Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/322 E. 2025/1306 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/322
Karar No
2025/1306
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/322 Esas

KARAR NO : 2025/1306

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/11/2023

NUMARASI : 2021/475 Esas, 2023/758 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 27/07/2021

BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/847 ESAS SAYILI DAVADA;

DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 27/12/2021

KARAR TARİHİ: 23/10/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

ASIL DAVA:

Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Gemi San. ve Tic. Ltd Şti.'nin (... Gemi), uzun yıllardır tersane bölgesinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ... Gemi'nin tekne imal ve çelik konsantrasyon için kiraladığı, "Tuzla Orhanlı Mah., Özvatan Cad. ... " adresindeki işyerinde ayrıca faaliyet gösteren ... Makina ünvanlı şirket ile ... adında iki ayrı kiracının daha olduğunu, davalı şirketin ...'un borcundan dolayı bu işyerine hacze geldiğini ve...'nin Makine Parkındaki makinelerin haczedildiğini, haciz esnasında... temsilcisi ...'nın, bu işyerinin borçlu ile ilgili bulunmadığı, borçlunun işyerindeki 5 numarlı ofisinin kiracısı olduğu söylenmiş ise de haciz işlemi yapıldığını ve makinelerin ...'ya yediemin olarak teslim edildiğini, İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/1271 Esas 2020/1316 Karar sayılı 10.12.2020 tarihli kararında “Mahcuza müşterek zilyed bulunulmuş olmasına binaen üçüncü şahıs kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmakta muhtariyetine” şeklinde karar verdiğini, Sayın Mahkemenin kararı uyarınca süresi içinde İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile İstihkak davasının açıldığını, Sayın Mahkemeden takibin dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı istenmişse de davanın bu aşamasında ihtiyati tedbir kararını vermediğini, İstihkak davası açılması üzerine, haciz uygulayan davalı şirketin, İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından hacizli malların muhafaza altına alınması kararı ve talimat alarak İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile 23.02.2021 tarihinde haczedilen ... Geminin 906.000 TL'lik makinelerinin muhafaza altına alınması işlemini başlattığını, tersanede yoğun olarak işlerin devam ettiği bu süreçte makinelerin muhafaza altına alınmasının 50-60 işçinin çalıştığı işyerinde işlerin durması, yetişmesi gereken işlerin de aksamasına sebebiyet vereceğinin ortada olduğunu, Makinelerin muhafaza altına alınmaması karşılığında, davalı şirket vekili Av. ...'ın alacaklı vekili sıfatı ile ve borca katılan sıfatı ile ... ve... San. ve Tic . Ltd. Şti. arasında 23.02.2021 tarihli bir protokolün imzalandığını, İstanbul 25. İcra Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılan istihkak davasında haczedilen mahcuzların kıymet takdiri yapılması ve süreç uzaması nedeniyle haczedilen İhtiyati tedbir kararı verilmemiş ve kıymet takdirinden sonra haczedilen malların değerinin %50'si oranında yani 450.000 TL teminat ile takibin durdurulması kararının verildiğini, bu arada delillerin toplandığını, Mahkeme'nin 16.06.2021 tarihinde davalarının kabulüne ve hacizli mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verdiğini, davacıların haksız haczedilen mallarının muhafaza altına alınmaması ve tersanedeki işlerini aksamaması için yaptıkları protokol gereği verdikleri bonolardan vadesi gelen 23.02.2021 tanzim 15.04.2021 ödeme tarihli 20.000 TL, 15.05.2021 ödeme tarihli 20.000 TL, 15.06.2021 ödeme tarihli 20.000 TL'lik bonoların bedellerinin davalı şirket vekilinin banka hesabına göndererek ödediklerini ve bu bonoların iade alındığını, ödenen bu paranın istirdadı davasının açılacağını, zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olması nedeniyle talep haklarını şimdilik saklı tuttuklarını, davalı vekilinin haciz ve haczedilen mallarının muhafaza altına alınması tehdidi ile korkutarak davacılara imzalattığı 21.02.2020 tarihli borca katılma sözleşmesi şeklinde düzenlenen protokolle borca katılanların bu sözleşmeyle bağlı olmadıklarını, davacıların içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta ise korkutmanın gerçekleşmiş sayılacağını, davalının korkutma etkisi, İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı isthkak davasında, 16.06.2021 tarihinde davanın kabulü ile ortadan kalktığını ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, ancak bu karara karşı davalı tarafın istinaf itirazında bulunmuş olup, istinafın itiraz sürecinde olduğunu iddia ederek davacıların haciz ve haczedilen mallarının muhafaza altına alınması tehdidi ile korkutarak imzalatılan 23.02.2021 tanzim 15.07.2021 ödeme tarihli 20.000 TL,15.08.2021 ödeme tarihli 20.000 TL, 15.09.2021 ödeme tarihli 20.000 TL olan toplam 60.000 TL'lik bonolardan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine, bonoların iptaline, davalının İİK 72/5 maddesi uyarınca %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, bonoların devir, temlik ve ciro edilmemesi ve takibe konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Protokol ile davacıların TBK'nun 195. maddesine göre İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcunu üstlendiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk haciz işleminin 26.11.2020 tarihinde yapılmış olmasına rağmen protokolün 23.02.2021 tarihinde tanzim edildiğini, haciz işleminden 3 ay sonra borca katıldığından haciz baskısından söz edilemeyeceğini, takibin devamına yönelik kararın 10.12.2020 tarihinde verildiğini, mahcuzların muhafazası için taraflarınca hiçbir girişimde bulunulmadığını, bu nedenle muhafaza baskısından da söz edilemeyeceğini, icra hukuk mahkemesi ara kararı ile taraflarına süre verilmesi sebebi ile 23.02.2021 Tarihinde haciz mahalline haczedilen mahcuzların kıymet taktirini yaptırmak üzere gidildiğini, 23.02.2021 tarihli tutanak incelendiğinde mahale makine mühendisi bilirkişi ile birlikte gidildiğini, bilirkişinin makineler üzerinde inceleme yaptığı ve raporu hazırlamak için 20 gün süre talep ettiğinin görüleceğini, davacının haciz ve muhafaza baskısı bulunduğuna dair iddiasının yerinde olmadığının 23.02.2021 tarihli tutanakla da sabit olduğunu, haciz adresine vinç ile değil sadece makine mühendisi bilirkişi ile birlikte gidildiğinin görüleceğini, zaten mahale nakliye aracının da çağrılmadığını, bu nedenle de muhafaza baskısının söz konusu olmadığını, tutanakta protokolün zorla imzalatıldığına ilişkin bir kayıt yer almadığından baskı ve zorlamanın bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, davacıların 23.02.2021 tarihinde dosya borcuna katıldığını, davacının 5 ay boyunca hiçbir itirazda bulunmamasının protokolün davacıların hür iradesiyle yapıldığını gösteren bir başka delil olduğunu, Protokolün, yazılı bir belge olduğunu ve davacıların protokolü ihtirazi kayıt bile ileri sürmeden imzaladığını, dilekçenin ekinde sundukları mail çıktısından da anlaşılacağı gibi davacılarla imzalanan protokol metninin davacılara mail yoluyla gönderildiğini, davacıların iddia ettiği gibi baskı ve zorlama yoluyla yapılan bir sözleşme olsa protokol metninin haciz adresine gidildiği anda ellerinde hazır bulunuyor olmasının gerektiğini, oysa mahale giderken ellerinde hazır bulundurdukları bir protokol metninin olmadığını, taraflarıyla uzlaşmak isteyen ve dosya borcundan indirim yapılması ve borcun taksitlere bölünmesi halinde dosya borcuna katılmak istediğini belirtenin bizzat davacı ...'nın kendisi olduğunu, bu nedenle de bilirkişi ile birlikte haciz mahalline giden Av. ...'ın, ofiste bulunan başka bir meslektaşlarından yardım istediğini ve kendisine şartları belirterek bir protokol hazırlamasını istediğini, bu nedenle de protokol metninin davacıların kendi mail adresine gönderildiğini ve davacıların da uygun bulması üzerine imza altına alındığını savunarak davanın reddine ve davacının % 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA:

Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl dava dosyalarındaki iddialarını tekrarla açılan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/475 Esas sayılı dosyasında ilk başta ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden vadesi gelen 23/02/2021 tanzim, 15/07/2021 vade tarihli 20.000,00-TL. bedelli ve 23/02/2021 tanzim, 15/08/2021 vade tarihli 20.000,00-TL. bedelli 2 adet bono bedelinin davalıya ödenmek durumunda kalındığını, ödenen bono bedelleri ile ilgili menfi tespit talebinin İİK.’nin 72. maddesi gereğince istirdata dönüştüğünü, sonuç olarak davalı tarafa ödenen toplam miktarın 100.000,00-TL. olduğunu, bunun 40.000,00-TL.’lik kısmının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/475 E. sayılı dosyasında dava konusu olduğunu, eldeki davanın konusunun ise borçlu olunmadığı halde davalıya ödenmek zorunda kalınan 60.000,00-TL. olduğunu ileri sürerek protokol gereği davalı şirkete verilen bonolardan dolayı davalı tarafa ödenen 60.000,00-TL.’nin davalıdan tahsiline, öncelikle huzurdaki davanın daha önce açılan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/475 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asıl davaya ilişkin savunmalarını tekrarla istirdat davası açılması için ilk şartın geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olması gerektiğini, İİK 72/7 maddesinin uygulanabilmesi için davacı hakkında başlatılmış bir icra takibinin bulunmasının zorunlu olduğunu, olayımızda ise davacı hakkında başlatılan bir icra davacının bu paranın iadesini İİK 72/7 uyarınca isteyemeyeceği, İİK 72/7 şartları oluşmadığından davacının bu paranın iadesini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceğini, ancak sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için; malvarlığında sebepsiz bir zenginleşme meydana gelmeli ve zenginleşmenin haklı bir nedene dayanmaması gerektiğini, olayda ise müvekkilinin malvarlığında sebepsiz bir zenginleşmenin meydana gelmediğini, ödemeyi yapanın davacı ... olmadığını savunarak davanın reddine, davacının % 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarih ve 2021/475 Esas, 2023/758 Karar sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalı ile dava dışı ... arasında borç-alacak ilişkisinin bulunduğu, davalının dava dışı ...'tan olan alacağının tahsili için İstanbul 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, haciz talimatında dava dışı borçlu Volkan'ın adresinden farklı olarak 26/11/2020 tarihinde başka adreste haciz işleminin gerçekleştiği, davacının tersane inşa sahasında faaliyet gösterdiği, dava dışı borçlu ...'un ise inşaat alanında faaliyet gösterdiği, davacı ile dava dışı ...'un faaliyet alanları farklı olmasına rağmen davacı menkulü hakkında haciz işlemi yapıldığı ve davacı şirket yetkilisince istihkak iddiasında bulunulduğu, davacı şirket tarafından İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava dışı borçlu ... aleyhine istihkak davası açıldığı ve açılan bu istihkak davasında davacının davasının kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafından ... aleyhine İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen istihkak davasının 16/06/2021 tarihinde karara bağlandığı, davacı ile davalı arasındaki protokolün ise 23/02/2021 tarihinde imzalandığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere istihkak davası açılması haczin sonuçlarını engelleyemediğinden davacının protokolü satış baskısı altında imzaladığı ve iradesinin sakatlandığı kanaatine varılmış olduğundan davacıya ait menkulün satışının istenmesi durumunun davacının zor durumda kalmasına sebep olduğu, bu hususun da senet bedelleri ile haczedilen menkulün 1 milyon TL'ye yakın değeri göz önünde bulundurulduğunda davacıyı zor durumda bıraktığı, ayrıca davacı ile dava dışı borçlu ... arasında davacının, borçlu Volkan'ın borcunu üstlenmesine sebep olacak (yanlış adreste yapılan haciz dışında) herhangi bir durumun somut olarak ortaya konulmadığı, davacının haciz nedeniyle satış baskısı altında protokolü imzaladığı, bu durumun da davalıya menfaat sağladığı ve netice olarak 6098 sayılı TBK'nın 38/2. Maddesi uyarınca korkutmanın varlığının kabul edilebileceği değerlendirilmekle, protokol tarihi olan 23/02/2021 tarihinden sonra İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin kararının 16/06/2021 tarihinde verildiği de göz önünde bulundurulduğunda, asıl ve birleşen davanın 6098 sayılı TBK'nın 39. Maddesi uyarınca korkutmanın etkisinin kalktığı tarihten (İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin kararı ile 16/06/2021 tarihinden) itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl ve birleşen dava yönünden 23/02/2021 tarihli protokolün geçersiz olduğunun tespitine, asıl dava yönünden dava konusu olan 23/02/2021 tanzim tarihli 15/07/2021 vade tarihli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/08/2021 vade tarihli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/09/2021 vade tarihli üç adet bono yönünden davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 23/02/2021 tanzim tarihli 15/07/2021 vade tarihli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/08/2021 vade tarihli bonoların dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar vermek gerekmiş, birleşen dava yönünden de dava konusu edilen 23/02/2021 tanzim tarihli 15/04/2021 vade tarihli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/05/2021 vade tarihli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/06/2021 vade tarihli bonoların bedelleri dava açılmadan evvel ödendiğinden ve ödenen bedellerin istirdadı istendiğinden ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ;

A) Asıl Dava Yönünden;

1-Davanın Kabulüne,

Taraflar arasında akdedilen 23/02/2021 tarihli protokol uyarınca düzenlenen 23/02/2021 tanzim tarihli 15/07/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/08/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/09/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, üç adet bono yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 15/07/2021 vade tarihli ve 15/08/2021 vade tarihli bonolar ödendiğinden, 15/07/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 11/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 15/08/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,...,

B) İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/847 Esas Sayılı Birleşen Dava Yönünden;

1-Davanın Kabulüne, Taraflar arasında akdedilen 23/02/2021 tarihli protokolün geçersizliğinin tespitine, Taraflar arasında akdedilen 23/02/2021 tarihli protokol uyarınca düzenlenen 23/02/2021 tanzim tarihli 15/04/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/05/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/06/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, üç adet bono yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 15/04/2021 vade tarihli, 15/05/2021 vade tarihli ve 15/06/2021 vade tarihli bonolar ödendiğinden 15/04/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 15/05/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 15/06/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Asıl ve birleşen davaya yönelik cevap dilekçelerini tekrarla, Asıl davada talebin yalnızca menfi tespit olduğu, davacılar hakkında başlatılan hiçbir icra takibi bulunmadığını, birleşen davada ise davacıların İİK 72 uyarınca ödediği paranın istirdatını talep ettiklerini, ancak davacı hakkında başlatılan bir icra takibi bulunmadığını, davacı bu paranın iadesini İİK 72/7 uyarınca isteyemeyeceğini, davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme gerçekleşmediğini, davacıların protokolle davadışı ...'un borcunu üstlendiklerini, müvekkilinin ...'tan olan alacağı kesinleştiğine göre ve davacılar da ...'un borcunu ödediğine göre bu durumda sebepsiz zenginleşen müvekkili değil, davadışı ... olabileceğini, müvekkilinin birleşen dava yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, protokol ile davacıların TBK'nun 195. maddesine göre İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcunu üstlendiklerini, İlk haciz işleminin 26/11/2020 tarihinde yapılmış olmasına rağmen protokolün 23/02/2021 tarihinde yani haciz işleminden 3 ay sonra tanzim edildiğini, takibin devamına yönelik kararın ise 10/12/2020 tarihinde verildiğini, oysa protokolün takibin devamı kararı üzerinden 2 ay geçtikten sonra yapıldığını, 23/02/2021 tarihinde haciz mahalline mahcuzların kıymet taktirini yaptırmak için gidildiğini, mahkeme ara kararını yerine getirdiklerini, menfi tespit davasının Temmuz ayında yani borca katıldıktan 5 ay sonra açıldığını, protokolün ihtirazi kayıt ileri sürümeden imzalandığını, TBK'nun 38/2 maddesine göre de bir korkutma bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Asıl ve birleşen dava, menfi tespit ile ödenen bono bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davalara yönelik ilk derece mahekeme kararı, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacılar tarafından; Davacı şirketin ticari faaliyetini sürdürdüğü kiralık işyerinde, iki ayrı kiracı bulunduğunu, kiracılardan dava dışı ... aleyhinde başlatılan icra takibinde dosya alacaklısı davalı tarafından işyerine hacze gelindiğini ve davacı şirkete ait makineler üzerinde fiili haciz işlemi yapıldığı, davacının protokolü satış baskısı altında imzaladığı ve bonoları bu nedenle verdiğini, iradesinin sakatlandığını, ödemelerin ihtirazı kayıtla yapıldığını ileri sürerek asıl davada her biri 20.000,00 TL bedelli olan 15.07.2021 vade tarihli, 15.08.2021 vade tarihli, 15.09.2021 vade tarihli bonolardan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine ve bonoların iptali istemine ilişkin olarak açıldığı, birleşen davanın ise 23.02.2021 tarihli protokolün geçersizliğinin tespiti ile her biri 20.000,00 TL bedelli olan 15.04.2021 vade tarihli, 15.05.2021 vade tarihli, 15.06.2021 vade tarihli bonolar için yapılan toplam 60.000 TL' nin davalıdan tahsili istemiyle açılmıştır.Somut uyuşmazlıkta tarih silsilesine bakıldığında; 26/11/2020 tarihinde davacı şirket işyerinde haciz işlemi yapıldığı, hacizde davacı tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu ve makinelerin yediemin olarak mahalde bırakıldığı, 10/12/2020 tarihinde icra hukuk mahkemesi tarafından icra takibinin devamına karar verildiği, 18/12/2020 tarihinde icra hukuk mahkemesinde istihkak davası açıldığı, 10/02/2021 tarihinde icra hukuk mahkemesi tarafından kıymet takidirine konu işlemlerin icrası yönünden davalı tarafa süre verildiği, 23/02/2021 tarihinde talimat icra müdürlüğünce kıymet takdiri yapılması konulu kararın infaz edildiği, taraflarca 23/02/2021 tarihli protokol imzalandığı, davacı tarafından 19/04/2021, 24/05/2021, 21/05/2021 tarihli ödemeler gerçekleştirildiği, 10/06/2021 tarihinde İcra Hukuk Mahkemesince istihkak davasının kabulüne karar verildiği, 11/08/2021 ve 01/09/2021 tarihli ödemeler gerçekleştirildiği, senet bedel ödemelerinin tamamının davacı şirket banka hesabından "icraya maruz kalmamak için" ihtirazı kayıt beyanı ile yapıldığı görülmüştür. Tüm bunlardan; davaya konu bonoların davacılar tarafından keşide edildiği, ödemelerin tamamının davacı şirket tarafından ihtirazı kayıtla yapıldığı, protokol tarihi ile bonoların düzenleme ve karşı tarafa teslim tarihinin icra müdürlüğü kararı ile mahalde işlem yapılma tarihinde olduğu, bonoların düzenlenme amacına yönelik taraflar arasında başkaca geçerli bir sebep ileri sürülmediği, açılan istihkak davasının kabulüne karar verildiği, gerçekleştirilen işlemler dikkate alındığında fiilin borcu üstlenmek maksadına ilişkin olmadığı ve borç olmayan paranın ödendiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu gerekçe ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerekirken, irade fesadı gerekçesine dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarih, 2021/475 Esas, 2023/758 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- A) Asıl Dava Yönünden; 1-Davanın Kabulüne, Taraflar arasında akdedilen 23/02/2021 tarihli protokol uyarınca düzenlenen 23/02/2021 tanzim tarihli 15/07/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/08/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/09/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli üç adet bono yönünden davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,15/07/2021 vade tarihli ve 15/08/2021 vade tarihli bonolar ödendiğinden, 15/07/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 11/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 15/08/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ödemeyi yaptığı anlaşılan davacı ...' ne verilmesine, B) Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/847 Esas Sayılı Dava Yönünden; 1-Davanın Kabulüne, Taraflar arasında akdedilen 23/02/2021 tarihli protokol uyarınca düzenlenen 23/02/2021 tanzim tarihli 15/04/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/05/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, 23/02/2021 tanzim tarihli 15/06/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli üç adet bono yönünden davacıların davalıya borçlu olmadığı tespit edilmekle; 15/04/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 15/05/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 15/06/2021 vade tarihli bono için ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ödemeyi yaptığı anlaşılan davacı ...' ne verilmesine, 4-İlk derece yargılaması yönünden;

A.ASIL DAVADA

a)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.098,60 TL harçtan, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b)Davacılar tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.024,65 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 313,00 TL tebligat/ posta gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.405,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, c)Kendini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

B.BİRLEŞEN DAVADA

a)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.098,60 TL harçtan, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b)Davacılar tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.024,65 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.092,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, c)Kendini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden;a)İstinaf peşin harcının talebi halinde asıl ve birleşen davanın davalısına iadesine, b)İstinaf aşamasında asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.338,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 107,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.445,80 TL'nin asıl ve birleşen davanın davacılarından alınarak asıl ve birleşen davanın davalısına verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/10/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/322, K. 2025/1306, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-322-e-2025-1306-k-85c29f98d881