Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/509 E. 2025/82 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/509
- Karar No
- 2025/82
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/868 KARAR NO: 2025/1024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/01/2025 NUMARASI: 2024/509 E. - 2025/82 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı, müvekkili şirketin takip tarihine kadar ilgili faturalar ve cari hesap ekstresine istinaden davalı-borçlu şirketten 4.100 Amerikan Doları alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun haksız itirazı üzerine dosyasından takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacının davaya konu takip kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 4.100,03 USD üzerinden cari hesaplı muhtelif fatura alacağı olarak takip başlatıldığı, takip talebinde 4.100,03 USD hangi tarihteki kur üzerinden kaç TL olarak talep edildiğinin yer almadığı; ödeme emrinde ise yalnızca 4.100,03 USD takip tarihi toplam alacak 79.913,68 TL harca esas tutar olarak yer aldığı ancak hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği belirtilmediği anlaşılmıştır.Öncelikle özel dava şartları kapsamında usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi olup olmadığının incelenmesi bu amaçla takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/2153 Esas ve 2021/1638 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esasının getirildiği ifade edilmiştir.Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. İş bu davada olduğu gibi yabancı para cinsinden başlatılan takiplere yönelik açılan benzer itirazın iptali davalarında (emsal İstanbul 1. ATM 2024/462 Esas sayılı dosyasında) iş bu usuli hükümlere ilişkin Uyap Avukat Portal sistemine ilişkin Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerenin 23.12.2024 tarihli cevabi yazısında "İlgi (e)'de kayıtlı yazı ile ilgi (b) ve (d) sayılı yazılarımızda "Avukat Portal" üzerinden icra takibi oluşturma işlemleri yapılırken yabancı para cinsinden olan alacağın Türk lirası karşılığının takip talebine açıkça yazılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, ilgi (e)'de kayıtlı yazı ekinde sistemsel hatanın neden olduğu hukuki uyuşmazlıklara örnek olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2024/839 E., 2024/1143 K. sayılı kararının gönderildiği, UYAP karar arama ekranında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında " dava şartı+yabancı para cinsinden alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi" anahtar kelimeleriyle arama yapıldığında, sistemsel hatanın neden olduğu hukuki uyuşmazlıklarla ilgili çok sayıda karara tesadüf edildiği, açıklanan nedenlerle Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemleri yapılırken yabancı para cinsinden olan alacağın Türk lirası karşılığının, takip talebinde açıkça gösterilmesine engel olan sistem hatasının düzeltilmesi ve düzeltme işleminin yapılması halinde sistemsel engelin hangi tarihte sona erdiğinin bildirilmesi talep edilmiştir.Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemleri yapılırken yabancı para cinsinden olan alacağın Türk Lirası karşılığının, takip talebinde açıkça gösterilmesine engel olan sistemsel bir hata bulunmamaktadır. ... Döviz takibi başlatan alacaklı vekilince, 1/4 açıklama alanına harca esas tutarın (yabancı para cinsinden olan alacağın) Türk lirası cinsinden yazması halinde bu bilginin takip talebine yansıtıldığı, Yine EK-2'de görüleceği üzere takip açılış aşamalarının üçüncü adımı olan "İlamlı/İlamsız Bilgileri" ekranında ise (1/4 açıklama alınana girilen veriye bakılmaksızın) girilen alacak kalemlerinin Türk Lirası cinsinden hesaplanan değeri "Takibe Esas Tutar" alanında gösterildiği belirtilmiştir." anlaşılmakla uyap sisteminden oluşturulan takip talebinde yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği belirtilmediği ve Türk Lirası karşılığının gösterilmediği; ödeme emrinde ise yalnızca 4.100,03 USD takip tarihi toplam alacak 79.913,68 TL harca esas tutar olarak yer aldığı ancak hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği belirtilmediği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini açıkça göstermemesi takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının yalnızca dava konusu takip ile sınırlı talepleri içeren bir dava olmadığını, dava konusu başlatılan takibin, yargılama aşamasında daha üzerinde bir alacağa hak kazanıldığına dair kanaat oluşursa davacı tarafından ıslah ile taleplerinin genişletilmesi yahut takibe konu alacak yönünden kısmi belirli şekilde itirazın iptali davasının ikame edilmesi gibi hususların mümkün olduğunu, bu kapsamda huzurdaki dava konusu talep edilen bedel yönünden inceleme yapılarak takibe ilişkin itirazın kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilmesi gerektiğini, tüm bu hususların değerlendirilmesi de esasa ilişkin incelemeyle mümkün olup bu hususlar incelenmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, başlattıkları takip yönünden hangi tarihin esas alınması gerektiğinin, davacı yanca esas alınan tarihin taraflarca anlaşılan tarihi yansıtıp yansıtmadığı gibi hususların incelenmesinin ancak davalı yanın savunmaları ile mümkün hale gelebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte aksine bir savunma olmadığı müddetçe, döviz cinsinden çevirme yaparken hangi tarihin esas alındığının bildirilmemesinin bir ret sebebi olarak değerlendirilemeyeceğini, zira alacağa konu başlatılan takibin hangi tarih esas alınarak hesaplama yapılacağının taraflar arasındaki akdin konusu olduğunu, yapılacak basit bir incelemeyle yahut alacaklı tarafından yapılacak bir bildirimle dahi esas alınan tarihin belirlenmesinin mümkün olmadığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/839E. 2024/1143K. Ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2007/23259E. 2008/1543K. 31.01.2008 tarihli ilamının davacı lehine olduğunu, aşırı şekilciliğin hak kaybına sebebiyet vermemesi gerektiğinin yerleşik içtihatlarla da hüküm altına alındığını, basitçe giderilebilecek bir anlam boşluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmemesi gerektiğini, döviz cinsinden başlatılan takiplerde alacağın hesaplanmasına dair herhangi bir tarih bildiriminde bulunulmadığı durumda; tahsil tarihi/takibin başlatıldığı günkü kur esas alınarak çeviri yapıldığının kabul edileceğini, zira faiz vb. diğer alacaklar yönünden hesaplamaların yapılabilmesi adına icra daireleri müdürlükleri tarafından mutlak suretle bir hesaplama yapılması gerektiğini, huzurdaki dava konusu takipte de esas alınan kur tarihinin taraflarca kararlaştırılan tahsil tarihindeki kur bedeli olduğunu, davacı tarafından icra müdürlüğüne yöneltilen talebin taraflarca kararlaştırılan tahsil tarihindeki kur bedelinin esas alınmasına yönelik olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/1621 E. 2024/1473K. 17.10.2024 tarihli ilamında ''..Açıklanan nedenlerle; İİK nın 58/3.maddesi gereği yabancı para alacağının TL karşılığının tahsil tarihindeki kur karşılığının talep edildiği, sistemde mevcut 22.08.2023 tarihli yabancı paranın TL karşılığını gösterir takip talebinin (takip talebi ve ekleri) sekmesi altında icra dosyasında işlem gördüğü anlaşılmakla talep olunan alacağın TL karşılığının gösterildiği, bir eksiklik bulunmadığı halde usulüne uygun başlatılan bir icra takibi bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi dava şartlarına aykırılık teşkil ettiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir..." denildiğini, bu kapsamda davacı tarafından başlatılan takibin de icra müdürlükleri ile onaylanarak işleme konduğunu, diğer bir ifadeyle, takibe konan döviz alacağının tahsil tarihindeki kur ile hesaplaması yapılarak işleme alındığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı/alacaklı vekilince Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine 02.05.2023 tarihinde 4.100,03 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili yönünden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip talebinde alacağın TL karşılığı ve hangi kur üzerinden talep edildiğinin belirtilmediği anlaşılmıştır. İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165) Anılan noksanlık; kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar). Somut olayda davacı tarafından takip talebinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmemiş, davacı tarafından alacak doğrudan USD cinsinden talep edilmiştir. İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, UYAP sistemi üzerinden icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve daha sonra yetkili icra dairelerince gönderilen ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekir (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4310 Esas, 2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı) Bu nedenlerle, Mahkemece HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında isabetli olmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.06.2025 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.