Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/350 E. 2024/1819 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/350
Karar No
2024/1819
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2024 NUMARASI : Esas Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/11/2024 YAZIM TARİHİ : 14/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 09/01/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının ... Gıda isimli iş yerini işlettiği dönemde 01.09.2018 tarihinde davalı şirket ile Bayilik Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca davacının 01.09.2018-15.01.2019 tarihleri arasında Zonguldak ve ilçelerinde davalı şirketin EDT distribütörlüğünü yaptığını, satış veya dağıtımını gerçekleştirmek amacıyla davalı şirketten 60 adet Şalgam Suyu Acılı 1 lt, 1752 adet Şalgam Suyu Acılı 330 ml, 2160 adet Şalgam Suyu 330 ml, 300 adet Torku Süzme Çiçek Balı 100x18 gr, 3500 adet Krempare 15 gr, 6.600 adet Torku Ayran 175 ml, 1752 adet Torku Ayran 300 ml, 5 Adet Torku Homojenize Yoğurt 9 kg, 108 adet Torku 1/5 Çilekli Süt ve 200 adet Torku Tereyağ 10 gr satın aldığını, ürünlerin mevzuatta öngörülen kalite ve standartlarda uygun olarak üretilmediğinden davacı tarafından satılmadığı gibi dağıtımını yaptığı market, bakkal, toptancı vs. gibi yerlerden aynı gerekçe ile davacıya iade edildiğini, davacının bu durumu davalı şirket yetkilisine ilettiğini, söz konusu irsaliye faturaların Aras Kargo ile 25/06/2019 tarihinde gönderildiği 27/06/2019 tarihinde şirkete teslim edilmesine rağmen 14/05/2019 seri nolu faturaya konu borç olan 20.333,63 TL'nin davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı şirket tarafından 8 günlük süre sonrasında Konya ..Noterliği 17.07.2019 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... NL 15.06.2019 tarihli genel toplam 20.333,66 TL tutarlı faturanın kabul edilmeyerek reddedildiği bildirdiğini, söz konusu faturanın iade edildiğini, 14.05.2019 tarihli ... seri nolu irsaliyeli fatura ile ilgili herhangi bir itirazda bulunulmadığını, Zonguldak...Noterliğinin 22.03.2021 tarih ve.... yevmiye nolu ihtarname ile 14.05.2019 tarihli ... seri nolu faturaya konu borç olan 3.956,63 TL ve 15.06.2019 tarihli ... seri nolu faturaya konu borç olan 20.333,66 TL'nin faiziyle birlikte 7 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde alacağın tahsili için yargısal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalı şirketin Konya ..Noterliği 25.03.2021 tarih ve... yevmiye nolu ihtarname ile ihtarname içeriğinde iddia edilen hususların maddi gerçeklere aykırı olduğu iddiası ile olumsuz yanıt verildiğini, söz konusu irsaliyeli faturalara konu borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket hakkında Konya .. İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyasıyla toplam 31.329,99 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalı şirketin borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava emiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme konusundaki ticari ilişkiye uygun hareket ettiğini, söz konusu faturalara ilişkin bir borcunun bulunmadığını, bayilik sözleşmesindeki taraflar arasında iade hususunun öngörülmediği halde davacının ödenmediğini iddia edilen 14/05/2019 tarihli 3.956,63 TL bedelli ... seri nolu faturanın, üretimden kaynaklı hasarlı denebilecek ürünlerle ilgili olduğu için davalı şirket kayıtlarına alınarak davacının davalı şirkete olan borçlarından mahsup edildiğini, davacının ödenmediğini iddia ettiği 15.06.2019 tarihli 20.333,66 TL. bedelli ... seri nolu faturanın, son kullanma tarihinin geçmiş iadesi olmayan ürünlerle ilgili olduğu için davalı şirket kayıtlarına alınmayarak yasal süre içerisinde itiraz edildiğinden faturanın iade edildiğini, davacının da bayilik sözleşmesinde iade şartını içermediğini çok iyi bildiğini, davalı şirketin kayıtlarında davacıya kesilen son fatura tarihinin 24/01/2019 olduğunu, son kullanma tarihinin 30 gün olan ürünlerin aylar sonra sözleşmeye aykırı bir şekilde iade edilmeye çalışılmasının kötüniyetli olduğunu, davalı şirketin, sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, gerek sözleşme gerekse yasaya aykırı faturaların davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek yasal itiraz süresi içerisinde reddedilerek iade edildiğini bu nedenle davacı firmanın davalı şirketten hiçbir hak ve alacağının mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, İİK'nın m.67/2 uyarınca haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine ilişkin %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi, bilirkişi raporları, icra dosyası, ibraname, taraf yemini, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından 14/05/2019 Tarih, ... Seri Numaralı ve 3.956,63 TL bedelli fatura ile 15/06/2019 Tarih, ... Seri Numaralı ve 20.333,66 TL bedelli faturalar dayanak olmak üzere davalı hakkında icra takibine geçilmiş isede; (a) Tarafların incelenen ticari defterlerinde 14/05/2019 Tarih, ... Seri Numaralı ve 3.956,63 TL bedelli faturanın davacının cari hesaptan kaynaklanan borcuna mahsup edildiği anlaşılmakla davacının bu fatura tutarı yönüyle herhangi bir alacağı olmadığı, (b) Her ne kadar davacı tarafından 15/06/2019 Tarih, ... Seri Numaralı ve 20.333,66 TL bedelli faturaya konu ürünlerin taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 18. Maddesi gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak üretilmediği ve ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de yukarıda detayıyla izah edildiği üzere davacının söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu ispat edemediği, taraflar arasında akdedilen 14/05/2019 tarihli İbranamede tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının kararlaştırıldığı, yine ibranamede Son Kullanma Tarihi dolan ürünlerin davalı tarafından imhasının talep edildiği ve kararlaştırıldığı, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 25. Maddesi gereğince tarihi geçmiş ya da saklama koşullarından kaynaklanan bozulmuş mallar açısından davalının bir sorumluluğu olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş, (c) Taraflar arasındaki ihtilafın muhakemeyi gerektiği, her ne kadar davacı takibe geçmekte haksız ise de dosyadaki mevcut delil durumuna göre takibe geçmesinde kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden Yasal şartların oluşmadığına kanaat edilmekle davalının 2004 Sayılı Kanunun 67/2 maddesi gereğince talep etmiş olduğu kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle davanın reddine, yasal şartların oluşmadığına kanaat edilmekle davalının 2004 sayılı kanunun 67/2 maddesi gereğince talep etmiş olduğu kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri, delil dilekçesi ve tüm sözlü beyanlarını tekrar ettiklerini, yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde 16.09.2022 tarihli ve 10.01.2023 tarihli bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları incelenmeksizin ve değerlendirilmeksizin esas hakkında karar verildiğini, mahkemece itirazlarında belirtilen hususları kapsar şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı şekilde eksiklik içeren bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, mahkemece süresi içerisinde kimlik ve adres bilgileri verilen tanıkların dinlenilmesi talebinin reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece 25.12.2023 tarihli duruşmada dinlenen tanık .......'ın beyanında belirttiği gibi tanık ve müvekkili davacı arasında akrabalık veya husumet bulunmadığını, hatta tanığın ve müvekkilinin birbirlerini tanımadığını, aleyhe olan hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte tanık beyanında açıkça ...... plakalı dorseyi kullandığını, müvekkil davacıya ait ... Gıda isimli iş yerinden iade edilecek ürünleri irsaliye ile aldığını, ürünleri teslim tesellüm belgesi ve irsaliye ile davalı şirkete teslim ettiğini beyan ettiğini, diğer deliller ile tanık beyanlarının iddialarını ispatlanmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların incelenen ticari defterlerinde 14.05.2019 tarihli ... seri numaralı ve 3.956,63 TL bedelli faturanın davacının cari hesaptan kaynaklanan borcuna mahsup edildiğinden davacının bu fatura tutarı yönüyle herhangi bir alacağı olmadığını, 15.06.2019 tarihli ... seri numaralı ve 20.333,66 TL bedelli faturaya konu ürünlerin taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 18. maddesi gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak üretilmediği ve ayıplı olduğu iddiasının ispat edilmediğini, Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmemek suretiyle faturaların içeriğinin davalı şirket tarafından kabul edildiğini, bu hususun usul ve yasaya aykırı şekilde yerel mahkemece dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir.

Davacının davalı şirketin bayiliğini yaptığını, ayıplı olarak gelen malları davalı şirkete iade ettiğini, davalının iade edilen malların bedelini ödemediğini, bu bedelin tahsili için Konya.. İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, 15/06/2019 Tarih, ... Seri Numaralı ve 20.333,66 TL bedelli faturadaki malların davacı tarafından davalıya iade edildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının bu faturadaki malların ayıplı olduğunu ispat edemediği, davalının bu faturadaki malların son kullanma tarihlerinin geçmiş olması nedeniyle kabul edilmediğini beyan ettiği, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin 25.maddesinde "Bayi, şirketin yazılı onayını almadan tarihi geçmiş ya da saklama koşullarından kaynaklanan bozulmuş malları MÜŞTERİDEN geri almayacaktır. Şirketin yazılı onayı alınmadan alınmış bulunan iade malların bedelini Bayi hiçbir şekilde şirketten talep etmeyeceğini kabul ve ikrar eder." hükmünün yer aldığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/11/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

Atıf: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/350, K. 2024/1819, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2024-350-e-2024-1819-k-76ba27279d44