Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/155 E. 2024/184 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/155
- Karar No
- 2024/184
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/2493 KARAR NO:2024/2940 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/07/2024 NUMARASI:2024/324 E - 2024/504 K DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:05/11/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacı müvekkilinden kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı olarak haksız, hukuka aykırı ve fahiş şekilde toplamda 1.000.000,00 TL (bir milyon TL) kaçak enerji tüketim bedeli tahsil etmesi üzerine davalı taraf aleyhinde işbu davayı ikâme ettiklerini, müvekkilinin 05.07.2019 tarihinden, 05.06.2022 tarihine kadar "... Kağıthane / İSTANBUL" adresinde bulunan kendisine ait ...unvanlı iş yerinde halı ve kilim yıkama hizmetleri faaliyetinde bulunduğunu, 05.06.2022 tarihinde ise 05.06.2022 tarihli ve 1 yıl süreli işletme hakkı devir sözleşmesi ile davacı müvekkilinin sahibi olduğu iş yerinin işletme hakkını kira bedeli karşılığında dava dışı 3. Kişi ...'na devrettiğini, davalı tarafın kaçak elektrik tespiti yapıldığını iddia ettiği 16.02.2023 tarihinde davacı müvekkilinin sadece abonelik sahibi iken fiili kullanıcının ise dava dışı 3. kişi ... olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin dava dışı 3. kişi ...'nun iş yeri ile irtibatını tamamen kestiğini ve iş yerini yeniden kendi adı ve namına işletmeye karar verdiğini, "... Kağıthane / İSTANBUL" adresli ve davalı ... ... abonelik / hizmet numaralı iş yerinde 16.02.2023 tarihinde kaçak elektrik kullanımı bulunup bulunmadığının tespit edilmesini, şayet kaçak elektrik kullanımı mevcut ise Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve sair mevzuat çerçevesinde davalı tarafın ... numaralı abonelik için ne miktarda kaçak enerji tüketim bedeli talep edebileceğinin hesaplanmasını, hesaplanan işbu kaçak enerji tüketim bedeline göre fazla tahsil edilen kaçak enerji tüketim bedelinin tespit edilerek bu bedelin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini, davacıdan fazlaca tahsil edilen kaçak enerji tüketim bedelinin şimdilik 200.000,00 TL'sinin davalı tarafa ödenme tarihlerinden itibaren, mahkeme aksi kanaatte ise arabuluculuk anlaşamama tarihi olan 24.10.2023 tarihinden itibaren, yine mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme,somut olayda davacı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davacının esnaf sınırını aşan bir gelirinin bulunmadığı, tacir olmadığının anlaşıldığı,davanın niteliği itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı , bu sebeplerle mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesi ile;"1-Mahkemenin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİN GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; uyuşmazlığın özünün , tacir kaydı bulunmayan şahsın üzerine kayıtlı olan ve halı yıkama faaliyetinde bulunan bir işyerinin elektrik dağıtıcısı şirket ile kaçak elektrik cezasından kaynaklı alacak konulu uyuşmazlık yaşaması halinde bu uyuşmazlığa bakmaya hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin olduğunu,davanın ilk olarak 24.04.2024 tarihinde İstanbul 9. Asliye Tüketici Mahkemesi'nde açılmış, işbu mahkemenin 2024/155E. 2024/184K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyanın İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve bu mahkeme tarafından da 2024/324E. 2024/504K. sayılı ilamla ikinci defa görevsizlik kararı verilerek dosyaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiğini,ancak abonelik konusu "... Kağıthane / İSTANBUL" adresinde bulunan iş yerinin ticari amaçla işletilerek halı yıkama faaliyeti yapılan bir iş yeri olduğu,işletme ticari amaçla işletildiğinden ötürü uyuşmazlığa bakmaya Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu,görevsizlik kararının kaldırılmasını,şayet başka mahkemenin görevli olduğu taktirde dosyanın bu mahkemeye tevdi edilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava ,kaçak tahakkuku nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan ödenen bedelin istirdatı talebine ilişkindir.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1. fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Somut olaya gelince; dava konusu menfi tespit ve istirdadı talep edilen alacak, halı yıkama olarak faaliyet gösteren işyerinde kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklanmış olup uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi'nin görevli olmadığı tartışmasızdır. Bunun yanında uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemelerinden hangisinin kayıtlı olduğunun tespit bakımından yapılmış araştırma mevcuttur.Dosya kapsamında İTO kayıtlarında davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı , vergi dairesinden alınan kayıtlara göre de tacir sınıfından olmadığı tespit edilmiştir.. Dava konusu yerin halı yıkama işyeri olduğu,ancak davacının tacir olmadığının belirlendiğinden, davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli değildir. Buna göre uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmektedir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/11/2024