Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1076 E. 2026/11 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1076
Karar No
2026/11
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1076 Esas

KARAR NO: 2026/11

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/04/2024

NUMARASI: 2022/35 Esas, 2024/246 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 14/01/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takibe konu bonoda müvekkilinin herhangi bir imzasının bulunmadığını, vekatelen tanzim edildiği fakat herhangi bir vekaletnamenin kendilerine ibraz edilmediğini, bonoda tek imza olmasına rağmen, hem müvekkili hem de takipte vekaleten işlem gerçekleştirdiği iddia olunan ... hakkında da icra takibi başlatıldığını, davalının başlattığı takipte müvekkilinin herhangi bir imzası, 1 kuruşluk alışverişinin dahi bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, müvekkili hakkında başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibi neticesinde davalının alacağın %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin malvarlığı hakkında haciz işlemleri gerçekleştirilen davalıdan 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilen senedin davacıya vekaleten ... tarafından imza altına alındığını, yine ...'ın kefil sıfatıyla iş bu senedi imzaladığını, her ne kadar davacının kambiyo senedi düzenlenmesi konusunda ...'a vekalet vermediğini iddia etmişse de vekaletname incelendiğinde açıkça kambiyo senedi düzenleme konusunda yetkinin olduğunun görüleceğini senedin ... tarafından ... adına vekaleten sürdürülen ticari faaliyeti nedeniyle düzenlendiğini, ...'a vekaleten ... tarafından imza altına alınan başka kambiyo senetlerine ilişkin olarak başlatılan başka icra takiplerine ... tarafından ödeme yapılarak dosya borçlarının ödendiğini savunarak, davanın reddini, davaya konu icra dosyasındaki paranın müvekkile ödenmemesi yönünde bir tedbir kararı verilmesi halinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, takip dosyasına dayanak olan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/672 D.iş dosyasında ihtiyati haciz talebine konu edilen 12/11/2018 düzenleme tarihli 25/12/2020 vade tarihli 270.000,00-TL bedelli bono sureti incelendiğinde borçlu-keşideci olarak ... adına vekaleten ... tarafından imza atıldığı, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunulan Bolu 6. Noterliğinin 07/08/2018 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamesi incelendiğinde ... tarafından ...'a verilen yetkiler arasında gerçek kişi lehine kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunmadığı, bonoya atılan imzadan ...'ın sorumlu olmadığı, icra dosyasında alacaklıya yapılan ödeme bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile İİK 72/5.madde gereği takip konusu alacağın%20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dava konusu senedin, ...'ın ticari faaliyeti için alınan borç nedeniyle davacının bilgisi dahilinde düzenlendiğini, bu maddi vakanın ispatı bakımından tanık deliline dayanılmışsa da talebin reddedildiğini, borçtan ...'ın sorumlu olduğunu, davada maddi vakanın esasına girilmeden yalnız şekli koşullar yönünden değerlendirme yapılmasının gerçeklere ve hakkaniyete aykırı işbu kararın verilmesine neden olduğunu, yerel mahkeme tarafından tanıkları dahi dinlenmeden, delilleri toplanmaksızın, iddiaları incelenmeksizin verilmiş olan hükmün, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin açığa çıkmasına hizmet etmediğini,in müvekkilin adil yargılanma hakkını zedelemediğini, zira huzurdaki dosyanın davacının müvekkiline karşı borcu olmadığına dair menfi tespit konulu bir dosya olup, vekaletnamenin şekil şartlarından ziyade taraflar ve davacının vekili arasındaki ticari ilişkinin davanın öncelikli konusu olduğunu, davacının davayı açmakta kötü niyetli olup, gerekçesiz şekilde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat ve müvekkil aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatının mesnetsiz olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı, davaya konu takip dayanağı bonoda, keşideci olarak ... adına vekaleten ... tarafından imza atıldığı, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunulan Bolu 6. Noterliğinin 07/08/2018 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamede ... tarafından ...'a verilen yetkiler arasında gerçek kişi lehine kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunmadığı, bunun dışında başka bir vekaletnamenin de bulunmadığı, bu nedenle bonoda imzası bulunmayan davacının, davaya konu bonodan dolayı davacının sorumluluğun bulunmadığı, davacı ... tarafından dava dışı ...'a kambiyo düzenleme yetkisi verdiği iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki iki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2- İİK 72/5.maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklının tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. İlk derece mahkemesince, İİK 72/5.madde gereği takip konusu alacağın%20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, ancak kararın gerekçe kısmında bu hususta hiçbir gerekçeye yer verilmemiş, dolayısıyla ilk derece mahkemesince davalının takibi başlatmakta hangi sebeple kötü niyetli sayıldığı anlaşılamamıştır. Anayasanın 141.maddesinin amir hükmü uyarınca, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün kapsamını düzenleyen HMK’nın 297/1-c maddesine göre, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmesi gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin İİK 72/5.maddesi uyarınca davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi, Anayasanın 141.maddesi ve HMK’nın 297. maddesine aykırı görülmüştür.

3-İlk derece mahkemesince hüküm kısmında "Manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, bu hususta da kararın gerekçesinde hiçbir açıklamaya yer verilmemiş, hükmedilen manevi tazminata hangi vakıaya, hangi delile dayalı olarak hangi gerekçeye dayalı olarak hükmedildiği anlaşılamamıştır. Karar bu yönüyle de, Anayasanın 141.maddesi ve HMK’nın 297. maddesine aykırı görülmüştür.

Yukarıda 2.ve 3.bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne,

2- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2024 gün ve 2022/35 Esas, 2024/246 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/01/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1076, K. 2026/11, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1076-e-2026-11-k-028a153ff261