Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/23 E. 2022/278 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/23
- Karar No
- 2022/278
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1543 Esas KARAR NO: 2024/2001 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 04/07/2024 NUMARASI: 2024/23 E. - DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; mahkemenin birleşen 2018/191 E. Sayılı dosyada verilen 16.05.20218 tarihli ihtiyati tedbir kararının bütünü ile ortadan kaldırılmasına veya İzmir 13.Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/409 E.2022/278 K. Sayılı tasarrufun iptali kararında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. -İzmir ... İcra Dairesi ...- İzmir ... İcra Dairesi ... - ( ... -İzmir ... İcra Dairesi ...- İzmir ... İcra Dairesi ...-( ... )- İzmir ... İcra Dairesi ...-İzmir ... İcra Dairesi ...- İzmir ... İcra Dairesi ...- İzmir ... İcra Dairesi ... -İzmir ... İcra Dairesi ...- İzmir ... İcra Dairesi ... dosyalara engel oluşturmayacak şekilde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 08/01/2020 tarihli kararıyla; Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; devir bedelinin düşüklüğü ve tanık anlatımlarının münhasıran devrin muvazaalı olduğuna ispata yeterli olmayacağı, bu cümleden olmak üzere, dinlenen tanık anlatımlarının muvazaa olduğuna yönelik olmadığı, bu nedenle marka devirlerinin iptali yönünden hüküm kurulamayacağı anlaşılmıştır. Ancak birleşen dosya davacısının davaya konu markaların hukuka uygun olarak kullanıldığının tespiti yönündeki terditli talebi yönünden, birleşen dosya davalılarının tecavüz iddiaları nazara alındığında hukuki yararının mevcut olduğu ve ana dosyadaki red gerekçelerinin doğal sonucu olarak bu tespit talebinin kabulünün zorunlu olduğu anlaşıldığından birleşen terditli davanın kabulü" gerekçeleri ile; Ana dosyada; davacının davasının REDDİNE, Birleşen dosyada; davacının davasının KABULÜ ile; -Davacının "..." markasının usulüne uygun Franchise sözleşmesi ile yasal olarak haklı ve hukuka uygun bir şekilde kullandığının TESPİTİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.Dairemizin 21/12/2023 tarihli 2020/1980 Esas 20231665 K sayılı kararıyla "Franchise sözleşmesi taraflar yönünden nispi hak doğuran bir sözleşme olup, sözleşmenin tarafları yönünden hak doğurur. Davalı ile o tarihte marka tescil sahibi ... Gıda Ltd. Şti. Arasında 10/12/2016 tarihinde 5 yıl süreli marka lisans sözleşmesi imzalandığı, markanın daha sonra 11/08/2016 tarihinde ...'a, 10/10/2016 tarihinde ...'ya devredildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça markanın ... Gıda Ltd. Şti. İle yapılan marka lisans sözleşmesine dayanılarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalıya ihtarname gönderilerek markanın devralındığı ancak davalı tarafça bu tarihten itibaren marka lisans bedelinin davacı tarafa ödendiğinin ileri sürülmediği, bu yönde delil sunulmadığı anlaşılmakla, ihtarnamenin tebliğinden itibaren dava tarihine kadarki dönem için, davacının marka lisans bedeli talep etme hakkı bulunduğundan, hukuki nitelendirme hakime ait olmakla, davacının talebinin çoğun içinde azı da vardır kuralı kapsamında değerlendirilerek, ihtarnamenin tebliği tarihi ile dava tarihi arasındaki süre içerisinde davacı tarafından franchise sözleşmesine göre isteyebileceği miktarların bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine, Sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarihli ara kararıyla; "Dosya kapsamı delillere göre; Mahkememizce ana dosya yönünden "Ana dosyada; davacının davasının REDDİNE,", birleşen dosya yönünden "Birleşen dosyada; davacının davasının KABULÜ ile; Davacının "..." markasının usulüne uygun Franchise sözleşmesi ile yasal olarak haklı ve hukuka uygun bir şekilde kullandığının tespitine," şeklinde verilen kararın BAM 44.Hukuk Dairesi'nce "Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi heyetine ait 19.06.2019 tarihli raporda; "10/02/2016 tarihli Franchise (Bayilik) Sözleşmesinin 5.maddesi Sözleşme Süresi Bölümünde "5.1. başlangıç tarihinden itibaren 5 yıldır. Başlangıç tarihi sözleşme tarihidir. Marka'nın devredilmesi halinde franchisee işbu sözleşmede belirtilen hak ve yetkileri sözleşme süresi sonuna kadar kullanabilir" hükmüne istinaden davalı/birleşen dosya davacısının "..." markasını sözleşmede belirtilen hak ve yetkilere dayanarak 10/02/2021 tarihine kadar kullanabileceği, bu nedenle ...'in markasal kullanımlarının ... adına kayıtlı markasına herhangi bir tecavüz teşkil etmediği, mahkemenin davacı tarafın maddi tazminat talebini yerinde bulması halinde emsal lisans sözleşme kapsamında, ihtar tarihinden (26/12/2016) dava tarihine (20/07/2017) kadar olan süre için, davacı tarafa ödemesi gereken lisans bedelinin 16.773,45 TL olarak hesap edildiği" belirtilmiştir. 10.02.2016 tarihli franchise sözleşmesinde franchise verenin ... Ltd Şti, franchise alanın ... olduğu, sözleşmenin süresinin başlangıç tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, markanın devredilmesi halinde franchise işbu sözleşmede belirtilen hak ve yetkileri sözleşme süresi sonuna kadar kullanabileceği belirtilmiştir. Bornova ... Noterliği tarafından tanzim edilen 26/12/2016 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı ... Ltd Şti tarafından muhatap ... aleyhine düzenlenen ihtarnamede ... markasının haksız kullanımına son verilmesinin talep edildiği, ayrıca taraflarına teslim edilen franchising sözleşmesini imzalayarak şirket merkezine ulaştırmaları gerektiği hususunun belirtildiği görülmüştür. 23.12.2016 tarih, ... yevmiye no'lu inhisari marka lisans sözleşmesinde lisans verenin ..., lisans alanın ... Ltd Şti olduğu görülmüştür.21.09.2016 tarihinde Giresun ... Noterliği tarafından düzenlenen marka devir sözleşmeleri ile ...'ın markayı ...'ya devrettiği görülmüştür. Somut olayda davalı ... ile birleşen dosyanın davalısı ... Gıda Ltd Şti arasında 10.02.2016 tarihli franchise sözleşmesi tanzim edildiği, daha sonra franchise sözleşmesine konu markanın 11.08.2016 tarihinde ...'a onun tarafından da 21.09.2016 tarihinde ...'ya devredildiği, ... ile bu şirket arasında 23.12.2016 tarihinde inhisari marka devir sözleşmesi yapıldığı sabittir. Davacılar tarafından istinaf dilekçesinde, davalının yeni bir franchising sözleşmesi imzalamadığını, %3'lük royalty bedelini ödemediğini, Franchise sözleşmesi gereğince müvekkilden tedarik etmesi gereken malları başka tedarikçilerden alarak müvekkili zarara soktuğunu, itibar kaybı yaşattığını ileri sürmüş ise de davalı ile ... Gıda Ltd Şti arasında düzenlenen franchising sözleşmesinde %3'lük royalty bedelinin ödeneceğine dair ve malların franchise verenden temin edileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığından bu istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Franchise sözleşmesi taraflar yönünden nispi hak doğuran bir sözleşme olup, sözleşmenin tarafları yönünden hak doğurur. Davalı ile o tarihte marka tescil sahibi ... Gıda Ltd. Şti. Arasında 10/12/2016 tarihinde 5 yıl süreli marka lisans sözleşmesi imzalandığı, markanın daha sonra 11/08/2016 tarihinde ...'a, 10/10/2016 tarihinde ...'ya devredildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça markanın ... Gıda Ltd. Şti. İle yapılan marka lisans sözleşmesine dayanılarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalıya ihtarname gönderilerek markanın devralındığı ancak davalı tarafça bu tarihten itibaren marka lisans bedelinin davacı tarafa ödendiğinin ileri sürülmediği, bu yönde delil sunulmadığı anlaşılmakla, ihtarnamenin tebliğinden itibaren dava tarihine kadarki dönem için, davacının marka lisans bedeli talep etme hakkı bulunduğundan, hukuki nitelendirme hakime ait olmakla, davacının talebinin çoğun içinde azı da vardır kuralı kapsamında değerlendirilerek, ihtarnamenin tebliği tarihi ile dava tarihi arasındaki süre içerisinde davacı tarafından franchise sözleşmesine göre isteyebileceği miktarların bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına," gerekçesi ile kaldırıldığı, söz konusu kaldırma kararı çerçevesinde yapılacak yargılama sonucu verilecek kararın tedbire konu markaların tescili yahut mülkiyetini değiştirmeyeceği, kararın infazı yönünden tedbir kararın bir katkısının bulunmayacağı anlaşıldığından mahkememizce verilmiş 16/05/2018 tarihli davaya konu markaların üçüncü kişiye devrinin önlenmesi yönündeki tedbir kararının kaldırılmasına," şeklindeki gerekçeleri ile; Mahkememizce verilmiş 16/05/2018 tarihli davaya konu markaların üçüncü kişiye devrinin önlenmesi yönündeki tedbir kararının kaldırılmasına, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davaya konu ve üzerindeki ihtiyati tedbir kararı kaldırılan markaları eski sahibinden devir aldığını, davalının ''...'' markasına ilişkin olarak markanın eski sahibi ile imzalamış olduğu franchising sözleşmesi gereğince ... Cad. No:... Bağcılar/İSTANBUL adresindeki işletmesinde markaları kullanmaktayken Bornova ... Noterliğinin 26/12/2016 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile markalar üzerindeki hakları devraldıklarını ve kendisinin markayı kullanma iradesi göstermesi halinde yeni bir franchising sözleşmesini imzalaması gerektiğinin bildirildiğini, davalı yanca bu bildirime rağmen müvekkilinin sahibi olduğu markalar üzerindeki hakları yasaya aykırı olmak suretiyle internet ortamında kullanılmaya devam edildiğini, bu nedenlerle davanın açıldığını, davalının, ... Gıda Limited Şirketi ile yaptığı bayilik sözleşmesinin markaların müvekkiline devredilmesi sebebiyle sona erdiğin müvekkilleri ile davalı arasında yeni bir bayilik sözleşmesinin yapılması gerektiğini, davalının , müvekkilleri ile aralarında bayilik sözleşmesi akdetmediği gibi sözleşme olmadan şu an bile müvekkillerine ait olan ... isimli marka üzerindeki hakları kullanmaya devam ettiği ve marka hakkına tecavüz ediyor olabileceğini, bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararının hukuka aykırı olduğunu, ... markasının ülkemizde bilinen ve pek çok şubesi bulunan ünlü bir marka olduğunu, müvekkillerinin de uzun yıllardır ... markası için işletme sahipleri ile bayilik sözleşmesi yapmak suretiyle faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkillerinin sahibi olduğu ... isimli marka için verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının bu markanın üçüncü şahıslara da devrini kolaylaştıracağından müvekkillerinin ticari faaliyetlerinde zorluklara ve sıkıntılara yol açacağını, üstelik feri müdahil vekilinin 13/06/2024 tarihli dilekçesinde her ne kadar İzmir 13.Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/409 E.2022/278 K. sayılı tasarrufun iptali kararının infazını engellemeye hizmet ettiğini belirtmişse de söz konusu mahkeme kararının istinaf aşamasında olup halen de derdest olduğunu, istinaf incelemesinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince (2022/3347) yapıldığını Feri müdahil vekilinin ilk derece mahkemesini yanıltması üzerine bu kararın verildiğini, Feri müdahil tarafından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmemiş olsaydı belki de ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının gündeme gelmeyeceğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesin talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Fer-i müdahil ... Ltd. vekili mahkemeye ibraz ettiği 13/06/2024 tarihli dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.HD'nin 2020/1980 Esas 2023/1665 K. sayılı ilamı ile mahkemenin birleşen 2018/191 E. sayılı dosyası ile verilen 16.05.2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının açıkça sebepsiz kaldığını, sebepsiz kalan ihtiyati tedbir kararının davacı ...' yı haksız korumaya ve İzmir 13.Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/409 E.2022/278 K. sayılı tasarrufun iptali kararının infazını engellemeye hizmet ettiğini, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında markanın satışa esas kıymet takdiri yapıldığını, icrai işlemlerin mahkemenin ihtiyati tedbir kararı nedeni ile icra edilemediğini belirtmiştir. İşbu dava dosyası ile birleşen mahkemenin 2018/191 Esas sayılı dosyasında 16/05/2018 tarihinde "HMK 389. Maddesine göre dava konusu davalı ... adına tescilli ...-...-...-...-...-...-...- ...-... markalarından doğan haklarının tescil belgelerinin taraf teşkili konusunda ileride sıkıntı yaratacağından 3. Kişilere devrinin önlenmesi için mahkememiz hükmü kesinleşinceye kadar TPE kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına,"karar verilmiştir.İstanbul BAM 44 HD'nin 2020/1980 Esas 2023/1665 Karar sayılı kararı ile, " davacının talebinin çoğun içinde azı da vardır kuralı kapsamında değerlendirilerek, ihtarnamenin tebliği tarihi ile dava tarihi arasındaki süre içerisinde davacı tarafından franchise sözleşmesine göre isteyebileceği miktarların bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine, Sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı çerçevesinde, yapılacak yargılama sonucu verilecek kararın tedbire konu markaların tescili yahut mülkiyetini değiştirmeyeceği, kararın infazı yönünden tedbir kararın bir katkısının bulunmayacağı gerekçesi ile 16/05/2018 tarihli davaya konu markaların üçüncü kişiye devrinin önlenmesi yönündeki tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Birleşen davada davacı tarafından, ... Gıda şirket yetkilisi hakkında açılan soruşturma nedeniyle ... markasını ve tüm haklarını göstermelik olarak ...'a devrederek yurt dışına kaçtığını, ...'ın markayı daha sonra ...'ya devrettiğini, davalılar arasındaki hukuku kandırmaya yönelik hileli ve muvazaalı devirlerin ve de organik bağlantının tespiti ile marka devirlerinin TBK madde 19 çerçevesinde iptali ile marka ve şekillerinin ilk hak sahibi olan ... Gıda İnşaat Tekstil adına tesciline, terditli olarak müvekkilinin markayı hukuka uygun kullandığının tespitini talep ve dava etmiştir. Somut olayda mahkeme feri müdahilin talebi üzerine ihtiyati tedbir kararını kaldırmış ise de, 6100 sayılı HMK 394/'e göre, ihtiyati tedbir kararına karşı, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itiraz edebileceği aynı maddenin 3. Fıkrasında, ihtiyati tedbirin uygulanması nedeni ile menfaati açıkça ihlal edilen3. Kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebileceklerinin belirtildiği ihtiyati tedbirin kaldırılması şartlarının somut olayda gerçekleşmediği mahkemece verilen 16/05/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile, dava konusu davalı ... adına tescilli markalardan doğan haklarının tescil belgelerinin taraf teşkili konusunda ileride sıkıntı yaratacağından 3. Kişilere devrinin önlenmesi için mahkeme hükmü kesinleşinceye kadar TPE kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına,"karar verilmesi hukuken yerinde olduğundan mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılması kararı yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı- birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, 04/07/2020 tarihli mahkeme ara kararının kaldırılmasına, İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı- birleşen davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih, 2024/23 E. K. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Fer i müdahil vekilinin İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine 4-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5-Yargılama için davacı tarafından yapılan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı, 1.735,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.404,40 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024