Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/435 E. 2026/80 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/435
Karar No
2026/80
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/435 - 2026/80 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/435 KARAR NO : 2026/80

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/01/2024 NUMARASI : 2022/632 Esas 2024/35 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 29.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29.01.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 18.08.2021 tarihinde davalı ... idaresinde olup uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı Belediye bağlı davalı Şirketin işleteni olduğu, davalı Belediyenin adam çalıştıran olarak sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı olan iş makinesi ile davacıya ait kamyonun karıştığı trafik kazası meydana geldiğini, kaza ile ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağının eksik ve hatalı olup iptalini talep ettiklerini, iş makinesinin karayoluna tecavüz ederek tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, iş makinesinin karayolunda seyir izin belgesi olmadığını, kaza nedeniyle davacıya ait kamyonun hasar gördüğünü, ayrıca davacının kazanç kaybına uğradığını belirterek, kaza tespit tutanağının iptali ile kusur durumunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL hasar bedelinin tüm davalılardan, 500,00 TL kazanç kaybının sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, iş makinesinin mülkiyetinin dava dışı şirkete ait olup Belediye tarafından kiralandığını ve kullanıldığını, davalı şirketin Belediyenin iştiraki olup davada taraf sıfatı bulunmadığını, iddiaların doğru olmadığını, sürücünün davalı şirket çalışanı olduğunu ve sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Belediye vekili, iddiaların haksız olup davalı sürücünün davalı şirket ile davalı belediye arasında imzalanan sözleşme gereğince temizlik işleri personeli olarak görev yaptığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusursuz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı belediyenin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün % 100 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve kazanç kaybı talebine ilişkin olduğu, mahallinde keşif yapılarak düzenlenen 05.06.2023 tarihli rapor ve Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.12.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki eksiklikler barındırdığını, bilirkişinin uzmanlık alanı olmadığını, bilirkişilerin kendilerine tanınan süre zarfında dosyaya bilirkişi raporunu sunmadığını, bilirkişi ek raporunda itirazlarının değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporunun da ileri sürülen somut delillere dayalı inceleme yapılmadan sadece kaza tespit tutanağı ile hasar belgelerine binaen yetersiz rapor düzenlendiğini, olaya ilişkin fotoğrafların irdelenmediğini, davacı yaralı iken hatalı şekilde kaleme alınan ifade beyanına kazanın hemen sonrasında davacı tarafından yapılan itirazın değerlendirilmediğini, iş makinesinin trafiğe çıkış izin belgesi olmadığını, bilirkişi raporunun çelişkili ifadeler içerdiğini ve hüküm vermeye elverişli olmadığını, davalı sürücü ...’ün mazeretsiz olarak arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinden davalı ...’ün sorumlu tutulması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 18.08.2021 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu iş makinesi ile davacının idaresindeki aracın karıştığı kazada davacıya ait kamyonun hasar gördüğünü belirterek hasar bedeli ve kazanç kaybı taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6098 sayılı TBK'nin 49. maddesinde de “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile haksız filin bir türü olan trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, zarar görenin gerçek zararından sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" denilmiştir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 18.08.2021 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken aynı istikamette gitmekte olan ... idaresindeki iş makinesine arkadan çarpması neticesinde kaza meydana geldiği, davacı sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 56/1-c maddesi ihlal ettiğinin belirtildiği, mahkemece yargılama sırasında mahallinde keşif yapılmak suretiyle makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.06.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.12.2022 tarihli raporda davacı sürücünün idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında gündüz vakti Devlet karayolunda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermeyip aracının hareket alanını kontrol altında bulundurmayarak, önünde en sağ şeridi takiben seyreden iş makinesine arkasından tehlikeli biçimde yaklaşıp aracının sağ önüyle çarpması nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporların kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, birbirini doğrulayan kusur raporları ile kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusursuz olduğunun saptandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında, öte yandan davalı sürücü yönünden arabuluculuk zorunlu olmadığından yazılı şekilde arabulculuk giderine hükmedilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/435, K. 2026/80, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-435-e-2026-80-k-30f4af18a242