Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/246 E. 2024/652 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/246
Karar No
2024/652
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1845 KARAR NO: 2025/108 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2024/246 E. - 2024/652 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı ... San ve Tic. A.Ş. aleyhine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/552 D.İş sayılı dosyası aracılığıyla ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, akabinde 25.04.2024 tarihinde müvekkili davacının iş yeri olan ... Hotel'e hacze gelindiğini, ihtiyati hacze ve icra takibine konu çek, ... bank Kahramanmaraş Şubesinin 01.03.2022 tarihli ve ... seri nolu 95.000 TL bedelli çeki olduğunu, söz konusu çek takasta kullanılmak üzere aracı ... Bankası T.A.O'ya verildiğini, çek adı geçen bu bankanın uhdesindeyken ekli dekonttan anlaşılacağı üzere müvekkilince ödenmiş ve o tarihte çeki bankaya ibraz eden kişi tarafından tahsili sağlandığını, yani kısacası çek takasta kullanılmak suretiyle bedeli ilgili hak sahibi tarafından tahsil edildiğini ve keşideci müvekkili şirketin söz konusu çeke ilişkin herhangi bir borcu kalmadığını, 06/02/2023 tarihli depremde banka binasında ağır hasar meydana geldiğini, belgelerin zayi gördüğünü şubede bulanan takasa verilen bazı çeklerin üzeri ödendi olarak çizilmediğinden çok sayılıda çekin tarihinde oynama yapılarak piyasaya sürüldüğünü bu konuyla alakalı Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ve ihtiyati tedbir talep ettiklerini, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/35668 soruşturma nolu dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, banka, hangi çeklerin piyasaya sürüldüğünü de bilmediği için piyasaya sürüldüğünü öğrendiği her çek için ihtiyati tedbir kararı aldığını belirttiğini, İhtiyati hacze ve icra takibine konu çek, ... bank Kahramanmaraş Şubesinin 01.03.2022 tarihli ve ... seri nolu 95.000 TL bedelli çeki olduğunu, söz konusu çek takasta kullanılmak üzere aracı ... Bankası T.A.O'ya verildiğini, çek, adı geçen bu bankanın uhdesindeyken ekli dekonttan anlaşılacağı üzere tahsili yapıldığını, Kısacası çek takasta kullanılmak suretiyle bedeli ilgili hak sahibi tarafından tahsil edildiğini ve keşideci müvekkili şirketin söz konusu çeke ilişkin herhangi bir borcu kalmadığını, bu nedenle ortada ihtiyati hacze ve devamında icra takibine konu olan sarih ve gerçek bir alacak kesinlikle söz konusu olmadığını, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz, hukuka aykırı ve suç teşkil eden sahte belgeler nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır (HGK-K.2021/866). Müvekkilinin davalıya hiçbir surette borcunun olmaması ve davacı müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle eldeki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacı şirketin herhangi bir şekilde davalıya maddi zarar vermediğini, böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek bu icra takibinde müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Mahkememize açılan işbu davanın başlangıçta arabuluculuğa başvurulmadığından TTK 5/A-(1) ve 6325 sayılı ''Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'' nun 18/A(2) maddeleri uyarınca HMK 114(2) ve 115(2) maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk şartı aslında taraflarınca yerine getirildiğini ve bu şartla amaçlanan süreç ve hukuki yarar aslında yerine getirildiğini, sadece maddi bir hata nedeniyle dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletilmesindeki maksattan yarar hasıl olmasına rağmen yerel mahkemenin ret kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, arabuluculuk tutanağındaki sehven yapılan maddi hata olduğunu, tutanakta sehven başvurucu olarak her ne kadar ... San. ve Tic. A.ş yazılmış ise de; söz konusu arabuluculuk tutanağının içeriği incelendiğinde, arabuluculuk tutanağındaki uyuşmazlık konusunun, davaya konu edilen ve borçlarının olmadığının tespiti istenen çek bilgileri ile birebir aynı olduğunu, bu davada zaten bu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istenildiğini, seri numarası, tanzim tarihi, muhatabı ve meblağı aynı olan ve keşidecisinin huzurdaki davanın davacısı müvekkili ... San ve Tic. A.Ş olan çeke ilişkin bu uyuşmazlıkta arabuluculuk aşamasında sehven maddi hatanın yapıldığını, bunun nedeni, ... San ve Tic. A.Ş ile ... San. ve Tic Anonim şirketleri aile şirketleri olup ve ortakları aynı veya birinci derece akraba kişiler olduğunu, her iki şirketin de vekilliğini yaptıklarını, buna ilişkin dosyaya belgeler sunduklarını, çekin keşidecisi ..., ama ... sevhen yazıldığını, bu maddi hatayı mahkemeye bildirdiklerini ve mahkemece bunun göz ardı edilerek karar verildiğini, başlangıçta yapılan maddi hatanın düzeltilmesi adına, davaya konu çek keşidecesi ve davacı müvekkili ... San ve Tic. A.Ş. adına 22.07.2024 tarihinde İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, ... Arabuluculuk Başvuru Numarasıyla yapılan görüşmelerin olumsuz neticelendirildiğini, menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu varsayıldığında dahi, somut davada arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama tutanağında davaya konu çekin bilgileri girildiğini ve yine davanın doğru bir şekilde yani çek keşidecisi davacı şirket adına açıldığını, sadece arabuluculuk başvuru tutanağında aile şirketi olan şirketlerden bir tanesinin maddi hata sonucu sehven yazıldığını, maddi hatanın mahkemece fark edilmesi üzerine çek keşidecisi ve davacı şirket üzerinden yeni bir arabuluculuk sürecinin daha başlatıldığını ve bu süreçte olumsuz neticelendirildiğini, arabuluculuk sürecinde her ne kadar taraf sehven girilse de davalı taraf davaya konu çekten haberi olduğunu ve bu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti şeklindeki iddialarını kabul etmeyip anlaşmaya varmadığı için dava açıldığını, davanın devam etmesini gerektiğini, istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar dilekçesinde arabuluculuk başvurusunda sehven hata yapıldığını ve arabuluculuk başvurusunda ...A.Ş. adına başvuru yapılacakken ...A.Ş. Adına başvuru yapıldığını ve bu hatanın kabul edilebilir bir hata olduğunu beyanla Mahkemenin usulden ret kararının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de davacı yanın itirazları haksız olup, mahkemenin gerekçesi ve neticede usuli ret kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacının istinaf isteminin reddine, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6102 Sayılı TTK 5/A maddesin uyarınca , Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / Yürürlük / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7445 sayılı kanununun 43/1-a maddesinde "bu kanunun 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde yürürlüğe girer" hükmü getirilmiştir. 6325 Sayılı Kanunun 18/A.2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. Bu yasal düzenlemeler uyarınca , 01.09.2023 tarihine kadar açılan menfi tespit istemli davalar arabuluculuk dava şartına bağlı değil iken 7445 sayılı kanununun yürürlüğe girmesi ile 6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılması zorunlu hale getirilmiş, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davacı tarafından 26/04/2024 tarihinde açılan menfi tespit istemli eldeki davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı, her ne kadar davacı vekili sunulan arabuluculuk tutanağında başvuranın dava dışı ... Tic A.Ş. olduğu ancak bu durumun davacı şirket ile dava dışı ... Tic A.Ş. ortaklarının 1. Derecede akraba olmaları ve her iki şirketin vekilliğinin yapılması nedeniyle sehven hatalı tutanak oluşturulduğu beyan edilmiş ise de bu hatanın davacı adına dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığı şeklinde yorumlanamayacağı , davacı adına dava açıldıktan sonra 22/07/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu dikkate alındığında , 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesi gereğince , dava açılmadan önce usul ve yasaya uygun şekilde arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan ve bu eksiklik tamamlanabilir dava şartlarından olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2024 tarih ve 2024/246 E., 2024/652 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/246, K. 2024/652, T. 01.09.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-246-e-2024-652-k-59c53dd315b1