Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/379 E. 2023/864 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/379
Karar No
2023/864
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2024/155 KARAR NO : 2024/281 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2023 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/379E., 2023/864K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu,2023 yılına ait olan aidat borcunu ödememesi nedeniyle icra takibine başlandığını, borca ve ferilerine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borçlunun ikametgâhının Yozgat ilinde olduğunu ve yetkili icra dairesinin Yozgat İcra Daireleri olması gerektiğini, hem yetkiye hem de borca itiraz edildiğini, davanın açıldığı mahkemenin bulunduğu yerdeki icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunması gerektiğini savunarak, davanın usul ve esastan reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "...dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nin 14. maddesine göre, kooperatifin ortaklarına ya da ortakların bu sıfatla diğer ortaklar veya kooperatife açacağı davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup, anılan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğundan, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece re'sen dikkate alınması gerekmekte olup, davacı Kooperatifin merkezinin Ankara ili sınırları içinde olmasına rağmen Sincan (Ankara Batı Adliyesi ) icra müdürlüğünde takip başlatıldığı anlaşılmakla, yetkili icra müdürlüğünde geçerli takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ortaklık Senedinde görüleceği üzere davalının işyeri adresinin Ankara olduğunun açık olduğunu, kurulan yapı kooperatifinin de Ankara'da bulunduğunu, davalının kooperatife aidatlarını ödemeyerek ortakları zarara uğrattığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, kooperatif üyeliğine dayalı parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/14819 E. sayılı dosyası ile davacı alacaklı kooperatif tarafından davalı borçlu ortağa karşı, 72.890,00-TL'nin tahsili amacı ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun süresinde borca ve yetkiye itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nin 67.m. de yazılı 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalı borçlu, dairenin yetkisine yönelik itirazda bulunurken Yozgat İcra Dairesinin yetkili olduğunu belirtmiştir. YHGK'nin 24.04.2013 tarih ve 2012/9-1435 E., 2013/569 K. sayılı ilamında "Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2001 gün ve 2001/19-267 E, 311 K sayılı; 20.3.2002 gün ve 2002/13-241 E, 208 K sayılı ilamları). Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Saim Üstündağ, İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, sayfa:101, 102; Aynı doğrultuda YHGK'nin 20.3.2002 gün 2002/13-241 E., 208 K. sayılı ilamı). İtirazın iptali davasının konusunu teşkil eden icra takibinde borçlu, icra dairesinin yetkisine yönelik bir itiraz ileri sürmediğinden, takibin başlatıldığı yer ile itirazın iptali davasına bakan mahkemenin bulunduğu yerin aynı olması gerekmemektedir." açıklamasına yer verilerek, bu uygulama benimsenmiştir. Yani öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik bir itiraz varsa mahkemece bu çözümlenecektir. Dairenin yetkisine bir itiraz yoksa veya mevcut olup da reddedilir ise Mahkemenin yetkisine yönelik itiraz incelenecektir. Diğer yandan, YHGK'nin 15.04.2015 tarih ve 2013/23-1758 E., 2015/1190 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nin 14. maddesine göre, tüzel kişiler ile ortakları arasındaki davalarda, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinin kesin yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir. İİK'nin 50. maddesinde ise, para veya teminat borcu için yapılan icra takibi hususunda (davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı hüküm altına alınmış olup öğretide ve uygulamada icra dairelerinin yetkisinin kesin yetki olmadığı kabul edilmiştir. (KURU, B.: İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2.b., İstanbul 2013, s.179 ve YHGK., 24.04.2013 gün ve 2012/9-1435 E.,2013/569 K.) Bu açıklamalara ve anılan yasa maddelerine göre, kooperatif ile ortağı arasındaki alacağın tahsili için girişilen icra takipleri bakımından kesin yetki bulunmamakla birlikte kooperatif ile ortağı arasındaki davalarda kesin yetki kuralının geçerli olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay 23. H.D. 2015/6427 E., 2016/3930 K. 27.06.2016 T.) Yukarıda da açıklandığı üzere, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nin 14. maddesi kapsamındaki kesin yetki kuralı, icra takipleri bakamından uygulanmamaktadır. Somut olayda, icra takibi Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nde yapılmış ve tebliğ edilen ödeme emri üzerine davalı-borçlu Yozgat İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmadığından, mahkemece genel yetki kurallarına ilişkin değerlendirme yapılarak borçlunun ikametgahı mahal icra dairesinin yetkili olduğu ve borçlunun itirazının kabulü gerektiği gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile usulden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle, HMK'nin 353/1-b-2 m. uyarınca kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/(1)-b.2 gereğince, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/379E., 2023/864K. sayılı dava dosyasında verdiği 18/12/2023 tarihli kararı gerekçesi yönünden DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; " I- Davanın yetkili icra dairesine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadğından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, II- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, III- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, IV- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, V- Davalı yararına AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, VI- HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine. VII- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.1200,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına." 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 3-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 14/02/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/379, K. 2023/864, T. 27.06.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-379-e-2023-864-k-2935b9c0203f