Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/649 E. 2025/1020 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/649
Karar No
2025/1020
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/649 Esas KARAR NO : 2025/1020 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2023 NUMARASI : 2020/611 Esas-2023/139 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, üst yüklenicisi DSİ 24. Bölge Müdürlüğü olan, 24.01.2019 tarihli "Karakurt Barajı ve HES4000X500 Sürgülü Vana Giriş ve Çıkış Transzisyonları bypass Hattı Vanaları ve Drenaj Sistem ve Montaj Sehpaları İmalatları ve Montaj İşleri’ konulu 900.000 USD + KDV bedelli yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği ve davalı yanın talepleri nazarında belirlenen sürede sözleşme konusu imalatı 11.02.2020 tarihinde bitirerek teslimini yaptığını, sözleşme gereği imalatların fabrika testlerinin yapıldığını, saha testlerinin ise hava koşulları nedeniyle uygun olmadığını, davalı yana yazılı bildirilerek saha elemanlarının havanın uygunluğunu sahada beklemeye başladığını, davacı yanın testleri kendisi yapacağının yazılı talimatı üzerine şirket elemanlarının sahadan çekildiğini, davalı şirketin kendisi tarafından yapılan saha testlerinin üst işveren DSİ tarafından uygun bulunmaması üzerine müvekkili şirketten uygun şartların sağlanarak testlerin yapılmasının talep edildiğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin ekstra işler ile birlikte tamamlandığını, işbu testler için sahaya yetkin eleman ve cihaz gönderilmesi gerektiğini, test bombesinin montaj ve demontaj, nitelikli elamanların çalışma, bekleme ve konaklama süre bedellerinin ödenmesi halinde testlerin ifa edileceğinin bildirildiğini, davalı yanın ek bedel ödemeyi kabulü üzerine bir ayın üzerinde ifası gereken testler için sahaya eleman ve cihazlar gönderilerek testlerin üst işveren DSİ'nin talebi gibi tamamlandığını, üst işverence 16.03.2020 tarihinde sözleşme konusu işin onaylandığını, müvekkili şirket tarafından 05.04.2020 tarihli yazı ile ek iş testler için 29 günlük eleman çalışması, test bombesinin montaj ve demontajı, sahada bekleme süresi bedelleri gerekçeli açıklanarak toplamda dava konusu 93.600,00 USD’nin davalıdan talep edildiğini, taraflar arasında yapılan sözlü ve yazılı görüşmelerden netice alınamaması üzerine Ankara 69. Noterliğinin 27.08.2020 tarih ve 32052 yevmiyeli ihtarnamesinin keşide edildiğini, 28.08.2020 tarihinde ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiğini, Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2020/7427 sayılı dosyasında başlatılan takibin, davalının itiraz ile durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusunda tarafların anlaşamadığını, bu sebeplerle Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2020/7427 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için bu davanın açılmak zorunda kalındığını, yukarıda kısaca açıklanan ve res'en takdir edilecek nedenlerle; davalı yanın takibe yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; İş sahibi sıfatıyla müvekkili şirket ve yüklenici sıfatıyla davacı arasında, 24 Ocak 2019 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, "Karakurt Barajı ve Hidroelektrik Santrali 4000x5000 sürgülü vana giriş ve çıkış tranzisyonları, bypass hattı vanaları, drenaj sistemi ve montaj sehpaları imalatları ve montaj işlerinin" bu sözleşmenin konusunu oluşturduğunu, sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğunu, 900.000 USD+KDV tutarındaki sözleşme bedelinin tamamının davacıya ödendiğini, davacının tek bir iddiası ve talebi olduğunu, mal ve hizmetlere ilişkin saha testlerinin sözleşme kapsamında olmamasına rağmen davacı tarafından yapılmış olmasından kaynaklandığını iddia ettiği bedelin, 93.600,00 ABD Doları tutarındaki ilave işçilik, ekipman ve malzeme bedelleri ile konaklama ve bekleme maliyetlerinin ödenmesi olduğunu, mal ve hizmetlere ilişkin saha testlerinin sözleşmenin esas unsurlarından biri olup, davacının sorumluluğu altında olduğunu, mal ve hizmetlere ilişkin saha testleri sebebiyle ilave masraflara maruz kalındığı iddiasının açık sözleşme hükümleri bağlamında kabul edilemeyeceğini, davacının saha elemanlarının müvekkili şirketin talimatlarına uymadığını ve iş birliğinden uzak tavırları olduğunu, bu nedenle davacının saha ekibinin çekilmesinin istendiğini, test bombesinin demontaj ve montaj bedelinin test sürecinin bir parçası olduğundan davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının çelişkili davranış yasağına aykırı davrandığını, müvekkili şirkete gönderdiği 22/10/2019 ve 02/12/2019 tarihli yazıda testlerin sahada yapılacak olması sebebiyle 25.000 ABD doları tutarında ilave ödeme talep ettiğini ancak 18/12/2019 tarihli yazısında ilave maliyet talebinden vazgeçtiğini, bu sebeplerle davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarihli ve 2020/611 Esas ve 2023/139 Karar sayılı kararında özetle; Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/7427 esas sayılı dosyasında 24/01/2019 tarihli, Karakurt barajı sözleşme dışı imalat bakiye alacağı takip sebebi gösterilerek toplam 93.600 USD alacağın tahsili için takip başlatılmış, ödeme emrine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine iş bu dava açılmıştır. Davacı ile davalı şirket arasında 24/01/2019 tarihli, " Karakurt barajı ve Hes 4000 x 5000 sürgülü vana giriş ve çıkış tranzisyolları Baypas hattı vanaları ve derenaj sistemi ve montaj sehpaları imalatları ve montaj işleri " adlı sözleşme imzalandığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin konusu, 6.1 maddesinde; Kars Karakurt barajı HES projesinde 4000 x 5000 sürgülü vana giriş ve çıkış tranzisyonları bypass hattı vanaları ve drenaj sistemi ve montaj sehpaları şartnamesi ve sözleşme eki çizimlere göre tasarlanması projelendirilmesi yüklenici tesislerinde imalatların yapılması, fabrika testlerinin yapılması (teknik şartname ve sızdırmazlık testleri) , iş verenin yapılmakta olan tesislerine nakli , projesine göre montajı, montaj sonrası yükleme ve devreye alma testlerinin ( hidrolik hariç) yapılarak devreye alınması ve son kabul işlemlerini içerir olarak gösterilmiştir. Sözleşme bedeli 900.000 Dolar + KDV olarak tespit edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarından yüklenici davacı tarafından saha testlerinin yapılması aşamasında davalının talimatıyla sahadan davacı personelin çıkarılması sonrasında yapılan testlerin DSİ tarafından kabul edilmemesi üzerine tekrar saha testlerinin davacı yükleniciye yaptırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf davacı yüklenici personelinin sahadan çıkarılma gerekçesini elemanların talimatlara uymama ve iş birliğinden uzak tavırlarını göstermiştir. Davacı taraf ise saha testleri için hava koşullarının uygunluğunun beklendiğini belirtmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 24/01/2019 tarihli sözleşme kapsamında saha testlerinin işinin sözleşme kapsamında olup olmadığı, sözleşme dışında olması durumunda davacının saha testleri işinden dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa takip tarihi itibariyle alacak miktarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisine dosya tevdi edilerek bilirkişilerden 06/09/2021 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişiler raporlarında dava konusu testin davacının yükümlülüğünde olup olmadığı hususlarının baraj ve hes inşaatı konularında deneyimli bir bilirkişi tarafından incelenmesinin doğru olacağını bu nedenle heyete uzman bir bilirkişinin dahil edilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. Makina mühendisi bilirkişi heyete dahil edilmek suretiyle alınan 17/01/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davacı şirket tarafından üretilen ve davacı tarafından yapılması gereken işleri yaptığını, test kabul edilmeyince davacı şirket ile iletişime geçilerek testi yapmasının talep edildiğini, davacı tarafın daha öncesinde sözleşmede kendi üzerine düşen sorumluluklarını bir kısmını yerine getirdiği için davacı şirketçe tekrar yapılan işlerin ek bir maliyetle yapılabileceğini, davacı tarafça daha önce yapılan tekrarlı işlemlerin sözleşme dışı olduğu için ek bir maliyat gerektireceğini ve bu maliyete katlanma külfiyetinin davalı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın alacak taleplerinden 21 günlük çalışma karşılığı olan 48.000 USD'nın davacı sorumluluğunda olması nedeniyle talep edilemeyeceğini, davacının 45.600 USDS talep edebileceğini belirtilmiştir. İtiraz üzerine alınan ikinci ek rapordaki kanaat ve değerlendirmelerde değişikliğe sebebiyet verecek herhangi bir durumun bulunmadığı beyan edilmiştir. Davacının alacak talebine ilişkin olarak bilirkişiler tarafından mahalli rayice göre hesap yapılmayıp davacının hesap tablosuna atıf yapılması her iki tarafın rapora itirazları dikkate alınarak dosyanın mali müşavir, nitelikli hesap ve makina mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, bilirkişi kurulundan mahkememizce önceki ara kararlarda rapor düzenlenmesi istenilen hususlar konusunda ve tarafların itirazlarıda dikkate alınarak varsa davacının alacağının KDV dahil edilmeksizin mahalli rayice göre hesaplanmasının istenmesine karar verilmiş olup, oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından 09/12/2022 tarihli rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporlarında sözleşme hükümleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve tarafların ticari defterleri değerlendirilmek suretiyle sonuç olarak, icra takibine konu yapılan alacağa dayanak işlerin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında olduğu, davaya konu edilen testlerin sahada yapılacak olmasının işin tekniği ve sözleşmenin gereği olacağı ve davacı yükümlülüğünde olduğu, mahkemece alacağa dayanak işlerin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında olmadığının takdir edilmesi halinde yapılan işçilikler test bombesinin demontaj ve montajı ile sahada bekleme sürelerinin KDV dahil edilmeksizin mahalli rayice göre hesaplana bilmesi ve rayiç fiyatlarla karşılaştırılabilmesi için dava dosyasına raporda belirtilen eksikliklerin sunulması gerektiğini beyan etmişlerdir. Davacı tarafından takibe konu edilen alacak kalemleri 12/02/2020 ile 19/02/2020 tarihleri arasında ki 8 günlük çalışma karşılığı 12.600 USD, 25/02/2020 ile 16/03/2020 tarihleri arasındaki 21 günlük çalışma karşılığı 48.000 USD, test bombesinin sahada montaj ve demontaj bedeli 21.000 USD, sahada bekleme süresi 12.000 USD olmak üzere toplam 93.600 USD gösterilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden alacağa dayanak olarak gösterilen saha testlerinin taraflar arasında imzalanan 24/01/2019 tarihli sözleşme kapsamında olduğu ve sözleşme hükümleri gereğince davacı yüklenicinin yükümlülüğünde bulunduğu, sözleşme hükümleri gereğince yüklenicinin projenin uygulanması sonucu keşifteki imalat kalemlerinde oluşacak artış ve azalışları toplam iş tutarında artış ve eksiliş olma olasılığını kabul ettiği, işlerin artmasında hiç bir itirazda, eksilmesinde de kardan mahrumiyet iş gücünün bağlanması vs sebeplerle hiç bir talep ve iddiada bulunamayacağı, sözleşme eki şartnamelere göre davacı tarafından yapılması gereken tüm hizmet ve giderlerin sözleşme bedeline dahil olduğu, işin anahtar teslim olması nedeniyle davacı yüklenicinin eksiklerin giderilmesi dahil son test ve kabul aşamasına kadar tüm faaliyetlerin tamamlanası gerektiği, yüklenicinin süre uzatımı her ne gerekçe olursa sürenin uzatılmasını gerekçe göstererek genel gider zarar ziyan tazminat ve fiyat farkı talep edemeyeceği, alacak kalemlerinde test bombesinin sahada demontaj ve montajının sözleşme kapsamında olduğu ve yüklenicinin yükümlülüğünde olduğu, 8 günlük çalışmanın davalı tarafından yüklenici elamanlarının gönderildiği 19/12/2020 tarihine kadar olması nedeniyle zaten bu dönemden davacının sorumlu olduğu, 21 günlük çalışma bedelinin de test aşamasına ilişkin olması ve test yükümlülüğünün davacı yüklenicide olması nedeniyle sonradan ilave sürede yapılsa dahi sözleşmenin 18/3 maddesi gereğince bu bedelin talep edilemeyeceği, sahada bekleme süresine ilişkin bedelin ise sözleşmenin 9/3 maddesindeki iş yerindeki fiziki koşullar her ne sebeple olursa olsun çalışılamayacak günler ve sözleşme bedeli kapsamında ilave işler dahil sürenin hesabında dikkate alındığına ilişkin hüküm gereğince talep edilemeyeceği bu şekilde davacını alacak talebinin yerinde olmadığı, davalının ödeme emrine yaptığı itirazda haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 03/05/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkeme kararının yerinde olmadığını, dosya içeriğinin, dava konusuna yetkin ilk bilirkişi raporu nazarında haksız ve mesnetsiz kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereği ticari konularda iki rapor arasında açık çelişki bulunması halinde dosyanın üçüncü bilirkişiye tevdi ile raporlar arasındaki açık ve sarih çelişkinin giderilmesi gerekir iken verilen kararın içtihatlara aykırı olduğunu, mahkemenin hükümüne dayanak aldığı rapor ile ilk rapor arasındaki çelişkinin açık olup giderilmesi gerektiğini, dava konusu talebin, HES baraj kapağı konusunda talep olup nitelikli ve bu konuda özel uzmanlığı bulunan bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunu, bilirkişilerin dava konusu HES 'lerde uzmanlığı ve bilgisi olmadığını, eşyanın tabiatına aykırı, bilgi açık ve sarih paylaşılamadığını, bu durumun bilirkişi müessesesinin nitelikli ve uzman kişilerin yer almasına engel mali ve şekli unsurlar nedenli dava konularında uzman bilirkişi bulunamamasına, HMK gereği mahkemelerin ihtiyaç duyduğu konusunda uzman bilirkişilerden yoksun kalarak hukuki mütalaalarını doğru ve yerinde kuramamalarına neden olduğunu, mahkemenin hüküm kurmasına dayanak aldığı yersiz ve mesnetsiz bilirkişi raporu öncesi dosyaya kazandırılan dava konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu ve ek raporlarına olan itiraz ve beyanlarının istinaf başvurularına gerekçe olarak tekrar ettiklerini, müvekkili yanın sözleşme gereği ve davalı yanın talepleri nazarında belirlenen sürede sözleşme konusu imalatı tamamlayarak 11.02.2020 tarihinde imalatları bitirerek teslimini yaptığını, sözleşme gereği imalatların fabrika testlerinin yapıldığını, saha testlerinin ise hava koşulları nedenli uygun olmadığını davalı yana yazılı bildirilerek saha elemanları havanın uygunluğunu sahada beklemeye başladığını, davacı yanın testleri kendisi yapacağı yazılı talimatı üzerine şirket elemanlarının sahadan çekildiğini, davalı şirketin kendisi tarafından yapılan saha testleri üst işveren DSİ tarafından uygun bulunmaması üzerine müvekkili şirketten uygun şartların sağlanarak testlerin yapılmasının talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin ekstra işler ile birlikte tamamlandığını, işbu testler için sahaya yetkin eleman ve cihaz gönderilmesi gerektiğini, test bombesinin montaj ve demontaj, nitelikli elamanların çalışma, bekleme ve konaklama süre bedellerinin ödenmesi halinde testlerin ifa edileceğinin bildirildiğini, dava konusunun sözleşmenin nasıl uygulanacağı olmayıp, sözleşmenin uygulanması, ifa edilmesi sırasında davalı yan kaynaklı olan ve davalının kabul ettiği ek işten kaynaklı maliyetlere ilişkin olduğunu, mahkemenin kararı ve dayanak bilirkişi raporunda ve önceki raporlarda yapılan işin sözleşme kapsamı içeriğinde olduğuna dair tespitler yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ifanın ve bu işlerin sözleşme dışı olan işler olmadığını, bilirkişi raporlarında dava dilekçeleri, raporlara itiraz ve beyanlarının ısrarla göz ardı edildiğini, dava konusu taleplerine dair belgelerin dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporları sonrası defaten tekrar dosyaya sunulduğunu, ancak bilirkişilerin raporun sonuç ve kanaat bölümünün 3 nolu maddesi ile birçok belge, bilginin dosyaya kazandırılması gerektiğinin belirtildiğini, bu sebeple ilgili yerin, kurumlara yazı yazılarak dosyaya kazandırılması gerekir iken mahkemenin acele ile verdiği kararın açıklamaya muhtaç olduğunu, dava dilekçelerini, dosyaya sunulan beyan ve taleplerini, dava konusu HES projelerinde uzman bilirkişi raporunu tekrardan kaçınarak, istinaf taleplerine açıklama olarak tekrar etiklerini, bu sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini ve müvekkili şirketin işbu yersiz ve mesnetsiz karar nedenli icra tehdidi altında kalmaması için tehir'i icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesinde ve davacının istinaf başvurusuna cevaplarında özetle; Dosyaya alınan bilirkişi raporlarının doğrultusunda müvekkili şirketin haklı olduğunun ortaya konulduğunu, davacının delil sunma aşamasından sonra delil sunmasının mümkün olmadığını, davacının alacak talebine konu işlerin sözleşme uyarınca davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının istinaf talebinde adeta sözleşme hükümlerinin göz ardı edilmesini talep ettiğini, Yerel mahkeme kararının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine ilişkin istinaf sebeplerinde ise; davacının, son derece açık sözleşme hükümlerini tamamen bir yana bırakarak; hiçbir hakkı olmadığı halde müvekkili şirketten talepte bulunduğunu, davacının, istinaf dilekçesinde davanın müvekkili şirketin kabul ettiği ek iş maliyetlerine ilişkin olduğunu iddia ettiğini, bu uyuşmazlığın bütünü ve esasının zaten müvekkili şirketin saha testlerinin ve buna ilişkin ilave maliyetlerin sorumluluğunun davacı şirket uhdesinde olduğunu savunması olduğunu, gerek işin yapılması gerekse dava sürecinde müvekkil şirketin saha testlerinin maliyetinin davacı şirkette olduğunu vurguladığını, müvekkili şirketin iddia edildiği gibi herhangi bir kabulü olmadığı gibi dosyada bu yönde en ufak bir delilin dahi olmadığını, davacının maddi vakıalarla ve hatta gerçek durumla hiçbir şekilde örtüşmeyen bu beyanını ilk kez istinaf aşamasında da sunmadığını, dava dilekçesinin birinci sayfasında da müvekkili şirketin ek bedel ödemeyi kabul ettiğini iddia ettiğini, hal böyleyken, davacının bu aşamada bile müvekkil şirketin gerçekte var olmayan kabulüne dayanmaya çalışmasının yargılama hukukuna da hakim olan dürüstlük ilkesine aykırı olduğu gibi davacının kötü niyetli olduğunun da bir göstergesi olduğunu, mahkeme kararının bu hususları dikkate almaksızın ve gerekçesine yansıtmaksızın; sadece takibin kötüniyetli olmadığını belirterek tazminat taleplerini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının haksız istinaf başvurusunun reddine, müvekkili adına yapmış oldukları istinaf başvurusunun ise kabulüne ve mahkeme kararının kaldırılarak kötü niyet tazminatlarının da kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki 24/01/2019 tarihli, eser sözleşmesi kapsamında ilave imalat olarak yapıldığı söylenen test bombesinin montaj ve demontaj bedeli karşılığı olarak yapılan 29 günlük çalışma süresi karşılığı toplam 93.600 USD alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir. Davalı yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yukarıda ayrıntılarına yer verilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yargılama sırasında iki farklı bilirkişi kurulundan rapor alınmış, ilk uzman bilirkişi kurulu raporunda davacı tarafından icra takibi ile talep edilen alacağın 45.600 USD alacak yönünden fazla imalat niteliğinde olduğu ve bu alacağın talep edilebileceği belirtilmiş, ancak bu rapora ve ek rapora itiraz üzerine mahkemece ikinci bilirkişi kurulundan alınan 09/12/2022 tarihli rapor sonrasında bu rapora itibar edilmek suretiyle takibe konu alacağa dayanak olarak gösterilen saha testlerinin sözleşme kapsamında olduğu ve bu sebeple davacı yüklenicinin yükümlülüğünde olduğu, bu sebeple taraflar arasındaki işin bedelinin anahtar teslim götürü bedelli sözleşme olması sebebi ile davacı yüklenicinin ekstra imalat talebinde bulunamayacağı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, her iki bilirkişi raporu iş bedeli alacağı yönünden birbiri ile bariz şekilde çelişkili olup, her iki rapor bu sebeple hüküm vermeye yeterli nitelikte olmadığından mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin, tarafların bu raporlara itirazları da değerlendirilerek giderilmesi ve yeni bir uzman bilirkişi kurulundan hükme esas olabilecek nitelikte yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken birbirleri arasında çelişki oluşturan bu sebeple hüküm vermeye yeterli nitelikte olmayan son bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından taraf vekillerinin istniaf başvurularının bu sebeple esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olması nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nun 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacının dava dilekçesinde somutlaştırdığı ve takibi konu ettiği alacak talepleri yönünden ve ikinci bilirkişi kurulu raporunda dosyaya kazandırılması istenilen eksik bilgi ve belgelerin de dosyaya celbi sağlandıktan sonra önceki bilirkişi raporlarına yapılan itirazların da karşılanması suretiyle ve davacı yanın iddiasında dile getirdiği şekilde davalı yüklenicinin, davacı tarafından ekstra olarak yapıldığı söylenen imalat bedellerini kabul ettiğine dair bir beyanının bulunup bulunmadığının da tartışılıp değerlendirilerek davacının takibe konu ettiği alacağı hakkında denetime elverişli ve raporlar arasındaki farklılığı ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp gerekçelendirmek suretiyle karar vermekten ibarettir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarihli ve 2020/611 Esas 2023/139 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 2.269,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/649, K. 2025/1020, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-649-e-2025-1020-k-ce2c49f5a1c3