İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/382 E. 2025/542 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/382
- Karar No
- 2025/542
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/382 Esas KARAR NO : 2025/542
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 2025/05/2022 KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "12.12.2021 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS kapsamında sigortalı olan ... plakalı aracın (ekte yer alan kaza tespit tutanağında ayrıntılı ifade edildiği üzere) müvekkil ...'a ait ... plakalı araca çarparak müvekkilimin aracının perte çıkmasına sebebiyet vermiştir. Anılan kazada ... plakalı araç sürücüsü tam kusurludur. Ekte sunduğumuz ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kusur bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere ... plakalı araç sürücüsü tam kusurludur. Ayrıca ...3. Sulh Hukuk Mahkemesi ...Değişik iş numaralı tespit dosyasında da müvekkilin aracında 65.000,00 TL pert farkı oluştuğu sabittir. Pert farkı için ... Büro Dosya Numarası ve ...Arabuluculuk Numarası ile Arabulucuya başvuru yapılmış ancak 12.04.2022 tarihinde gerçekleşen Arabuluculuk oturumunda anlaşma sağlanamamıştır. Bu sebeple davalı Sigorta Şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın sebep olduğu trafik kazası neticesinde müvekkilimin aracında oluşan pert farkının tazmini amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. daha sonra talebimizi arttırma hakkımızı saklı tutmak kaydıyla işbu kısmi dava ile talebimiz şimdilik 100,00 tl ile sınırlıdır. müvekkilimizin aracında oluşan pert farkının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere işbu kısmi dava ile asgari 100 TL pert farkı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacın huzurdaki dava ile müvekkil şirketten talepleri haksız ve yersiz olmakla huzurdaki davanın reddi gerektiği kanaatindeyiz. şöyle ki; müvekkil şirket; ancak poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup, müvekkil şirket sigortalısının huzurdaki dava konusu hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın müvekkil şirket bakımından reddi gerekmektedir :dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ...sayılı ve 11.11.2021-11.11.2022 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigortalıdır. müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; kaza tarihi itibariyle maddi araç başına azami 43.000,00-tl ile sınırlıdır. (ek-1: poliçe) poliçe azami teminatı muaccel ve maktu borç olmayıp ödenecek azami teminat miktarını belirlemektedir. müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu, karayolları trafik kanunu ve poliçe genel şartları gereğince “karayolu”nda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır. davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerekir: müvekkil şirketin sorumluluğu, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesindeki teminat limiti ile birlikte sigortalının kusur oranıyla sınırlıdır. müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olacağından ve taraflar arasındaki asıl ihtilaf kusur durumuna ilişkin olduğundan öncelikle kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevki ile tarafların kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını talep etmekteyiz. 12.12.2021 tarihli tarihli kaza sonrasında hasar ihbarı yapılmamış, araç ekspertize sunulmamıştır. davacı, motorlu araç sigortaları hasar ihbarlarının yapılması ve değerlendirilmesi prosedürüne ilişkin genelgede yer alan esaslara uymayarak hasardan sonra ihbar yükümlülüğü yerine getirmemiştir. sigorta şirketinin eksperine inceleme fırsatı verilmediğinden usul eksikliği vardır. hesaplanan miktar son derece fahiş ve tarafımızdan kabul edilemez niteliktedir. hesaplanan miktar son derece fahiş ve tarafımızdan kabul edilemez niteliktedir. cevap dilekçemiz ekinde sunulan hasar ekspertiz raporuna göre de talep edilen hasar miktarı fahiş ve gerçeğe aykırıdır. kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının aracında meydana gelen kaza ile illiyetli gerçek hasar miktarının bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmelidir. sigorta hukukunun temel prensibi, riskin gerçekleşmesinin ardından sigortalının gerçek zararının sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak tazmin edilmesi hususudur. kaldı ki; mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de davacı talebinin fahiş olduğu hususu ortaya çıkacak olup, davacı yanın fazlaya ilişkin talebi sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek niteliktedir. Motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denilmektedir. Daha kısa bir anlatımla, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesinde de belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türüdür. Sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK’nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulması, ihbarın ardından hasar miktarının sigorta şirketi tarafından hesaplanması gerekmektedir. Sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerekmektedir. Davacı tarafça müvekkil sigorta şirketine gerekli belgeler süresinde ulaştırmadığı gibi, hasar ihbarına da uymamış, aracını ekspertize sunmamış olup muaccel hale gelmeyen ve teminat dışında bulunan talepler bakımından müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de ileri sürülemeyeceği gibi, davacının faiz talebi de haksız ve yersizdir. kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihi de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceği açıkça ortadadır. zira davacı taraf tacir olmadığı gibi başvuru konusu hasarda haksız fiil neticesinden meydana gelmiş olduğundan avans faizi talep edilemez. yine, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatindeyiz. Haksız davanın esastan reddine, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen hasar miktarı konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücreti-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava 12/12/2021 tarihinde davalının ZMMS kapsamında sigortalısı bulunan dava dışı sürücü ile davacı arasında gerçekleşen kaza nedeniyle pert farkı tazminatı isteminden ibarettir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. Maddesinde; "(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: " Dava dışı sürücü ...'nın hatalı sevk ve idaresinin olayda birinci derecede ve %50 (yüzde elli) oranında etkili olduğu, Davacı sürücü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin olayda birinci derecede, %50 (yüzde elli) oranında ve diğer sürücü ... ile eşit düzeyde etkili olduğu, Dava konusu ... plakalı aracın hasar bedelinin 52.524,19 TL olduğu, kusur durumuna göre davacının talep edebileceği tutarın 26.262,10 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize vermiş oldukları raporda özetle: "08/11/2021 tarihli kök raporda belirtilen görüşümüzü değiştirmeyi gerektirecek bir durum bulunmadığı " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından 15/05/2024 tarihli dilekçe ile davasının ıslah edildiği bildirilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından son celse ıslah için süre istenilmiş olsa da HMK 176/2 gereğince aynı davada yalnızca bir kez ıslah yapılabileceğinden davacı vekilinin talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir. ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazı cevabında kazanın gerçekleştiği tarihe ilişkin trafik ışıklarının çalışma şeklini gösterir listenin gönderildiği anlaşılmıştır. Dosyanın esası bakımından yapılan değerlendirmede; 12.12.2021 günü, saat 15:10 sıralarında davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... caddesini takiben ...caddesi istikametinden gelerek..caddesi yönüne doğru sola dönüş için geldiği sırada yolun karşı yön bölümündeki araçlara yeşil ışık yandığı için orta refüj boşluğunda beklediği akabinde ...caddesi yönüne giden araçlara kırmızı ışık yandığı sırada harekete geçerek yolun karşısına ... caddesi yönüne geçmeye çalıştığı sırada aracının ön kısımlarıyla, istikamete göre sağ taraftan gelerek ... caddesi yönüne doğru seyir halinde olan sürücü...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesi dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda ... Belediye Başkanlığı'nın yazı cevabı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın yapmış olduğu değerlendirme neticesinde sürücü ...'nın kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle bahse konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bilirkişiler tarafından davacıya ait aracın önceki kazaları, tramer kayıtları ve kaza anındaki kilometre bilgisi doğrultusunda aracın kaza tarihindeki 2. El piyasa rayici bedelinin 131.310,47 TL olduğu, aracın sovtaj değerinin ise kaza öncesi hâlinin yaklaşık %60'ı kadar yani 78.786,28 TL olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının alması gereken bakiye pert değerinin 52.524,19 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince davacıya yapılmış herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi bu yönde herhangi bir savunmada da bulunulmamıştır. Ancak davacı tarafından dava dilekçesinde kısmi dava açıldığının açıkça beyan edilmiş olması ve 15/05/2024 tarihinde davasını ıslah etmek suretiyle 26.262,10 TL'ye çıkardığı, bir davada yalnızca bir kez ıslah yapılabileceği ve davalı tarafça ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunulmamış olması dikkate alınarak HMK 176/2 maddesi ışığında davanın 26.262,10 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi ve türü bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça her ne kadar temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmiş olsa da davacı vekili tarafından sunulan ruhsat fotokopisinde aracın cinsinin otomobil olduğu ve kullanım amacının hususi olarak kayıtlı bulunduğu dikkate alınarak yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Ayrıca davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair dilekçe sunulmuş olsa da dilekçenin üzerinde davalı tarafça alındığına dair herhangi bir ibare bulunmaması ve davacı tarafça dilekçenin iadeli taahhütlü gönderildiğine dair herhangi bir gönderi numarası ya da teslim fişi sunulmamış olması nedeniyle arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle davalı tarafın temerrüde düştüğü anlaşılmış olup son tutanak tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜNE, 1-Taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 26.262,10 TL pert farkı tazminatının 12/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.793,96 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.713,26 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddese gereğince dava değeri olan 26.262,10 TL üzerinden hesaplanan 26.262,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 465,00 TL tebligat, posta gideri ile 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.465,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır