Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/307 E. 2024/1910 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/307
- Karar No
- 2024/1910
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/307
KARAR NO:2024/1910
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİ TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/10/2023
NUMARASI:2023/128 Esas - 2023/796 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tasfiye memuru ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi'nde kayıtlı davalı şirketin sigortalılarından ...'nun geçirdiği iş kazası nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nde 2019/64 Esas no ile açılan rücu'en alacak davasında davalı şirketin TTK.'nun 7.maddesine göre re'sen sicilden terkin edildiği anlaşıldığı, bunun üzerine 09.02.2023 tarihli ara karar ile ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiği, iş bu nedenle İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'ndeki 2019/ 64 Esas sayılı dosya ile sınırlı olmak üzere davalı şirketin ihyasını ve tasfiye memuru atanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işbu davasını açarken TTK 547. Maddeye dayanmamış olup sadece TTK Geçici 7. Maddeye dayandığı, Tensip zaptı ile TTK 547.madde kapsamında bir inceleme yapılması taleple bağlılık ilkesi kapsamında hakimin hak aşımı anlamına gelip anayasal hak düzleminde hak ihlali olduğu, bu sebeple taleple bağlılık ilkesi gereği işbu davada salt TTK geçici 7. Madde kapsamında incelem yapılması gerektiği, her ne kadar salt TTK Geçici 7. madde incelemesi yapılması gerekmekte ise de taleple bağlılık ilkesi ihlal edilip TTK 547. madde kapsamında inceleme yapılması halinde bile söz konusu şirketin ihyasına karar verilebilmesi için şirketin terkin işlemlerinde hukuka aykırı bir eylem bulunması gerekmekte olduğu, ancak söz konusu şirketin terkin işlemi tasfiye memurları tarafından usulüne uygun şekilde yapılığından bahisle, işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, söz konusu tasfiyenin usulüne uygun yapılmış olması sebebeiyle davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığından bahisle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ...'ın cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince "..TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler.Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan ... Şirketi tüzel kişiliğini İstanbul Anadolu 18 İş Mahkemesi'nin 2019/64 E Esas sayılı dosyasının görülmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ek tasfiye işlemlerinin yapılaması için eski tasfiye memuru olan ..., ... ve ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar memurun görevinin devam etmesine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Tasfiye memuru ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı kurum söz konusu dava dilekçesinde kurum zararının tahsili amacıyla açılan rücuen alacak davasında müvekkili şirketin TTK geçici m.7 hükümlerine göre resen sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını iddia ve bu sebeple de şirketin ihyasını talep ettiğini, hükmün TTK 547. madde üzerinden kurulmasının kabul edilemeyeceğini, aynı zamanda TTK m547 üzerinden inceleme yapılsa bile söz konusu müvekkili şirketin tasfiyesi, tasfiye memurlarınca usulüne göre gerçekleştiğinden şirketin ihyasının talep edilebilmesinin mümkün olmayacağını, davacı kurumun iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulü ile, usul ve yasaya aykırı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 18.10.2023 tarihli 2023/128 E., 2023/769 K. Sayılı kararının yeniden yapılacak inceleme neticesinde bozularak ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memurlarından ... vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ....Şti 'nin tasfiye memurları tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 2019/64 Esas sayılı davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.İstinaf yasa yoluna başvuran davalı davacının talebi doğrultusunda eldeki davaya şirketin TTK geçici 7. Maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Davada vakaların anlatımı taraflara talebinin hukuki niteliğini tavsif mahkemeye ait olup (YİBK. 04.06.1968, 15/6 sayılı ), sicilden tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin davada TTK 547. Maddesi hükümleri uyarınca yargılama yapılarak karar verilmesi isabetlidir. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-Tasfiye memuru ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Tasfiye memuru ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.