Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2336 E. 2025/588 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2336
Karar No
2025/588
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/2336

KARAR NO: 2025/588

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/07/2024

NUMARASI: 2023/13 Esas - 2024/500 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacılar vekili dava açan dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 9.9.2015 tarihinde, Erzurum, Tortum İlçesi, ... Mahallesi istikametinden Bağbaşı istikametine seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, aracın ... Sigorta A.Ş.'ye 20.3.2015 başlangıç tarihli poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, davalı şirkete yaptıkları tazminat talebine ilişkin başvurunun reddedildiğini, meydana gelen kazada davacıların desteğini kaybettiklerini ve destekten yoksun kaldıklarını, davacıların destekten yoksun kalma zararlarından davalı ZMM sigortacısının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak şartıyla; davacı ... için 1.000,00-TL maddi tazminat(destekten yoksun kalma) ile davacı ... için 7.500,00-TL , ... için 7.500,00- TL, ... İçin 7.500- TL ve ... için 7.500-TL şer tazminat olmak üzere ceman 30.000 TL Ferdi Kaza Sigortası teminatı nedeniyle tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "09/09/2015 günü meydana gelen trafik kazasında, davacının eşi müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyir halindeyken yolun virajlı olduğu ve aracın hızının azaltmadığından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek aracı stabilize alana kaptırmasıyla yolun sağında bulunan dik yamaçtan devrilerek uçuruma yuvarlanması sonucu kazanın meydana geldiği, kazanın oluşumunda müteveffa sürücünün tamamen kusurlu olduğu, kazayı etki eden başka faktörün bulunmadığı, davacılar vekili her ne kadar davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarını, ölüm nedeni ile doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki mütevefanın kusurunun davacılara yansıtılamayacağını iddia etmiş ise de, yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmasının mümkün olmadığı, zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişinin sonuçlarına da kendisinin katlanması gerektiği, nasıl ki desteğin ölümü sebebi ile meydana gelen zararın yansıma yolu ile destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla davacıların desteği ...'in kusuru ile meydana gelen trafik kazasında desteğin ölümü sebebi ile meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, diğer yandan Ferdi Kaza Sigortası kapsamında maddi tazminat talep edilmekte ise de ... plakalı araca ait düzenlenmiş Ferdi Kaza Koltuk Sigortası poliçesi mevcut olmadığı ve buna göre, düzenlenen poliçe türünden davacıların maddi tazminat talep edebilmelerinin mümkün olmadığı" görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş, Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2019/3261 esas, 2022/1308 karar sayılı ve 13/10/2022 tarihli kararı ile; "Somut olayda davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 20/03/2015-20/03/2016 tarihleri olup, desteğin vefatı ile sonuçlanan kaza 09/09/2015 tarihinde ZMMS poliçesinin teminat süresi içerisinde meydana gelmiştir. Az yukarıda da belirtildiği üzere, görülmekte olan davada talebin dayanağını oluşturan kaza, 09/09/2015 tarihinde meydana gelmiş olup; kaza tarihi ve poliçenin başlangıç tarihi itibariyle uygulanması gereken yasal mevzuat ve HGK kararları ile Yargıtay özel dairesinin yerleşmiş uygulamaları dikkate alındığında; sürücü-işleten destek ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm; destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan; desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı, araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin sigorta şirketinden tazminat isteme hakkına sahip olduğu hususunda (-Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 16/04/2019 gün 2016/10995 Esas-2019/4807 Karar sayılı emsal içtihadından görüleceği üzere-) duraksamamak gerekir. Bu durumda mahkemece, talebin sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında kaldığının gözardı edilmesi sonucunda, eldeki davada kaza ve poliçenin başlangıç tarihi itibariyle uygulanması yasal olarak olanaklı olmayan 14/05/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının teminat dışında kalan halleri düzenleyen 6. maddesi kapsamında destekten yoksun kalma maddi tazminatına hükmedilmesine ilişkin koşulların mevcut olmadığının değerlendirilmesi sonucunda, yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bu durum HMK.m.353/1-a/6 kapsamındaki hali oluşturacağından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği" gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizin özetlenen kararını müteakip ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; a-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; b-Davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin kabulü ile; 83.333,05-TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, c-Davacılar ... , ..., ... ve ...'in ferdi kaza sigortası tazminatına ilişkin fazlaya dair tüm taleplerinin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş.vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili davacı lehine usuli kazanılmış hak mevcut olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan incelemede davacı müvekkil ...'in talep edebileceği maddi zararın teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu, ancak mahkemece PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplanan 83.333,05-TL'nin müvekkil davacıya verilmesine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğu, alacağa işleyecek faiz türünün ferdi kaza sigortası teminatı nedeniyle reeskont faizi olması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafından yalnızca Ferdi Kaza Sigortası teminatı kapsamında talepte bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece ZMMS teminatı kapsamında verilen kararın taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği, davacı tarafın iddiayı genişletme yasağına aykırı davrandığı, davacının talebinin Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Poliçesi kapsamında teminat dışı olduğu, davacıların murisi ...'in 09/09/2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettiği, trafik kazasının meydana gelmesinde müteveffanın %100 kusurlu olduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine yöneliktir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; 6100 sayılı HMK’nın 176. maddesinin 2. fıkrasında ”aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” hükmüne yer verilmiş olup, somut olayda davacılar vekili 22/04/2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 83.333,05 TL olarak ıslah etmiş olmakla ve eldeki davanın kısmi dava olarak açıldığı gözetildiğinde yerel mahkemece davacı tarafın 22/04/2019 tarihli dilekçesi kapsamındaki miktarın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinde bir hata olmamasına, dosyadaki bilgi ve belgeler ile istinaf eden tarafın beyanlarına göre davanın ZMMS kapsamında açılmış olmasına, Dairemizin13/10/2022 tarih ve 2019/3261 Esas 2022/1308 Karar sayılı ilamıyla kaza tarihi itibariyle alacağın teminat dışında olmadığı hususunun karara bağlanmış ve kesinleşmiş olmasına göre davalı ve davacılar vekilinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik olarak davacılar vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 2.461,60-TL(615,40*4) harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 2.034,00-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf eden davalıdan alınması gereken 5.692,48-TL harçtan peşin yatırılan 1.447,00-TL harcın düşümü ile bakiye 4.245,48-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/2336, K. 2025/588, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2336-e-2025-588-k-25c42f5e5043