Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1016 E. 2025/1570 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1016
Karar No
2025/1570
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1016 Esas

KARAR NO : 2025/1570

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/04/2023

NUMARASI : 2021/679 E. - 2023/237 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili, ...'a karşı, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibine konu çekin haksız ve hukuka aykırı olarak takibe konulduğunu; çek üzerindeki imzaların müvekkili...'a ait olmadığını, takip dayanağı yapılan 16/10/2021 keşide tarih, 0126620 seri numaralı, 48.500,00 TL bedelli çek incelendiğinde çekin ciro yoluyla ... Kimya Teks. Med. Rek. Gıda ve Deri Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.'ne verildiğinin görüldüğünü, müvekkili tarafından keşide edilen çeke ilişkin olarak taraflarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/162714 soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/659 Esas numaralı dosyadan ödemeden men kararı verilmiş olup çekin takibe konulması akabinde İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/1027 Esas sayılı dosya ile borca, imzaya itiraz davası açıldığını, takibe konu bu 1 adet çek (T.C. ... Bankası Şehremini/İstanbul Şubesi, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 16/10/2021, 48.500,00 TL bedelli, 0126620 seri numaralı) de bu çalınan çeklerden biri olduğunu, bu hususa istinaden nitelikli hırsızlık suçu bakımından suç duyurusunda bulunulduğu ve söz konusu çeke istinaden çalıntı kaydı da mevcut olduğunu, söz konusu çeke ilişkin olarak 18/10/2021 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/162714 Soruşturma nolu dosyaya istinaden çalınmış çeklerin bankaya ibrazı halinde en yakın kolluk birimine bildirilmesinin istendiğini, anılan kıymetli evraka ilişkin olarak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/659E. Sayılı dosya ile çeke ilişkin olarak ödemeden men kararı verildiğini, çek müvekkili rızası dışında elden çıkmış kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından kullanılarak müvekkilinin mağdur edilmeye çalışıldığını, açıklanan sebeplerle müvekkili şirket adına başlatılan takibin teminatsız olarak durdurulması gerektiğini, bu nedenler ile davaya konu icra takibinin muvazaalı olduğu, icra takibine konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı ve davacı müvekkilin davalı/alacaklıya borcu olmadığının tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı yana İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası dosyası sebebiyle borcunun olmadığının tespitine, dava konusu takip dosyasının teminatsız veya Mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, davalı tarafından müvekkile karşı haksız ve kötü niyetli olarak takip dosyası açılmış olmasına binaen davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin 01/12/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; İİK md. 72/3 gereğince ve mezkur icra dosyasında davacı yönünden İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/962 Esas sayılı kararı gereği icra takibi durdurulduğundan borçlunun tedbir talebinin reddine, mahkemenin aksi kanaatte ise de müvekkilin doğmuş ve doğacak tüm zararlarının tazmini bakımından takip çıkış miktarı olan 53.572,57 TL ve kötü niyet tazminatı olan 10.714,51 TL 'nin toplamı 64.287,08 TL teminat karşılığından tedbir kararının devamına, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen iş bu davanın ve borçlunun tüm itirazlarının esastan reddine, sırf icra takibini sürüncemede bırakmak gayesiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davacı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Her ne kadar dava konusu icra dosyasında ödeme yapılmış ve dava konusuz kalmış ise de kötüniyet tazminatı yönünden davaya devam edilmiş ve dava konusu kambiyo senedi fotokopisi üzerinde imza incelemesine karar verilmiş olup, Mahkememizce resen görevlendirilen Grafoloji uzmanları...'ın sunduğu 24/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...T.C. ... Bankası A.Ş. 10866 Şehremini Şubesi, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 16.10.2021 olan, “... Kimya Teks. Mad. Rek. Gıda ve Deri Ürn. Ltd. Şti.” emrine düzenlenmiş, keşideci...’a atfen atılmış keşideci imzası ile arka yüzünde ciranta imzaları içeren, 48.500 TL bedelli, 0126620 nolu çek fotokopi belgede; İnceleme konusu ... adlı kişiye atfen atılmış keşideci imzasının...’a ait mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalara kıyasla, aralarında saptanan benzerliklere nazaran; ...’ın eli ürünü OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKTİĞİ ..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan ve davalının da ciranta olduğu dikkate alındığında kötüniyeti sabit olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle;1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2- Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu edilen çekin aslının yargılama dosyasına alınmadığını, fotokopi evrak üzerinden inceleme yapıldığını, icra takip dosyasında evrak aslının bulunduğuna dair bir kayıt olmadığını, bu nedenle müvekkili yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda fotokopi evraklar üzerinde kıyas ve inceleme yapılmaması gerektiğini, icra dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde takip talebi, ödeme emri ve bunlara esas olan evrak aslının hiçbir görüntüsünün taranmamış olmasının şüpheli olduğunu, davalı yan tarafından çek aslının icra dosyasına sunulduğuna ilişkin en ufak bir kayıt dahi UYAP üzerinden görüntülenemediğini, evrak aslının hiçbir zaman icra dosyasında bulunamadığını, yerel mahkeme tarafından icra dosyasının incelenmek üzere celbi talep edildiğini, çek aslının gönderilmemesi dolayısıyla bilahare çek aslının tekrar istenilmek zorunda kalındığını, buna karşılık icra dairesi tarafından çek aslının haricen tahsil bildirimi ile ödeme yaptığı belirtilen sözde ciranta ... Kimya Tekstil Medikal Reklam Gıda Ve Deri Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne teslim edildiğine ilişkin şüpheli bir teslim tesellüm yazısı gönderildiğini, çek aslını teslim aldığı belirtilen şirket yetkilisi...'in beyanlarında genel olarak dosya evrak asıllarının teslim edilmesi talebinde bulunarak imza attığını, akabinde icra müdür yardımcısı tarafından karar verildiğini, bu kararın altında yukarıdakine kıyasla farklı bir yazı ile ''çek aslını iade aldım'' ifadesi kullanıldığını ve...'in imzasından farklı ona benzetilmeye çalışılan bir imza atılmış olduğunun anlaşıldığını, sonradan yazıldığı anlaşılan ''çekin'' teslim alındığını belirten yazı karakterleri ile onun üstünde yer alan yazı karakterleri arasında belirgin bir fark olduğunun gözlendiğini, ilk derece Mahkemesi'nden evrak aslı üzerinde bir inceleme yapılmasının sağlanması amacıyla çek aslını teslim aldığına ilişkin tutanakta imzası bulunan...'e müzekkere yazılarak evrak aslının celbinin istenildiğini, bu çerçevede ilgili firmaya müzekkere yazılmış ancak firma/yetkilisi tarafından herhangi bir yanıt verilmediğini, bunun üzerine tekit yazısı ile talebin yinelendiğini, yerine getirilmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağı ihtar edilerek ara karar tesis edildiğini, müzekkere yazılan firma/yetkilisi tarafından buna karşılık yine bir cevap verilmemiş olması nedeniyle suç duyurusunda bulunulacağı ihtar edilmişken ilgili hakkında herhangi bir yaptırım/işlem yapılmamasının yargılamayı akamete uğrattığını, dosya kapsamına evrak aslı sunulduğuna ilişkin bir kayıt görüntülenemediğini, fotokopi evrak aslı ile takip başlatıldığının anlaşılması halinde doğan yasaya aykırılık dolayısıyla takibin müvekkili yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğini, dosyaya konu edilen çek fotokopisi üzerinde yer alan imzanın çıplak gözle incelendiğinde dahi müvekkiline ait olmadığının, yerel mahkemenin eksik inceleme ile hazırlanan raporu hükme esas almasının müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, bilirkişi raporunda görüntülenebilen çek fotokopisi üstünde atılı olan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkili imzasına benzetilmeye çalışılan bir imza olduğunu, iki imza arasında özellikle "E" harfinin yazılım şeklinde dikkat edildiğinde orjinal imzadaki farklılıkların kopya imzadan ayrışan en görünür yanlar olarak belirirken eksik ve hatalı inceleme sonucunda çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğu yolunda gerçeğe aykırı olacak bir sonuç ve kanaate ulaşıldığını, karara konu edilen raporun grafolojik grafometrik yöntemlerle analiz edilmediğini ve kapsamlı bir şekilde incelenmediğini, bilirkişilerin grafoloji alanında herhangi bir ihtisaslarının bulunmadığı değerlendirildiğinde, ortaya çıkan sonuca itiraz edilmesi neticesinde grafoloji uzmanı bilirkişilerden oluşan bir heyet tarafından yeni bir rapor hazırlanmadan adil yargılanma hakkını ihlal edecek şekilde ihtisas sahibi olmayan bilirkişilerin düzenlemiş olduğu rapor esas alınarak karar verilmiş olmasında hukuka uyar yan bulunmadığını, mevcut bilirkişiler tarafından yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, yerel mahkeme müvekkiline ait pek çok imza örneğini celp etmişken raporda son derece sınırlı bir inceleme yapıldığını, karara esas raporda imza örneklerinden bahsedilmiş olmasına karşılık yalnızca istiktap tutanağında yer alan farklı formlarda atılmış müvekkili imzalarındaki farklılıkların, çek üzerinde yer alan imza lehine bir değerlendirme yapacak şekilde hatalı olacak şekilde yorumlandığını ve alenen ortada olan farklılıkların görmezden gelinerek bir kanaate varılmış olması dolayısıyla söz konusu raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, uzman olmayanların dahi imzalar arasında çıplak gözle apaçık farklılıklar tespit edebiliyorken konunun uzmanlarının işbu hususa hiç değinmemiş olmalarının raporu eksik, yeterli inceleme yapılmadan hazırlanmış gibi gösterdiği gibi şüpheli de kıldığını, Bilirkişilerce sahte imza üzerinde bir inceleme yapıldığından dahi şüphelenildiğini, zira raporda çalışmalar yapılıp ok işaretleriyle tersim ve yön belirlemesi yapılmaya çalışılan imza örneğinin çek fotokopisi üstündeki imza değil, Fatih İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden gönderilen belgede yer alan imza örneği olduğunu, müvekkilin çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ısrarla beyan etmeye devam ettiğini, dava konusu edilen çek ile birlikte çalınan/kaybolan çekler hakkında daha önce yasal işlem başlatılmış olması, savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının da maddi olay akışı içinde müvekkilin söz konusu çekleri imzalamış olmasını imkansız kıldığını, çek arka yüzündeki cirantaların kim olduğunun dahi tam anlamıyla bilinmediğini, sözde çeki takibe koyan davalı yanın bile işbu çeke ilişkin arkalı önlü bir suret cevap dilekçesi ekinde sunamadığını, çekin kaybolmuş/çalınmış olması nedeniyle çekin ilk cirantalarının ortaya çıkması halinde mezkur kayıp/hırsızlık vakıası sonucunda çekin nasıl ortaya çıktığı tam anlamıyla aydınlanma fırsatı bulacağını, mezkur yargılamanın her yönüyle eksik inceleme ve usul ve yasaya uygun bir inceleme yapılmadan sonuca erdiğini, tüm bu itiraz ve delillerinin değerlendirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; itiraz eden borçlunun çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığı iddiası müvekkili şirketin borçlular aleyhine icra takibi başlatmasına engel olmadığını, müvekkilinin çeki ciro yoluyla iktisap ettiği ve çek üzerindeki keşideci imzasının sahteliği iddiasının iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek davacının haksız istinaf başvurusunun reddi ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/679 E. 2023/237 K. Sayılı ilamın onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili tarafından, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.24/10/2022 tarihli Grafoloji uzmanları...tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; "...T.C. ... Bankası A.Ş. 10866 Şehremini Şubesi, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 16.10.2021 olan, “... Kimya Teks. Mad. Rek. Gıda ve Deri Ürn. Ltd. Şti.” emrine düzenlenmiş, keşideci...’a atfen atılmış keşideci imzası ile arka yüzünde ciranta imzaları içeren, 48.500 TL bedelli, 0126620 nolu çek fotokopi belgede; İnceleme konusu ... adlı kişiye atfen atılmış keşideci imzasının...’a ait mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalara kıyasla, aralarında saptanan benzerliklere nazaran; ...’ın eli ürünü OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKTİĞİ ..." belirtilmiştir. İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında, alacaklı tarafından borçlular aleyhine 16/10/2021 tarihli çeke istinaden 26/10/2021 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, alacaklı tarafından 03/12/2021 tarihinde icra dosyasına haricen alacağın tahsil edildiğinin bildirildiği, 28/12/2021 tarihinde dava dışı borçlu ... Kimya Teks. Mad. Rek. Gıda ve Deri Ürn. Ltd. Şti. tarafından çek aslının kendilerine tesliminin talep edildiği, ve icra müdürlüğünce aynı tarihte evrak asıllarının teslimine karar verildiği ve imza sirkülerine göre şirket yetkilisi ...adına çek aslının teslim edildiği ve imzasının alındığı görülmüştür.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Davacı istinaf dilekçesinde; ilk derece Mahkemesi'nden evrak aslı üzerinde bir inceleme yapılmasının sağlanması amacıyla çek aslını teslim aldığına ilişkin tutanakta imzası bulunan lehtar şirket yetkilisi...'e müzekkere yazılarak evrak aslının celbinin istenildiğini, bu çerçevede ilgili firmaya müzekkere yazıldığı ancak firma/yetkilisi tarafından herhangi bir yanıt verilmediğini, tekit yazısı ile talebin yinelendiğini, yerine getirilmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağı ihtar edilerek ara karar tesis edildiğini, müzekkere yazılan firma/yetkilisi tarafından buna karşılık yine bir cevap verilmemiş olması nedeniyle suç duyurusunda bulunulacağı ihtar edilmişken ilgili hakkında herhangi bir yaptırım/işlem yapılmamasının yargılamayı akamete uğrattığını, ileri sürmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, dava konusu çekin dava açıldıktan sonra davalı alacaklı vekilinin haricen tahsil bildirimi üzerine, 28/12/2021 tarihinde icra müdürlüğünce borcu ödeyen diğer borçlu şirket yetkilisi... ' e imzası karşılığı teslim edildiği, mahkemece çek aslının temini için ... Kimya Ltd. Şti.'ne iki kez müzekkere yazıldığı ancak Ticaret Sicilde kayıtlı adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece çek fotokopisi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verilmiş ise de, imzaya itiraz davasında dava konusu çekin aslı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, çek fotokopisi üzerinden inceleme yapılamayacağından, çek fotokopisi üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.Davalı alacaklı tarafça çek aslının ibraz edilemediği, çek aslının davadan sonra lehtara teslim edildiği, mahkemece çek aslının ibrazı yönünden lehtar şirkete tebligat yapılamadığının, çekin arkasındaki şerhte "çekin ibrazında keşideci imzası tutmadığından işlem yapılamadığının" anlaşıldığı, kural olarak çekteki imzanın geçerli ve keşideciye ait olduğunu ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan ve ispatlanamadığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece dava dışı lehtar tarafından ödeme yapıldığı gerekçesiyle ve fotokopi belge üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5 bendine göre takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/04/2023 tarih, 2021/679 E. 2023/237 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-DAVANIN KABULÜ ile, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında davacının davalı borçlu olmadığının TESPİTİNE, -Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.313,035 TL karar harcından peşin alınan 828,26 TL'nin mahsubu ile 2.484,77 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 828,26 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 3.600 TL bilirkişi ücreti, 432,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.928,56 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45,000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 131,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 623,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1016, K. 2025/1570, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1016-e-2025-1570-k-a081fa46154c