sırasında davacının borçlu ile bağlantısı olmadığını açıklayarak istihkak iddiasında bulunduğu, ancak haciz işlemi yapıldığı, 15.02.2019 Tarihinde haciz işlemleri için tekrar davacı işyerine gelindiği, davacının takip borçlusu ile ilgisi olmadığını haciz mahallinde yinelediği, haciz işleminin yapıldığı, asıl davaya konu 40.000TL'lik ödeme makbuzunda 18.03.2019'da "ihtirazi kayıtlı" olarak açıklamasına yer verildiği, birleşen davaya konu 40.000TL'lik her iki ödemenin ise 15.02.2019'da yapıldığı, ...Bankası'ndan yapılan havalenin 15.02.2019'da saat 14:33'te yapıldığının açıkça yazılı olduğu, 15.02.2019 tarihli tutanakta haciz saatlerinin ise; 12:10-16:20 olarak belirtildiği, yapılan ödemenin haciz işleminin devamı sırasında olduğu, protokolün ise aynı gün, haciz işlemi tamamlandıktan 20 dakika sonra 16.40'ta imzalandığı, davacının istihkak istemi ile açtığı davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mevcut delil durumuna göre protokolün ve ödemelerin haciz baskısı altında yapıldığı kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin pasif husumetinin olmadığını ileri sürmüş ise; davalar İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit davası olmayıp, davalının senette lehtar olduğu dikkate alındığında bu yöndeki usuli itiraz yerinde görülmemiştir.Davalı vekili davacı ... ..Şti yönünden arabuluculuk dava şartının tamamlanmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacı ... ...Şti tarafından açılan birleşen dava dilekçesi ekinde arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı ekli olmakla bu yöndeki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gereken 8.197,20TL harçtan, peşin alınan 2.049,30TL harcın mahsubu ile bakiye 6.147,90TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Birleşen davada alınması gereken 5.464,80TL harçtan, peşin alınan 1.366,20TL harcın mahsubu ile bakiye 4.098,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Asıl ve birleşen davada davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 60TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025