Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2023/360 E. 2024/914 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/360
- Karar No
- 2024/914
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2022 NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 10/07/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11/07/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı .... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ..., ... ..., ... ve ...'nın babası olan müteveffa ... ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 11.07.2018 tarihinde seyir halinde iken su toplama kanalına girip köprü beton duvarına çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle sürücü ... ... ile yolcu ... ....vefat ettiği, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... tarafından.... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 16.08.2018 tarihinde davalıya tazminat talepli olarak başvuru yapıldığını, ancak yasal süre içerisinde cevap verilmediğini, davacıların zarar gören 3. kişi sıfatında olduklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... ...'in desteğinden yoksun kalan eşi için 100,00 TL, annesi ... için 100,00 TL, müteveffa ... ...'in desteğinden yoksun kalan çocukları ... için 100,00 TL, ... ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL ve ... için 100,00 TL ile eşi ... için 100,00 TL olmak üzere şimdilik 700,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir . Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 11.07.2018 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken taşıt yolunun sol tarafından orta refüjdeki su toplama kanalına düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında, araç sürücüsü ... ... ile aynı araçta yolcu konumunda olan ... ... vefat ettiği, geride kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, kazaya karışan ... plakalı aracın ...numaralı ZMMS poliçesi davalı ...Ş. tarafından 30.05.2018-2019 tarihleri arasında sigortalandığı, 11.07.2018 vefat tarihinde poliçe teminatının sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 360.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, 20.05.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, sürücü ... ...'in olayda %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına istinaden, ... . vefatı nedeniyle poliçe limiti dahilinde davacı ... ... için 236.307,89 TL, ... 123.692,11 TL destekten yoksun kalma zararının hesaplandığının bildirildiği, 11.07.2018 tarihinde müteveffa ... ..sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında sürücü ... ...'in ve yolcu konumundaki ... ...vefat ettiği, 01.06.2015 tarihli ZMMS genel şartlarında yapılan değişiklik ile kazaya kendi kusuru ile sebebiyet veren tam kusurlu sürücü desteğinin destek tazminatı talep hakkının bulunmadığı, bu nedenle sürücü müteveffa ... ...'., ..., ... ..., ... ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağı, araçta yolcu konumunda olan müteveffa ... ...'in vefatı sebebiyle eşi ... ... ve annesi ...'in tazminata hak kazandığı, poliçe limitleri dahilinde hesaplanan tutarın ... ... için 236.307,89 TL, ... için 123.692,11 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle, "1-Davanın ... ..., ..., ... ..., ... yönünden REDDİNE, 2-Davacılar ... ... ve ... yönünden davanın KABULÜ ile, a)100,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'e verilmesine, b)100,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ... ...'in vefatı nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatları, zarar gören 3.kişi sıfatı ile talep edildiğinden, ölenin kusuru var ise de destekten yoksun kalana yansıtılamayacağını, destekten yoksun kalma tazminatına konu müvekkillerinin zararının, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarar olduğunu, bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasının da düşünülemeyeceğini, TBK. md. 53/3'te destekten yoksun kalma tazminatının "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlendiğini, TBK 52 hükmünden de anlaşılacağı üzere destekten yoksun kalma tazminatı talep eden 3.kişilerin kusurunun varlığından söz edilemeyeceğini, destekten yoksun kalma tazminatının zarar gören 3.kişi sıfatı ile talep edildiği durumlarda ölenin kusurunun destekten yoksun kalana yansıtılamayacağının Yargıtay Kararlarınca da hükme bağlandığını, 11.07.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında vefat eden ... ...'in desteğinden yoksun kalan diğer müvekkilleri açısından da destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulü doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; araç sürücüsünün, tamamen kendi kusuru ile meydana gelen kazada vefat ettiğini ve ayrıca araçta yolcu olarak bulunan müteveffa (sigortalının) işleten sıfatı ile kusursuz sorumlu olarak yer aldığından dolayı, davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin poliçe teminatı kapsamında yer almadığını, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesine yeni bentler eklendiğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerin trafik sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakıldığını, 6704 sayılı Kanun'un 4. maddesinde; “2918 sayılı Kanunun 92'nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir. g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” hükmünün yer aldığını, 01.06.2015 tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının a.6/d maddesi ile “destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri”nin teminat kapsamı dışında bırakıldığını, ayrıca TBK’nın 52. maddesi hükmünde yer alan hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişinin, sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek, yukarıdaki savunmaları saklı kalmak kaydı ile, müteveffanın anne-babasının sağ olup olmadığının tespiti ile sağ olması halinde anne-babasına da destek payı ayrılarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle davacılar tarafından, davacılar ... ve ... desteğinin işleteni, davacılar ... ..., ..., ... ..., ... desteğinin sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dava konusu kaza 11.07.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aracın işleteninin ve sürücüsünün 11.07.2018 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde vefatı sonucu, desteğinden mahrum kalan davacıların zararlarının ZMMS teminatı kapsamında kalıp kalmadığına yöneliktir. Davalı, kaza yapan aracı ZMMS ile sigortalayan sigorta şirketi olup, kanunla sınırları belirlenen işletenin üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğunu üstlenir. 01.06.2015 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapılarak Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde; “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” açısından sigortanın sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün veya işletenin kusuru ile vefatı nedeniyle hak sahiplerinin destek zararları da bu kapsamdadır. Poliçe ve kaza tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Yasanın 92. maddesine eklenen "h" ve "i" maddelerinde de bu konuda düzenleme yapılmış, ilgili maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan iptal başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı ve 17/07/2020 tarihli kararında teminat kapsamının belirlenmesine ilişkin 2918 sayılı Yasanın 92. maddesinin "i" bendinin Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiş, "h" bendinde yer alan sigorta teminatı kapsamında kalmadığı belirtilen "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" maddesine ilişkin gerekçesinde; "2918 sayılı Kanun’un 92. maddesinin itiraz konusu (h) bendinde ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olmadığı belirtilmektedir. Kanun’da ilgililerin kimler olduğu belirtilmemiş ise de anılan ibareyle ifade edilenin kazaya uğrayan kişi dışında tazminat talep edebilecek kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Kuralda yer alan “...sigortalının sorumluluk riski..." ibaresinin anlamı da değerlendirilmelidir. Yukarıda da açıklandığı üzere zorunlu mali sorumluluk sigortasının amacı işletenin KTK'nın 85. maddesinde düzenlenen hukuki sorumluluğunu güvence altına almaktır. Dolayısıyla bu hukuki sorumluluğunu sigorta ettirmekle yükümlü olan işletenin sigortalı konumunda olduğu, sigortalının sorumluluk riskinin ise Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen hukuki sorumluluk kapsamında gerçekleşmesi olası risklerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönleriyle kuralın belirsiz olduğu söylenemez. Kural uyarınca sigortalının sorumluluk riski kapsamında değerlendirilemeyecek risklerden doğan tazminat taleplerinden dolayı zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayanılarak sigorta şirketinden talepte bulunulmayacaktır. Mali sorumluluk sigortasının sigortalının kanundan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına almak amacıyla zorunlu kılındığı dikkate alındığında, sigortalının hukuki sorumluluğu kapsamında olmayan tazminat taleplerinden dolayı sigorta şirketinin de sorumlu tutulamamasının işin niteliği gereği olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına aldığı riskler ile sınırlandırılması suretiyle ilgililerin, işletenin dahi sorumlu olmadığı tazminat taleplerini sigorta şirketine yöneltmelerinin önüne geçilmesinin ve sigorta şirketinin mülkiyet hakkının korunmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda esasen sigortalıdan talepte bulunması mümkün olmayan ilgililerin, sigorta şirketinden de talepte bulunamamasının Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerinde düzenlenen hakları ihlal ettiği söylenemez. Kuralın ilgililerin menfaatleri ile sigorta şirketinin menfaatleri arasında makul bir denge kurulmasını engelleyen bir yönünün bulunmadığı görülmektedir. 2918 sayılı Yasanın 85. maddesi kapsamında kalmayan, üçüncü kişilerin zararlarının sigorta kapsamında kalmadığına yönelik bir düzenleme olduğundan bahisle düzenlemenin belirli olduğu ve Anayasaya aykırı olmadığından iptal talebinin reddine" karar verilmiştir. Buna göre, sigortalının araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen ölüm olayında, hak sahibi üçüncü kişilerin destek zararlarından sigortanın sorumlu olup olmadığı, 2918 sayılı Yasanın 92/h maddesinin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ve Anayasa Mahkemesi gerekçesine göre söz konusu zararların 92. maddenin "h" bendi kapsamında değerlendirilecek olması karşısında, bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda 2918 sayılı Yasanın 85. maddesi kapsamında işletenin sorumlu olmadığı hususlarının sigorta teminatı kapsamında olmayacağı kanun ile düzenlenerek açıklığa kavuşturulmuştur. Bu nedenle 26.04.2016 tarihinden sonraki tek taraflı kazalarda zarar dolaylı ya da doğrudan olsun, 2918 sayılı Yasanın 85/1. maddesi gereğince işletenin sorumluluğu olmadığı durumlarda, sigortanın da sorumluluğu olmayacaktır. Somut olayda, kaza ve poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı KTK'nın 92/h maddesi gereğince sigorta şirketi tarafından işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu poliçe limitleri kapsamında teminat altına alındığından üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararlarından sorumlu olduğu, başka bir deyişle sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği, araçta yolcu olup aynı zamanda aracın işleteni olan sigortalı ... ...'in üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği, işletenin vefatı nedeniyle oluşan destek zararlarının poliçe teminatı kapsamında olmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken, davacılar ... ve ... yönünden de davanın reddi gerekirken bu davacılar yönünden davanın kabulü isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 gün ve 2018/679 Esas - 2022/924 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 35,90-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 391,70 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan toplam 2.686,70 TL yargılama giderinin davacıların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı ...Ş. tarafından ilk derece mahkemesinde yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ...Ş. duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı ...’den 100,00 TL, davacı ...’ten 100,00 TL, davacı ...’den 100,00 TL, davacı ...’tan 100,00 TL, davacı ...’den 100,00 TL, davacı ...’ten 100,00 TL ve davacı ...’ten 100,00 vekalet ücreti alınarak davalı ... şirketine verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-Davalı ...Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, IV-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 492,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine V-İstinaf talebi reddedilen davacılardan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,7 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına; VI-İstinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, VIII-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.