Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/958 E. 2026/1443 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/958
- Karar No
- 2026/1443
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/958 - 2026/1443 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/958 KARAR NO : 2026/1443 KARAR TARİHİ : 02/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan : Üye : Üye : Katip :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : 1 -...- İLİŞKİLİ KİŞİ : 2 -...- İLİŞKİLİ KİŞİ : 3 -...- İLİŞKİLİ KİŞİ : 4 -... İLİŞKİLİ KİŞİ : 5 -... - DAVANIN KONUSU : İpotek
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2026
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas 2023/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin ili içerisinde bulunup 04/10/2012 tarihinde satın aldığı ...3 parsel sayılı taşınmaz binanın A Blok, 7.Kat 13 no'lu bağımsız bölümün sahibi olduğunu, satın alındığı tarihte dava konusu gayrimenkul üzerinde davalı lehine 1. ve 2. derece olmak üzere 90.000,00.TL ve 100.000,00.TL bedelinde ipoteklerin mevcut olduğunu, davalı bankaya ipotek borcunun ödenmesi üzerine herhangi bir borcunun kalmadığını, bu durumun da kanıtlanabilir olduğunu fakat davalının alacağı olmadığı halde ipoteğin fekkini vermediğini iddia ettiğinden dolayı aralarında anlaşmazlıkların çıktığını ve arabuluculuk ile çözmeye çalıştıklarını fakat bir çözüme ulaşamadıklarını belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı lehine daha önceden verilmiş olan ipoteklerden dolayı borcunun olmadığının tespitine, müvekkiline ait gayrimenkul üzerindeki davalı lehine verilmiş ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. DAVALININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının banka lehine 1. ve 2. dereceden 90,000.00.TL ve 100.000,00.TL'lik bedelli ipotekler tesis ettirdiğini, bu borçların bir kısmının başkaca ipotekli taşınmazların satışları ile kalan bakiye alacaklarının ise firma kefillerinin yapmış olduğu ödemeler ile kapatıldığını, davacı tarafından bankaya bu ipoteklerin kaldırılması için dava açtığını fakat haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan davayı kabul etmediklerini, davacının beyanında belirttiği üzere bankanın alacağının olmaması sebebiyle maliki olduğu taşınmaz kaydında yer alan ipoteklerin kaldırılması gerektiğini ifade ettiğini, bu alacakların ise kalması için kefillerden muvafakat alınması gerektiğini, muvafakat alınmadığı sürece ipoteklerin kaldırılamayacağını, davacı tarafa bunun bildirilmesine rağmen muvafakat etmediklerini belirttiklerinden ipoteklerin kaldırılmadığını, tüm bu nedenlerle davacı bankanın davacının taşınmazı kaydında yer alan ipoteği fek etmemesinde herhangi kusurlu bir işlemi bulunmadığından davacı tarafça ileri sürülen iddiaların hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, bu nedenle davacının haksız davasının esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının davalıya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak davalı banka lehine iki ayrı tarihe ait ipoteklerin tesis edildiğini, davalının belirttiği üzere bir kısmını başka ipotekleri taşınmazların satışları ile bir kısmının ise kefillerin yapmış oldukları ödemeler ile kapatıldığını ve herhangi bir alacak kalmadığını, davacının ipoteklerden dolayı borcunun olmadığına bunun tespit edilmesi için talepte bulunduğunu, davalının ise bu davanın reddine karar verilmesini talep etmesi üzerine dava konusu ipoteklerin davacının tüm çabalarına rağmen kaldırılmadığını, bu şekilde konulan ipoteklerin sırf kefiller ile ipotek verenlerin bankaya müracaat etmemesi sebebi ile sonsuza kadar tapu kaydında kalmasının hukuk düzeni ile bağdaşmayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin fekki talebinin müvekkili Bankaya değil ilgili kişilere yöneltilmesi gerektiğini, davanın davalı Banka aleyhine davanın kabulüne karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, ayrıca dava dışı üçüncü kişilerin eylemleri nedeniyle hukuk dünyasında müvekkili Banka aleyhine sonuç doğuracak şekilde hüküm tesis edilmesi ile vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ..., ..., ..., ... ve ...'in depremden etkilenmiş olabilecekleri göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemeye gelerek beyanda bulunmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sebebiyle anılan bu kişilere dava dilekçesi, tensip zaptı ve cevap dilekçesinin tebliğ edilmemiş olup sadece duruşma zaptının tebliği ile yetinildiğini, bu sebeple ipoteğin fekkine dair beyanlarının istendiğinin açık ve anlaşılır olmadığı sebebiyle bu kişilerin hak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının da zedelendiğini, İlk Derece Mahkemesi'nin eksik ve hatalı inceleme neticesinde davanın kabulüne ilişkin hükmüne karşı istinaf talebinde bulunduklarını, davanın reddine, lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından; müvekkilinin Mersin İli, Yenişehir İlçesi, Menteş Mahallesi, ...3 parsel sayılı taşınmaz binanın A Blok, 7.Kat 13 no'lu bağımsız bölümün sahibi olduğunu, gayrimenkulü müvekkilinin 04.10.2012 tarihinde satın aldığını, satın alındığı tarihte dava konusu gayrimenkul üzerinde davalı lehine, Ali Gelmezoğulları Taşımacılık Turizm Otomotiv Tarım Hayvan ve Petrol Ürünleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin davalıya olan borçları için 06.05.2004 tarih ve 3964 yevmiye no'su ile 90.000.00.TL 1.derece ve 14.02.2008 tarih ve 3331 yevmiye no'lu 100.000.00.TL bedelli 2. derece ipoteklerin mevcut olduğunu, davalı bankaya borçlunun tüm borçlarının ferileri ile birlikte tamamen ödendiğini, davalının ipotek konusu borçtan dolayı bir alacağının kalmadığını, davalının taleplerine rağmen ipoteği fek etmediği, davacının davalı lehine daha önceden verilmiş olan ipoteklerden dolayı borcunun olmadığının tespitine, ipoteklerin kaldırılmasını talep etmiş olup, davalı ise, bankanın davacının taşınmazı kaydında yer alan ipoteği fek etmemesinde herhangi kusurlu bir işlemi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda dava dışı şirketin kullanmış olduğu kredilerden kaynaklı borçların bir kısmının başkaca ipotekli taşınmazların satışları ile bir kısmının ise kefillerin yapmış oldukları ödemeler ile kapatıldığı, kredilerin kapatıldığının davalının kabulünde olduğu, davalı tarafından kefillerden ipoteklerin kaldırılması hususunda muvafakat alınmadığı gerekçesi ile ipoteğin kaldırılmadığının belirtildiği, mahkemece bu hususta kredi borçlarını ödeyen kefillere ve ipotek verenlere ipoteklerin kaldırılmasına muvafakat verip vermedikleri hususunda meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği belirtilse de çıkarılan davetiyede " Mersin ili, Yenişehir İlçesi ...3 Parselden kain A Blok 13 Nolu Bağımsız bölüm numaralı taşınmazın üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasına muvafakat verip vermediğiniz hususunda beyanda bulunmanız ihtar ve tebliğ olunur." şeklinde tebligat yapıldığı, yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı, muvafakatın verilmemesi durumunda sonucunun belirtilmediği anlaşıldığından, mahkemece ilgili kişilere yeniden tebligat yapılarak muvafakat verip vermedikleri hususunda meşruhatlı davetiye çıkarılmasına sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılan inceleme sonunda istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili tarafından Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas 2023/... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas 2023/... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 3.244,72.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 02/06/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır