Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/344 E. 2024/98 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/344
- Karar No
- 2024/98
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1706 KARAR NO: 2025/58 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 26/07/2024 NUMARASI: 2024/256 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım) KARAR TARİHİ: 22/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 28.04.2021 tarihli İstanbul ili, Çekmeköy İlçesi, ... Mahalesinde bulunan taşınmazda ... Villa ve sosyal tesis - konut projesi adı altında eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince iş bedeli 13.000.000,00 TL davalı tarafa ödendiğini, ayrıca sözleşmenin 3. sayfasında; malzeme fiyatlarına gelebilecek olan zamlar da fiyatlara yansılatılacaktır denilmiş ve bu nam adı altında davalıya toplamda 30.800.000.-TL ödenmesi kararlaştırıldığı ve bu bedel ödendiğini, davalı şirket yetkilisi ile 02.11.2023 tarihinde borcun kapatılması için protokol imzalandığını, protokolde villanın 800.000,00 USD doların satıldığı bu bedelin borca sayılacağı protokolde belirtildiğini, çekler teminat olarak verildiği buna ilişkin 06.11.2023 tarihli protokol imzalandığını, 30.01.2024 keşide tarihli 6.000.000.-TL ( altı milyon TL ) bedelli ... nolu çek ve 28.02.2024 keşide tarihli 4.000.000.-TL ( dört milyon TL ) bedelli ... nolu çek teminat olarak verildiğini, protokol 5. Maddesinde iki adet çekin teminat olarak alıcıda kalacağı yazılı olduğunu, davalı şirkete borç olmamasına rağmen çekler bankaya yazdırıldığını, davacının 15 Asliye Ticaret mahkemesine sunduğu dilekçede belirttiği gibi, davacıya davalı tarafından 51.440.000,00 TL fatura kesildiği ve bu faturanın 8.000.000,00 TL kısmı süresinde kabul edilmeyerek iade edildiği, davalıya 30.800.000,00 TL ödendiği açık olduğunu, protokol incelendiğinde davacı tarafından 800.000,00 USD* 28.880=23.048.000,00 TL ödendiği sabit olduğu, gerek villa satışı ve gerek ise nakit ile 53.848.000,00 TL ödendiğinden borcun bulunmadığını belirterek, davacı tarafından keşide edilen ve sözleşme gereğince verilen 30.01.2024 keşide tarihli 6.000.000.-TL ( altı milyon TL ) bedelli ... nolu çekler yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın talebi ile İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/98 Değişik iş dava dosyası üzerinden dava konusu yapılan 2 adet çek için ihtiyati tedbir uygulanmasına, icra takibine konu edilmemesine karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı borcunu ödemediğini ve ödemeyi ispat edilmediğini, davacının yaptığı 2.000.000,00 TL ödeme (74.128,95 USD), kesilen 2 adet iade faturasının KDV bedeli 1.333.333,00 TL ( 48.702,96 USD) ve borca karşılık alınan villa bedeli 666.666,66 USD düşüldüğünde nihai olarak davalının 327.129,86 USD ( 10.517.224,96 TL ) alacaklı olduğunu ve borcun ödenmediğini, 27.07.2023 tarihli protokol gereğince verilen 150.000,00 USD borç paranın ve bakiye borcun 28.02.2024 tarihine kadar ödeneceği, ödenmemesi ihtimaline karşılık 6.000.000,00 TL ve 4.000.000,00 TL iki adet çekin teminat olarak verildiği de hüküm altına alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davalının 24/03/2024 tarihinde İstanbul Anadolu 11 ATM 2024/246 d.iş sayılı dosyasından, dosyamızda dava konusu ve İstanbul 5 ATM 2024/98 d.iş sayılı dosyasından tedbir konusu edilen çeklerden 28/02/2024 keşide tarihli 4.000.000,00TL bedelli ... seri numaralı çek hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, aynı mahkemenin 2024/246 d.iş sayılı 28/03/2024 tarihli kararı ile %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararının verildiği, dosyamız davacısının 29/05/2024 tarihinde ihtiyati hacze konu çek hakkında İstanbul 15 ATM 2024/98d.iş sayılı dosyasından icra takibine konu edilmemesi tedbir kararı verildiği gerekçesi ile ihtiyati haczin kaldırılması talebinde bulunulduğu, mahkemece 24/05/2024 tarihinde uyuşmazlığın esası hakkında menfi tespit davası açıldığı ve itiraz hakkında mahkememizce karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile dosyanın mahkeme dosyasına gönderildiği, İİK 265/1 maddesinde, ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayıldığı, İhtiyati hacze konu çek incelendiğinde TTK'da belirtilen zorunlu çek unsurlarını taşıdığı 28/02/2024 keşide tarihli çekin süresinde 28/02/2024 tarihinde tahsili için bankaya ibraz edildiği ancak kaşılığının bulunmaması nedeniyle çekin arkasının yazıldığı ve bedelinin ödenmediği görülmekle alacaklı lehine tedbir niteliğinde bulunan teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasaya uygun olduğu, çek hakkında icra takibine konu edilmemesi tedbir kararı verilmiş olmasının ihtiyati haciz talep hakkını ortadan kaldırmadığı, tedbirin sadece icra takip işlemi hakkında verildiği, davacını İİK 265/1 maddesi kapsamında ve yerinde görülmeyen ihtiyati hacze itirazının reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Tarafça mahkemeden HMK 395. Madde 'Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması Madde 395- aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.' hükmü gereğince tedbir kararının eldeki tüm protokoller, protokollerde belirlenen alacak miktarı ve bunun karşılığında yapılan ödemeler dikkate alınarak tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, mahkemece tedbir kararının kaldırılması için teminat gösterilmesine karar verilirse belirlenecek teminatı da göstermeye hazırız.' şeklinde talepte bulunulduğunu, ancak mahkeme tarafından tedbirin kaldırılması talebinin reddedildiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebini reddetmesi üzerine davacı taraf Beykoz İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasının durdurulmasını ve hacizlerin fekkini talep ettiğini, icra müdürlüğünce dosyasının incelendiğini, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/98 D.iş, 2024/98 K. 14/03/2024 karar tarihli karar ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilerek takibin durdurulduğunu, takibin durdurulması üzerine davacı-borçlu hacizlerin de fekkini de talep ettiğini, ayrıca Beykoz İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/344 E. Sayılı dosyası ile 31.07.2024 tarihinde 'İİK. m. 266 uyarınca ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması talebinden ibaret olduğunu, talepli davanın ikame ettiğini, ihtiyati tedbir kararı kaldırılmadığı takdirde çekler ile teminat altına alınan alacağın teminatsız hale geleceğini, davacı- borçlunun mal kaçırma telaşı içerisinde olduğunu, ihtiyati tedbirin devamı halinde müvekkil alacağını tahsil etme imkanı ortadan kaldırılacak ve telafisi imkansız zarara sokulacağını, bu davacı-borçluyu korumak ve müvekkile haksızlık yaptığını, müvekkile hukuki korumadan faydalanamaz hale getirdiğini, iş bu sebeple dava süresince müvekkili zarara uğramaması, alacağının teminat altına alınmasını sağlamak için davacının adına kayıtlı gayrimenkul ve aracının kayıtlarına davalıdır şerhinin konulmasını ve üçüncü şahıslara devrini önlenmesi için teminat karşılığında tedbir konulması talebinin de reddi hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 vb. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. İİK'nın 72/2 maddesi "borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ve protokoller imzalanmıştır. Davacı tarafından dava konusu menfi tespit konusu çekler verilmiştir. Davacı tarafından İİK 72/2 maddesi gereğince çekler yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İİK 72/2 maddesi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararı usul ve yasaya uygundur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/07/2024 tarih ve 2024/256 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.