Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1139 E. 2026/1290 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1139
Karar No
2026/1290
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1139 - 2026/1290 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1139 KARAR NO : 2026/1290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2024 NUMARASI : 2023/290 E. - 2024/112 K.

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVALI : VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/03/2024 tarih ve 2023/290 E. - 2024/112 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibaresini içeren çeşitli markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde 2022/031045 sayılı "..." ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2023-M-3872 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin ticari başarısı ve tüketicide yarattığı güven neticesinde tescilli “...” markalarının tanınmış hale geldiğini, davalı adına tescili istenen “...” markasının müvekkiline ait marka ile seri marka izlenimi yaratarak, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verir nitelikte olduğunu, “...” ibaresinin İngilizce bir kelime olup Türkçede “...” anlamına geldiğini, tescil edilmek istendiği 12. sınıf mallar için tanımlayıcı bir ibare olduğunu ve markada görünmeyecek derecede küçük puntolarla konumlandırıldığını, müvekkilinin markalarının da söz konusu sınıfta uzun yıllardır kullanılmakta olduğunu, müvekkilleri markasının ... nezdinde de T/02252 sayı ile tanınmış marka statüsüne alındığını, "..." marka başvurusunun iyi niyetle yapılmadığının çok açık olduğunu, davalı yana ait "..." ibareli marka başvurusunun TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı ...'in 2023-M-3872 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs savunmada bulunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu markanın dava konusu edilen mallarının, davacı yanın bir kısım markalarında yer alan mallar ve hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davacının 2011/114349, 2011/15816, 2011/15817, 2011/18284, 2017/20599 sayılı markalarının davaya konu markada yer alan mallar ile aynı/benzer mal/hizmet içermediği, davacı yanın 35.05. sınıfta yer alan bir kısım malları ile davaya konu markada yer alan 12. sınıftaki malların benzer görüldüğü, bu noktada, benzer mallar ile o malların satışına dair hizmetlerini birbirlerinin devamı niteliğinde olduğunu, bir ürünü üretenin o ürünü satmasının olağan kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle de söz konusu sınıfların benzer olduğu, bütün bu hususlar uyarınca; iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların/hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin, somut uyuşmazlık açısından, dava konusu markanın, yukarıda listelenen malları açısından sağlanmış olduğu, davalının "..." markasını gören bir tüketicinin, bu markayı, davacının "..." esas unsurlu/ibareli markaların serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabileceğini, tescili talep edilen malların aynı oluşu dikkate alındığında, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davacı markasının, davalı markası ile bağlantılı bir marka olarak algılanması ihtimali bulunduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi olduğu, SMK 6/1 maddesi kapsamında yapılan tespit ile birlikte, davacı yana ait T/02252 tescil numaralı "...." tanınmış markasının bulunduğu, markanın "otomobil" sektörü açısından tanınmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının markasının, davaya konu 2022/031045 sayılı markanın tescili talep edilen 12. sınıftaki malları açısından, SMK 6/5 maddesi kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanabileceği, dosya kapsamında kötü niyet iddiasına dayanak bilgi ve belgeye rastlanamadığı böylelikle kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2023/M-3872 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bu nedenle tüketici zihninde bir ilişkilendirmeye yol açmasının da mümkün olmadığını, başvuru markasının tescil edildiği mal veya hizmet sınıfında markanın kendine özgü ve ayırt edici bir algı oluşturduğunu, kullanılan kelimelerin, şekil unsurunun, renklerin, yazı stilinin farklı olduğunu, markanın hem üst kısmında hem de alt kısmında şekil unsurunun bulunduğunu, ayrıca davacının itiraza mesnet markalarının kelime unsurunun farklı olduğunu, markalar arasında sadece "..." kelimesinin ortak unsur olarak yer aldığını, yerel mahkemenin markalar arasında sadece dört harfin aynı olduğuna odaklanıp yanlış değerlendirmede bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davaya konu markanın dava konusu edilen mallarının, davacı yanın bir kısım markalarında yer alan mallar ve hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, ibareler yönünden de mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında sektör uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyet raporunda, davalının "..." markasını gören bir tüketicinin, bu markayı, davacının "..." esas unsurlu/ibareli markaların serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabileceği, tescili talep edilen malların aynı oluşu dikkate alındığında, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davacı markasının, davalı markası ile bağlantılı bir marka olarak algılanması ihtimalinin, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunun bildirildiği, SMK 6/1 maddesi kapsamında yapılan tespit ile birlikte, davacının "..." markasının "otomobil" sektörü açısından tanınmış olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, davacının markasının, davaya konu 2022/031045 sayılı markanın tescili talep edilen 12. sınıftaki malları açısından, SMK 6/5 maddesi kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanabileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1139, K. 2026/1290, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1139-e-2026-1290-k-f38e68087dd8