İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/2696
- Karar No
- 2018/3431
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/865 Esas KARAR NO : 2025/279 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; tarafların ... Yazılımı işi için anlaştıklarını, işbu anlaşma kapsamında davacının davalı tarafından ıslak imzalı olarak onaylanan 09.05.2024 tarihli sözleşme kapsamındaki işlerini yaparak teslim edeceğini, davalının ... Yazılımı işi için KDV dahil 72.000,00 TL ödeme yapacağını, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden davacının .... Yazılım işini bitirdiğini ve karşı tarafın sistemden onayı ile davalı tarafın sunucusuna bağlanarak, gerekli kurulumları yaptığını ve yazılımı tam ve eksiksiz olarak 04.07.2024 tarihinde davalıya teslim ettiğini, akabinde ise davacı tarafından davalının muhasebe personeli ...'a sistem aktarımı ile ilgili eğitim ve bilgilendirilmeler yapıldığını, aynı tarihte de davacının yetkilisinin, davalı yetkilisi ...'na işin tamamlandığına ilişkin bilgilendirme maili gönderildiğini, yapılan yazılımda eksiklik olduğuna, arıza olduğuna veya anlaşma hükümlerine uygun olmadığına yönelik hiç bir itirazın yapılmadığını, davalı tarafından .... Fatura Aktarım Yazılım işi için 04.06.2024 tarihinde anlaşma uyarınca 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan işlemlere ilişkin olarak 04.07.2024 tarih ve ... numaralı KDV dahil 72.000,00 TL bedelli faturanın kesildiğini ve davalı tarafa aynı gün tebliğ edildiğini, davalının kesilen işbu faturaya Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre sekiz gün içinde itiraz etmediğini ve faturayı 13.07.2024 tarihi itibariyle kabul ettiğini, 04.07.2024 tarihinde kesilen faturaya karşı 07.08.2024 tarihli ve .... numaralı KDV dahil 72.000,00 TL bedelli iade faturası kestiğini, kesilen iade faturasına Ankara .... Noterliğinin, 13.08.2024 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, ödenmeyen bakiye 42.000,00 TL'nin tahsili için başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası icra takibine yapılan itirazın iptalini, fer ‘ileriyle beraber takibin devamını, alacak miktarının en az %20’si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüş, davalı tarafın yargılama sırasındaki beyanlarında davacının sözleşme kapsamındaki vaatlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşme konusu ile elde etmesi istediği hususları elde edemediğini, vaatlerin ve hizmetlerin yerine getirilmediğini beyan ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü''nün ... esas sayılı takip dosyası ile bakiye fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. - Küçükçekmece İcra Müdürlüğü''nün .... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 42.000,00 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ".... Fatura Aktarım Yazılımı İşi İçin, 04.07.2024 tarihli, KDV dahil 72.000-TL bedelli, ... nolu fatura uyarınca ödenmeyen 42.000-TL fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda taraflar arasında ... Fatura Aktarım Yazılımı işi yönünden sözleşme bulunduğu ihtilafsız olup, davacı taraf sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmesine rağmen fatura borcunun bakiye bedelinin ödenmediğini iddia etmekte iken davalı tarafın süresi içerisinde sunulmayan beyan dilekçesi ile yazılımın istenildiği şekilde çalışmadığını, davacının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediğini iddia ettiği görülmektedir. -Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme kapsamında faturaya konu hizmetleri davalı yana teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/01/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 13.01.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, Dosya muhteviyatına sunulan ... Fatura Aktarım Yazılımı Sözleşmesinin 09.05.2024 tarihli olduğu, sözleşmede fiyatın KDV hariç 60.000,00 TL olarak belirtildiği, iş bu sözleşmenin davalı tarafın kaşesi ile imzalandığı, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 04.07.2024 tarihli, .... numaralı ve KDV dahil 72.000,00 TL tutarlı 1 adet satış faturasının olduğu, Davacı tarafın 72.000,00 TL fatura tutarının 42.000,00 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, Faturanın açıklama kısmına “.... Entegrasyon Proje Hizmet Bedeli” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Takibe konu cari hesaba ilişkin 2024 yılı temmuz ayına ait 1 adet faturanın olduğu ve taraflarca karşılıklı olarak 2024 yılı temmuz ayında BS-BA Formu ile beyan edildiği, takibe konu cari hesaba karşı davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 07.08.2024 tarihli, .... numaralı ve KDV dahil 72.000,00 TL tutarlı 1 adet iade faturasının olduğu, faturanın açıklama kısmına “.... Entegrasyon Proje Hizmet Bedeli” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine işlenmediği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın Ankara ..... Noterliğinin 13.08.2024 tarihli ve ... yevmiye madde numaralı ihtarnamesiyle iş bu faturaya itiraz ettiği ve faturayı iade ettiği, takibe konu cari hesaba ilişkin davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 04.06.2024 tarihli ve 30.000,00 TL tutarlı 1 adet ödemenin olduğu, ödeme dekontunun üzerinde açıklama olarak “.... Yazılımı İş Avansı” diye yazıldığı, iş bu ödemenin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 42.000,00 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. -Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura bedellerinin 42.000,00-TL'lik kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. -Bunun yanında her iki tarafın vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki kapsamında, davacı tarafın takibe dayanak faturaların her iki tarafça ba-bs formlarıyla vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) -Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden ve sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura bedellerinin 42.000,00-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. -Her ne kadar davalı tarafça iade faturası düzenlendiği ve sözleşme kapsamında hizmetlerin eksiksiz olarak yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de davalı tarafından düzenlenen iade faturasının takip konusu faturadan yaklaşık 1 ay sonra düzenlendiği, davalı tarafın iş bu davada cevap dilekçesi sunmadığı ve ayıp iddialarını usulüne uygun olarak ileri sürmediği, mevcut ticari defter kayıtları ve vergi dairesi ile davacı tarafın teslim olgusunu ispat ettiği, davalı tarafça bu hususun aksini ispata elverişli bir delil ibraz etmediği görülmekle, davalı yanın bu yöndeki beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. -Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu bakiye fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın iptali ve davanın kabulüne karar verilmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 8.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.869,02-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 717,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.151,76- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 717,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 65,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.492,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır