Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/590 E. 2025/1882 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/590
Karar No
2025/1882
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/590 Esas

KARAR NO : 2025/1882 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/287 Esas - 2022/840 Karar

TARİH : 20/12/2022

DAVA: Tespit

KARAR TARİHİ: 13/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı şirket ortaklarından ...'nın eski eş olduklarını, davacının davalı ile evli olduğu dönemde davalı şirkete ortak olmak amacıyla gereken hisse bedelinin davalı şirkete ödenerek %50 hissedar olunduğunu, Müvekkilinin o dönemde ... ile evli olduğundan davalı şirkete olan ortaklık bedelini ödeyerek eşi ...'nın resmiyette ortak olmasını istediğini, davalı şirket pay defterine ortak olarak eş ...'nın işlendiğini ve tescil edildiğini, müvekkiil ile davalı şirket ortağı ...'nın 2018 yflında ayrıldıklarını, tarafların haricen anlaştıklarını müvekkiline eski eşi olan ve davalı şir cet ortağı olarak görünen ...'nın davalı şirkette sahibi olduğu hisselerinin tamamını Kartal 23. Noterliği 26.12.2018 tarih... yevmiye numaralı Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile devrettiğini, sonra davacının 07.01.2019 tarihinde davalı şirkete Kartal 23. Noterliği ... yevmiye numaralı 07.01.2019 tarihli keşide ettiği ihtarnamede "26.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı Kartal 23. Noterliği'nce düzenlenen Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi'ne istinaden şirket oraklarından ...'nın sahibi olduğu ...'ne ait beheri 100.000 TL nominal değerli payının tamamını tarafına devrettiğini, söz konusu hii.se devrinin 7 gün içerisinde pay defterine işlenerek, şirket yönetim kurulu seçiminin yapılması için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasını, yapılmadığı takdirde kanuni yollara başvurulacağı" belirtildiğini;Davalı şirketin Kartal 23. Noterliği'nce ... yevmiye numaralı 15.01.2019 tarihli ihtarnameye cevap dilekçesi sunarak "şirket ortağı ...'nın devre ilişkin şirkete bildirimde bulunmadığını, tarafınızca da şirkete gönderilen ihtarın ekinde veya dayanağında iddia ettiğiniz pay devrine ilişkin sözleşme veya evrakın iletilmediği, taleplerinin yerine getirilmeyeceği, pay devrinin yapılıp yapılmadığının bilmemekle pay devri için devre muvafakat edildiğini gösteren yönetim kurulu kararının bulunması ve ...'nın ödenmemiş pay bedelinin bulunmasının zaruri olduğu" belirtttiğini, şirkete ...'nın orak olduğu tarih itibariyle müvekkili ile ...'nın evli olduğu davalı şirket yetkilileri tarafından bilindiğini, şirkete hissedar olmak için gereken ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını sadece resmiyette ...'nın ortak olarak yer aldığını, söz konusu ihtarnameye cevap dilekçesinden sonra şirket yönetimi ile görüşüldüğünü, müvekkiline hisse devrinin pay defterine işleneceğinin söylendiğini davalı şirketin gereğini ifa etmediğini, ayrıca davalı şirketin devreden ...'nın yönetim kurulu üyeliğini de sona erdirdiğini, ...'nın ödenmeyen pay bedelinin olduğuna dair beyanın da gerçek dışı olduğunu; Müvekkilinin davalı şirkete Kartal 23, Noterliği vasıtasıyla 12.02.2021 tarihli 03763 yevmiye numaralı ihtarname ile çektiği yeni ihtarnamede "...'nde ...'ya ait payların tamamının tüm hak ve vecibeleriyle 26/12/2018 tarihli... Yevmiye nolu Kartal 23. Noterliği'nce düzenlenen Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi'ne istinaden devir ve temlik ettiğini şirkete iletildiğini, İş bu ihtarname ekinde sö? konusu 26/12/2018 tarihli Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin sunulduğunu, 26/12/2018 tarihli Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi'ne muvafakat edilip edilmeyeceğine dair Yönetim Kurulunuzun toplanarak karar alınmasını, şayet yönetim kurulu tarafından hisse devrine muvafakat edilmesi yönünde karar alınması halinde pay defterine hisse devrinin işlenmesini ve söz konusu duruma ilişkin 15 gün içerisinde tarafıma bilgi verilmesini talep ederim. Şayet şirketinizin yönetim kurulu tarafından hisse devrine muvafakat edilmediği yönünde karar alınması halinde, devre muvafakat edilmemesinin maddi, tarafsız, denetime elverişli sebeplerinin tarafıma 15 gün içerisinde iletilmesini" talep ettiklerini, ihtarnamenin damalı şirkete 16.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı şirketin herhangi haklı ve geçerli sebebi olmamasına rağmen devir tarihinden 2 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen müvekkilini işlemlerin yapılacağı şeklinde oyaladıklarını, kötü niyetli hareket ederek müvekkilinin şirketteki haklarını haleldar ettiklerini, gerek müvekkili davacıya ge ekse dava dışı devreden ...'ya ortaklıktan itibaren hiç kar payı ödemesi yapılmadığını buna ilişkin dava hakklarının saklı olduğunu, davalı şirketin söz konusu hisse devrine muvafakat etmesine sebep olacak herhangi haklı ve ya geçerli sebebinin bulunmadığını, huzurdaki haklı davayı açma zaruretinin doğduğunu belirterek Kartal 23. Ncterliği 26.12.2018 tarih... yevmiye numaralı Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Dqvri Sözleşmesi uyarınca müvekkiline devreden ...'nın davalı şirkette sahibi olduğu payın tamamının (beheri 100.000 TL nominal değerli, 100.000 TL adet sermaye pa/ının) tüm hak ve vecibeleri ile devir tarihi 26.12.2018 tarihi itibariyle müvekkili ...'e devredildiğinin mahkemenizce tespitine, Kartal 23. Noterliği 26.12.2018 tarih... yevmiye numaralı Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi uyarınca damalı şirkete ...'ya ait olan payların tamamının (beheri 100.000 TL nominal değerli, 100.000 TL adet sermaye payının) davacı ...'e devredildiğinin davalı şirket pay defterine işlenmesine ve ticaret sicil müdürlüğüne tescil ilanı ile yasal ortak olmasına karar ve ilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar ve ilmesini talep ettikleri ile 18.05.2021 tarihli delil dilekçeleri ve ekleri, 20.05.2021 tarihli delil dilekçesi ve ekleri görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirketin hissedarlarından ... arasında imzalandığı iddia edilen ve daya dilekçesi ekinde sunulan "Kartal 23. Noterliği 26.12.2018 tarih... yevmiye numaralı Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile Kadıköy 8. Ncterliği'nin 30.07.2012 tarih ve ... Yevmiye numaralı şirket esas sözleşmesi gereğince, hijse senetlerinin nama yazılı olduğu belirtilen bir şirketin hisse devri yapılamayacağını, bu haliyle davacı ile dava dışı ... arasında yapıldığı iddia edilen senede bağlanmamış pay devri sözleşmesi ile şirket esas sözleşmesine göre her birinin değeri 1-TL olan nama yazılı hisse senetlerinde oluşan ortaklık paylarının devrinin mümkün olmadığını, devri tamamlayan ikhci merasimin şirket yönetim kurulunun pay sahibinin yaptığı pay devrini onaylaması olduğunu, söz konusu devre ilişkin yönetim kurulu kararı olmadığı gibi, hissedar ...nın ödenmemiş payı ve ödenmemiş sermayesinin bulunduğunu, bedeli tam ödenmemiş payın pay sahibi dışından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerdiğini, anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, tanhhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifası olduğunu, pay sahiplerinin taahhüt et' ikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçlarının ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil ettiğini, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devrinn devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir İşleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim oraklığın onayı alınmak sureti ile yapılmasmın gerektiğini, anonim ortaklık adına devir işlemine onay vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulunun yetkili olduğunu;Nama yazılı pay senetlerin devri İçin bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve tesliminin gerektiğini, anonim ortaklığın çıplak paylarının devrinin biçime bağlı olmayıp, alacağın temliki suretiyle de mümkün bulunduğunu, pay devrinin ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceğini, somut olayda davacı yan ve dava dışı ... arasındaki devir sözleşmesinde kanunun amir hükümlerine uyulmadığımdan söz konusu devirin geçersiz olduğunu; Dîvacı yanın hisselerin esas sahibinin kendisi olduğunu ve dava dışı ...'nın eski eşi olduğunu, boşanmaları ile birlikte hisseleri devraldığını iddia ederek Sayın Mahkemenize bildirdiğini, davacının başından beri kendisine ait olduğunu iddia ettiği hisseleri tekrar para vererek satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu Sayın Mahkemece de bu konuda yanlar arasında bir danışıklık tespit edilip, gerçekte bağış yapıldığı halde görünürde geçerli olarak yazılı devir sözleşmesi ile satış gibi gösterilmişse ve gerçek iradeleri yazılı olarakNama yazılı pay senetlerin devri İçin bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve tesliminin gerektiğini, anonim ortaklığın çıplak paylarının devrinin biçime bağlı olmayıp, alacağın temliki suretiyle de mümkün bulunduğunu, pay devrinin ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceğini, somut olayda davacı yan ve dava dışı ... arasındaki devir sözleşmesinde kanunun amir hükümlerine uyulmadığımdan söz konusu devirin geçersiz olduğunu; Dîvacı yanın hisselerin esas sahibinin kendisi olduğunu ve dava dışı ...'nın eski eşi olduğunu, boşanmaları ile birlikte hisseleri devraldığını iddia ederek Sayın Mahkemenize bildirdiğini, davacının başından beri kendisine ait olduğunu iddia ettiği hisseleri tekrar para vererek satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu Sayın Mahkemece de bu konuda yanlar arasında bir danışıklık tespit edilip, gerçekte bağış yapıldığı halde görünürde geçerli olarak yazılı devir sözleşmesi ile satış gibi gösterilmişse ve gerçek iradeleri yazılı olarak düzenlenen senette birleşmemiş olması nedeniyle hisse senedine ilişkin mülkiyetin de devralan alıcıya geçmeyeceğini, yanların gerçek iradeleri ile senede yansıyan görünürdeki iradeleri birleşmediğinden, geçerli hukuki bir sonuç ortaya çıkmış sayılmayacak ve delillerin imkan vermesi koşulu ile 818 sayılı BK 18. maddesi anlamında danışıklı bir işlemin varlığının kabul edilmesinin gündeme geleceğini, bu sonuun da işlemin iptaline neden olacağını beirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 20/12/2022 tarih ve 2021/287 Esas - 2022/840 Karar sayılı kararında; "Asıl ve birleşen dava, anonim şirket pay sahibi olduğunun tespiti, bu kararın pay defterine işlenmesi ve tescili taleplidir.Davacı, davalı şirketin ortağı birleşen dava davalısı ...’nın davalı şirketteki 100.000 adet payını noterde 26/12/2018 tarihli pay devri sözleşmesi ile kendisine devrettiğini ancak pay devrine ilişkin yönetim kurulunun karar almadığını, pay defterine durumun işlenmediğini ve sicile tescilinin yapılmadığını ileri sürmüştür.Davalı şirket cevaplarında, hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararı olmadığını hissedar ...’nın ödenmemiş payı ve ödenmemiş sermayesi bulunduğunu, devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiş, birleşen davalı ... ise cevaplarında davacıya hisselerini devrettiğini şirketin gerçek sahibine devredilmesini istediğini beyan etmiştir. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/284 Esas 2022/438 Karar sayılı dosyasının mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirildiği görülmüştür. 01/07/2021 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 29/09/2021 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle; "Davalı...Mamüller Pazarlama A.Ş.'nin 31.07.2012 tarihinde 828497-0 sicil numarası ile tescil edildiği, Kurucular Beyanında şirket sermayesinin 200.000,-TL, kurucu ortakların ... ve ... olduğu;Şirket Esas Sözleşmesinde, şirket sermayesinin 200.000,-TL, kurucu ortakların ... ve ... olduğu, sermayenin her biri 1,-TL değerinde 200.000 paya ayrıldığı, hisse senetlerinin nama yazılı olduğu;Pay Defterinde 23.12.2013 tarihinde ortaklardan ...'nin hisselerinin tamamını diğer ortak ...'a devrettiği ve ortaklar tarafından pay defterinin imzalandığı, 23.12.2013 tarihi itibari ile ...'ın beher hisse değeri 1.-TL olan 200.000 adet, tutarı 200.000,- TL olan şirket hisselerinin tamamına sahip olduğu;2018, 2019, 2020 yıllarına ilişkin 500 Sermaye Hesabının incelenmesi ile; 200.000,- TL olan sermayenin ...'a ait olduğu, 31.12.2020 tarihli 397 numaralı yevmiye kapanış kaydında da bu tutarın ...'a ait olduğu;Sermaye, Ortaklardan Alacaklar ve Ortaklara Borçlar hesaplarında dava dışı ... ile davacı ...'e ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı;Defter kayıtlarına göre sermayenin tamamının ödenmiş olduğu;Karar Defterlerinde hisse devirlerine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı;Pay Defterinde davacı ... ve dava dışı ... ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı;Dava dosyasında hisse devirlerine ilişkin her hangi bir ödeme belgesi yada banka dekontunun bulunmadığı;Dava dosyasında pay devirlerine ilişkin herhangi bir tescilin bulunmadığı;... Tıbbi Mamüller Pazarlama A.Ş.'nin 14.03.2016 ve 21.05.2019 tarihlerinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısına katılanların yer aldığı Hazır Bulunanlar Listelerinde ortakların ... (100.000,-TL borsa dışı 31.07.2012) ile ... (100.000,-TL borsa dışı 01.10.2015) yer aldığı; Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespitte bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 19/10/2021 celse tarihli duruşmasında "13/07/2021 tarihli ara karara uygun şekilde bilirkişi heyetinden rapor alınması için celse arasında bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi belirlenmek suretiyle bu bilirkişi yönünden yeni rapor mali müşavir bilirkişi yönünden ek rapor mahiyetinde olmak üzere müşterek imzalı bilirkişi heyet raporu alınmasına, " şeklinde ara karar kurulmuş olup dosya heyet bilirkişilerine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyet raporunda özetle;"Davalı...Mamüller Pazarlama A.Ş.'nin 31.07.2012 tarihinde 828497-0 sicil numarası ile tescil edildiği, Kurucular Beyanında şirket sermayesinin 200.000,-TL, kurucu ortakların ... ve ... olduğu;

Şirket Esas Sözleşmesinde, şirket sermayesinin 200.000,-TL, kurucu ortakların ... ve ... olduğu, sermayenin her biri 1,-TL değerinde 200.000 paya ayrıldığı, hisse senetlerinin nama yazılı olduğu;Pay Defterinde 23.12.2013 tarihinde ortaklardan ...'nin hisselerinin tamamını diğer ortak ...'a devrettiği ve ortaklar tarafından pay defterinin imzalandığı, 23.12.2013 tarihi itibari ile ...'ın beher hisse değeri 1.-TL olan 200.000 adet, tutarı 200.000,- TL olan şirket hisselerinin tamamına sahip olduğu;2018, 2019, 2020 yıllarına ilişkin 500 Sermaye Hesabının incelenmesi ile; 200.000,- TL olan sermayenin ...'a ait olduğu, 31.12.2020 tarihli 397 numaralı yevmiye kapanış kaydında da bu tutarın ...'a ait olduğu;Defter kayıtlarına göre sermayenin tamamının ödenmiş olduğu;Sermaye, Ortaklardan Alacaklar ve Ortaklara Borçlar hesaplarında dava dışı ... ile davacı ...'e ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı;Karar Defterlerinde hisse devirlerine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı;Pay Defterinde davacı ... ve dava dışı ... ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı;Dava dosyasında hisse devirlerine ilişkin her hangi bir ödeme belgesi yada banka dekontunun bulunmadığı;Dava dosyasında pay devirlerine ilişkin herhangi bir tescilin bulunmadığı;... Tıbbi Mamüller Pazarlama A.Ş.'nin 14.03.2016 ve 21.05.2019 tarihlerinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısına katılanların yer aldığı Hazır Bulunanlar Listelerinde ortakların ... (100.000,-TL borsa dışı 31.07.2012) ile ... (100.000,-TL borsa dışı 01.10.2015) yer aldığı;...'nın şirket ortağı olarak devir sözleşmesiyle hisselerini devrettiği; takdiri bütünüyle Sayın mahkemenize ait olmak üzere, ödenmemiş sermaye borcu bulunmadığından dolayı devrin ortaklığın onayına bğlı olmadığı; davacının ortak sıfatını kazandığı" şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür. Mahkememizin 13/01/2022 celse tarihli duruşmasında "Bilirkişi ara kararında ticari mevzuattan kaynaklı nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişinin heyete eklenmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak bu konuda uzmanlık alanı olmayan bilirkişinin atanmış olduğu görülmekle, davalının rapora itirazlarını karşılar şekilde Dr. ... yerine yeni bir ticari mevzuattan kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi atanarak yeni rapor alınmasına," şeklinde ara karar kurulmuş olup dosya yeni bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Yeni Bilirkişi heyet raporunda özetle; "1.Davacının sunduğu pay devir işleminin, paylar çıplak pay niteliğinde olduğundan şekle uygun olduğu,2.Şirket sözleşmesinde nama yazılı payların devrini sınırlandıran bir hüküm bulunmadığı,3.Sermaye koyma borcu ödendiğinden davalı şirketin devre onay vermesi zorunluluğunun bulunmadığı,4.Davacının pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı yönünde hukuki menfaati bulunduğu," şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür. Sunulan belgelere göre, davacının payı devraldığı, esas sözleşmede devir sınırlaması bulunmadığı, defter kayıtlarına göre sermayenin tamamının ödenmiş olduğu bu sebeple devrin ortaklık onayına bağlı olmadığı aksinin de ortaya konamadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle de açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Asıl ve Birleşen Davanın KABULÜNE,a-Birleşen Davalı ...’nın, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne 828497/0 sicil no ile kayıtlı asıl davalı...Mamuller Paz. A.Ş. de bulunan 100.000 TL nominal değerli, 100.000 TL adet payını Kartal 23. Noterliğinin 26/12/2018 günlü, ... yevmiye nolu Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile davacı ...’e 26.12.2018 Tarihi itibarı ile devretmiş olduğunun TESPİTİNE, asıl davalı şirket pay defterine pay devrinin İŞLENMESİNE, b-Kararın kesinleşmesi halinde ticaret siciline tescil ve ilanına, '' karar verilmiş ve karara karşı asıl davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada; şirket hisselerinin devrinin geçerli olup olmadığı ve karar defterine işlenmesinin gerekip gerekmediğinin tespiti konusunda bağlayıcı karar verilmesi talep edildiği; bu durumda, dava dışı şirket yetkilisi ...'ın da verilecek karardan hukuken etkileneceğinden; HMK 27-(1) ve (2) hukuki dinlenilme hakkında dikkate alınarak davacının, dava dışı şirket yetkilisi ...'a da husumet yönelterek davaya dahil edilmesi gerekilirken sadece eski şirket yetkilisi ...'ya husumet yönelterek iş bu dava ile birleştirilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece davacıya dava dışı şirket yetkilisi ...'a karşı dava açmak için süre verilip, süresinde dava açılmadığında davanın taraf teşkili eksikliğinden (dava şartı noksanlığı) HMK 115-(22) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekilirken, hatalı ve yanılgı şekilde yargılamanın bitirilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Pay devir işleminin şekle uygun olmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; şirket ana sözleşmesi incelendiğinde şirkete ait hisse senetlerinin her biri 1 TL olan 200.000 paya ayrıldığı ve nama yazılı olduğu açıkca belirtilmiş olup bu hususun sözleşme ile sabit olduğunu; hal böyle iken TTK’nın 490. Maddesindeki "nama yazılı paylar, prensip olarak herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. Söz konusu devir işlemi, nama yazılı pay senetlerinin ciro edilmesi ve akabinde pay senedinin zilyedliğinin devralana geçirilmesiyle gerçekleşir." hükmü uyarınca, böyle bir devrin hukuken gerçekleşebilmesi için bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerektiğini, bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işleminin şekle uygun olmadığından geçersiz olacağını, Taraflar arasında 26.12.2018 tarihli, hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devrine ilişkin bir hüküm veya bir madde bulunmamakta olduğunu; yapılan devir işleminin gerçersiz olduğundan iş bu huzurdaki davanın da reddi gerektiğini, Pay devrinin, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceğini; bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu, davacı ... ve ... arasında Kartal 23. Noterliği 26.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi " imzalanmış ve payın devrine ilişkin anlaşma sağlanmış ise de iş bu devir işleminin sonuç doğurabilmesi ancak pay defterine kayıtla mümkün olmakta olduğunu; söz konusu pay defterinde davacı ... ve dava dışı ... ile ilgili herhangi bir kaydın olmadığını; bu durumda geçerli bir devirden bahsetmenin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, Devir konu olan hisselerin bedellerinin ödenmediğini, TTK 491. maddesinin ; "Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki, devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin. '' şeklinde olduğunu; bedeli tamamen ödenmemiş olan payların devri şirketin onayına bağlı olduğunu, somut olay değerlendirildiğinde dosya kapsamında, devre konu olan hissenin bedelinin ödenmediğini; iş bu sebeple devrin geçerliliğinin şirket onayına tabi olduğunu, Pay defterinde ...'nın isminin bulunmamakta olduğunu, pay defteri incelendiğinde devir sözleşmesinin tarafı olan ...'nın pay defterinde adının olmadığının net bir biçimde ortaya konduğunu; pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermesi halinde yasal karine gereği pay defterinde yer alan kayıtların geçerli sonuç doğurmakta olduğunu ancak raporda burada hazirun cetveli değer verilmesi gerektiği vurgulanarak iş bu çıkarım sonucunda raporda ki değerlendirmelerin hatalı olduğunu; ...'nın pay sahipliği pay defterinde olmadığından bu payın devrinin de geçersiz olduğunun kaçınılmaz olduğunu, Yukarıda açıklanan tüm usul ve esas açısından beyanları dikkate alındığında, davacının tümü ile haksız olan taleplerinin reddi gerektiğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve dairemizce esas alınacak nedenlerle; dosyanın istinaf incelemesinden geçirilerek ortadan kaldırılmasına; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava; davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ile bu durumun davalı şirket pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; birleşen dosya davalısı ... ile evli oldukları dönemde, davalı şirketin %50 payını satın aldığını, ancak şirket pay defterine ...'nın paydaş olarak tescil edildiğini, evliliklerinin sona ermesi akabinde Aysu Kaya'nın Kartal 23. Noterliği 26/12/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı senede bağlanmamış anonim şirket pay devri sözleşmesi ile şirketteki paylarını davacıya devrettiğini, davacının pay defterine kaydı için asıl davalı şirkete gönderilen ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürmüştür.Asıl davada davalı şirket; nama yazılı payların, ciro ve teslim yolu ile devredilebileceğini, ayrıca ...'nın ödenmemiş pay bedeli borcu ve ödenmemiş sermaye borcu bulunduğundan yapacağı pay devrinin geçerliliğinin şirketin onayına tabi olduğunu, şirket tarafından bu yönde alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını, pay defterine kaydın da söz konusu olmadığını, bu nedenle dava konusu devir sözleşmesinin davalı şirkete karşı hüküm ifade etmediğini, öte yandan davacı ile eski eşi ... arasındaki dava konusu devir sözleşmesinin muvazaalı olduğunu savunmuştur. Mahkemece davacı yana, pay devir sözleşmesinin tarafı olan ...'ya karşı birleştirme istemli dava açması için kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içerisinde açılan dava iş bu dosya ile birleştirilmiştir. Birleşen davada davalı ...'nın celsede verdiği beyanı ile; şirketteki payını 2018 yılı aralık ayında davacıya devrettiğini, şirketle bağı kalmadığını, evi üzerinde ipotek bulunduğunu belirterek, ipoteğin kaldırılmasına ve şirketin gerçek sahibine devredilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı Şirket sicil kayıtları incelendiğinde; 31/07/2012 tarihinde... ve... tarafından iki ortaklı olarak kurulan şirketin esas sermayesinin 200.000,00-TL olduğu, esas sermayenin her biri 1,00-TL nominal değerde 200.000 adet nama yazılı paya ayrıldığı, kurucu ortakların paylarının 100.000'er adet olduğu, ... şirketteki paylarını...'a devrettiği ve 23/12/2013 tarihi itibariyle ...'ın şirketin tek ortağı olduğu, bu tarihten sonra yapılan genel kurul 25/03/2014 ve 12/03/2015 tarihli genel kurul toplantılarında...'ın tek pay sahibi olarak göründüğü, 14/03/2016 tarihli genel kurul toplantısında birleşen dava davalısı ...'nın %50 pay sahibi olarak toplantıya asaleten katıldığı ve yönetim kurulu üyesi seçildiği, hazirun cetvelinde pay edinim tarihinin 01/10/2015 olarak göründüğü, şirketin 21/05/2019 tarihli çağrısız genel kurul toplantı tutanağına ilişkin hazirun cetvelinde de ...'nın asaleten toplantıya katıldığına, esas sermayenin tamamının toplantıda temsil edildiğine dair kayıt ve... ile ... adına adılı imza bulunduğu, ancak anılan genel kurul toplantı tutanağında toplantıya esas sermayeyi temsil eden 200.000 adet payın 100.000 adedinin asaleten katıldığının dercedildiği, tutanakta yalnızca ...'ın imzasının bulunduğu, bu genel kurul kararı ile ...'nın yönetim kurulu üyeliği görevinin sona ermesine karar verildiği anlaşılmıştır. Sicil kayıtlarından nama yazılı payların senede bağlanmamış çıplak pay oldukları tespit edilmiş, yine esas sözleşmede nama yazılı payların devrine yönelik sınırlama getiren bir bağlam kuralı bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı şirket pay defterinde ...'nın paydaş olarak kayıtlı bulunmadığının, ortakların şirkete ödenmemiş sermaye borçlarının bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Asıl davada; davacının talebi davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunun tespiti olup, dava nispi harca tabidir. Dava dilekçesinde harca esas değer belirtilmediği gibi, tevzii formuna göre de davacıdan maktu peşin harç alındığı anlaşılmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinin 1.cümlesine göre, yargı işlemlerinden alınacak harclar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Aynı Kanunun 30. maddesine göre de, muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı HMK'ın 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Yine HMK'nun 120/1 fıkrası uyarınca; davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harç eksikiği kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın, kanun yolu dahil her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Somut olayda davalı şirketin esas sermayesinin 200.000,00-TL olduğu, esas sermayenin her biri 1,00-TL olmak üzere 200.000 adet nama yazılı paya ayrıldığı ve davacı yanın esas sermayenin yarısına tekabül eden 100.000 adet paya sahip olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle davacıya harca kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü payların 100.000,00-TL nominal değeri üzerinden yatırılması gereken eksik peşin nispi harcı yatırması için, verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılacağı, yasal sürede yenilenmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarını da içerir şekilde, kesin süre verilmesi; yine yargılama sırasında davacıya ait olduğu ileri sürülen payların gerçek değeri bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek bu değer üzerinden eksik kalan peşin nispi harç var ise bu da tamamlatıldıktan sonra tahkikata ilişkin işlemlere devam edilmesi gerekirken, harç tamamlatılmaksızın yargılamaya devam olunması isabetsiz olmuş, kamu düzenine ilişkin bu noksanlık dairemizce re'sen nazara alınmıştır. Yine davalı şirket pay defterinde, birleşen davalı ...'nın paydaş olarak kayıtlı bulunmadığı, buna göre davalı şirketin pay defterine göre tek ortağı görünen dava dışı ...'a da husumet yöneltilmesi gerektiği, şirketin mevcut sicil kayıtlarına göre tek yönetim kurulu üyesinin ... olduğu, buna göre mahkemece davacıya dava dışı...'a karşı da birleştirme talepli dava açması için, sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, yine ...'a husumet yöneltilmesi halinde, davalı şirket eldeki davada temsil olunamayacağından, davalı şirkete yalnızca eldeki davada temsil edilmek üzere temsil kayyımı atanması, bu şekilde husumet eksikliği giderilerek yargılamaya devam olunması zorunlu olup, bu hususun gözden kaçırılması yerinde olmamış, asıl davada davalı şirketin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; asıl davada davalı şirketin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebepler yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355, 353/1-a4, a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, asıl davada davalı şirketin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Asıl davada davalı ...'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2021/287 Esas ve 2022/840 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 353/1 a4-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde asıl davada davalı ...'ne iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/590, K. 2025/1882, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-590-e-2025-1882-k-c4a50a974c0a