Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/1890 E. 2024/2123 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1890
Karar No
2024/2123
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1890 Esas

KARAR NO:2024/2123 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2024/333 Esas - 2024/624 Karar

TARİH:11/09/2024

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2024/400 Esas - 2024/456 Karar Sayılı dosyası

DAVA:Şirketin İhyası

KARAR TARİHİ:26/12/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... A.Ş hasım göstererek İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi nezdinde 2018/368 E. Sayılı dosya ile iş kazasından kaynaklı tazminat davası açtığını, İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesince, müvekkile, maluliyetin tespiti davası açmak için mehil verildiğini, müvekkilinin de ... A.Ş ve S.G.K Başkanlığını hasım göstererek İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi nezdinde 2023/ 557 E. Sayılı dosya ile malüliyetin tespiti davası açtığını, ancak yargılama sürecinde müvekkilinin hizmetlerinin ... ŞİRKETİ tarafından bildirildiğinin tespit edildiğini, ve ... ŞİRKETİ' nin davaya dahili davalı olarak eklenmesi için taraflarına süre verildiğini, ancak şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi tarafından işbu davayı açmak için mehil verildiğini, , müvekkilinin, ... şirketten maddi ve manevi tazminat alacağının bulunduğunu, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince ( Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.) işbu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu beyanla, ...nün sicilinden terkin edilen ... ŞİRKETİ unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiğini, ancak usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'ya da yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; müvekkil müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini savunmuştur.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... A.Ş hasım göstererek İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi nezdinde 2018/368 E. Sayılı dosya ile iş kazasından kaynaklı tazminat davası açtığını, İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesince, müvekkile, maluliyetin tespiti davası açmak için mehil verildiğini, müvekkilinin de ... A.Ş ve S.G.K Başkanlığını hasım göstererek İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi nezdinde 2023/ 557 E. Sayılı dosya ile malüliyetin tespiti davası açtığını, ancak yargılama sürecinde müvekkilinin hizmetlerinin ... ŞİRKETİ tarafından bildirildiğinin tespit edildiğini, ve ... ŞİRKETİ' nin davaya dahili davalı olarak eklenmesi için taraflarına süre verildiğini, ancak şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi tarafından işbu davayı açmak için mehil verildiğini, iş mahkemesinde açılan davada İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesince, taraflarına, ihya davasını açmak için mehil verildiğini, istanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/333 Esas Sayılı dosyada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü taraf (davalı) gösterilerek taraflarınca dava açıldığını, ancak mahkemenin Tasfiye halinde... Şirketi'nin tasfiye memuruna da dava açmaları için taraflarına mehil verdiğini, ihyasını istedikleri şirket ticaret sicilinde terkin ediliğinden ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yukarıda bildirilen dosyada dava açıldığından ötürü bu davada husumeti, sadece Tasfiye halinde... Şirketi tasfiye memuru ...' ya yöneltmiş bulunduklarını, müvekkilinin, ... ŞİRKETİ adlı şirkette sigortalı olarak çalışmakta iken iş kazası geçirip, malul kaldığını, dolayısıyla müvekkilinin şirketten maddi ve manevi tazminat alacağı söz konusu olduğunu ve işbu ihya davasını açmakta hukuki menfaati bulunduğunu, huzurdaki dava ile İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/333 Esas Sayılı dosyası arasında bağlantı bulunduğunu, usul ekonomisi açısından huzurdaki dava ile İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/333 Esas Sayılı dosyanın birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, huzurda açılan dava ile İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/333 Esas Sayılı dosyanın fiili ve hukuki irtibatının bulunması nedeni ile huzurdaki davanın İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/333 Esas Sayılı dosya ile birleştirilmesine, ...nün sicilinden terkin edilen... ŞİRKETİ unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihya edilerek tescili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/09/2024 tarih ve 2024/333 Esas - 2024/624 Karar sayılı kararında; "Dava; ... ŞİRKETİ'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortakların ve yetkililerinin ... ve ... olduğu, şirketin son tescilini 26/05/2021 tarihinde yaptırdığı, davalı şirketin tasfiye yoluyla terkin olduğu, bu kararın 21/12/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi aracılığıyla ilan edildiği, ... ŞİRKETİ'nin İAA 29. İş mahkemesinin 2023/557 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamayla sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2122 esas 2020/4238 karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir).Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince,tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin İAA 29. İş mahkemesinin 2023/557 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamayla sınırlı olmak üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre,...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, fakat diğer davalı tasfiye memurunun, şirket hakkında açılmış bir dava varken şirketin tasfiye ve terkini işlemlerini gerçekleştirmesi nedeniyle kusurlu davranışıyla bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ ile, TTK'nun 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı İnter ... Şirketinin nin İAA 29. İş mahkemesinin 2023/557 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamayla sınırlı olmak üzere alacağının tahsili için yapacağı icra takibi dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına,2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ... (TCK NO: ) 'in tasfiye memuru olarak atanmasına,3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 4-Alınması gereken harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Birleşen davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile diğer davalı SGK'nın cevap dilekçesi tebliğ edilmemiş olduğundan müvekkilinin davaya karşı itirazlarını sunamadığını; davanın usulden reddi gerektiğini,Davacı tarafça davalı müvekkili ve davalı aleyhine ayrı ayrı davalar ikame edilmiş olsa da taleplerin aynı olması nedeni ile İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/400 E., 2024/456 K. Sayılı dosyasının 06.06.2024 tarihli ilamı ile her iki dosyanın da birleştirilmesine karar verildiğini ve davacının şirketin ihyası talepli davası İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/333 E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülmeye devam ettiğini, Müvekkile İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden dava - tensip - karar konulu hiçbir tebligat gelmemesinin yanı sıra dosyaların birleştirilmesinden sonra İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden de YALNIZCA "BİRLEŞTİRME TENSİP TUTANAĞI" tebliğ edildiğini, tebligat zarfı UYAP sisteminde görülmekle birlikte dilekçeleri ekinde sunulduğunu; 14.06.2024 tarihli birleştirme tensip tutanağı : "1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/400 esas sayılı dosyasının mahkememizin 2024/333 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, İşbu birleştirme tensip tutanağı ile birleştirme kararının taraflara tebliğine, Yargılamanın 11/09/2024 günü saat 14:45'a bırakılmasına tensiben oybirliği ile karar verildi." şeklinde olup müvekkilinin kendisi aleyhine yönelen dava ve iddialar hakkında bir bilgi sahibi olamadığını, hatta dava dilekçesi ve diğer davalının cevap dilekçesi, birleştirme öncesi aleyhine açılan davanın dava dilekçesinin ayrıca tebliğ edileceğini düşünerek vekili olarak kendisini davadan haberdar etme gereği duymadığını,Oysa ki HMK'nın 122 maddesinin; "Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir." şeklinde olduğunu, aynı Kanun’un “Cevap dilekçesini verme süresi” başlıklı 127. maddesine göre ise cevap dilekçesini verme süresinin, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu, müvekkiline ne cevap verme süresi ne de neye cevap vermesi gerektiği tebliğ edilmemiş olup müvekkilin savunma hakkının elinden alındığını; öncelikle bu nedenle davanın usulden reddi gerekmekte olup karar kaldırılması gerektiğini,Davanın süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin tasfiyesinin 31.08.2015 tarihinde tamamlandığını; Türk Ticaret Kanunu'nun Geçiçi 7. Maddesinin 15. Bendinde şirketin ihyasına yönelik düzenlemelerin yer aldığını, Kanun metni uyarınca şirketin tasfiye tarihinden itibaren 5 yıllık bir zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü; davanın ise 11.05.2024 tarihinde açıldığından davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle şirketin ihyası talep edilemeyeceğinden davanın reddi gerekmekte iken davanın kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığını,... Şirketi'nin tasfiyesi usulüne uygun olarak tamamlanmış olduğundan şirket aleyhine ihya davası açılamayacağını, müvekkili ...'nın ihyası talep edilen şirket ... ŞTİ.'nin tasfiye öncesi ortaklarından/yetkililerinden birisi olduğunu; söz konusu şirketin 13.05.1994 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili'ne tescil edildiğini, ... Sicil numarası ile kaydı yapılan şirket, İstanbul .... Noterliği'nin 27.08.2015 tarih ve.... yevmiye numarası ile onaylı Genel Kurul Kararı ile tasfiye edilerek, 31.08.2015 tarihi itibariyle de tasfiye işlemi tescil edildiğini, yapılan tasfiye işlemi usule ve hukuka uygun biçimde tamamlanarak şirketin alacağı ve borcu olmadığı da tasfiye memurunca onaylanarak vergi kaydının kapatıldığnıı, istinaf kanun yolu incelemesine konu edilen dava 11.05.2024 tarihinde ikame edildiğini; bu durumda şirketin ihyası talepli bir dava açılmasının hukuka uygun olmadığını, Şirket kaydının ihyasını kabul anlamına gelmemekle; vekaletin ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, -Kesinlikle şirketin ihyasını kabul etmemekle birlikte- heyetin davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verdiğini; ancak vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmadığını, müvekkili ...'nın, Tasfiye Memuru sıfatıyla, şirketin tasfiyesi için gerekli işlemleri usule ve yasaya uygun şekilde yaptığını, alacaklılara çağrı ilanları ve tasfiye bilançoları usulüne ve süresine uygun şekilde yapılarak şirketin herhangi bir alacağı veya borcu olmadığı da tespit edilerek tasfiyenin tamamlandığını, işbu sebeple müvekkilinin davanın ikame edilmesinde bir kusuru olmadığından kendisi aleyhine yargılama gideri hükmedilememesi gerekirken, bütün bunlardan sorumlu tutulması hukuka uygun olmadığını,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve takdir edecek sair sebepler ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl ve birleşen davalar; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi atfı ile ile aynı yasanın 547.maddesine dayalı olarak açılan şirketin ihyası talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı birleşen davada davlı tasfiye memuru tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2924 Esas, 2018/1935 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ihya davaları basit yargılama usulüne tabidir. HMK'nun 317/1 maddesi uyarınca basit usule davalarda dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. HMK'nun 320 maddesinde düzenlenen ön incelemenin yapılabilmesi ve tahkikata geçilebilmesi için dilekçe teatisinin tamamlanması yahut davalıya dava dilekçesi tebliğ edilerek cevap süresinin dolmasının beklenmesi zorunludur. Aksi durum HMK'nun 27 maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının açık ihlaline netice verecek ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan HMK'nun 355 maddesi uyarınca istinaf aşamasında da re'sen nazara alınacaktır. Asıl davada ilk derece mahkemesinin tensip zaptının 2 nolu ara kararı ile "Davacı vekiline ... Şirketi'nin tasfiye memuruna da dava açması ve dava açtığına dair belgeyi dosyaya sunması için 1 aylık kesin süre verilmesine ve bu hususta mahkememize bilgi verilmesine, aksi takdirde mevcut delillere göre karar verileceğinin ihtarına, ihtarın tensip zaptının tebliğiyle yapılmış sayılacağına," karar verdiği, bu ara karara istinaden davacıtarafından ihyası istenen şirket tasfiye memuru aleyhine İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde birleştirme talepli dava açıldığı, İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/400 Esas - 2024/456 Karar Sayılı ilamı ile tensiben davanın İstanbul Anadolu 11 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/333 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verdiği, birleşen davada dava dilekçesinin birleşen davalıya tebliğ edilmediği, dosyanın İstanbul Anadolu 11 Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevdii akabinde, mahkemece birleşen davada davalıya yalnızca birleştirme tensip zaptı ile duruşma günün tebliğ edildiği, birleşen davada dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmediği, 11/09/2024 tarihli ön inceleme celsesinde tahkikat bitirilerek istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda; mahkemece, birleşen davada dava dilekçesi birleşen davalıya tebliğ edilmeksizin, davalıya cevap dilekçesi ile savunmalarını sunma hakkının tanınmaksızın, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın ve dilekçe teatisi tamamlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur.Sonuç olarak, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen dosya davalısının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/09/2024 tarih ve 2024/333 Esas - 2024/624 Karar sayılı kararının HMK'nın 355/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1890, K. 2024/2123, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2024-1890-e-2024-2123-k-136279fce37f