Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1111 E. 2025/266 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1111
Karar No
2025/266
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : . KARAR NO : ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ..... ÜYE : .. ÜYE : ...... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :.. NUMARASI :.. DAVACI :... VEKİLİ : Av.. DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ayıplı Mal Satımı ve Montajı Nedeniyle Değişim/Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ :.....

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı vekili,............isimli ticari işletmenin sahibi olan müvekkilinin işyerinin tüm alüminyum çıtalı cam balkon işlerinin yapımı için davalı ile muhtemelen .........TL bedele anlaştığını, bu bedele karşılık 2 adet çeki davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin davalıdan ......... mm açık füme renkli cam modeli sipariş ederek bu modelde anlaştıklarını, fakat davalı anlaşmanın dışında müvekkilinin olmadığ........ tarihlerinde müvekkilin beğendiğinin dışında çok koyu renkli (siyah) piyasada ithal olarak bilinen camların montajını yaptığını, müvekkilinin ........ günü montajı yapılan camları yerinde görerek davalı yetkilisiyle görüşüp montajı yapılan camların koyu renkte olduğunu, dışarıdan bakıldığında işletmenin iç tarafının görülmediğini, renk ayıbının yanında cam sürgülerinde hasarlı olduğunu, bu sebeple değişim yaparak ........ ürünü olan .. mm açık füme renkli cam modelinin takılmasını talep ettiğini, davalının türlü bahanelerle talebi yerine getirmediğini, TBK 219. maddesi uyarınca satıcının alıcıya karşı herhangı bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğunu belirterek ayıplı satılan alüminyum çıtalı cam balkon ürününün...... ürünü 8 mm açık füme renkli cam ile değiştirilmesini yada TBK 475 kapsamında mahkemenin uygun göreceği şekilde seçimlik hakkın uygulanarak zararlarının davalı tarafından tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, satın alınan ürünün davacının da kabulünde olduğu üzere montajı yapılarak teslim edildiğini, davacı yetkilisinin müvekkiline ait işletmeye bizzat gelerek cam rengi ve tür seçimini yaptığını ve montajı yapılan ürünü ısrarla sipariş ettiğini, davacı temsilcisi . . .. müvekkilinin işyerine bizzat giderek ürünün rengini seçip de sipariş ettiğini, müvekkilin işletmesinde “. ..” tek bir seçenekle sunulduğunu, yani koyu ya da açık füme diye bir seçenek bulunmadığını, renk seçimi esnasında müvekkilin temsilcisi . .. seçilen rengin koyu olabileceğini kapalı bir mekan için düşünülüyor ise koyu kaçabileceğini belirtmesine rağmen ısrarla bu rengin sipariş edildiğini, dava dilekçesinde sipariş edilen ürünün şişecam 8 mm açık füme renkli cam olduğu belirtilmişse de müvekkilinin ürün skalasında böyle bir ürün bulunmadığı gibi ".. uzun bir süreden beri bu nevi cam imal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen davacının davaya konu camlara ilişkin taraflar arasında hangi cam modelinin ve renginin takılacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafın doğru camları taktığını belirttiği, tarafların beyanları ve dosya kapsamı incelendiğinde davacının iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca davacı taraf camların takılması esnasında yahut daha sonrasında takılan camlara ilişkin olarak fiili bir ret durumunda da bulunmamış ve camlar takıldıktan sonra iş yerini kullanmaya devam ettiği, taraflar arasında yazılı sözleşme olmasa dahi, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen davacı tarafın sipariş etmediği camların takıldığını gördüğü anda - ki iş yeri sürekli kullanıldığı için takılma esnasında camların rengini davacı taraf fark etmiştir - takılan camların hatalı olduğunu ve camların iadesi gerektiğini de belirtip, yanlış takıldığı belirtilen camların iadesinin gerektiğini belirtmesi gerekirken bunu da yapmadığı, davacı bu anlamda da basiretli tacir gibi davranmamış yanlış olduğunu anladığı camları kullandığı, alınan kök ve ek bilirkişi raporlar gereğince camlara ilişkin herhangi bir ayıba rastlanılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, kök raporda boya kalkmalarının sürtünme kaynaklı olduğunun belirtildiğini, itirazlarında belirtildiği üzere cam balkon sürgülerinde sürtünmeden dolayı yer yer boya kalkmalarının görüntü açısından herhangi bir sıkıntı arz etmediğinin bilirkişi tarafından belirtildiğini, bilirkişinin görevini aşarak hukuki değerlendirme yaptığını, müvekkiline ait işyerinde davalı tarafından yaklaşık .. cam balkon montajı yapıldığını ve cam balkonların tümünün işleyiş gereği kızak sistemi ile çalıştığını, tüm bölgelerde sürtünmeden ötürü boya kalkmaları meydana geldiğini, bilirkişinin dava konusunda yetkin olmadığının net tespitlerinden birinin de bu olduğunu, cam balkon kızaklarında fırınlı boya sistemi uygulandığını, fırınlı boya uygulanması durumunda sürtünme ne kadar çok olursa olsun boya kalkmalarının olmadığını, davalı maliyeti düşürmek amacıyla kızaklarda fırınlı boya sistemini kullanmadığını, bunu da davalı tarafın kötüniyetini ortaya koyduğunu, davalının işyerindeki numunelerden hareketle 'piyasada şişe cam 8 mm açık füme' diye adlandırılan ürünü seçerek satım ve montajını istediklerini, ek raporda geçtiği üzere cam balkon uygulamalarının yapıldığı tarihlerde pandemiden dolayı tedarik sıkıntısı olduğu ve ithal malların piyasada ağırlıklı olduğunu ve ayrıca piyasada füme açık renk camın piyasada çok az olduğunu, piyasada genelinde açık ve koyu tür füme camların olduğunu, dava konusu malın koyu katagoriye girdiğinin rapor edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ayıplı ve hatalı ürün satımı ile montajı nedeniyle aynen değişim, bu mümkün olmazsa tazminat ödenmesi istemine ilişkindir. HMK'nın 190. maddesi ile TMK'nın 6. maddesi gereğince lehine hak çıkaran taraf iddiasını ispatla mükelleftir. Davacı öncelikle kendi belirttiği niteliklerde cam takılacağı hususunda anlaşmaya vardıklarını HMK 200 vd. maddeleri gereğince yasal delillerle ispatlamalıdır. Nitekim yerel mahkeme gerekçesinde değinildiği üzere, davacı 8 mm açık füme cam takılması konusunda sözlü sözleşme yapıldığını ileri sürse de, davalı savunmasında aralarındaki anlaşmaya göre fümenin tek renk seçenekli olması nedeniyle anlaştıkları niteliklerdeki camın davacı iş yerine monte edildiğini ileri sürdüğüne göre, arada yazılı sözleşme bulunmadığından davacının ilgili vasıflar yönünden iddiasını ispat etmesi gerekmektedir. Bir başka söyleyişle, davacı tarafın öncelikle hangi tonlarda ve niteliklerde camın takılacağı konularında vardıkları anlaşmayı yasal delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin vaki istinaf itirazları yerinde değildir. Her ne kadar istinafında......... maddesi gereğince ilk.. ayda çıkan ayıplardan satıcının karineten sorumlu olduğunu ileri sürmüşse de, öncelikle aluid ya da ayıplı ifanın varlığının ispatı gerektiği gibi taraflar da tacir olduğundan tüketici işlemlerine özgü 6 aylık karine somut olay bakımından uygulama alanı bulmaz. .........sürgü aşınmaları açısından ise sürtünmenin zamanla olmasının işin doğasına uygun düştüğü, emtiaların takıldığı yerin restaurant olmasına bağlı olarak camların sürekli açılıp kapanması ve ayrıca sürgülü camların hemen yanında toprağa dikilmiş çiçekler olması karşısında bu toprakların kızağa girmesinden dolayı da alüminyum kızakta boya kalkmasının hızlanacağı hususu aşikar olup bu yöndeki rapor doğrultusunda davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiştir. .. maddesi kapsamında davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir..

. . Başkan . ¸e-imzalıdır Dr. . . Üye . * ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . . Katip .. ¸e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1111, K. 2025/266, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1111-e-2025-266-k-4306058d5559