Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/293 E. 2024/261 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/293
- Karar No
- 2024/261
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/973 KARAR NO: 2024/1805 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/04/2024 NUMARASI: 2023/293 E. - 2024/261 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bakırköy 3. Asliye Ticaret mahkemesi' nin 2022/839 esas sayılı dosyası ile konkordato talep ettiğini, anılan dosyada davacı ve dava dışı borçlular ... ile ... hakkında 26.09.2022 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verdiğini, akabinde 22.12.2022 tarihinde 26.12.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet süresini uzattığını ve 26.02.2023 tarihinde ise kesin mühlet karartı verdiğini, konkordato sürecine ilişkin tüm kararların davalı banka dahil tüm bankalara yollandığını, buna rağmen davalının, davacının muhtelif hesaplarına gelen Euro ve USD cinsinde paralara bloke koyduğunu, davacının itirazı üzerine 46.400,00 Euro'nun davacının hesaplarına iade edildiğini, ancak davaya konu olan 76.725,11 Euro ile 38.886.75 USD'nin iade edilmediğini, Davacı vekili, anılan iki meblağın davacının ve konkordato komiserlerinin taleplerine rağmen iade edilmediğinden, davacının Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine 2022/839 esas sayılı dosya kapsamında başvurduğunu ve anılan Mahkemenin 17.02.2023 tarihli ara karar ile davacının davalı bankada bulunan hesaplarındaki mahsup işlemleri ile blokelerin kaldırılmasına ve 76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD'nin davacı şirkete iadesine karar verildiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine 2022/839 esas sayılı dosyası kapsamında 17.02.2023 tarihinde verilen kararın davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davalının karara muhalefet ettiğini ve blokeleri kaldırmadığını, davacı vekilinin 29.03.2023 tarihinde Silivri İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/839 esas sayılı dosya kapsamında verilen 17.02.2023 tarihli karara istinaden ilamsız icra takibini başlattığını, davalı bankanın yetki itirazı sonucunda ilamsız icra takibinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile devam edildiğini ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bu nedenlerle; öncelikle dava değerini karşılayacak tutarda davalının taşınır ve taşınmaz mallarına, araçlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Nolu icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, TBK madde 99'da yer alan seçimlik haklardan icra takibine konu borcun fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden 3098 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilerek ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında akdedilen 22/02/2022 Tarihli ve 08/02/2018 Tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kredi ilişkisi mevcuttur. İşbu kredi sözleşmesini dava dışı ..., ... müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, İşbu kredi sözleşmeleri kapsamında müvekkili bankanın borçlulardan alacağının bulunduğunu, davacı hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/839 E. Sayılı dosyası ile dava açılmış, davacılar lehine 26/09/2022 tarihinden itibaren 3 ay geçici mühlet verildiği, verilen geçici mühletin 2 ay uzatıldığı ve devamında ise 26/02/2023 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkili banka tarafından 05/10/2022 tarihinde konkordato talep eden davacılardan alacaklı olduğumuzu belirterek davaya müdahale dilekçesi sunulduğunu, müvekkili bankanın davacı taraftan alacaklı olduğunu, davacının müvekkil bankadan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı tarafça Silivri İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosya ile Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ara kararını dayanak göstererek başlatılan icra takibine yetki ve borç yönünden itiraz edildiğini, itiraz neticesinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü' ne gönderildiği ve ... Esas sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, takibe itirazları neticesinde takibin durduğunu, konkordato dosyasından verilen ara kararlara 13/10/2023-23/02/2023-01/03/2023 vd. tarihli dilekçeler ile itiraz edildiğini ve konkordato mühleti ile verilen tedbir kararlarının maddi hukuk alanında sonuç doğurmayacağını, ancak mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmesi yönünde bir ara karar kurulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili banka tarafından iade edilmediğini iddia ettiği bakiyelere ilişkin iddiaların somut gerçeklikten uzak olduğunu, davacının kullanmış olduğu kredilerle ilgili ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, sözleşme gereğince banka nezdinde tahsis edilen limitler ve işbu limitler doğrultusunda kullanılan kredilerin davacının konkordato talebi bulunmadan ve mühlet kararı almadan öncesinde yapılan işlemler olduğunu, huzurdaki davaya konu yapılan tahsilatların kredi borcuna istinaden yapıldığını, davacıların banka nezdinde bulunan hesaplarının ;doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatı olarak müvekkili banka lehine rehinli olduğunu, yasal düzenleme gereğince müvekkili banka tarafından genin yapılabildiğini, müvekkili bankanın borçlu firma ve kefillerinin banka nezdindeki tüm mevduatlarında alacağına karşılık rehin hakkı bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan haklarını kullanmış olduğunu, mahsup işlemlerinin, davacının borcunu azaltmak amacıyla yapıldığını, bu nedenlerle davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddi gerektiğini, ödeme aczi içerisinde bulunan davacının huzurdaki nispi yargılama masraflarına tabi davayı açması kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yine davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; faiz talebinin de reddinin gerektiğini, davanın reddini, karar verilmesini talep etmiştir. Dairemiz 14/09/2023 tarihli 2023/1162 E. 2023/874 K sayılı kararı ile;(ihtiyati hacze ilişkin) "Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Mahkememizce davalı bankanın mevcut dosyada geçici mühlet öncesi doğan muaccel bir alacağının bulunmaması nedeni ile takas yetkisini kullanamayacağı, yine davacı şirketin konkordato sürecinde olması hususu göz önüne alındığında şayet davalının geçici mühlet öncesi muaccel bir alacağı olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra davacı şirketin banka hesaplarından yapılan bloke/takasın konkordato müessesesine aykırı olduğu, davalının davacının hesaplarına bloke koyma hakkının olmadığı, bundan dolayı davalının 76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD iade etmesi gerektiği ve bunun için davacının başlattığı icra takibinde haklı olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, ...nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi usulsüz yapılan blokeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında ...nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın KABULÜ ile 38.886,75 USD ile 76.725,11 EURO asıl alacak yönünden davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 4/a. Maddesi gereğince Merkez Bankasının yabancı paralar için ön gördüğü en yüksek faiz oranının uygulanmasına, Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 466.782,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket, konkordato sürecinde müvekkil banka nezdindeki hesaplarına müvekkil banka tarafından bloke konulduğunu, davacının itirazları üzerine hesaplar üzerindeki bir kısım varlıkların iade olunduğunu, bir kısmının varlıkların iade olunmadığını, iade olunmayan varlıklara müvekkil bankanın rehin, takas ve mahsup hakkı kapsamında borca mahsup ettiğini, müvekkil bankanın davacı şirketle imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesindeki rehin, takas ve mahsup hükümleri dikkate alınmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden tahsis edilen limit doğrultusunda davacının kullanmış olduğu krediler mevcut olduğunu, kredi için de davacının taksit ödemelerini içeren ve davacı tarafından da onaylanan kesinleşmiş ödeme planları olduğunu, sözleşme gereğince banka nezdinde tahsis edilen limitler ve işbu limitler doğrultusunda kullanılan krediler davacının konkordato talebi bulunmadan ve mühlet kararı almadan öncesinde yapıldığını, sözleşme hükümleri uyarınca müvekkil banka davacı şirketin genel kredi sözleşmesindeki borçlarını ödememesi üzerine, konkordato mühleti öncesinde doğan alacaklar için uyguladığını, işlemlerin hukuka uygun olduğunu, müvekkil banka davacı şirketten alacaklı olup, davacının müvekkil banka nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, bahse konu borcun konkordato kesin mühleti öncesinde doğduğunu, müvekkil banka rehin hakkı kapsamında usulüne uygun şekilde hareket ettiğini, müvekkil banka aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil bankanın davacı şirketten alacağı olduğunu, müvekkil banka aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarihli, 2023/293 esas, 2024/261 karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın tüm talepler yönünden reddine, İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı/alacaklı... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili olarak yer aldıklarını, davalı bankanın, işletilen konkordato sürecinde herhangi bir rehin, takas veyahut mahsup hakkı bulunmadığını, davacı müvekkil, son zamanlarda bozulan ekonomik işleyişini toparlayabilmek adına yasal hakkı olan konkordato sürecini başlattığını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/839 Esas Sayısı ile görülmekte olan Konkordato dosyasında, borçlular ...San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... hakkında 26/09/2022 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, 22/12/2022 tarihli son duruşmada kurulan ara karar ile birlikte iş bu süre (3 ay süreli geçici mühlet kararı süresinin dolduğunu, 26/12/2022 tarihinden itibaren) 2 ay süre ile uzatılmış, gelinen noktada 26/02/2023 tarihinden itibaren kesin mühlet verilmesine de karar verildiğini, davalı banka, konkordato dosyasında taraf olarak yer almasına ve tüm kararlara vakıf olmasına rağmen müvekkillerin hesabına gelen 38.886,75 USD ve 76.725,11 Eur tutarındaki ödemelere ve iş bu ödemelerin gerçekleştirildiğini, hesaplara bloke koyduğunu, ve, itirazlara rağmen iş bu tutarları müvekkile iade ettiğini, dava konusu uyuşmazlıkta geçici mühlet tarihinden önce kredi taksitlerinin gecikmediğini, geçici mühlet tarihi itibari ile banka alacağının muaccel olmadığını, söz konusu alacağın muaccel olmaması sebebi ile TBK'nun 139/1. maddesindeki düzenleme kapsamında davalı bankanın alacağını takas edemeyeceğini, müvekkil banka aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı yerinde olduğunu, belirlendiğini, davalı - borçlu alacak miktarını en başından beri bildiğini, davalı banka tarafından bizzat gerçekleştirildiğini, bu haliyle alacağın likit ve muayyen olduğunu, ayrıca yapılan itirazın takibinin zorlaştırarak haksız yere ve konkordato hükümleriyle de ters düşerek hem müvekkilin hem diğer alacaklıların açık mağduriyetine yol açar nitelikte kötü niyetli şekilde yapıldığını, icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğunu, mahkemece borçlu aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı yerinde olduğunu, davalı borçlunun aksi yöndeki iddialarının bu yönden de reddi gerektiğini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 Tarihli ve 2023/293 E. - 2024/261 K. Sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf isteminin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. Bakırköy ATM 'nin 2022/1839 Esas sayılı dosyasında 17/02/2023 tarihinde verilen ara kararı ile, borçlu şirketin ... Bankası A.Ş.'de bulunan hesaplarındaki mahsup işlemleri ile blokelerin KALDIRILMASINA,76.725,11Euro ile 38.886,75 USD'nin borçlu şirket hesaplarına İADESİNE, -İşbu celse arası kararın borçlular vekili ile konkordato komiser heyetine tebliğine, ...ne mahkeme ara kararının uygulanması hususunda müzekkere yazılmasına, karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından bu ara kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı istinafında mahkemece uygulanan blokenin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 24.2. Katılım Bankası Uhdesindeki Varlıkların Rehinli Olması başlıklı ve 24.5.... Bankası’nın Hapis, Takas, Virman ve Mahsup Hakları başlıklı maddesine uygun olarak müvekkil bankanın davacı şirketin genel kredi sözleşmesindeki borçlarını ödememesi üzerine, konkordato mühleti öncesinde doğan alacaklar için uyguladığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "a) Konkordato hükümleri gereği davalının, davacının hesaplarına bloke koyamayacağı, b) Davalının bundan dolayı bloke koyduğu / takas ettiği meblağları davacıya (76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD) iade etmesi gerektiği, c) bundan dolayı davacının itirazının iptali talebinin haklı olduğu kanısına varılmasının mümkün olduğu sonucuna varılabileceği," belirtilmiştir. İİK m. 294 fıkra 4 cümle 1'e göre, konkordato mühleti sırasında kullanılacak olan takas hakkı bakımından İİK'nın 200 ile 201'inci maddelerinde öngörülen şartlar geçerli olacaktır. Konkordatoda, iflâsta takası düzenleyen İİK m. 200 ve 201'in uygulanmasında geçici mühlet kararının verildiği tarih esas alınacaktır (İİK m. 294 fıkra 4 cümle 2). Buna göre, alacaklı geçici mühlet kararının ilan edilmesinden sonra, hakkında mühlet kararı verilen borçlunun alacaklısı olursa veya alacaklı geçici mühletin ilan tarihinden sonra borçlu sıfatını iktisap ederse, aynı zamanda da alacaklının alacağı hamiline yazılı bir senetten kaynaklanmaktaysa takas yapılamayacaktır. Görüldüğü üzere, konkordato mühleti içinde alacaklıların takas hakları, İİK m. 294/f. 4 uyarınca iflâsta takası düzenleyen hükümlere atıf yapılmak suretiyle sınırlandırılmıştır (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 97; Serpil Işık, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 28, Sayı 1, Haziran 2022; 7101 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Çerçevesinde Adi Konkordatoda Mühletin Müstakbel Alacakların Devri Üzerindeki Etkisi, s. 418, s. 419). Anılan madde sadece takasa izin verirken, mahsubu düzenlemediği gibi, takas hakkının uygulanabilmesi için de takasın şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir. İİK 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda toplanan tüm deliller bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, Bakırköy 3.ATM' nin 2022/839 Esas sayılı dosyasında, 26.09.2022 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, akabinde 22.12.2022 tarihinde 26.12.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet süresinin uzatıldığı ve 26.02.2023 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği, davalının davacının hesaplarına bloke koyma hakkının olmadığı, bundan dolayı davalının 76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD iade etmesi gerektiği ve bunun için davacının başlattığı icra takibinde haklı olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. ...nun 67. Maddesi uyarınca alacak likit nitelikte olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmedilmesi de dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarih ve 2023/293 E. 2024/261 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 163.979,71-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 40.994,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 122.984,78-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024