Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/401 E. 2025/500 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/401
Karar No
2025/500
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/401 - 2025/500 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/401 KARAR NO : 2025/500

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.01.2023 NUMARASI : 2021/997 Esas 2023/115 Karar

DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 17.04.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.05.2025

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 14.01.2021 tarihinde davalı ...’a ait olup davalı ...’ın idaresindeki ve davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının kardeşi müteveffa ...’un idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...’un vefat ettiğini, ceza soruşturmasında kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, müteveffanın kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, ablasının vefatı nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğünü belirterek, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesin istemiştir. Davalı Sigorta şirketi vekili, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Mahkemesinin yetkili olduğunu, ihtiyari mali sorumluluk poliçe limitinin 250.000,00 TL olup manevi tazminat taleplerinin bu tutarın % 20’si ile sınırlı olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tek ve asli kusurlu olmadığını, kaza tespit tutanağının olayın meydana geliş şeklini yansıtmadığını, ayrıntılı keşif ve bilirkişi incelemesi ile araç sürücüsünün kusurlu olmadığının anlaşılacağını, davalının zarara sebebiyet veren bir eylemini bulunmadığını, reeskont faizi talebinin yerinde olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının maddi olayı hatalı olarak yansıttığından itibar edilmemesi gerektiğini, müteveffaya ait aracın hız sınırının üzerinde olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müteveffanın emniyet kemerini takmadığını, ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının müteveffa ...'un kardeşi olduğu, kazaya ilişkin Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/142 Esas, 2022/197 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31.08.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre manevi tazminat talepli davanın kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından Genel Şartlara göre temerrüt tarihi olan 26.07.2021 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan 14.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun düzenlediği poliçedeki manevi tazminat limitiyle (İMM limitinin %20'si ile) sınırlı tutulmasına karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağına itiraz edildiğini, gerek ceza yargılamasında ve gerekse eldeki davada itirazların değerlendirilmediğini, ceza soruşturmasında alınan kusura ilişkin raporu kabul etmediklerini, kazanın meydana geliş şeklinin tespiti hususunda olay mahallinde keşif yapılarak değerlendirme yapılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde tek kusurlunun davalı olduğu tespitinin hatalı olduğunu, müteveffaya ait aracın hızlı olup emniyet kemerinin takılı olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, varsayımlara dayanarak hazırlanan ve itiraz edilen kaza tespit tutanağındaki çelişkilerin giderilmediğini, ibraz edilen uzman mütalaasının nazara alınmadığını, davalının kazaya sebebiyet veren eylemi ve kusuru bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde, mahkemece davalı sürücüsünün tek kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağına itiraz edildiğini, olay mahallinde keşif yapılarak kazanın meydana geliş şeklinin ve kusurun belirlenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, müteveffa sürücünün aracının hızlı olduğunu, emniyet kemerinin takılı olmadığını, şerit ihlali yaptığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davalının öğrenci olup gelirinin bulunmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, hüküm altına alınan manevi tazminatın fahiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun çok az olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, kazada vefat eden ...’un vefatı nedeniyle Trabzon 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/24 Esas sayılı manevi tazminat talebi mevcut olduğunu, anılan davanın bekletici mesele yapılarak teminat limiti olan 50.000,00 TL’nin garame yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile ...'un idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının kardeşi ...'un vefat ettiğini, davacının manevi olarak zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Somut olayda, 14.01.2021 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü idaresindeki araç ile seyir halinde iken köprü bitiminde başlayan virajı döndükten sonra karşı yönden gelen ... idaresindeki aracın seyir şeridine geçmesi sonucunda kaza meydana geldiği, kazada davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 56/1-a ve 52/1-b maddesi kurallarını ihlal ettiği, sürücü ...'un kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/142 Esas, 2022/197 Karar sayılı dosyasında soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31.08.2021 tarihli raporda, olayda tek kusurlunun şüpheli sürücü olduğu kanaatine varıldığı, sürücü ...'ın idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, yolun geometrik özelliği, hava-zemin durumu ve kaplama üzerinde bulunan devamlı düz şerit çizgisini dikkate alıp seyrini kendi yön bölümü içerisinde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile karşı yön bölümüne geçip kendi yön bölümü içerisinde seyir halinde olan otomobil sürücüsü ile çarpıştığı ve kazada asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2021/142 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararı ile davalı sürücünün taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunun Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.03.2025 tarihli ve 2023/185 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararı ile cezanın fer'ilerine ilişkin yönlerden bozulduğu, 31.08.2022 tarihli raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller, ifade tutanakları ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi gereğince müteveffanın emniyet kemeri tedbirine başvurmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre desteğin vefatı ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının da bir isabetsizlik görülmemiştir. Kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2021) paranın alım gücü nazara alındığında davacı ...'nun kardeşi ...'un vefatı nedeniyle davacı için belirlenen manevi tazminat tutarlarının uygun takdir edildiği, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup poliçe limiti ile manevi tazminattan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 1.357,08 TL'nin mahsubu ile kalan 692,22 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/401, K. 2025/500, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-401-e-2025-500-k-ffa8a37bba00