Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/908 E. 2025/1878 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/908
- Karar No
- 2025/1878
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/908 KARAR NO : 2025/1878
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/01/2023 NUMARASI : 2021/494 E. 2023/22 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.01.2023 gün ve 2021/494 E. 2023/22 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Banka Genel Kredi Sözleşmesi ile davalı ....’ya teminat mektubu ile kredi kullandırıldığını, sözleşmeden 25.887,05 TL'lik borcun ödenmemesi nedeniyle davalıya ihtar keşide edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından davalı aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2021/5220 E. sayılı dosyası ile takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca itirazları üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 2012 yılında davacı banka tarafından 5.000-EUR limitli kredi açıldığını, .... Alışveriş Merkezindeki dükkanının kirasını mülk sahibi lehine teminat kapsamına almak için bankadan teminat mektubu talep ettiğini, müvekkil dava konusu takibe mesnet kredisinden başkaca kredisi veya teminat mektubu bulunmadığını, banka tarafından müvekkile tahsis edilen kredinin 3.850-EUR tutarı mektup düzenlenmesi aşamasında nakden alınıp hesaba yatırıldığını, teminat mektubunun verildiği günden itibaren komisyon ve diğer masrafları bankaya ödediğini, gerek mektup bedelinin müvekkilden nakden alınarak kredi hesabına yatırıldığı, gerekse müvekkilce kredi sözleşmesi uyarınca masraf ve komisyonların ödendiğinin hesap ekstrelerinde açıkça görüleceğini, müvekkilinin bankadan nakit kredi almadığını, 3.850-EUR tutarlı teminat mektubu aldığını, müvekkili ve banka çalışanlarının karşılıklı görüşmesi ile yanında 3850 EUR tutarında TL bulunduğunu gidip dövize çevirip getirebileceğini söylemesi üzerine personel tarafından bankada EUR ya çevrileceği, mektup bedelini TL cinsinden görevliye vererek dekontlarını aldığını, bankanın haber vermeden Teminat Mektubunu ...A.Ş’ye ödediğini, 2021 yılında teminat mektubunun verildiği gün tahsil edilen paranın banka çalışanı tarafından EUR cinsine çevrilmediğini hesabın TL cinsinden kaldığını ve bu nedenle zarara uğradığını gördüğünü, davacı banka şubesinde Teftiş Kurulunca soruşturma başlatıldığını ve zarara sebebiyet veren bankacıların mali ve cezai olarak sorumlu tutulduğu kuvvetle muhtemelen görüldüğünden soruşturmlara ait dosyaların celbin talep ettiklerini belirterek davanın reddine, davacı bankanın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Davacı banka ile davalı arasında 14.02.2012 düzenleme tarihli 5000-EUR-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalıya gayri nakdi kredi açılarak nakit karşılığı ...A.Ş’ye hitaben 14.02.2012 tarih 0424MVW002115 no.lu 3.850-EUR ...Alışveriş Merkezi 114 no.lu dükkan kirasının teminatı olarak kesin ve süresiz teminat mektubu verildiği, nakit karşılığı verilen iş bu teminat mektubu davalının davacı banka nezdindeki .... no.lu 25.11.2011 tarihinde 60.329.06-TL olarak açılan vadeli hesabına 14.02.2012 tarihinde 3.850-EUR Teminat mektubuna karşılık olarak 11.000.-TL Bloke konulduğu, davalının sözleşmeden doğan borçlarını kısmen veya tamamen yerine getirmemesi nedeniyle 14.02.2012 tarih 423670 no.lu 3.850-EUR Bedelli teminat mektubunun ödenerek ...Bank hesabına ödenmesinin talep edilmesi üzerine davacı banka tarafından taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşme hükümleri ve teminat mektubu içeriğindeki garanti taahhüdü nedeniyle teminat mektubunu 09.10.2020 tarihinde 3.850 EUR, 1 Eur= 9.2859-TL Kur üzerinden 3.850-EURX9.2859= 35.750.72-TL olarak dönüştürdüğü ve 15.75 EFT Masrafı kesilmek suretiyle 35.734.97-TL mektup lehtarı ... A.Ş’ye .... Bank nezdindeki hesabına gönderdiği anlaşılmış, Dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalının teminat mektubuna karşılık bloke konulan .... no.lu vadeli hesabında bulunan 16.229.17-TL bakiyeye isabet eden 1.735.64-EUR, 3.850-EUR mektup tutarından düşüldüğü kalan 3.850.00-1.735.64-EUR = 2.114.36-EUR tazmin tutarı 19.10.2020 tarihinde 2.118.56-EUR Karşılığı 19.780.78-TL olarak kat edildiği ve davalıya Beşiktaş 17.Noterliğinin 20.10.2020 tarih ve 62719 yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide edilerek 19.10.2020 tarihi itibariyle 2.118.56-EUR Karşılığı 19.780.78-TL nakit borcun ihtarname tebliğini izleyen 3 gün içerisinde faiz ve ekleri ile ödenmesini, takibe geçildiği takdirde % 33 oranında temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal fer’ileri ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 22.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtara rağmen borç ödenmediğinden davalı 26.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasında imzalan Genel Kredi Sözleşmesinin 53. maddesinde hesapların takibe alındığı tarihte bankanın uyguladığı temerrüt faizinin geçerli olacağı hükmü kabul ve taahhüt edildiği, davacı bankanın kredinin kat edildiği 19.10.2020 tarihinde uyguladığı yabancı para faiz oranı yıllık % 15, TL kredilere uygulanacak temerrüt faiz oranı yıllık % 33 olarak belirlendiği,takipte BSMV talebi bulunmadığından talebi ile bağlı kalındığı, davacı banka takipte EUR asıl alacağını TL dönüştürerek talepte bulunduğundan EUR üzerinden hesaplama yapılmış bulunan tutar takip tarihindeki geçerli kur üzerinden TL ‘ye dönüştürüldüğünde, 19.10.2020 Kat tarihi itibariyle asıl alacağın 2.118.56-EUR ,takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 188,91 Euro olduğu, takip tarihi olan 25.05.2021 tarihinde TCMB 1 EUR Efektif satış kuru 10.3201-TL olduğundan asıl alacak 21.863.75-TL ve 1.949.57-TL İşlemiş faiz hesaplandığı, takipte istenen asıl alacakla bağlı kalındığında 21.739.81-TL Asıl alacak ve 1.949.57-TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 23.689.38-TL banka alacağından davalı ....’nın asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği yıllık % 33 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğunun rapor edildiği, her ne kadar davalı tarafça davacı banka personelinin davalının vadeli hesabında bulunan 11.000TL'yi Euro'ya çevirip Euro olarak bloke koymadıklarından banka personelinin kusuru sonucu davalının borçlu olmadığı bir bedeli ödemekle karşı karşıya kaldığı savunulmuş ve bu hususta savcılık tarafından soruşturma yürütüldüğü, davacı banka tarafından banka personeli hakkında teftiş yapıldığını belirtmiş ve davalının eşi olan ...'nın tanık olarak dinlenmesi talep edilmiş ise de, İzmir C.Başsavcılığı tarafından yürütülen 2021/138192 No.lu Soruşturma dosyasında sözkonusu iddialar yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı banka tarafından verilen cevapta davacı banka personeli hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı, banka adına çalışan ve görevini yapan personellerinin cezai takibat yapılacak bir eyleminin olmadığının belirtildiği dikkate alındığında davalı tarafça dinletilmek istenilen tanığın dinletilmek istendiği vakıalar dikkate alınarak tanık dinletilme talebinin reddine karar verilmiş, böylece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'nın davacı banka ile yapılan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandığı teminat mektubu nedeniyle davacı bankaya borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının İzmir 18.İcra Müdürlüğü’nün 2021/5220 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 21.739,81 TL asıl alacak ve 1.949,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.689,38-TL alacağın, asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği yıllık % 33 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,davacı alacağı likit olup davalı itirazında haksız olduğundan İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca itiraza uğrayan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden %20 icra inkar tazmınatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı nezdindeki genel kredi sözleşmesine istinaden davalı yana kesin ve süresiz teminat mektubu verilmekle birlikte dava dışı ....A.Ş tarafından ibraz ile bedelinin ödendiği ve borcun ödenmesinin Beşiktaş 17. Noterliği aracılığıyla ihtar edilmekle birlikte tüm iyi niyetli girişimlere rağmen davalının borcunu ödememesi sebebiyle icra takibine girişildiği, bilirkişi incelemesi neticesi haklılığın ortaya çıktığı fakat rapora yapılan itirazların karşılanmadığı, talep edilen işlemiş faiz miktarının bilirkişi değerlendirmesinin aksine gerek hesaplama biçimi gerekse temerrüt tarihinin hatalı değerlendirildiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, zamanaşımı yeni bir rapor ve tanık dinlenmesi yönündeki taleplerin reddinin yerinde olmadığı, davanın ihbarı görev itirazı ve sözleşmenin uyarlanması talepleri hakkında herhangi bir karar verilmediği, davalıya verilen teminat mektubu karşılığı bankanın 11.000,00 TL lik blokesinin euroya çevrilmemesinden davacının sorumlu olduğu, mevzuat- döviz tevdiyat rehni şerhli genel kredi sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediği, müvekkilinin TL hesabına neden bloke konulduğunun teminat mektubunun ise neden euro olarak verildiğinin belli olmadığı, bilirkişi tarafından aksine yönelik değerlendirmenin doğru olmadığı, davacı nezdindeki davalı adına 25.11.2011 tarihinde açılan vadeli hesabına 14.02.2012 teminat mektup tarihi itibariyle mektup bedeline karşılık 11.000,00 TL bloke konulmuş ise de gerek mektup bedeli karşılığı teminatın nakden alındığı gerekse tutarın euro olarak blokede bulundurulmaması ya da euroya çevrilmemesinden banka çalışanı ve banka yönetiminin açık bir hizmet kusurunun olduğu, bu işlemlerden kaynaklı kendisinin sorumlu olmaması gerektiği, davacı bankanın işleminin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, alınan teminata ilişkin özel bir sözleşme sunulmadan yahut bu konudaki eksiklik giderilmeden rapor düzenlenmesinin yerinde olmadığı, bankacılık hukuku bakımından teknik itirazların karşılanmadığı belirtilerek bu yönde yeni bir inceleme yapılması, ihbar talebinin karşılanması, ayıplı bankacılıktan kaynaklı tanık dinlenmesi ve sözleşmenin uyarlanması hakkında taleplerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için hükmün kaldırılması gerektiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davacı yana verilen 14/02/2012 tarih ve A-423670 nolu kesin ve süresiz teminat mektubu bedelinin üçüncü kişiye ödenmesi sebebiyle bankaca hesaplar arası virman suretiyle alınan teminat bedelin mahsubu sonrası kalan bakiye borcun davalıdan tahsiline yönelik İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2021/5220 esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı bankanın Gündoğdu şubesi ile davalı arasında 14/02/2012 tarihinde 5.000, 00 Euro bedelli Genel Kredi sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmeye istinaden davalı yanca.... . Alışveriş Merkezindeki kiracılığı sebebiyle davacı yandan 14/02/2012 tarihli, 3.850,00 Euro bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu alındığı, söz konusu mektuptan kaynaklı teminat olarak bankaca davalının .... nolu vadeli hesabındaki miktarın 11.000,00 TL (3.850,00 Euro karşılığı olmak üzere)'sine bloke konulduğu, mektup lehtarı tarafından 09/10/2020 tarihli ibraz üzerine bankaca o tarihteki kur karşılığı hesaplanarak çıkan tutardan EFT masraf kesintisi yapılmak suretiyle lehtara ödenmekle, vadeli hesapta bulunan tutarın Euro karşılığının mektup tutarından mahsubu sonucu hesaplanan 2.114,36 Euro'nun 19/10/2020 tarihinde ulaştığı 2.118,56 Euro'nun TL karşılığı kat edildiği ve sonrasında takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı asıl alacak tutarı ile bu tutara işlemiş faizden oluşan toplam 25.887,05 TL'nin davalıdan tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatılmakla yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmekle itirazın iptali istemi ile açılan iş bu davada İDM'ce bankacı bilirkişiden alınan kök ve ek rapor kapsamında alacağın Euro olarak tespiti yönündeki ihtimalli hesaplamasına itibar edilerek işlemiş faizin talep kadar olmayacağı görüşü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davalı yanca zamanaşımı savunmasında bulunulmuş ise de taraflar arası ilişkinin niteliği, davalı yana verilen teminat mektubunun ibrazı ile davacı yanın ödeme tarihi göz önüne alındığında bu tutarın davalıdan tahsiline yönelik takip tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığı gibi icra dosyasına yapılan itirazın alacaklıya tebliği yapılmadığıından açılan iş bu dava yönünden hak düşürücü sürenin de dolmadığı anlaşılmakla bu yönden davalı yan istinaf itirazının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu açıklamalar muvacehesinde somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişiden alınan kök ve ek raporlar kapsamında alacak Euro olarak tespiti ve bilirkişinin bu kapsamdaki ihtimalli hesaplamasına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dosyaya taraflar arası genel kredi sözleşmesi haricinde bir sözleşmenin kazandırılmadığı gibi bilirkişi incelemesinde de başkaca sözleşmeden bahsedilmediği ve ancak kesin ve süresiz teminat mektubu verilmesi sırasında mektup bedeline yönelik davalı yanın vadeli hesabında bloke edilen 11.000,00 TL'lik işleme dair hesap sözleşmesi çerçevesinde taraflar arasında ikinci bir ilişki olduğunda bir tereddüt görülmediği, bunun yanında mevduat rehin sözleşmesi yahut hesaptaki blokeye ilişkin davalıdan işlem tarihi itibariyle alınan teminatın olup olmadığı yönünde de bir inceleme yapılmadığı gibi bu yönden kazandırılan bilgi ve belge de olmadığı görülmekle belirtilen yönlerden araştırma ve inceleme yapılmadan, sözleşme hükümleri ile banka işleminin yerindeliği tartışılmadan yahut davalı yandan blokeye dair alınan yazılı bir teminatın olması halinde teminat içerine uygun bir iş yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeden ve ayrıca az önce açıklanan hususlar kapsamında davalı yanca yapılan itiraz açıkça karşılanmadan verilen hükme yönelik yapılan araştırma ve inceleme eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Bu yönden davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; Mahkemece gerek davacı yan müzekkere yazılarak gerek davacıdan da sorulmak suretiyle kesin ve süresiz teminat mektup bedeline yönelik davalı yanın vadeli hesabında bloke edilen 11.000,00 TL'lik işleme dair davacıdan bir talimat alınıp alınmadığı, alınmış ise yazılı olup olmadığı, yazılı ise bir suretinin dosyaya kazandırılması, bunun yanında taraflarca imzalanan mevduat rehin sözleşmesi olup olmadığı var ise dosyaya kazandırılması yönünde de bir inceleme ve araştırma yapılarak elde edilecek delilere göre önceki rapor sunan bilirkişiye dosyanın yeniden tevdisi suretiyle sözleşme sunulması halinde sözleşme içeriği ile davacı bankaca yapılan işlemler değerlendirilmek suretiyle davalı yan davacı yanca konulan blokenin Euro üzerinden konulması durumunda davacı açısından bir zarar doğmayacağı yönünde savunmada bulunulduğu görülmekle davacı bankaca yapılan bu işlemin davalı yan yönünden geçerli olup olmadığı, bankanın yaptığı işlemde davacı yanın yetkisinin olup olmadığı ile kazındırılacak bilgi ve belgelere göre bilgi ve belge sunulmaması halinde ise davacı yanın işlemdeki yetkisinin yasal mevzuatı ayrıntılı ve açık olarak belirtilmek suretiyle davalı yan itirazının haklılık teşkil edip etmediği, sözleşme hükümleri ile banka işleminin yerindeliğine yönelik itirazların da karşılandığı şekilde ayrıntılı, denetime uygun ek rapor/yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi ve gerektiğinde sunulacak rapora yapılan itirazların da karşılanması suretiyle ek raporun dosyaya kazandırılarak infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2021 tarihi itibariyle 5.880,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Somut olayda davacı, 25.887,05 TL toplam alacağın tahsili bakımından itirazın iptali talep etmekle birlikte İDM'ce 23.689,38 TL'lik kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda reddedilen miktar 2.197,67 TL olduğundan bu miktar dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığından davacı yan yönünden verilen kısmen redde yönelik karar kesin olup davacı yanın istinaf isteminin incelemesi mümkün bulunmamaktadır. Kabule göre ise 6100 sayılı yasanın 61 vd maddelerine göre tahkikat tamamlanana kadar davanın ihbarı yönünde talepte bulunulması üzerine talepte bulunan tarafından masraf yatırılması ve adres bildiriminde bulunulması halinde yahut bu yönde verilecek süre içinde istemin ikmalinin sağlanması halinde dava ilgilisine ihbar edilecektir. Dolayısı ile usulüne uygun ileri sürülen ihbar talebi açasından mahkemece takdir edilecek bir husus yoktur mahkeme takdiri ihbar edilen tarafından davaya müdahale olunmak istenilmesi esnasında başlayacaktır. Buna göre davalı yanca süresinde BDDK ve Bankalar birliğine ihbar talep edilmekle az açıklanan sebepler ile istemin ikmaline yönelik işlemin de yapılması gerekir. Bu durumda, davacı yanın istinaf dilekçesinin HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle reddine, davalı yanın istinaf istemi yönünden ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle reddine, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 3- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.01.2023 gün ve 2021/494 E. 2023/22 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 7-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25.12.2025