Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/1859 E. 2024/1596 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1859
- Karar No
- 2024/1596
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1859 KARAR NO : 2024/1596
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2022 (Dava) - 16/09/2024 (Karar) NUMARASI : 2024/191 Esas - 2024/563 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 06/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/191 Esas-2024/563 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/07/2016 tarihli Anonim Şirket Pay Satış ve Devir Sözleşmesi ile davalının müvekkili şirketteki 10.000 adet payını dava dışı ...'na 2.059.385,00 Euro karşılığında satış yolu ile devrettiğini, sözkonusu satış bedelinin ödenmesi için alıcı ... tarafından alıcının satıcıya aynı miktarda ve 13/07/2016 tanzim tarihli açık bir senet verdiğini, senedin kefilinin ise müvekkili şirket olduğunu, alıcı ...'nun müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olup kendisinin satın aldığı şirketin hisselerinin satışı bedeli yönünden tanzim edilen bonoya müvekkili şirketi kefil yapmasının TTK 395/f-1.m. gereğince şirket ile işlem yapma yasağına aykırı olup hukuken geçersiz olduğunu bildirerek 12/07/2016 tarihli Pay Devir Sözleşmesi ile bu sözleşmeye istinaden tanzim edilen bahse konu bonoda yer alan müvekkili şirketin kefaletinin batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davada hukuki yararı bulunmadığını, şirketin tek pay sahipli anonim şirket haline geldiğini ve şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve temsil ve ilzama yetkili tek kişinin şirketin tek ortağı olan ... olduğunu, müvekkilinin hisseleri ...'ndan devraldıktan yaklaşık 1 sene sonra tüm paylarını geri ...'na devrettiğini, devir bedelinin yalnızca devredilen paylara ilişkin olmayıp pay devir sözleşmesinde ifade edildiği üzere müvekkili tarafından şirkete ödünç verilmiş tutarları da kapsadığını, senette davacı şirket ünvanı ve kaşesi altına imza atarken ...'nun şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, davacının pay sahibi ile yönetim kurulu üyesi ve temsilcisinin aynı kişi olup, aralarında korunacak bir menfaat dengesi bulunmadığını, davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...dosyanın işlemden kaldırıldığı 29/05/2024 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçmesine rağmen eksik peşin ilam harcının yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına...." gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından; "....Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın konusunun TTK Md.395/f-1 gereği batıl hukuki işlemin tespiti ve iptali olduğunu, mahkemece davanın konusunun senet üzerindeki imzanın iptali içerikli olması şeklinde anlaşılarak nispi peşin harca tabi olması gerekçesiyle 556.646,90 TL peşin eksik harcı tamamlamalarını istediğini, buna karşı çıkmaları sebebiyle de dosyanın işlemden kaldırılmasına ve neticede açılmamış sayılmasına karar verildiğini, istinaf edilmeden yani bu hali ile dava senetteki imzadan dolayı borçlu olmadıklarını içeren bir dava olduğundan rakama bağlı bir nispi harcın istenmesinin hukuken doğru olmadığını, zira işlemin batıl olmasının tespiti halinde bu kararla birlikte bir menfi tespit davası açılıp o zaman nispi harç yatırılarak borçsuz olduklarına karar verilmesi istenebilecekken mahkemece bu husus yanlış değerlendirildiğinden, bu hali ile karar ortadan kaldırılması gereken bir karar olduğunu, takiben yapılan istinaf incelemesi neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2023/278 Esas- 2023/1136 Karar sayılı ilamı ile yetki yönünden karar ortadan kaldırılmakla neticede dosya Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiğini, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 29.03.2024 tarihli Ön İnceleme Duruşmasına Davet-Tensip Tutanağının 3.maddesi ile yine eksik nispi harcın duruşma gününe kadar tamamlanmasının istendiğini, bu kararın da açıkladıkları üzere yanlış değerlendirmeli bir karar olduğunu, ancak bu karardan sonra dava tamamen ıslah edilerek (yani yeni bir dava açılmakla) dava konusu, batıl olduğu söylenen senet üzerine atılan imzanın inkarı, böyle bir borcun bulunmaması ve TTK Md.395/f-1 gereği 13.07.2016 tarihli bonodan ve bononun dayandırıldığı 12.07.2016 tarihli Anonim Şirket Pay Satış ve Devir Sözleşmesi içeriğindeki soyut açıklamalardan dolayı bir borcun bulunmadığının tespiti, bonodaki imzanın iptali olarak değiştirildiğini, burada yapılan davanın tamamen ıslahı ile artık yeni bir dava ortaya konmakla, bu davada senet üzerindeki imzanın inkar edildiğini, borçsuzluğun ileri sürüldüğünü ve işlemin batıl olduğunun tespitinin istendiğini, artık bu içerikli bir davanın nispi harca tabi olacağının da kabul edildiğini, mahkemece yapılacak işin, yeni dava dilekçesine göre eksik harcın duruşma gününe kadar tamamlanması içerikli bir karar olmalıyken, her iki dilekçedeki maddi olayların ve talep sonucunun aynı olması gerekçesiyle ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına ve duruşma gününe kadar eksik harcın da tamamlanmaması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararla mahkemenin hukuki bir hataya düştüğünü, mahkemenin 29.05.2024 tarihli dosyanın işlemden kaldırılması kararını takiben sundukları 21.06.2024 tarihli dilekçelerini takiben mahkemece 08.07.2024 tarihli ara karar kurularak peşin harcın 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması halinde 21.06.2024 tarihli dilekçemiz hakkında işlem yapılacağı söylenmişse de bu kararın da hukuk aykırı olduğunu, zira mahkemenin artık dosya işlemden kaldırıldıktan sonra 3 ay içerisinde harcın yatırılması halinde yeniden işleme alınacağı HMK’nın 150.maddesi gereği 3 ay içerisinde harç yatırılmak suretiyle davanın yenilenebileceği hükmünü hiçe saymak suretiyle 1 haftalık kesin süre verdiğini, mevzuatta yer almayan böyle bir hükme dayalı işlemin de yok sayılması gerektiğini, neticede istinafa konu 16.09.2024 tarihli kararda belirtildiği üzere ‘dosyanın işlemden kaldırıldığı 29.05.2024 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçmesine rağmen eksik peşin ilam harcının yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir’ hükmünün davanın safahatı ile uyumlu olmadığını, HMK’nın 150.maddesi ve Harçlar Kanunu’nun 30.maddesi hükümlerine aykırı olması sebebiyle verilen kararın hukuki olmadığı açık olduğundan ortadan kaldırılması gerektiğini...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, anonim şirket pay devir sözleşmesi çerçevesinde düzenlenen bonodaki aval işleminin batıl olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bir davada alınacak harçların neler olduğu ve oranları 492 sayılı Harçlar Kanununda, özellikle bu Kanuna bağlı 1 sayılı tarifede gösterilmiştir. Bu harçlar celse harcı ile karar ve ilam harcıdır. Karar ve ilam harcı ise ya maktu ve ya da nispidir. Konusu para ile değerlendirilemeyen bir şey olan davalarda maktu karar ve ilam harcı alınır. Buna karşılık konusu para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda karar ve ilam harcı nispidir. Bu harcın oranı, hüküm altına alınan miktarın veya malın değerinin binde 68,31'idir. Ancak, nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü başvurma harcında olduğu gibi dava açarken davacıdan dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır (HMK.m.323/1, Harçlar K.m.28). Şayet, konusu para ile değerlendirilebilen bir şey olan davada belirlenen sürede peşin ilam harcı yatırılmaz ise Harçlar K.nun 30/2 ve HMK'nun 150.madde hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, takip eden üç ay içerisinde yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. HMK'nun 29.maddesinde düzenlenen "dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü" yargılamaya hakim olan ilkelerden biridir. Bu ilkeye göre, taraflar dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Somut olayda; dava dilekçesi ve sonradan sunulan 26/05/2024 uyap tanzim tarihli dilekçe ile davanın değerinin belirli olduğu, konusunun para ile değerlendirilebilen bir şey olduğu, batıl olduğunun tespiti istenilen hukuki işlemin ve davaya konu bononun değerinin 2.059.385,00 Euro olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek binde 68,31 ilam harcının 1/4'ünün yatırılması gerekirken sadece 80,70 TL peşin harç ve 26/05/2024 tarihinde 2.500,00 TL "ıslah harcı" ismi altında harç yatırdığı, bakiye 554.227,60 TL peşin harcın ikmal edilmediği, bu nedenle mahkemece 29/05/2024 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu kez davacı vekilinin ara karardan rücu yönünde 21/06/2024 tarihinde talepte bulunduğu, dava dilekçesi ile ıslah dilekçesindeki maddi sebeplerin farklı olduğunun belirtildiği, mahkemece 08/07/2024 tarihinde 554.227,60 TL bakiye peşin harcın ikmali halinde bu hususun değerlendirilebileceğine karar verildiği, zira harcın tamamlanmış usulüne uygun bir dava olmadan aynı dava değerinde bulunan -maddi sebepleri farklı olsa dahi- ıslah talebinin işleme konulmasının usulen mümkün olmadığı, 08/07/2024 tarihli ara kararında davacı vekiline tanınan bir haftalık sürenin henüz üç aylık yenileme süresinin sona ermemesi nedeniyle sadece davacı vekilinin sözü edilen talebinin değerlendirilmesine yönelik olarak öngörüldüğü, bu sürenin, Kanun gereği dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yenileme süresinin işlemesine engel olamayacağı kanaatiyle, ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; dosyanın işlemden kaldırıldığı 29/05/2024 tarihinden itibaren 3 aylık süresi içerisinde davacı tarafça eksik harcın yatırılmadığının sabit olduğu, dolayısıyla mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/191 Esas-2024/563 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/11/2024