Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/549 E. 2025/1484 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/549
- Karar No
- 2025/1484
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/549 Esas
KARAR NO : 2025/1484
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/11/2023
NUMARASI : 2022/168 Esas, 2023/250 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; ( müzakereden çıkan dosyalar için )
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 2010 yılından bu yana sağlık sektöründe faaliyette bulunduğunu, bu kapsamda ürettiği ve satışa sunduğu birçok ürün ve markanın hak sahibi olduğunu, davaya konu “..." markasının davacı firmaya ait olup ekli marka tescil belgesi gereği 6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanunu kapsamında 15.03.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere 03, 05, 10, 35. sınıflarda davacı firma adına tescilli olduğunu, “...” markasının davacı firma adına tescilli olmasına rağmen, aynı sektörde faaliyet gösteren davalılardan ... İLAÇ VE KOZMETİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. tarafından, aynı mal ve hizmet sınıfında, aynı isim, şekil ve markayla, “...” adlı ürünün piyasada satışa arz edildiğinin tespit edildiğini, ürünün Trendyol'da görülmüş ve satın alınmış olup söz konusu ürünün kutusunda da yazdığı üzere ürün sahibinin; davalı "... İLAÇ VE KOZMETİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. olduğunu, yine ürün kutusunda üretici İşletme Kayıt Numarası bulunmakta olup iş bu kayıt numarası (TR-34-K-119665) sorgulandığında ise ürünün diğer davalı ... GIDA İLAÇ KOZM. MED. SAN. DIŞ. TİC. LTD. ŞTİ. tarafından üretildiğinin tespit edildiğini, bu sebeplerle davalıların, davacıya ait "..." markasına tecavüzleri sabit olduğundan, ilgili ürünlerin üretiminin ve satışa arzının durdurulmasına, ilgili ürünlerin piyasadan toplanmasına, ürünlerin satışa konu edildiği sanal pazaryerlerinden (trendyol) satışının engellenmesine, ilgili ürünün üretim ve satışının durdurulması ve önlenmesi için gerekli resmi ve özel kurumlara yazı yazılması yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalıların markaya haksız tecavüzünün tespiti ile tecavüzün durdurularak, kaldırılmasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvvekkili firmanın meydana gelen zararlarının tespiti ile şimdilik, 1.000,00TL maddi tazminat ile 100.000,00.-TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarih ve 2022/168 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararıyla; "...Dava, Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tecavüzün tespiti ile durdurulması, tecavüzün kaldırılaması ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafça davacı adına tescilli "..." ibareli markalara davalının kullanımları dolayısıyla tecavüzde bulunulduğunun iddia edildiği sabittir. Davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." markasının 03, 05, 10 ve 35. Sınıflarda davacı adına 15/06/2022 tarihinde, davalı ... GIDA İLAÇ KOZMETİK MEDİKAL SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' nin 09/12/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Kural olarak marka hakkı bir işareti ilk kez oluşturup kullanan kişiye aittir. Bu husus, öğretide ve uygulamada gerçek hak sahipliği olarak tanımlanmış olup, 556 sayılı KHK’nin hükümlerinde de aynı ilke yer almıştır. Önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez. (556 sayılı KHK 8/III.mad.).(Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Doç.Dr.Sami KARAHAN. Sayfa.110.vd.)(Yargıtay 11. HD'nin 2013/13243 E. Ve 2014/3679 K. Sayılı ilamı) Bu tespitlerden sonra davacı tarafça davalının davacı adına tescilli ... markasını içeren ürünlerin satışının yapıldığını beyan ve iddia ettiği, Mahkememizce tespit ve tedbir talebi gereği alınan bilirkişi raporunda 21.07.2021 tarihinde Trendyol üstünden yapılan incelemede; İncelenen e-ticaret sitesinde “...” ibareli 2 adet ürünün satılmakta olduğu, “...” ibareli ürünü satmakta olan satıcıların “... — ...” ve “...” adlı satıcılar olduğu, Satılmakta olan ürünlerin sol üst köşesinde ise davalılardan “..."nın adının yazdığı tespit ve rapor edilmiştir. Bu tespit gereği davacı adına tescilli marka ile ... Ltd. Şti'nin satış yaptığı sabit olmuştur. Yine Alınan 24.102.023 tarihli, raporda belirlendiği üzere Samsun Tarım İl Müdürlüğü kayıtlarına göre diğer davalı...Ltd. Şti'nin de 07.02.2022 tarihli üretim izni gereği ... Markalı ürününün üretim iznini aldığı ve davalılar arasındaki 07.02.2022 tarihli fason üretim sözleşmesi gereği ürünün imalatını yaptığı sabittir. Yine alınan bilirkişi raporuna göre davalıların marka kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur kullanımlar olduğu da sabittir. Ancak bu kullanımlarının öncelikli kullanım hakkından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu değerlendirilmiş, davalılar arasında yapılan fason üretim sözleşmesi tarihinin 07.02.2022 tarihi olduğu, yine Samsun Valiliği Tarım il Müdürlüğü tarafından verilen üretim izizn tarihinin 07.02.2022 tarihi olduğu ve ... markası ile gıda takviyesi ürünlerine yönelik üretim izni düzenlendiği, davacının marka başvuru tarihinin 15.02.2022 tarihi olduğu ve markanın 03,05,10 ve 35. Sınıfta tescilli olduğu ve davacı markası ile davalıların üretim izni aldıkları marka kullanımlarının aynı mal ve hizmetlere dair oldukları dikkate alındığında davalıların kullanımlarının davacının marka tescilinden öncesine ait olduğu ve ... markası yönünden davalıların öncelikli kullanım hakkı sahibi olduklarından kullanımların davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE, 2-Mahkememizce verilen 01/09/2022 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi sunulmadığını, davalı firmanın, müvekkile ait tescilli marka ile aynı ad ve sınıfta marka ile ürün üretmesi ve bunu piyasaya arz etmesi müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, dava konusu "..." markası 15.03.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere 03,05,10 ve 35. sınıflarda davacı müvekkil firma adına tescil edildiğini, davalı ... İlaç ve Kozmetik San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, dava konusu tescilli marka "..." adı ile aynı mal ve hizmet sınıfında, aynı marka ismi ile üretilerek piyasada satışa arz edildiğini, davalı tarafça müvekkiline ait tescilli marka ile aynı isme haiz, TRENDYOL gibi global ve her kesimin rahatça ulaşabileceği bir mecrada satışa arz edilen bu ürünler davacı müvekkilin sahip olduğu marka hakkına açık bir saldırı olduğunu, dosyada yer alan bilirkişi raporları ile de; davalıların, davacı adına tescilli "..." markasını üretmek ve satışa sunmak suretiye iltibasa sebebiyet verdiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği tespit edildiğini, 31.08.2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunun 10. Sayfasında V. Sonuç Kısmında Yer Alan incelemeye binaen "Davacı tescilli markasının Davalı tarafından Trendyol adlı satış sitesinde satıldığı Teknik Bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu kullanımın haksız rekabet, iltibas ve karışıklığa sebep olacağı" görüş ve kanaatine yer verildiğini, 24.10.2023 tarihinde tanzim edilen Bilirkişi Heyet Raporu'nda da "Davalı tarafın fiili kullanımı birlikte değerlendirildiğinde ... markasının kullanılmasının hedef tüketici kitlelerinin ortalama tüketici kitlesi olduğu dikkate alınarak iltibas ve karışıklığa sebep olabileceğine", "....Söz konusu ürünün ... İlaç Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Gıda İlaç Medikal Sanayi Dış Tic. Ltd. Şti. adlı işletmeye fason olarak ürettirildiği ve davalı ... İlaç Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. adına üretilen ürünün internet ortamında farklı satıcılar tarafından satışa sunulduğuna" yer verildiğini, mahkeme tarafından, davalılar arasında "fason üretim sözleşmesi" yapıldığı,"tarım il müdürlüğünden üretim izni alma tarihinin, marka tescil tariihinden önce olduğu" belirtilerek, davalının kullanımlarının marka tescilinden önce olduğunun kabulü ile öncelikli kullanım hakkı sahibi olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup iş bu karar tamamen hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davalının öncelikli kullanım hakkı sahibi olduğu gerekçesiyle haklı davanın reddine karar vermesi açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, Marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından, "..." ibareli, reçetesiz olarak satışa arz edilen gıda takviyesi nitelikli ürününün davacı markasına tecavüz ettiği iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı, davacı tarafından "..." ibareli marka tescil başvurusunun 15/02/2022 tarihinde yapıldığı ve 03., 05., 10., 35. sınıflarda 15/03/2022 tarihinde tescil edildiği, davalılar arasındaki fason üretim sözleşmesinin 07/02/2022 tarihinde yapıldığı, gıda takviyesi ürününe üretim ilişkin Samsun Valiliği Tarım İl Müdürlüğüne başvurunun 14/02/2022 tarihinde yapıldığı görülmüştür.Sunulu bilirkişi raporunda, "..." markasının ürünler üzerinde satışa arz halinde ilk olarak ne zaman kullanıldığının tespitinin yapılamadığının belirtildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarında "davalı tarafından üretilen ürün kutu görselinin dava dilekçesi ekiyle dosyaya sunulduğu ve sunulu görselden üretim tarihi/parti no 01/04/2022 olarak görüldüğü, bu tarihin davacı marka tescil tarihinden sonra olduğu" yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.Bu kapsamda yapılan değerlendirme ile mahkemece her ne kadar yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; Davalılar arasındaki fason üretim sözleşmesi, Tarım İl Müdürlüğüne yapılan üretim izin başvurusu ve alınan üretim izni, tek başına "ibarenin öncelikli kullanıldığının" kabulüne yeterli bulunmadığı gibi davacı vekilinin bilirkişi raporuna ciddi itirazı karşılanmadan sonuca gidilmesi de yerinde değildir.Bu nedenle, davacı vekilinin bilirkişi raporuna ciddi itirazlarının olumlu/olumsuz karşılanmak üzere ek ya da yeni bilirkişi heyet raporu alınması ile tüm delillerin kül halinde değerlendirilerek hasıl olacak neticeye göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarih, 2022/168 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçedebelirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,4-Davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin kaldırma sebep ve şekline göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 200TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.369,40TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/11/2025