İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/3692 E. 2021/984 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/3692
Karar No
2021/984
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/837 KARAR NO : 2025/845 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 30/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bursa .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı; İcra takibine yetki itirazı ile birlikte asıl alacağa da itiraz edildiği ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasından gönderilen ödemeemrine de müvekkili tarafından itiraz edildiği; takip konusu yapılan alacak miktarı ödeme emrinde, 27.624,89 TL Asıl Alacak ve asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi ile ödenmesinin talep edildiği; icra Takip Dayanağındaki belgede 3.000 USD karşılığı 27.624,89 TL yazılı olduğunun anlaşıldığı; müvekkili tarafından yapılan itiraz sonrasında davalının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dava dosyası ile alacağını talep ettiği; Dava dilekçesi incelendiğinde, talep konusunun itirazın iptali olduğu ve alacağın niteliğine dair başkaca bir kayıt olmadığı, alacağın yabancı para cinsinden olup olmadığı yani fiili ödeme günündeki kurdan paranın ödenmesinin talep edilmediğinin açık olduğu; İş bu dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemede muavin defterin esas alındığı, burada gösterilen miktarda icra takip çıkış rakamı ile aynı olan 27.624,89 TL olarak belirlendiği; dava sonucunda ise davalının lehine olmak üzere davanın kabulüne, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedildiği; bahse konu dava istinaf edilmiş olsa da; icra takip dosyasına teminat sunulmadığı için, kararın infazı için müvekkili şirkete haciz yoluyla takip dosyası ödenerek infaz edildiği; icra dosyası takip dayanağında yazılı 3.000 USD'nin karşılığı miktarda 27.624,89 TL yazılı olduğu, bu miktarda alacağa avans faizi istenildiği bu nedenle taraflarınca taraflar arasındaki alış-verişin dolar kuru endeksli olduğu kabul edilmese de, talebin yabancı paranın TL karşılığının talep edildiği ve TBK 99 DA BAHSEDİLEN SEÇİMLİK HAKKIN GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ ŞEKİLDE KULLANILDIĞININ AÇIK olduğu; ödemenin tahsilinden sonra Davalı Alacaklı Vekilinin müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından e fatura gereğince ödenmeyen borç yükünü açıklaması ile takip talebinde bulunduğu; Dava konusu fatura incelendiğinde faturanın açıklama kısmında kur farkı faturası olduğunun görüldüğü; davalı alacaklı vekilinin müvekkil adresi olarak göstermiş olduğu ancak müvekkil ile ilgisi olmayan bir adrese yapılan tebligat sonucunda takibin davalı tarafından öğrenilemeden kesinleştiği; Müvekkilinin icra takibini adresine İcra Memurları ile gelindiğinde öğrendiği; Durum Müvekkile anlatıldıktan ve haciz talebinde bulunulması üzerine müvekkilinin, takipten henüz haberdar olması nedeniyle itiraz ettiğini ancak kesinleşen takip karşında ve icra memurunun müvekkilin adresine geldiği saatin 17:00 den sonra olması, İcra Müdürlüğüne EFT nin kabul edilmemesi nedeniyle kullanmış olduğu mobil bankacılık sistemi üzerinden 43.700 TL yi davalı vekilinin hesabına gönderdiği ve haciz tutanağına da bu durumu yazdırdığı; Müvekkilinin haberi olmadığı bir fatura nedeniyle haberi olmayan borç için bir haciz baskısı altında kalması nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığı; ödemenin yapılması sonrasında müvekkil adına gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle İcra Hukuk Mahkemesine dava açıldığı; Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E ... K sayılı ilamı ile ödeme emrinin usulsüz olduğunun tespit edildiği; bu tarihten sonra davalı alacaklıya iş bu paranın yatırılması yönünde muhtıra gönderilmiş ise de alacaklının iş bu bedeli yatırmadığı; dava konusu olayda Davalı tarafın Bursa ... . İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyanın yetki itirazı nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... olarak başlattığı takipte, takibe konu alacağın dayanağı olan faturanın dolar faturası olduğu bu miktarın (3000 $ ) olarak faturada gösterildiği ancak İCRA TAKİBİNE BAŞLANDIĞI SIRADA VE DEVAMINDA ALACAĞI TÜRK LİRASI OLARAK TALEP ETTİĞİNİN AÇIK olduğu; TBK'nın 99 maddesi gereğince yapılan takiplerde alacağın fiili ödeme günündeki kur üzerinden ya da yabancı para alacağını davanın başında TÜRK LİRASINA ÇEVİREREK TALEPTE BULUNABİLECEĞİ YÖNÜNDE SEÇİMLİK BİR HAKKI OLDUĞUNUN HERKES TARAFINDAN BİLİNDİĞİ; YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN 10/04/2013 TARİH 2012/12-1072-2013/496 SAYILI KARARININ AYNI DOĞRULTUDA olduğu; davalının yabancı para borcunun fiili ödeme deki kur üzerinden seçimlik hakkını kullanmadığının, icra takibi ve dava dilekçesinde, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda açıkça anlaşılmakta olduğu; Yargıtay'ının sapma göstermeyen uygulamasında yabancı para alacağının alacağın muaccel olduğu tarihteki geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilebileceğinin açık olduğu; Davalının icra takibinde doğrudan Türk Lirası'na çevirip talep etmiş olduğu alacak için artık iş bu takibin dayanağının yabancı para olduğunu ileri süremeyeceği; taraflar arasında yapılan ticari işlemlerin dolar üzerinden yapılamadığı, tarafların birbirine kur farkı faturası düzenlenmesinin karşılıklı kabul ya da bir sözleşmeye bağlanmadığının açık olduğu; yapılan işlemlerin dolar kuru üzerinden yapılmasına onay vermemekle birlikte davalının takibinde zaten Türk Lirası talep etmesi nedeniyle paranın tahsil edilmesinden sonra KUR FARKI TALEP ETMESİNİN MÜMKÜN olmadığı; hal böyleyken hukuka aykırı bir talep ile kur farkı nedeniyle başlatılan takibin yine usulsüz tebligata dayanarak kesinleşmesi nedeniyle ödenen paranın iadesini sağlamak amacıyla dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve ... sayılı Arabuluculuk görüşmesi sonunda Anlaşmama şeklindeki Son Tutanağın karşılıklı olarak imza edilmesi ile davalı ile anlaşmanın mümkün olmadığını belirterek seçimlik hakkını bir defa kullanan davalının bundan sonra alacağın yabancı para olması nedenine dayanarak ödemenin zamanında yapılmaması nedeni ile kur farkı faturası düzenleyip davacıdan talep edemeyeceğinden, müvekkil aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından hukuka aykırı olarak başlatılan takipte, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile, haciz baskısı altında yapılan 43.700 TL'nin iade edilmesine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında gerçekleştirilen ticari alışveriş kapsamında, müvekkili tarafından dava konusu olan malların, borçlu şirkete teslim edildiği; sonrasında da e-arşiv fatura kesilerek borçlu şirkete gönderildiği; 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmayıp faturanın kesinleştiği; bahse konu ticari ilişkideki Müvekkilinin kendi edimi olan teslim borcunu eksiksiz yerine getirmesine rağmen karşı tarafın, ödeme edimini yerine getirmekten kaçındığı; bunun üzerine müvekkilinin haklı alacağının tahsili maksadıyla devletin resmi organları vasıtasıyla icra işlemlerine başlanmak durumunda kalındığı; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası İle başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiği; bunun üzerine taraflarınca Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile 01.04.2022 tarihinde İTİRAZIN İPTALİ davasının ikame edildiği; Söz konusu davada alınan 30/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusunun, davacının davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan faturaya bağlı cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı tarafından sunulan 2021 yılı ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, takibe ve davaya konu edilen cari hesap özetinde kayıtlı faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, herhangi bir ödeme belgesine rastlanılmadığı, davalı taraf ticari defterleri incelemeye sunulmadığından sahibi lehine delil niteliği hususunda değerlendirme yapılamadığı, davaya konu fatura; gerek davacı tarafın BS formlarında gerekse de Davalı tarafın Ba formlarında mevcut olması hususları birlikte nazara alındığında, söz konusu faturanın davalının kabulünde olduğunun değerlendirildiği, tarafların inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin sayın mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, neticeten, incelenen ticari defterler, faturalar ve tüm dosya içeriği çerçevesinde takip tarihi itibari ile davacının davalı yandan 27.624,89 TL alacağının bulunduğu, sonuç ve kanaatine varıldığını, nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.” mahkemece borçlu tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen borçlu tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği ve yerinde inceleme talep etmediğinin görüldüğü; Bahse konu mahkeme dosyasındaki 29.12.2022 tarihli GEREKÇELİ KARARININ sonuç kısmında ise ; "Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiğinin, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğunun davacı tarafından; ticari defter kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması, dosyada mevcut BA-BS kayıtları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği, ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddiaların yerinde olmadığı kanaatine varıldığından itirazın iptali ve davanın kabulüne karar verilmiştir." dolayısıyla müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç ilişkisinin bulunduğu hususunun mahkeme kararı ile sabit olduğu; söz konusu gerekçeli kararının dilekçeleri ekinde sayın mahkemeye sunulduğu; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas .... Karar sayılı dosyasının celbinin talep edildiği; Ülkemizin de içerisinde bulunduğu küresel ekonomik kriz nedeniyle oluşan enflasyonist bir ortamda, yurtiçinde gerçekleştirilen dövize endeksli ürünlerin ticari faaliyetlerinde dahi yabancı paraların kullanılmakta olduğu; bu durumda ticari ilişkilerden kaynaklı faturalarda söz konusu yabancı para birimi ile Türk para birimi arasında kur farkları oluştuğu; Öncelikle kavramları kısaca açıklanmasında fayda görüldüğü; kur, bir ülkeye ait para biriminin diğer para birimleri karşısındaki fiyatı olduğu; Kur farkının ise; yabancı para birimi ile yapılan ticari ilişkilerde faturanın düzenlendiği tarih ile faturanın ödendiği tarih arasında paranın değerinde olan değişimden kaynaklı tarafların lehine ya da aleyhine olan farka verilen isim olduğu; yabancı para birimi ile yapılan ticari ilişkilerde faturanın düzenlendiği tarih ile faturanın ödendiği tarih arasında paranın değerinde olan değişimden kaynaklı tarafların lehine ya da aleyhine olarak ortaya çıkan farka ilişkin aleyhine fark oluşan tarafın düzenlediği faturaya kur farkı faturası adı verildiği; Vergi Usul Kanunu'nun 215'inci maddesine göre fatura, kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılmasının şarta bağlanmış durumda olduğu; bununla beraber Türk Lirası karşılığı gösterilmesi koşuluyla bu fatura ve belgelerin yabancı para birimine göre de düzenlenmesinin mümkün olduğu; Vergi Usul Kanunu Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu(1) Madde 215- (Değişik: 16/7/2004-5228/7 md.) 1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. Kur farkı faturalarından kaynaklı davalar konusunda Yargıtay'ın istikrarlı bir görüş benimsediğinin görüldüğü; aşağıda yer alan 2 şartın varlığı halinde kur farkının talep edilebileceği; fatura, döviz cinsinden düzenlenmeli ve TL karşılığı faturada gösterilmelidir. Kur farkı talep edebilmenin ilk koşulu düzenlenen faturanın döviz cinsinden düzenlenmesidir. Vergi Usul Kanunumuzun 215. maddesi uyarınca döviz cinsinden düzenlenen faturaların Türk Lirası karşılığı da faturada yer almalıdır. “Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekeceği; (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.09.2018 tarih 2017/3549 Esas, 2018/4033 Karar) “Ayrıca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapılmış olması, asıl faturada açıkça döviz karşılığının belirtilmesi ve döviz karşılığının süresinde ödenmemesi gerekmektedir..." (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 09.02.2021 Tarihli 2020/3692 E. 2021/984 K. Sayılı Kararı) somut olayda davaya konu olan 06.08.2021 tarihli ... Nolu E-ARŞİV faturanın alt bölümünde fatura bedelinin, 3.000 USD olduğu ve mevzuat gereği TL karşılığının gösterildiği; ayrıca işbu faturanın tahsilatının da döviz cinsinden olacağının belirtildiği; tüm bu hususlar söz konusu faturada yer almış olup karşı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edilmediği için TTK md.21/2 gereğince fatura münderacatı kabul edilmiş sayılacağı; taraflardan herhangi birinin kur farkı talep edebilmesi için yapılan ticari satımın döviz cinsinden yapıldığını ispat etmesi gerektiği; Yabancı para birimi üzerinden ilişkinin varlığının sınırlı biçim ve koşullardaki belgelerle ispatlanabilir olduğu; İspatın, taraflar arasında yapılan sözleşme ile yapılabileceği gibi ticari ilişkinin döviz cinsinden yapıldığına dair yazışma, mailleşme, sipariş formu, teklif formları, döviz cinsinden düzenlenmiş fatura veyahut fatura açıklamasında buna ilişkin beyanlar vb. gibi evraklar ile de ispat edilebilir olduğu; konuya ilişkin emsal nitelikteki Yargıtay kararlarının sunulduğu; (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarih 2018/1227 Esas, 2019/1611 Karar - (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.12.2019 tarih 2018/965 Esas, 2019/5447 Karar) , somut olayda dövize endeksli malların satışı nedeniyle öncelikle Yargıtay'ın belirlemiş olduğu tüm kriterleri içerecek şekilde Türk lirası karşılığı da gösterilmek suretiyle asıl faturanın kesildiği; ancak borçlu tarafın ödeme gününde asıl faturanın bedelini ödemediği; İcra takibi neticesinde ödeme gününden çok sonra asıl faturanın ödemesinin yapılması nedeniyle ortaya kur farkının çıktığı; bu nedenle müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete 11.01.2023 tarihinde ... fatura nolu 33.252,44 TL tutarlı e-FATURA kesildiği; Borçlu şirket tarafından işbu faturaya da süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığı; bu nedenle müvekkil şirket adına kur farkı faturasından kaynaklı icra takibi yapılmak zorunda kalındığı; kur farkı faturasının zamanında ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine gidilen haciz esnasında, borçlu şirketin yetkilisi ...nin diğer şirketi olan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi resmi banka hesabından 08.03.2023 tarihinde alacaklı vekili olarak hesaplarına, DOSYA BORCUNA İSTİNADEN 43.700 TL İHTİRAZİ KAYITSIZ olarak ödendiği; her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde, dosya borcunu haciz baskısı ile ödediklerini iddia etmişse de, ödeme dekontu incelendiğinde, dosya borcunun ihtirazi kayıtsız olarak ödendiğinin görüleceği; bu nedenle davacı tarafın iddialarının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığı, ayrıca, işbu dava konusu icra takibinin itirazsız kesinleştiği, söz konusu borç miktarına ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmaksızın ödeme yapıldığı ve netice itibariyle işbu icra takibinin infaz edildiği; Davacının işbu icra takibine yönelik iddialarının asılsız ve dayanaksız olup, müvekkili tarafından kur farkına ilişkin kesilen ve davacının hiçbir itirazı olmayan faturaların konu edildiği icra takiplerinin usul ve yasaya uygun olduğu; daha sonrasında ise, dosya borcu olarak ödenen işbu paranın huzurdaki davaya konu edilerek istirdatının istenmesinin kötü niyetin bir göstergesi olduğu; dlayısıyla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili şirket tarafından. döviz faturasının zamanında ödenmemesi nedeniyle kur farkı faturası tanzim etmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun söz konusu olmadığı; müvekkili şirketin tek gayesinin haklı alacağına kavuşmak olduğu; bu nedenle huzurdaki haksız ve mesnetsiz bir şekilde açılan kötü niyetli işbu davanın reddinin gerektiğini belirterek borçlunun döviz cinsinden kesilen asıl faturayı zamanında ödememesinden dolayı ortaya çıkan kur farkının faturalandırılmasında usul ve yasaya aykırı bir durumun söz konusu olmaması nedeniyle, huzurdaki haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 19/10/2024 tarihli raporda özetle, davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2021-2022-2023 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkememizin takdirinde bulunduğu; davalı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2021-2022-2023 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine Uygun tutuldukları anlaşılmakla anılan ticari defterlerin davalı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkememiz takdirinde bulunduğu; huzurdaki dava ile davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından hukuka aykırı olarak başlatılan takipte, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile, haciz baskısı altında yapılan 43.700 TL'nin iade edilmesine karar verilmesinin talep edildiği; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bakırköy .... ATM ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen fatura alacağına ilişkin davacı tarafça kur farkı alacağı talep edilip edilemeyeceği, davacı tarafça başlatılan kur farkı alacağına ilişkin Bakırköy .... İCM ... Esas sayılı takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğunun anlaşıldığı; davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile 33.252,44 TL ve 89,37 TL faiz olmak üzere toplam 33.341,81 TL tutarında alacağın tahsili tarihine kadar avans faizi masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebinin olduğu; borcun sebebi olarak; “11/01/2023 Tarihli ... No.lu E-Fatura Gereği Ödenmeyen Borç Yekunu 33.341,81 TL” tutarın gösterildiği; takibin kesinleştiği ve davalı-borçlu tarafından rapor içerisinde görseline yer verilen Banka Dekontu ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya borcunun 43.700,00 TL olarak ödendiği; davacı şirket tarafından dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan ticari defterlerin tetkikinde, davalı şirket tarafından adına düzenlenen ve rapor içerisinde görseline yer verilen 11.01.2023 tarih, ... no.lu, “Kur Farkı” açıklamalı, 33.252,44 TL bedelli faturayı 2023 yılı ticari defterlerine, davalı ile olan ticari ilişkisini takip ettiği 320 Satıcılar Hesabı, 320.01.18 alt hesap kodunda davalı şirket adına alacak kaydettiği; neticeten davacı şirket tarafından dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan ticari defterlerin tetkikinde huzurdaki dava tarihi 29.08.2023 itibarıyla davalı alacak tutarının 33.252,44 TL olduğunun görüldüğü; davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve görseline rapor içerisinde yer verilen 11.01.2023 tarih, ... no.lu, “Kur Farkı” açıklamalı, 33.252,44 TL bedelli faturayı davacı adına borç kaydettiği; 13.03.2023 tarihinde “... Tekstil İnşaat Banka Ödeme” açıklaması ile 33.252,44 TL tahsilatın alacak kaydı ile mahsubu neticesinde davalı şirket tarafından ibraz olunan ticari defterler kapsamında 29.08.2023 itibarıyla davacıdan alacaklı olmadığının anlaşıldığı; huzurdaki dava konusu edilen ve istirdatı talep edilen 11.01.2023 tarih, .... no.lu, “Kur Farkı” açıklamalı, 33.252,44 TL bedelli faturanın davacı şirket ticari defterlerinde davalı adına alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiş olmakla, davalı ticari defterlerinde anılan fatura bedelinin 13.03.2023 tarihinde ödendiği ve kayıtlarına alındığı ancak davacı tarafından yapılan bu ödemenin davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarında yer almadığı; taraflar arasında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi tahtında yapılan yargılama neticesinde anılan davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı (huzurdaki davanın davacısı) tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 27.624,89-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına karar verilmiş, başka bir ifadeyle huzurdaki davanın davalısı tarafından açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiği; bu kapsamda tarafların anılan davaya konu 08.08.2021 tarih, ... no.lu, 27.624,89 TL bedelli faturanın davalı (huzurdaki davanın davacısı) şirket tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine BA Formu ile beyan ettiği gözetilerek anılan faturanın davalı (huzurdaki davanın davacısı) tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlendiğinin sabit olduğu; huzurdaki dava konusu edilen ve istirdatı talep edilen 11.01.2023 tarih, ... no.lu, “Kur Farkı” açıklamalı, 33.252,44 TL bedelli faturanın davacı şirket ticari defterlerinde davalı adına alacak kaydının bulunduğu, ancak davalı ticari defterlerinde anılan fatura bedelinin 13.03.2023 tarihinde ödendiği ve kayıtlarına alındığı anlaşılmakla birlikte davacı tarafından yapılan bu ödemenin davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarında yer almadığı; huzurdaki davanın davacısı tarafından huzurdaki davanın davalısı şirket aleyhine Bakırköy .... AHM ... E. Sayılı dosyası ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, tebligatın geçersiz olduğunu belirterek; şikayetin kabulüne, öğrenme tarihinin 08/03/2023 tarihi olarak düzeltilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği; anılan mahkeme tahtında yapılan neticesinde anılan Mahkemenin 11.05.2023 tarih, .... K. Sayılı Kararı ile “Usulsüz tebligat şikayetinin KABULÜ ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacıya gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 08/03/2023 tarihi olarak DÜZELTİLMESİNE, takip ilamsız takip olmakla tebliğ addolunan tarihe göre diğer hususlarda icra müdürlüğünce karar VERİLMESİNE, ” karar verildiği; anılan kararın 11.05.2023 tarihinde kesinleştiği , neticeten, huzurdaki davaya konu taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bakırköy .... ATM .. Esas sayılı dosyasında kabul edilen fatura alacağına ilişkin davacı tarafça kur farkı alacağı talep edilip edilemeyeceği, davacı tarafça başlatılan kur farkı alacağına ilişkin Bakırköy .... İCM ... Esas sayılı takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin anılan Mahkeme kararları kapsamında davacının istirdat talebinin kabul edilemeyeceğine yönelik hukuki yorum ve nihai takdirin mahkememize ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 22/06/2025 tarihli ek raporda özetle, kök rapor “Sonuç” bölümünde değişikliğe gidilmediği; neticeten, huzurdaki davaya konu taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bakırköy .... ATM ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen fatura alacağına ilişkin davacı tarafça kur farkı alacağı talep edilip edilemeyeceği, davacı tarafça başlatılan kur farkı alacağına ilişkin Bakırköy .... İCM ... Esas sayılı takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin anılan Mahkeme kararları kapsamında davacının istirdat talebinin kabul edilemeyeceğine yönelik hukuki yorum ve nihai takdirin mahkememize ait olduğu ancak daha açık bir ifadeyle, taraflar arasında kur farkı uygulamasının bulunduğu; zira davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve görseline gerek kök raporda ve gerekse huzurdaki raporda yer verildiği üzere düzenlendiği tarihte TCMB Döviz Kuru ve Türk Lirası karşılığı gösterilmek suretiyle düzenlenen faturanın her iki şirket ticari defterlerine itiraza uğramaksızın kayıtlı olduğu; fatura ve içeriği mal/hizmet teslim ve tebliğine ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı; davacı vekilinin “Dava dayanakları olan davalı alacaklının TBK 99 vd maddesine göre bu hakkın geri döndürülemez şekilde kullanılıp kullanılmadığının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/04/2013 Tarih 2012/12-1072-2013/496 Sayılı Kararının hiç incelenmeden rapor düzenlendiği, beyanı kapsamında hukuki yorum ve nihai takdirin mahkememize ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, Bakırköy .... İcra Dairesinin, Bakırköy .... İcra Dairesinin, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü sayılı dosyası ..., Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün yazı cevabı, Bakırköy ... ATM .... Esas sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin, Türkiye İş Bankasının yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava,Bakırköy .... İCM ... sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy .... ATM ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen 06/08/2021 tarihli 27.624,89 TL fatura alacağına istinaden düzenlenen 11/01/2023 tarihli kur farkı faturası nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; davacı tarafça 11/01/2023 tarihli kur farkı faturasına ilişkin davalıya borçlu olmaması nedeniyle Bakırköy ... İCM ... sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadı talep edilmiş olup Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas 2022/1077 Karar sayılı ilamı ile davalının davacıdan 06/08/2021 tarihli 27.624,89-TL fatura alacağı bulunduğu yönünde karar verildiği,bir ticari ilişkide kur farkının talep edilebilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmede kur farkına ilişkin açık bir hüküm bulunması veya bu konuda taraflar arasında teamül oluşturacak bir uygulama bulunması gerekmekte olup (İstanbul B.A.M. 14. H.D. 23/11/2023 tarihli 2020/1970 Esas 2023/1907 Karar sayılı ilamı) mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde ( 22/06/2025 tarihli ek rapor) tarafların defterlerinde kur farkına ilişkin 11/01/2023 tarihli faturanın yer aldığı ve kur farkı uygulaması bulunduğu tespit edildiğinden davacının kur farkı borcu bulunduğu, dolayısıyla da istirdat talebinin yerinde olmadığı,davalı tarafça TKB 99 kapsamında yabancı para ve TL arasında bir seçim yapılmadığı, takibin TL cinsinden talep edildiği anlaşıldığından davacının bu husustaki iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 749,29.-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 133,89.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 3-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 565,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.065,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 30/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/3692, K. 2021/984, T. 11.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-3692-e-2021-984-k-1687f9a886c1