Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/225 E. 2024/266 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/225
Karar No
2024/266
Karar Tarihi

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : 31/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE :.... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : ....

DAVACI : .... VEKİLİ : . KONKORDATO KOMİSERİ : ....

KONKORDATO KOMİSERİ : ... KONKORDATO KOMİSERİ :... İLİŞKİLİ KİŞİ : ... VEKİLİ : ... İLİŞKİLİ KİŞİ : 2 -... VEKİLLERİ : ... İLİŞKİLİ KİŞİ : 3 -... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2025

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... ile borçlarına müşterek barçlu müteselsil kefil olarak imza atan şirket ortağı ve müdürü Müvekkili .... aktiflerinin pasiflerini karşılayacak durumda olmasına rağmen nakit akışının bozulması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddeleri uyarınca borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunduğunu, bu zamana kadar müvekkilinin şirketin kendinden kaynaklı bir şekilde taahhüdünü verip tamamlamadığı ve teslim etmediği hiçbir işin olmadığını, ancak ülkemizin çevresel faktörler ile içine düştüğü ekonomik istikrarsızlığın ve yoğun enflasyonist ortamın geri gelmesi, dövizdeki artışlar nedeniyle mali durumunun ağır derecede ve pasif yönde etkilendiğini, müvekkili şirketin mali yapısını ortaya koyan belgeler incelendiğinde; müracaat tarihini kapsayan dönem itibariyle vadesi gelecek olan dönem borçlarının ödenemez hale geldiğinin anlaşılacağını, bu durumun doğurduğu tehlike ile yapılacak olan en ufak bir takip ile, diğer tüm alacaklıların aynı anda ve vadelerinden önce harekete geçmesi ile de müvekkilinin likiditesinin tamamen bozulacağını, elindeki işlerin de yapılamaz hale geleceğini ve sözleşmelerinin fesih olacağını, müvekkili şirketin iflasa kadar sürüklenmesinin muhtemel olduğunu, müvekkillerinin bu başvuru ile, dürüst borçlular olarak, muhtemel bir iflasa sürüklenmesi halinde, öncelikle zarar görecek ve alacaklarını alamayacak olan tüm alacaklıları, çalışanları, ailelerini düşünerek ve şirketin varlığını korumak üzere yaptıkları konkordato ön proje çalışması neticesinde belirli süre ve şartlarda borçlarını ödeme imkanına kavuşabilmesi için konkordato talebinde bulunulması zorunluluğu doğduğunu, konkordato talep eden.... kullanılan krediler ve yapılan borçlanmalarda kredi veren kuruluşların, alacaklarını güvence altına alınmak amacıyla, kredi kullanan şirket mülkiyetinde bulunmasa dahi gayrimenkul teminatı istediklerini, .,.... konkordato talep eden ....Şirketi'nin sahibi olduğunu, kredi veren kurum/kuruluşların şirket tarafından kullanılmış kredilere, şirketin sahibi olan .... müşterek ve müteselsilen kefil olarak imzası şartı koşulduğunu, ana davacıın şirket ön projede yazılı teklifi ile bütün alacaklılara olan borçlarını ödemeyi planladığını beyan ederek davacılar için 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı vekili tarafından gider avansının ikmal edilmediği, bu konuda 2 haftalık kesin süre verildiği, bu sebepten ötürü davanın sürüncemede bırakıldığı, dava şartı eksikliğinin giderilmediği, mahkemece dava şartı eksikliğinin yargılamanın her aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g., 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından 09/08/2024 tarihli tensip zaptının 7 numaralı ara kararının (h) bendinde; Davacı şirket için 444.725,00-TL'nin İİK'nun 385/4. Maddesi ve HMK'nın 114, 115/2 maddeleri gereğince 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına karar verildiğini, bu kadar yüksek miktarda bir paranın yatırılması için 2 hafta verilmesinin hak arama hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini, Anayasanın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiş olup, Anayasa Mahkemesince verilen 26.01.2022 tarih ve E.2021/9, K.2022/4 sayılı kararda; hak arama özgürlüğünün en önemli iki ögesini oluşturan iddia ve savunma haklarını kısıtlayacak, bu hakların kullanımını engelleyecek ve adil yargılanmaya engel olacak kanun hükümlerinin Anayasa’nın anılan maddesine aykırılık oluşturacağını, maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün, kendisinin bir temel hak niteliği taşımasının yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olduğu ifade edildiğini, gider avansının tamamlanması için Yerel Mahkemeye başvurulduğunu ve ek süre talep edildiğini, ancak Mahkeme tarafından taraflarına olumlu yada olumsuz olarak herhangi bir dönüş yapılmadığını, Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen gider avansı miktarının müvekkilinin hak arama hürriyetini kısıtlamakta olup anayasal bir ihlal oluşturduğunu, bu sebeple ya daha makul süreler verilip bu ücretlerin tamamlattırılması gerekmekteyken davanın usulden reddine karar vermek hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek istinaf başvurularının esastan kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Mahkemece, gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. 02/06/2018 tarih 30439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Gider Avansı Tarifesine göre tarifede belirtile gider avansını talep eden tarafından konkordato talebinde bulunurken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Konkordato gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, bilirkişi ve konkordato komiseri ücretleri, ilan ücreti, iflas gideri ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay' a gidiş dönüş ücretlerini kapsar. İİK' nın 285/4 fıkrası; "Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır" hükmünü düzenlemektedir. Konkordato Gider Avansı Tarifesinin 6.maddesinde, "Tarifeye göre yatırılmış gider avansının yeterli olmadığı yargılama sırasında anlaşılır ise eksik kalan kısım, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ikmal ettirilir."hükmü bulunmaktadır HMK'nun 120. Maddesinde ise,"(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir."hükmü bulunmaktadır. Dosyanın tetkikinde; Mahkemece, davacıya gider avansını ikmal etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı takdirde davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, Konkordato Gider Avansı Tarifesinin 6. ve HMK'nun 120/2. Maddesine göre de 2 haftalık kesin sürenin yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas, .... karar sayılı dosyasında verilen 10/10/2024 tarihli karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-)HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize sunulacak ya da Dairemize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde Temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024

.... Başkan

.... Üye

.... Üye

.... Katip 151816

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/225, K. 2024/266, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-225-e-2024-266-k-948bea95211e