Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/18723 E. 2014/1804 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/18723
Karar No
2014/1804

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/509 KARAR NO: 2025/464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/708 ARA KARAR TARİHİ: 25/02/2025 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete mühendislik hizmeti verdiğini, verilen hizmete ilişkin faturaların davalı şirkete teslim edildiğini, davalının faturalarda belirtilen miktarların bir kısmını ödemesine rağmen vadesi gelmiş kalan borçlar için ödeme yapmadığını, sözleşmeden de görüleceği üzere ödeme vadesinin ay sonu fatura kesiminden itibaren 10 gün olarak belirlendiğini, müvekkili şirket alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunmasına rağmen ödenmediğini, davalı borçlu dava konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı için alacak miktarının kesinleştiğini, takibe konu edilen faturaların ve kısmi ödemelerin aşağıdaki şekilde olduğunu; -01/04/2024 tarihli, 17.616,00 USD tutarındaki fatura ... Santrali Harita Mühendislik Hizmeti Mart ayı bedelli fatura nedeniyle davalı şirket tarafından 28/05/2024 tarihinde 10.000,00 USD tutarında kısmi ödeme yapıldığını kalan 7.616,00 USD tutarındaki borcun ödenmediğini, -03/05/2024 tarihli, 20.436,00 USD tutarındaki fatura ... Santrali Harita Mühendislik Hizmeti Nisan ayı bedelli fatura nedeniyle davalı şirket tarafından 20/06/2024 tarihinde 4.000,00 USD kısmi ödeme yapıldığını kalan 16.436,00 USD tutarındaki borcun ödenmediğini, -04/05/2024 tarihli, 2.304,00 USD tutarındaki fatura ... Santrali Harita Mühendislik Hizmeti Mayıs ayı bedelli fatura nedeniyle davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Davalı tarafından faturalara ilişkin olarak kısmi ödeme yapılması taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına ve faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine karine oluşturduğu gibi faturalara ilişkin olarak 8 gün içerisinde yapılmış olan bir itiraz olmadığından TTK 21.maddesi uyarınca fatura içeriğinin de davalı tarafça kabul edildiğini, aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, Yukarıda yer verilen farura bedelleri ödenmediği için davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptalini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca davalı borçlu şirketin mal kaçırma ihtimaline binaen borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 09/10/2024 tarihli ara kararıyla; ''...İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. Maddelerinde yazılmış olup, 257. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşem yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. Aynı yasanın 258.maddesinin ikinci cümlesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; dava konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, borçlunun mal kaçırdığı iddialarının ise soyut olduğu, somut delillere dayanmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacı tarafın dava dilekçesinde de değindiği üzere hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme çerçevesinde müvekkili şirketin işin durumuna göre hak edişleri ödediğini ancak davacı tarafın iddia ettiği gibi likit hale gelen ve davacı tarafın hak kazandığı herhangi bir ödemesi bulunmadığını, müvekkili şirkete tebliğ edilen ödeme icra emrinde hem fahiş faizlerin istendiğini hem de alacağa ve faizlere ilişkin yeterli açıklama yapılmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafın iddia ettiği gibi borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatabı tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının onu borç altına sokacağı şeklindeki bir görüşün hem mantıki hem de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu faturaların doğruluğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte Türk Ticaret Kanunu'nun fatura itirazı için özel bir şekil ve usul şartı öngörmediğini, faturaya itirazın süresinde olup olmadığını ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğunu, faturalarda asıl bedelleri kabul etmediklerinin altını çizerek faturalardaki asıl alacak bedellerini kabul etseler dahi davacının herhangi bir dayanaktan yoksun fahiş faizler talep ettiğini, faizleri kabul etmemekle birlikte kabul ettiklerinin bir an düşünülmesi ihtimalinde borcun temerrüte düşme tarihinin belli olmadığını, borcun varlığını kesinlikle kabul etmemekle birlikte kabul edilse dahi faturalar ve icra emri incelendiğinde hangi borcun hangi tarihten itibaren temerrüte düştüğü, neye dayanarak nasıl bir faiz işletildiği, alacağın likit olup olmadığının davacı tarafça açıklanmadığını, müvekkili şirketin davacı yana muaccel bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili 11/02/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalı aleyhine ihtiyati haciz talep ettiklerini ancak sayın mahkeme taleplerinin 09/10/2024 tarihli ara kararı ile reddedildiğini, ilgili ara kararın kendilerine tebliğ edildiğini, ancak müvekkil şirketin haklı davası sonucunda alacağını tahsil edememesi durumu, geri dönüşü olmayan zararlar ortaya çıkartacak olması sebebiyle tekrardan ihtiyati haciz talebinde bulunma zarureti hasıl olduğunu belirterek, davalının 28.977,71 Amerikan Doları asıl alacağı (ve işleyecek olan faizine dair) karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, sayın mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 25/02/2025 tarihli ara kararıyla; "Davacı vekili aynı konu hakkında daha önce ihtiyati haciz talebi bulunmuş, mahkememizce 09/10/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkememizin 09/10/2024 tarihli ara kararı ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildiğinden ve yeniden değerlendirmeyi gerektirecek bir belge sunulmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, davalı şirket bünyesinde çalışacak nitelikli personel tedarikine ilişkin yazılı bir sözleşme kurulduğunu, sözleşme kapsamında müvekkil şirket tarafından sağlanan personeller için saatlik olarak KDV hariç 20 USD ücret üzerinden anlaşma sağlandığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin 2024 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin hizmet verdiğini, verilen hizmet karşılığında tarafların 2024 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin karşılıklı hak ediş raporlarını onayladıklarını, müvekkil şirketin tarafların onayı bulunan hak ediş raporlarını baz alarak dava konusu alacağa dayanak 3 adet faturayı düzenlediğini, taraflar arasında kurulu sözleşme gereğince faturanın düzenlenmesinden itibaren 10. günde alacağın muaccel hale gelecek olması, davalı tarafın faturalara hiçbir itirazının bulunmaması ve kısmi ödemelerin yapılmış olması hususlarının alacağın muaccel hale geldiğini ve yaklaşık ispatı ortaya koyduğunu, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının tamamen oluştuğunu, takdir edilecek olan teminatın davaya konu alacak olan 28.977,71 Amerikan Dolarının %100 şeklinde belirlenmesi dahi kabul ettiklerini beyan ederek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece yazılı gerekçeyle istem reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; 7.616,00 USD fatura, 16.436,00 USD fatura, 2.304,00 USD fatura, 1.004,22 USD işlemiş faiz, 1.421,49 USD işlemiş faiz, 196,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.977,71 USD üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Takibe dayanak faturalar "e-fatura" olarak düzenlenmiş olup aşağıda yer verilmiştir; -01/04/2024 tarihli, ... no.lu "... Santrali Harita Mühendislik Hizmeti Mart Ayı Faturasıdır" açıklamalı ve 17.616,00 USD bedelli fatura (davalı şirket tarafından 28/05/2024 tarihinde 10.000,00 USD tutarında kısmi ödeme yapıldığı beyanla kalan 7.616,00 USD tutarı takibe konu edilmiştir), -03/05/2024 tarihli, ... no.lu "... Santrali Harita Mühendislik Hizmeti Nisan Ayı Faturasıdır" açıklamalı ve 20.436,00 USD bedelli fatura (davalı şirket tarafından 20/06/2024 tarihinde 4.000,00 USD tutarında kısmi ödeme yapıldığı beyanla kalan 16.436,00 USD tutarı takibe konu edilmiştir), -04/05/2024 tarihli, ... no.lu "... Santrali Harita Mühendislik Hizmeti Mayıs Ayı Faturasıdır" açıklamalı ve 2.304,00 USD tutarındaki faturadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede; "Pozisyon; Operatör Görev Tanımı; Total Station ve Nivo Kullanacak nitelikte personel Birim Fiyat — (Personel); 20$/Saat" olarak belirlenmiş, "Yukarıda vermiş olduğumuz birim fiyatlara sabah ve akşam yemekleri, servis ve konaklama dahildir. Öğle yemekleri işveren tarafından sağlanır. Fazla mesai yapılması durumunda akşam yemekleri işveren tarafından sağlanır. Operator işe başladığında günü bitirir. Gün içinde min. 8 saat çalışma yapılacaktır. Ödeme vadesi aysonu fatura kesiminden itibaren 10 gündür. Fiyatlara KDV dahil değildir." şeklinde açıklama yapılmış, yine davacı tarafından bir kısım çalışma kayıtları ibraz edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda; sunulan sözleşme, e-faturalar, çalışma saatini gösterir kayıtlar itibariyle takibe konu asıl alacak tutarı olan 26.356,00 USD fatura tutarı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, 26.356,00 USD'nin dava tarihi itibariyle karşılığı olan (1 USD = 34,2337 TL) 902.263,39 TL yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin tamamen reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir. İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar." hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.). İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır. Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 30/04/2025 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür. Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir. Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne, işlemiş faiz alacağı yönünden yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/708 E. sayılı ve 09/10/2024 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 2-Davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KISMEN KABULÜ ile 26.356,00 USD'nin karşılığı olan 902.263,39 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 135.339,50 TL teminat tutarı, davacı tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 902.263,39 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE, 4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına, 5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/18723, K. 2014/1804, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-18723-e-2014-1804-k-ea8d5c0719b2