Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/535 E. 2025/1527 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/535
- Karar No
- 2025/1527
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/535 Esas
KARAR NO : 2025/1527 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/02/2022
NUMARASI : 2021/440 E. - 2022/97 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının alacaklısı olduğu Çerkezköy İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına Eylül 2011 tarihinden itibaren 28 ay boyunca maaşından kesilmek suretiyle 19.735,00 TL ödendiğini, müvekkilinin bu icra takibine konu senetle ilgili olarak Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/521 Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açtığını, verilen kabul kararının Yargıtay incelemesinden geçerek 25.12.2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin ödemesini yaptığı 8.760,00 TL'lik kısmın 04.06.2018 tarihinde reddiyatının yapıldığını, davacı müvekkilinden haksız olarak tahsil edilip davalı uhdesinde kalan meblağın hesaplanarak ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadı için dava açılması gerektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.975,00 TL'nin davacının maaşından kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GÖNDERME KARARI: Çerkezköy 1. Asliye hukuk Mahkemesince davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilerek yargılama yapıldığı, 20/09/2021 tarihli, 2020/462 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihinden itibaren faaliyete geçtiği gerekçesiyle dosya Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, yargılamaya burada devam edilmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 23/12/2021 tarihli ıslah dilekçesini sunarak, dava dilekçesinde talep ettikleri 10.975,00 TL’nin dava tarihine kadar hesap edilen 7.222,78 TL faizin de davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyanla davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.
CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava...'e ihbar edilmiştir. İhbar olunan... tarafından sunulan beyan dilekçesinde; işbu davada taraf sıfatına haiz olmadığını, davacı tarafından davalıya karşı açılan davaya, davalının yasal süresinde cevap vermediğini, davalının kendi durumunu ağırlaştırdığını, bu nedenle herhangi bir rücu hakkı bulunmadığını, Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyaya dayanak senede, bilgisizliğinden faydalanılarak imza attırıldığını, kendisinin kimseye hiçbir borcu olmadığını, hiçbir borcu olmamasına rağmen, haciz tehdidi altında ilgili dosyaya 28.09.2011 tarihinde 16.500,00 TL para ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi 03/02/2022 tarihli 2021/440 E. - 2022/97K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığı, takip nedeniyle davacının maaşından 28 ay boyunca kesintiler yapıldığı, bu esnada davacı tarafından davalı aleyhine, dava konusu takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talepli dava açıldığı, bu davanın kabul edildiği ve kararın Yargıtay incelemesi neticesinde kesinleştiği, davacıdan tahsil edilen bedelin 8.760 TL'lik kısmının iade edildiği, davacıdan yersiz olarak tahsil edilen 10.975 TL'nin davacıya iadesi gerekirken bu bedelin iade edilmediği, İİK m.361'de düzenlenen “İcra dairelerinde borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme gerek kalmaksızın o kimseden geri alınır” şeklindeki düzenlemenin, dava konusu itibariyle borçludan fazla para tahsili veya yanlışlıkla borçluya para ödenmesi söz konusu olmadığından bu maddenin uygulama yeri olmadığı (benzer yönde verilmiş Yargıtay 11. HD 2016/5839 esas ve 2017/5054 karar sayılı kararı) kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir:
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın kabulüne, 10.975,00 TL asıl alacak, 7.222,78 TL yasal faizin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Fazlaya dair saklı tutulan haklar yönünden isteminin reddine," karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini,Bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yeni bir rapor ya da ek rapor alınmadan ve eksiklikler giderilmeden hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verildiğini, delillerinin toplanmadığını,Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, itirazlarının neden reddedildiğine dair bir gerekçe yazılmadığını, ticari dava olduğu belirtilen davanın arabuluculuk dava şartına tabii olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmadığını,Dava, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini,Davacının müvekkilinden talep ettiği alacağın zamanaşımna uğradığını, 23/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen 7.222,78 TL alacağın da zamanaşımına uğradığını,Bilirkişi raporundaki tespit ve görüşlerin hatalı olduğunu, davacının maaşından kesilen 10.975,00 TL'nin tamamının müvekkiline ödenmediğini, icra tahsil harcı, cezaevi harcı ve masraflarının mahsup edildikten sonra kalan kısmın müvekkiline ödendiğini, buna rağmen paranın tamamı müvekkilinin uhdesindeymiş gibi faiz hesabı yapılmasının doğru olmadığını,10.975,00 TL'nin davacının maaşından kesildiği tarihlerden itibaren faiz işletilmesinin kamu düzenine aykırı olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin daha önce temerrüte düşürülmediğini, en azından bu paraların müvekkiline ödendiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, açıkladıkları sebepler ve Mahkemece resen dikkate alınacak sebepler neticesinde usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak, söz konusu kararın bozulmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/521 Esas - 2017/384 Karar sayılı dosyası içerisinde bulunan Çerkezköy İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının Resul Taşkıran, takip borçlularının ise... ve... olup, takibin dayanağının davaya konu 16.000,00 TL bedelli 15.04.2010 vade tarihli bono olduğu, 16.000,00 TL asıl alacak ve 273,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.273,53 TL alacak için 24/05/2010 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/521 Esas - 2017/384 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacının..., davalının ..., ... ..., davanın menfi tespit davası olduğu, 03/05/2017 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın 25/12/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince Mali Müşavir bilirkişi ...'dan alınan 06/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının keşide ettiği 15.04.2010 ödeme tarihli senedin davalı tarafından İcra takibine konulduğunu, davacı tarafından Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/521 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebi ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda: Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/521 Esas ve 2017/384 Karar numaralı kararı ile davanın kabulüne ve davacı...'nın senetten dolayı borçlu olmadığına karar verildiği, temyiz edilen kararın Yargıtay 19. HD. 2019/602 esas ve 2019/4922 karar sayılı kararı ile 24.10.2019 tarihinde onandığı, davalı ... tarafından Çerkezköy İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile davacı... ve dava dışı... aleyhine başlatılmış olan dava konusu takipte, Çerkezköy İcra Dairesi'nin 18.06.2010 tarihli maaş haczi yazısı ile davacı...'nın maaşından kesinti yapılması için Gaziemir Mal Müdürlüğü'ne maaş haczi yazısı gönderildiği, takip dosyasında 28 ay süre ile davacı...'nın maaş haczinden yapılan kesintiler toplamının 19.735,00 TL olduğu, davacıdan tahsil edilen 19.735,00 TL'nin 8.760,00 TL'lik kısmının tahsil edildiği ve kalan 10.975,00 TL'nin davalıdan istirdadının faiziyle birlikte talep edildiği, davacının toplam alacağı olarak tespit edilen 10.975,00 TL için ödeme tarihi ile dava tarihi arasında yasal faiz miktarı 7.222,78 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
G E R E K Ç E :Dava, davacının borçlu olmadığı halde ödediği paranın davalıdan istirdatı davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı ve davanın ticari dava olması nedeniyle ticaret mahkemelerinde görüldüğü, davanın açılış tarihi olan 13.10.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca istirdat davasında arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece davacı vekiline arabuluculuk tutanağını dosyaya sunması konusunda kesin süre verilmesi ve dava tarihinden önce arabulucuya başvurulmamışsa davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davacı vekiline dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuşsa arabuluculuk tutanağını dosyaya sunması için kesin süre verilerek, sonucuna göre yargılamaya devam olunması için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/02/2022 tarihli 2021/440 E. - 2022/97 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul olunmakla talebi halinde istinaf peşin harcının iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 28/11/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.