Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1836 E. 2025/563 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1836
Karar No
2025/563
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1836 Esas

KARAR NO: 2025/563

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/07/2023

NUMARASI: 2020/438 E. - 2023/518 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendi halinde iş makinesi operatörlüğü yapar iken kendisine ait bir iş makinası almak için davalı şirket kanalı ile finansal kiralama yolu ile 20.03.2017 tarihli sözleşme imzaladığını, ... Marka 2017 model ... tipindeki ekskavatörü 91.000 EURO bedelle satın almış, 48 aylık kira ödeme planı oluşturulduğunu, müvekkilinin ilk yıl kiralarını muntazaman ödediğini, 2. yıl bazı kısmi aksamalar yaşadığını, gecikmiş kiralar için davalı icra takibi yaptığını, müvekkilinin yaptığı ödemeler ile gecikmeli olsa da vadesi geçen borcun neredeyse tamamını ödediğini, davalının vekilliğini üstlenen meslektaşlarının müvekkilini sürekli arayarak "şu kadar gönderirsen işlemi durduracağız" diyerek sürekli kısmi ödemeler almasına rağmen, yasal süreci işlettiğini, müvekkilinin 60 günlük süreyi kaçırmasını sağladığını, yapılan ödemeleri icra dosyalarına bildirmediğini, yapılan ödemeleri gizleyerek Ticaret Mahkemesine başvurarak İhtiyati tedbir kararı aldırarak makineyi cebri icra yolu ile müvekkilin elinden aldığını, davalı şirketin avukatı açtığı icra dosyalarından müvekkiline ait iki adet binek aracı haczederek yakalama işlemi yaptığını, araçların yakalanmasına rağmen hiçbir satış işlemi yapmadığını, araçları çürümeye terk ettiğini, müvekkilinin tabiri caiz ise her taraftan kilitlemiş ne araçlarını satıp borcu kapatması, nede makineyi çalıştırarak borcu kapatmasının mümkün olmadığını, davalı şirket vekilinin bu yaptıkları bir yana şüpheli şirket yöneticileri de bir tefeci gibi davranarak 1 yıl önce 91.000,00 Euroya sattıkları makineyi hiçbir hasar ve arızası olmamasına rağmen yaklaşık 40.000,00 Eruroya( TL olarak 244.518,00 TL) 3. Bir şahsa sattığını beyan ederek müvekkilinin mevcut borcundan bu kadar düşüldüğünün beyan edildiğini, ancak icra dosyalarına herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, iade ettiği daha doğrusu cebri icra yolu ile elinden alınan makinenin kalan borcunu fazlası ile karşıladığını düşünen ve şu ana kadar hiçbir yasal yola başvurmayan müvekkili sahip olduğu gayrimenkule kıymet takdiri için gelinmesi üzerine davalı vekiliyle görüştüğünde şoka uğradığını, bu nedenlerle; öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek yukarıda delillerde gösterilen 9 adet icra takibinin takdiren teminatsız olarak durdurulmasına, dava konusu iş makinesinin gerçek değerinin tespiti ile tespit edilecek miktar kadar davacının leasing sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde davanın harca esas değerini 10.000 TL olarak göstermiştir.

ISLAH: Davacı vekilinin 03/06/2022 tarihli dilekçesinde; davanın finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti davası olduğunu, delilleri arasında işbu sözleşmeye dayalı olarak alınan senetlerin konu edildiği icra dosyalarının mevcut olduğunu, Çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince davanın icra dosyalarını da kapsayacağını, davalının alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatının taktiri talebini de ekleyerek davayı kısmen ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Finansal Kurumlar Birliği nezdinde 20.03.2017 tarih ve ... tescil numarası ile kayıtlı 20.03.2017 tarih ve ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında davacı kiracıya 1 adet 2017 model, ... Marka, ... Tipi, ... Şasi seri numaralı... Tescil Plaka Numaralı Ekskavatör teslim edildiğini, davacı 17.04.2017 ile 16.04.2021 tarihleri arasında 10.000,00 Euro peşinat * 93.477,12 Euro kira (48x1.937,44 euro)t 252,50 Euro devir bedeli olmak üzere toplam 103.249,62 Euro ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davacı kiracının 2017-2018 ve 2019 yıllarında birçok ödemesini zamanında yapmayarak yasal takibe uğradığını, söz konusu yasal takip dosyalarının da sadece anaparasını ödediğini, harç/masraf/temerrüt faizi icra vekalet ücreti ve sair feri ödemelerini gerçekleştirmediğini, davacının her seferinde ödemelerini düzene sokacağı yönündeki sözlerine itibar ederek Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshi yoluna gidilmediğini, ancak Aralık 2018, Ocak ve Şubat 2019 olmak üzere üç kiranın da ödenmemiş olması nedeniyle Müvekkil şirketin temerrüte düşmüş bulunan davacıya 60 gün ödeme önelli, Beyoğlu ... Noterliği'nin 20.02.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede davacı kiracıya kira borçlarının 60 gün içinde ödenmemesi halinde Finansal Kiralama Kanunu'nun 31. Maddesi uyarınca Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesih edilmiş olacağını, kiralananın üç gün içerisinde müvekkil şirkete iade ile teslim edilmesi gerektiğini, teslim edilmemesi halinde yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edildiğini, davacı kiracı tarafından ihtarnameye konu kira bedelleri 60 günlük süre içerisinde ödenmeyerek sözleşmenin feshine sebebiyet verildiğini, bu nedenle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan 2019/325 esas sayılı malın iadesi davası kapsamında 28.01.2020 tarihli kararı davanın kabulü ile finansal kiralama konusu iş makinesinin müvekkil şirkete iadesine karar vermiş olduğunu söz konusu kararın kesinleştiği teslim alınan kiralanan için SPK lisanslı değerleme uzmanları tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığını, iade davası görüldüğü, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne teminat mektubu sunulmak suretiyle 6361 sayılı yasanın 31/3 maddesi uyarınca tasarrufta bulunma imkanı elde edildiğini, bu kapsamda iade alınan iş makinelerinin 16.09.2019 tarihinde müvekkili şirket prosedürleri kapsamında KDV dahil 42.000 EURO bedel karşılığında üçüncü kişiye satıldığını, elde edilen tutarın davacı kiracının hesaplarına aktarıldığı belirtilmiş olduğunu, bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin ıslah dilekçesine karşı cevabında; dava değerinin 10.000 TL olarak gösterilerek dava açıldığını, davacı vekilinin bu kez ıslah dilekçesi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/16981 Esas sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyet tazminatı talebinde bulunduğunu, davaya cevap dilekçesinde davacının talebini açıklaması ve 70.000 Euro'luk kiralananın değeri üzerinden eksik harcın tamamlatılmasını talep ettiklerini ancak talep yönünde herhangi bir karar verilmediğini, usul ve yasaya aykırı ıslah talebinin kabulü mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 tarih 2020/438 E. 2023/518 K.sayılı kararı ile ; "...alınan bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkemece verilen kararda dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği, ancak bir davada kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için haklı olmakla birlikte karşı tarafın kötü niyetinin somut bir şekilde ispatı gerektiğinden davalının kötü niyeti açıkça ortaya konulmadığından, davacının somut borcunun bilirkişi raporu ile ortaya çıkması nedeniyle İİK 72 şartları oluşmadığı" gerekçesiyle; Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile; Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında 228,965,00TL'lik (24.824,92EURO) kısmı yönünden davanın KABULÜNE ve bu miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, takibin (12.849,00EURO) 97.083,94TL yönünden devamına, Kötüniyet sabit olmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine, " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça haricen yapılan ödemeler ve iş makinesinin satışında gelen/gelmesi gereken meblağların icra dosyalarına yansıtılmadığından, iş makinesinin gerçek değerinin, borçtan mahsubu gereken miktarın leasing sözleşmesinden ve bu sözleşmeye istinaden verilen kambiyo senetlerinin konu edildiği icra dosyalarından borçlu olmadıklarının tespiti için bu davanın açıldığını, dava devam ederken savcılık şikayeti ve Baro disiplin kuruluna şikayetleri üzerine tüm icra dosyalarına "haricen tahsil" bildirimi yapıldığı, ancak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından işlemlere devam edilmesi üzerine talebin bu dosya ve leasing sözleşmesine hasredilerek borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiğini. -Dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile dava konusu iş makinesinin satış tarihi itibari ile acil satış halinde 70.672,00 Euro olduğunun teyit edildiğini, müvekkilinin borcundan mahsubu gereken meblağın 70.672,00 Euro olduğunu, ancak makinenin gerçek değerinin (acil satış halinde) cari hesaba yansıtılmadığını, bilirkişilerce raporun sonuç kısmında bu bedelin mahsubu halinde borç kalıp kalmayacağının raporun sonuç kısmına yansıtılmadığını, sadece davalı kayıtlarına itibar edilmesinin de hatalı olduğunu, rapora itiraz etmelerine rağmen mahkemece raporun sonuç kısmında belirlenen ve makinenin gerçek değerinin yansıtılmadığı hesaplamayı baz alarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa ki bu hesaplamanın davalı şirketin kötüniyetli bedeli tespiti sonucu oluşan ve makinenin gerçek değerinin yansıtmayan hesap olduğunu. -Bu hususun yeniden rapor alınmasını gerektirmeyeceğini, makinenin gerçek değerinin cari hesaba yansıtılması halinde; Otomatik fesih tarihi : 23.05.2019 / 1 EURO KURU: 6.83 TL dir. Otomatik fesih tarihi itibariyle borç miktarı : 45.068,98 EURO + 4.215,00 TL Otomatik fesih tarihi itibariyle mahsubu gereken makine değeri: 70.672,00 EURO Farkın 25.603,02 Euro olup, davacı lehine fazla ödeme yapıldığının ortada olduğunu, bu miktarın TL karşılığının anılan tarihte 174.868,63 TL olup bakiye 4.215,00 TL'nin de düşülmesi halinde 170.653,63 TL fazla ödeme yapıldığını, dolayısı ile anılan tarihte davaya konu icra takibine konu alacağın var olmadığının ortaya çıktığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesini, nihayetinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6361 sayılı Kanun'un 33/1. Maddesinde finansal kiralama sözleşmesinin feshi sonucunda kiracıdan iade alınan kiralananın, üçüncü bir kişiye satılması bakımından rayiç değer kriterinin bulunmadığını, bu nedenle mahkemece rayiç bedel tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 28.09.2020 Tarih 2017/5161 Esas ve 2020/1498 Karar sayılı ilamının da bu yönde olup, 6361 sayılı Kanun'un 33. Maddesinde yer alan açık hükme uygun olacak şekilde kiralananın üçüncü kişiye satışı halinde rayiç bedelin değil, fiili satış bedelinin esas alınması gerektiğinin belirtildiğini. -Rayiç değer tespiti yapılmasını hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için rayiç değer tespiti yapılabileceği kabul edilse dahi alınan bilirkişi raporlarında rayiç değere ilişkin hesaplamaların hatalı yapıldığını, iade alınan kiralanan için SPK lisanslı Değerleme Uzmanları tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığını, değer tespitinde tüm kriterler göz önünde bulundurularak rayiç değer tespiti yapıldığını, bilirkişi raporlarında ise ekspertiz incelemesindeki tespit ve değerlendirmelerin tamamen göz ardı edilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu, bilirkişi raporlarında, rayiç değer tespiti yapılırken yalnızca sahibinden.com sitesinde yer alan birkaç ilanın esas alınmasının hatalı olduğunu, Türkiye Noterler Birliği, kiralananın üreticisi ve satıcısı olan ... A.Ş.'den aynı makinelerin satış bedellerinin celbi ve ilgili Ticaret Odalarından satış tarihine yakın tarihteki aynı marka/model ve türdeki iş makineleri için yapılan satış sözleşmelerinin celp edilmesi gerektiğini itirazlarında belirtmelerine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını. -Davacı tarafın h davacının borcundan mahsup edilmesi gereken tutarın fiili satış bedeli değil bilirkişi raporlarında acil satış bedeli olarak yer verilen 70.672,00 Euro olması gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin kabul edilemeyeceğini, yasal düzenlemede fiili satış bedelinin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin açık hükme bağlandığını. -Bilirkişi raporlarının çelişkili ve hükmün hatalı olduğunu, kök rapor ve 2. ek raporda, müvekkili şirket'in davacıdan 12.849,00 Euro ve 97.083,94 TL alacaklı olduğu belirtilmesine karşılık 1. ek rapor'da ise müvekkil şirket'in davacıdan 21.769,25 Euro ve 140.438,02 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünde 26/08/2020 tarihinde başlatılan yasal takip çıkış tutarının 37.673,92-EURO olduğu ve takibin açıldığı tarihteki TCMB Euro kurunun 8,6545-TL olduğu dikkate alındığında bilirkişilerin 22/05/2022 tarihli 1. ek raporda tespit ettikleri alacak miktarının doğru olduğunun açıkça anlaşıldığını, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında görüleceği üzere müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına göre, davacıdan hem EURO cinsinden (kira, kira temerrüt) hem de TL cinsinden (masraf/cari hesap) ayrı ayrı alacakları olduğunu, buna rağmen hükümde müvekkili şirket'in davacıdan EURO VE TL cinsinden farklı alacaklarının olduğunun fark edilmediğini, hükümde yer verilen Euro ve TL alacaklarının bile birbiriyle uyuşmadığını, alacak tutarları hesaplanırken EURO-TL kurunun bile hatalı olarak farklı kurlar üzerinden hesaplandığını. -Dava dosyasından düzenlenen 1. EK RAPOR dışındaki bilirkişi raporlarında yer alan hesaplamaların hatalı olduğu veyahut hiç yapılmadığını, 6361 sayılı Kanunun 33. Maddesi ile taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin hükümlerine detaylı olarak atıf yapmak suretiyle, ekipmanın rayiç bedeli ile satış bedeli konusunda, işlemiş kira bedelleri, ileriye dönük kira bedelleri, hesaplanmayan/hatalı hesaplanan temerrüt faizleri, masraf alacakları ve Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin 44. Maddesinde belirtilmiş olan vekalet ücreti alacakları ile birlikte icra dosyasına konu edilen alacak miktarına işlemiş faizlerin, icra takibinden kaynaklanan harç, masraf ve vekalet ücretinin de dikkate alınarak detaylı bir hesaplama yapılması gerektiği ısrarla ve defalarca ifade edilmesine rağmen bu itirazlar hakkında hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, 1. Ek raporun dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 20.03.2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzaladığını, ... Marka 2017 model ... tipindeki ekskavatörü 91.000 EURO bedelle satın alındığını, müvekkilinin ikinci yıl kira bedellerini aksatması üzerine davalı tarafça ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin kısmi ödemeler yapmasına rağmen davalı tarafın müvekkilini oyalayarak 60 günlük süreyi kaçırmasını sağladığını, icra takipleri yapıldığını, sözleşmeye konu makinenin satıldığını ancak kısmi ödemeler ve satış bedelinin takiplere yansıtılmadığını, iş makinesinin gerçek değerinin tespiti ile, tespit edilecek bu değer kadar leasing sözleşmesi nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanlarından, leasing sözleşmesi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, mahkemenin 25/01/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında da, uyuşmazlık konusunun bu şekilde tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece kurulan hükümde ise; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği ancak sözleşme nedeniyle borçlu bulunup bulunmadığının tespiti yönünde hüküm kurulmadığı, sadece ıslah ile davaya dahil edilen icra takibi nedeniyle davacının kısmen borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine, 32.929,00 EURO senet alacağı, 4646,15 EURO takipten önceki faiz, 98,77 EURO %03 Komisyon olmak üzere 37.673,92 EURO alacak karşılığı kur 8,6545 üzerinden, 326.048,94 TL'nın %25 EURO akdi faiziyle tahsilini talep ettiği, takip tarihinin 26/08/2020 tarihli olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, dava konusu iş makinesinin satış tarihi itibari ile acil satış halinde 70.672,00 Euro olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, müvekkilinin borcundan mahsubu gereken meblağın 70.672,00 Euro olduğunu, ancak makinenin gerçek değerinin (acil satış halinde) cari hesaba yansıtılmadığını, bu miktar yansıtıldığında müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespit edileceğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ise, 6361 Sayılı Yasanın 33. Maddesinde fiili satış bedelinin dikkate alınacağının düzenlendiğini, rayiç değer kriterinin bulunmadığını, kaldı ki rayiç bedel tespitinin de hatalı olduğunu, dosyaya sundukları ekspertiz raporunun dikkate alınmadığını, emsal toplanmadığını, alınan bilirkişi kök ve ek raporları arasında çelişki bulunduğunu, raporda esas alınan EURO kurunun hatalı olduğunu, hükümde TL yönünden alacaklarının dikkate alınmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce HMK 355. Madde gereğince, mahkemece ıslah dilekçesi üzerine yapılan yargılama ve kurulan hükümde kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı resen incelenmiştir.6100 Sayılı HMK 141. Madde de, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia ve savunmalarını genişletip değiştirebilecekleri, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilemeyeceği, bunun istisnasının ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatı olduğu düzenlenmiştir. Karşı tarafın açık muvafakatı bulunmayan hallerde, iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi için başvurulabilecek yol ıslahtır. Islah HMK 176/1. Madde de " Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Islah kanunda kısmi ıslah ve tam ıslah olarak düzenlenmiş ve her birine farklı sonuçlar bağlanmıştır. Davacı kısmi ıslah ile talep sonucunu ve davasını genişletebilecekken, tam ıslahta talep sonucunu değiştirebilecektir. Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; davacının dava dilekçesinde, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, daha sonra ibraz edilen 03/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince davanın icra dosyalarını da kapsayacağını, davalının alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatının taktiri talebini de ekleyerek davayı kısmen ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin ıslah talebinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde değil, talep sonucunun ve davanın değiştirilmesi mahiyetinde olduğu, kısmi ıslah ile yapılmasının mümkün olmadığı, kısmi ıslah ile davaya yeni bir dava ithalinin mümkün olmadığı, ancak HMK 180. Madde de düzenlenen tam ıslah müessesesi ile mümkün olacağı ve tam ıslahta 2 haftalık süre içerisinde davacı tarafça yeni bir dava dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğu, oysa davacı vekilinin dilekçesinin kısmi ıslah dilekçesi olup, usulüne uygun olmadığından, mahkemece ıslahın yapılmamış sayılmasına karar verilerek davaya devam edilmesi, dava dilekçesinde ileri sürülen talepler doğrultusunda yargılamaya devam edilerek, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, dava dilekçesinde delil olarak dayanılan icra dosyalarındaki haricen ödeme beyanları, bilirkişi raporları, taraf vekillerinin rapora itirazları incelenerek karar verilmesi gerekirken usulüne uygun olmayan ıslah talebi doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatiyle, resen gözetilen sebeplerle, taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve 353/1-a-6. Maddeler gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 tarih, 2020/438 E. 2023/518 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. Madde ve 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1836, K. 2025/563, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1836-e-2025-563-k-bf196fdfca7e