Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/147 E. 2024/220 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/147
Karar No
2024/220
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1132 KARAR NO: 2024/1881 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2024 NUMARASI: 2024/147 E. - 2024/220 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... Nak. Tic. Ltd. Şti. ne ait emtiaların Türkiye'den Almanya'ya taşınması işinin davalı tarafından üslenildiğini, emtiaların Almanya'da hasarlı olarak teslim edildiğini, davalının oluşan hasardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... Esas (yetkisizlik öncesinde dosya numarası İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E.) dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın haksız olduğunu iddia ederek, İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... Esas (yetkisizlik öncesinde dosya numarası İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E.) dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu konşimentonun ... , ... tarafından düzenlendiğini, konşimentoda açıkça hem akdî hem de fiili taşıyanın bu şirket olduğunu, müvekkili şirketin ... Limited Singapur şirketinin acentesi olduğunu, bu nedenle müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, taşımanın 2022 yılında yapıldığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, süresinde yapılmış bir hasar ihbarının ve usulüne uygun yapılmış bir hasar ihbarı ve tespitinin bulunmadığını, davanın akdî ve fiili taşıyan olan .... , ... Nak. AŞ'ye ihbarının gerektiğini savunarak, davanın reddine ve %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabidir. Anılan yasal düzenleme uyarınca;"(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden emtiadaki hasarın 25.11.2022 tarihinde meydana geldiği, 28.07.2023 tarihinde davacının yetkisiz icra dairesinde icra takibine giriştiği görülmekle davanın TTK 1188 gereğince hak düşürücü içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Somut olayda taşımaya konu emtianın ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi tahtında 07.09.2022 tarihinde düzenlendiği, geçerli bir sigorta sözleşmesi mevcut olup satış şeklinin ... Almanya olduğu, Mal Mukabili karşılığı satıldığı, olduğu buna göre Almanya'ya kadar risk ve hasara katlanma yükümlülüğünün satıcıda olduğu, taşımaya konu emtiayı da sigorta ettiren satıcı olduğundan, satıcı sigortalının iş bu davada sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu, ayrıca taşımaya konu emtiaların tesliminin mal mukabili olduğu, buna göre emtia teslim edildikten sonra ödemenin yapılacağı, mallar henüz teslim edilmeden hasar gerçekleştiğinden satıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu, hasarın sigorta teminatı süresi içinde gerçekleştiği, sigortacının da hasarlanma bedelini 22.12.2022 tarihinde 38.872,25 TL sigortalıya ödediği anlaşılmakla davacının TTK 1472 uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sigortalı ... Pa. Nak.Tic.Ltd.Şti nin yurtdışında mukim ... ye brüt 7.318,80 kg 292.671,36 euro bedelle beyaz eşya ve aksamları ihraç ettiği, emtianın Türkiyeden Almanyaya taşınması için sigortalının davacı adına 13.10.2022 tarihli ... numaralı navlun faturası düzenlediği, navlun faturasının incelenmesi ile davalı ... AŞ tarafından ... Limited adına imzalandığı görülmüştür. TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK 105 vd. maddeleri ve Yargıtay İçtihatları uyarınca acentenin acente vasfıyla yaptığı işlemler, adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğuracaktır. Bu durumda sigorta şirketinin rücu davasını doğrudan taşıyan firmaya yada bu firmaya izafeten acentesine yöneltmesi gerekmektedir. Somut olayda davacının ... Limited adına izafeten davalı ... AŞ adına takibe girişip dava açması gerekirken doğrudan acente adına icra takibine giriştiği ve mahkememizde dava açtığı görülmekle..." gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme tarafından davalı iddiaları doğrultusunda husumetten reddine karar verildiğini, kararda navlun faturasının acente sıfatı ile düzenlendiğinden hareketle acenteye karşı izafeten dava açılabileceği belirtilmiş ise de gerekçeye katılmalarının mümkün olmadığını, aksi hasıl olması durumunda ise defter incelemesi sonucu davalı tarafın faturayı acente sıfatı ile tanzim ettiğinin tespiti hâlinde müvekkili şirketin HMK'nın 124. maddesi gereği talep hakkının bulunduğunun açık olduğunu, davalı tarafın hatalı gösterilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmayıp kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kaldığı yerden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davalının acente sıfatı ile hareket edip etmediği, davalı hakkında takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, husumetin yanlış yöneltildiğinin kabulü halinde iş bu davada HMK'nın 124. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... Ltd. Şirketi ile davacı arasında sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigortalının emtialarının Türkiye'den Almanya'ya sevki sırasında alıcısına hasarlı teslim edildiği gerekçesiyle hasar bedelinin sigortalıya ödendikten sonra davalı şirketten rücuen tahsil edilmesi amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 38.872,25 TL asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 40.905,75 TL alacağın tahsili amacıyla 15.06.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine karşı itiraz edildiği, davacının İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu, dosya içerisindeki 13.10.2022 tarihli navlun faturasının davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı şirket adına düzenlendiği, fatura tutarının toplam 26.620,00 EURO olduğu, söz konusu e-faturada, faturanın ... Limited Singapur Şirketinin acentesi sıfatıyla düzenlendiği açıklamasının yer aldığı, sigortalı firmanın Almanya'da bulunan müşterisine toplam 10 konteyner içerisinde beyaz eşya satışı gerçekleştirdiği, konteynerlerin sigortalının Eskişehir'de bulunan tesisinden tırlar ile İzmit'e sevk edildiği ve buradan Belçika'ya sevk edildiği, konşimentoda geminin adının ... olduğu, konteynerlerin 14.09.2022 tarihinde gemiye yüklendiği, geminin 28.09.2022 tarihinde limana vardığı, hasarın nasıl meydana geldiğine ilişkin hasar tutanağının temin edilemediği, hasarlı konteynerlerin 25.11.2022 tarihinde Almanya'daki alıcıya teslim edildiği, alıcı firmanın yaptığı sayımda 26 adet fırının ıslanma-kirlenme ve ezilme şeklinde hasarlı olduğu ve satışa uygun olmadığının beyan edildiği, 26 adet ürün için tespit edilen hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 22.12.2022 tarihinde ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf, konşimentonun dava dışı şirket tarafından düzenlendiğini, ilgili konşimento üzerinde açıkça yazılı olduğu üzere, akdi ve fiili taşıyanın ... Şirketi olduğunu, müvekkili şirketin bu taşımada ... Limited Singapur Şirketinin acentesi olduğunu ve navlun faturasında açıkça belirtildiğini ifade ederek, pasif husumet itirazında bulunmuştur. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. TTK'nın 105.maddesinde; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı, davalı şirkete yönelik doğrudan takip başlatmıştır. İtiraz üzerine açılan iş bu dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yer verildiği üzere davalı şirket dava dışı şirketin acentesidir. Navlun faturasında açıkça acente sıfatıyla yer aldığı belirtilmiştir. Davacı tarafça doğrudan acenteye husumet yöneltilmiştir. Navlun faturasında yer alan şirkete izafeten davalıya yönelik takibin başlatılmadığı sabittir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, davanın niteliği gereğince, HMK'nın 124. maddede düzenlenen tarafta iradi değişiklik hükmünün iş bu davada uygulanması mümkün değildir. Zira itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davanın davalısı, icra takibinde borçlu gösterilen kişi olup, dava sırasında iradi değişiklikte takibin tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle, davacı vekilinin HMK'nı 124.maddesine dayalı istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.12.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/147, K. 2024/220, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-147-e-2024-220-k-cee89128ad23