Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1692 E. 2026/1737 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1692
- Karar No
- 2026/1737
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/1692
KARAR NO :2026/1737
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ :17/05/2023
NUMARASI :2021/701 Esas - 2023/401 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ :09/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:09/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olayın 30/12/2013 günü ... plakalı aracın sürücüsü, davacı yayaya çarparak yaralanmasına ve beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, araç şoförünün hızının çok yüksek olması ve yayayı gördüğü halde fren yapmamasının açıkça tam kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin ağır yaralandığını ve sürekli malul kaldığını, kaza sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/16157 soruşturma numarasından tahkikat başlatıldığını, davacının meydana gelen kaza neticesinde uzun bir süre yataktan kalkamadığını, hastanede uzun süre tedavi gördüğünü, kusurlu aracın davalı ...A.Ş. Nezdinde ... poliçesi ile sigortalısı olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketi poliçede yazan teminat limitleri dahilinde yaralanma nedeniyle bedeni tazminatlar yönünden sorumlu olduğunu, davaya konu bu kaza nedeniyle sigorta şirketine 09/08/2021 tarihinde başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar için dava açma HMK 107/2. madde uyarınca bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacak miktarların tam ve eksiksiz olarak belirlenmesi mümkün olduğunda talepleri belirsiz alacak davası olarak arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici tam iş göremezlik tazminatı olarak 10,00-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100,00-TL, yaşam boyu bakım gideri tazminatı olarak 10,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 30/12/2013 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 13/12/2013 - 2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... (...) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 250.000,00-TL olduğunu, bu davadan önce müvekkili şirkete başvuru yapıldığını ve 10776241 numaralı hasar dosyasının açıldığını, dava konusu kazada müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere riayet etmek kuralını ihlal etmiş olduğundan meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün hızının, hız limitinin üzerinde olduğuna dair veyahut dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığına, yayalara öncelik tanınması hususlarına riayet etmediğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, davacı taraf kendisine kırmızı ışık yanarken karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada kazanın meydana geldiğini, davacı tarafın aksi yönde bir beyanı bulunmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu bedeni zarara ilişkin olarak kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, bakıcı giderine yönelik talebin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, tedavi giderine ilişkin taleplerin reddine, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman aktüer sıfatını haiz bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, davanın kabulü halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirket lehine davanın reddi halinde karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada sürücüye yeşil ışık yandığına yönelik kendisinin beyanından başka hiçbir ifade bulunmadığını, müvekkilin kırmızı ışıkta geçtiğine dair dosyada hiçbir somut delil bulunmamaktayken %100 kusurun müvekkile verilmiş olmasına itiraz ettiklerini, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporun da yaya ...'ın kırmızı ışıkta geçtiği belirtilmişse de bu ifadeyi destekleyen somut bilgi ve belge bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte bir an müvekkilin kırmızı ışıkta geçtiği düşünülse dahi şoförün hız durumu, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması ve yayalara öncelik tanıması hususlarının dikkate alınması da gerektiğini, 17/01/2023 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu yeterince araştırma yapılmadan, yerinde keşif yapılmadan ve değerlendirmelerde yanılgıya düşülerek hazırlanmış olup hükme dayanak gösterilmesi son derece hatalı olduğunu, rapor çok eksik ve doğru analiz yapılmadan hazırlanan bir rapor olduğunu, söz konusu trafik kazasının yaşandığı noktada yolun durumu, geçiş üstünlüğü göz önüne alınmadan yanlış irdelemeye göre hazırlanmış bir rapora uyularak karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile bilimsel mütalaa arasındaki çelişki giderilmeden mahkemenin karar vermesi hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 30/12/2013 günü saat 21:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile Karaköy istikametinden Dolmabahçe yönüne doğru seyri sırasında kaza mahalli ... durağı önlerinde bulunan ışık kontrollü yol bölümüne geldiği esnada idaresindeki aracın ön kısımları ile seyir istikametine göre yolun sol tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının bu yaralanmasına nedeniyle maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda davacı yayanın beyanları da dikkate alınarak, karşıdan karşıya geçişlerde trafik işaretlerine riayet etmediği ve KTK 68/1-b-2 maddesini ihlal ettiği belirtilmiş; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporuna göre; "Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan araç ile seyirle gelmiş olduğu ışık kontrollü yol bölümünde kendisine hitaben yanan yeşil trafik ışığında geçiş yaptığı sırada gerçekleşen kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Yaya ... meskun mahalde bulunan ışık kontrollü yol bölümünde taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmeden önce yayalar için yanan kırmızı trafik ışığına riayet etmesi, öncelikli geçiş hakkını sağ tarafından seyirle gelen araca vermesi, yayalar için yeşil trafik ışığının yanmasının ardından geçişini kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce girmiş olduğu yol bölümünde kırmızı ışık ihlali yapması sonucu gerçekleşen olayda kusurludur." şeklinde kusur belirlenmesi yapılmıştır. Davacının şikayetçi olmaması sebebi ile ceza yargılaması bulunmamaktadır.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; aksi ispat edilemeyen ve bu nedenle de geçerli olan resmi belge niteliğinde kaza tespit tutanağı da (davacı yayanın kırmızı ışıkta geçtiğinin yazılı olduğu) değerlendirilerek düzenlenen ATK kusur raporunun gerekçeli, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kırmızı ışık ihlali yaparak yola giren davacı yayanın tam kusurlu olmasına göre meydana gelen kazada davalının hiç kusurunun bulunmaması halinde kaza ile davalının sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.09/09/2026