Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1001 E. 2025/1550 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1001
Karar No
2025/1550
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1001 Esas

KARAR NO : 2025/1550

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/03/2023

NUMARASI : 2021/83 E. - 2023/67 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının faaliyetlerine 2016 yılında başlamış, bünyesinde: ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ..., ... Bilgi ... ve Paylaşım ... gibi onlarca alanında maruf marka tesciline sahip tanınmış bir şirket olduğunu, öncelikli amacının okula yardımcı ve sınavlara hazırlık alanında başladığı yayıncılığı farklı türde ve formatta ürünlerle öğrencilere destek olmak olduğunu, yüzlerce farklı basılı kitapları , akıllı tahta uygulamaları , mobil kütüphaneler ve video çözüm uygulamaları ile dijital platforlarda eğitimi destekleyen firmanın Avrupanın en büyük kitap evi olan BKM KİTAP'ın da kardeş firması olduğunu, TPMK nezdinde 2020/89390 nolu markasının olup, bu marka altında ciddi miktarda kitap basmış, bastığı kitaplar için ciddi telif ücretleri ödemiş, tanıtım için çok ciddi masraflar yaptığını, tescilli “...” markası ile davalı'nın “..., ... Problemler, ... ...” markaları doğrudan ilintili sınıflarda tescilli ve birebir aynı / ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olup markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, Somut olayda çok daha belirgin bir şekilde: davalı markalarının esas unsuru olan "..." ibaresi, birebir müvekkili markası ile görsel , işitsel ve kavramsal olarak aynı olduğunu, eğitim kitabı basan markalar arasında tüketicilerin bağlantı kurması ve bu benzerliğin karıştırılma tehlikesi yaratması kaçınılmaz olduğunu Müvekkilinin 2020/89390 Nolu ... ... markasının başvurusunun 06.08.2020 tarihli olup, Davalının ilk marka başvurusundan 25 gün önce olduğunu, Sundukları telif sözleşmesi'nin ise 13.05.2020 tarihli olup davalının marka başvurusu yaptığı tarih olan 1.09.2020 den 4 ay önce olduğunu, Davacının resmi bandrol talep formu ve taahhütnamesi 31.08.2020 tarihli olup davalının marka başvurusundan 1 gün önce olduğunu, Davacının fiilen bu markayı daha önce kullanmış hem de tescil olarak Davalıdan önce bu marka için başvurmuş olup bunlar resmi belgelerle sabit olduğunu, bu markası altında 2.283.774,23 TL lik kitap basmış, bastığı kitaplar için telif ücretleri ödemiş, reklam masrafları yaptığını, bu marka ile ilgili yaptığı yatırımlar kapsamlı bir dosya halinde CD olarak mahkemeye sunacaklarını, SMK'nın 5. veya 6. maddesinde yer alan ret nedenlerinden birini taşıması hükümsüzlük nedeni olup, Davalının mezkur markalarının SMK'nın 5/ç ve yine SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca de yer alan hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, Davalının tescillerinin ve kullanımlarının daha sonra olup, bu kullanımların aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Bu nedenlerle , fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalı adına tescilli: 01.09.2020 tarihli 2020/101079 başvuru no'lu “... ...” ibareli 24.10.2020 tarihli 2020/130858 başvuru no'lu " ..." ibareli 01.09.2020 tarihli 2020 /101096 başvuru no'lu " ... Problemler" ibareli markalarının HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-Karşı Davacı Vekili Asıl Dava Cevap Dilekçesi ve 21/12/2021 tarihli Karşı Dava Dilekçesinde; Davacı adına tescilli "..." Markasının olmadığını, dava konusu edilen "..." markasının, "... YAYIN DAĞITIM KİTAP VE KIRTASİYE LTD.ŞTİ" adına TPE nezdinde ilk defa 13.01.2010 başvuru tarihi, 24.01.2020 tescil tarihi ile tescil edilmiş olup, 10 yıllık tescil koruma süresi 13.07.2020 tarihinde dolduğunu, ayrıca "... ..." markası adıyla davacının bastığı ve satışa sunduğu tek bir ürün olmadığını, Davacının davalıya ait markalar üzerinden ettiğini ve buna devam ettiğini, Davacının Markası "... ..." olup "..." olmadığını, “..." İfadesinin ise birçok alanda kullanılabildiğini, davacının "... ..." markası ile müvekkilinin ''... ...” Markası Arasında Hiçbir Şekilde İltibas Kurulmasının olanaksız olup, sınavlara hazırlanan her öğrencinin "... ..." kitabını satın almayı tercih edeceğini, " ... ... " ta her gün için ayrı ayrı günlük planla hazırlanmış ... testlerinin olduğunu öğrencilerin "... ..." kitabını satın almayı tercih edeceğini, " ... ... " ta her gün için ayrı ayrı günlük planla hazırlanmış ... testlerinin olduğunu öğrencilerin bildiği Davacı taraf dava dilekçesinde, dava konusu "..." ibaresinin 2016 yılında kurulan şirketleri üzerinden oluşturulduğunu ileri sürmüşse de bu iddianın doğru olmadığını, "..." ibaresinin 2009 yılından bu yana eğitim yayıncılığı piyasasında var olan ve müvekkilinin ortakları arasında bulunduğu dava dışı "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti " ve"... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" tarafından kullanılan oldukça eski bir ibare olduğunu, "..." İbaresinin çok uzun yıllardır yardımcı kaynak kitap sektöründe marka olarak kullanılmakta ve TPMK nezdinde çok eski yıllarda Marka Tescili Almış Firmalar Bulunduğunu, "..." marka tescilini 2010 / 01734 BAŞVURU NO İLE "... YAYIN DAĞITIM KİTAP VE KIRTASİYE LTD.ŞTİ" almış olduğunu, TPMK nezdinde "..." Marka Tescilinin ise ilk olarak 24.01.2012 tarihinde gerçekleştiren "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" 'nin sahibi olan İsmail Hakkı Uzun 'un diğer yayın şirketi olan "... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti' nin 9655 hisse sahibi müvekkilimiz ... olduğunu, "... Yayın ile ... Yayın aynı ortaklara ait kardeş şirketler olup, daha sonradan 23.06.2015 Tarihinde "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" ticari ünvanını ... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti olarak değiştirdiğini, davalı müvekkilinin 2015-2019 yılları arasında ... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti)'nin 9655 oranında büyük hissedarı olduğunu, Davalının henüz 5 yıl önce kurulan davacı şirketten çok uzun yıllar önce yayıncılık piyasasına girmiş olup 2005 yılından bu yana eğitim ... işi ile uğraştığını,"... ... Yayıncılık (... ... ... Yayın Medya Reklam tanıtım A.Ş)" , "... Yayıncılık" , "..." , "..." , "..." , "..." , "... ..." ,'... Problemler" , "...", "... Dilbilgisi" gibi onlarca alanında maruf marka tesciline sahip tanınmış ticari bir kişil olduğunu, yüzlerce farklı basılı kitapları, akıllı tahta uygulamaları, mobil kütüphaneler ve video çözüm uygulamaları ile dijital platformlarda eğitimi destekleyen çeşitli büyük firmalarla yaptığı işbirlikleri ve ortaklıklar ile gerekse gerçekleştirdi editörlük, yazarlık gibi faaliyetlerle bu alanda katkı sağlamaya çalıştığını, dava konusu "..." markasının yayıncılık sektöründe oluşturulmasında katkıda bulunduğunu ve "..." markasını 24.01.2012 tarihinde ilk defa kendi adına tescil ettiren "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" 'nin sahibi olan İsmail Hakkı Uzun 'un diğer yayın şirketi olan "... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin 9655 hisse sahibi olduğunu, "... Yayın ve "... Yayın", kardeş şirketler olup, daha sonradan "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" ticari ünvanını ... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti olarak değiştirdiğini, Ticaret sicil kayıtları ve TPE kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere, "..." markasının eğitim ..., yardımcı ders kitapları ve sınava hazırlık ... pazarında özellikle 2009'lu yıllardan itibaren önemli bir paya sahip olup tanınmış marka haline gelmesinde davalının doğrudan katkısı bulunduğunu, Ayrıca ... Yayın ve ... Yayıncılık tarafından 2009 yılından itibaren "..., ... TÜRKÇE DİL BİLGİSİ, markalarıyla satışa sunulan ders ve test kitaplarının mevcut olduğunu, davacının iddiasının aksine, "..." markasının eğitim ..., yardımcı ders kitapları ve sınava hazırlık ... pazarındaki yaratım sürecinde, 2016 yılında faaliyetlerine başlayan davacı şirketin en ufak bir dahli bulunmadığını, Zira, 2016 yılında kurulan bir şirketin 2009 yılında yaratılan ve piyasaya sürülen bir markanın yaratım sürecinde ver almasının mümkün olmadığını, Davacı tarafın dava dilekçesinde zikredilen, "DAVALI MARKALARININ öne çıkan ASLİ UNSURU “...” ibaresidir, “...” ibaresinin - davacı şirket tarafından yaratılmış ayırt ediciliği yüksek bir markadır." iddiasını kabul etmediklerini, "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" ne ait olan "..." markasının 10 yıllık tescil koruma süresi 13.07.2020 tarihinde dolmuş olup marka koruma süresi içinde gerekli yenileme işlemlerini gerçekleştiremediğini, bu zaman zarfında da marka, fikir ve emek sahibi müvekkili tarafından kullanılmaya devam edildiğini, nitekim müvekkilinin yetkilisi ve ortağı olduğu bir diğer yayın şirketi olan ... Yayıncılık adına çıkarttığı yayın ürünlerinde "..." markasını eski tarihlerden bu yana kullanmava devam ettiğini, Davalının "..."markasının ilk marka hakkı sahibi "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" 'nin kardeş şirketi olan "... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti' nin 9655 hisse sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, uzun yıllardır yayıncılık hizmetleri sektöründe çalışan firmaların ortak ve yetkilisi sıfatıyla, faaliyet konusu matbaa, baskı, ders ve yardımcı kaynak kitapların hazırlanması, ... dağıtım ve satışı işleri ile iştigal ettiğini ... YAYIN ... GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve KALEM EĞİTİM YAYINEVİ REKLAM VE TANITIM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ gibi şirketlerle yayıncılık ve matbaa sektöründe özellikle yardımcı ders kitaplarının ve sınava hazırlık dökümanlarının hazırlanması, yayınlanması ve pazarlanması ile uğraştığını, Davalının tanınmış markalarından olup, 2009'un sonundan itibaren piyasada yayınlanarak işlem gören; “... ...” markasını 2020/101079 , " ..." markasını 2020/130858 ve "... Problemler" markasını da 2020 /101096 no ile tescil ettirdiğini, Ayrıca dava dışı 2020/130841 başvuru ve tescil no'lu "... Dilbilgisi "" markasının da olduğunu, Ders ve sınav yayın dünyasının tanınmış markası olan "...” asli unsuru ile yıllardır davalı tarafından çeşitli yayınlar yapılmakta ve bu yayınlar davalı tarafından pazarlanmakta olduğu halde iş bu davanın davacısı olan ... Yayıncılık adlı 2016 kuruluş tarihli firmanın kötüniyetli olarak "... ..." ismi ile 2020 tarihinde marka başvurusunda bulunduğunu ve adına 23.03.2021 tarihinde tescil ettirerek "..." ibaresini sahiplenmeye çalıştığını, Davacı şirket, 2009 tarihinden bu yana piyasada tanınır olan ve "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.£ adına TPE nezdinde ilk defa 13.01.2010 başvuru tarihi, 24.01.2020 te: arihli "..." markasının, 10 yıllık tescil koruma süresi 13.07.2020 tarihinde biter bitmez birden bire ortaya çıkıp 06.08.2020 tarihinde "... ..." MARKASINI kendi adına tescil ettirmek için TPMK'ne başvuruda bulunduğunu, başkasının oluşturup 10 yıl önce piyasaya sürdüğü marka üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi yapmayacağını, Davacının, kendi başvuru yaptığı “... ..." markasını bugüne kadar ciddi ve gerçek bir kullanımı olmadığını, davacının kendi internet sitesine "yanityayincilik.com" dahi bu davaya cevabı hazırlamak için girdiğimiz gün "Markalarımız" alt başlığında, aşağıdaki markaların olduğu, buna mukabil '... ..." markasının olmadığı, SMK m. 25/f. 7'de belirtildiği üzere, SMK m. 19/f.2 hükmünde düzenlenen markanın kullanılmadığı iddiası def'i olarak ileri sürülebileceğini, Davalının “... Pagraf”', “ ..." ve “... Problemler” isimli markayı kullanımının uzun yıllar öncesine dayandığını,"..." markasının öyküsü, yaratım süreci, piyasadaki tanınma sürecinin çok eskiye dayandığını, 2009 yılından bu yana kullanılmakta olan bir marka olduğunu, markanın başvuru tarihinin 13.01.2010 olduğunu, 10-15 Yıldır Yardımcı Kaynak Kitap Sektöründe marka olarak kullanıldığını, TPMK nezdinde bu "..." ibaresiyle marka tescili almış firmaların olduğunu, Davacının, delil listesinde sunduğu telif sözleşmeleri ve ... sözleşmeleri, kendine ait olan "... Yayıncılık" adıyla yapılmamış, müvekkilinin tescili "'... ..." markaları adına yapılmış olduğunu, telif sözleşmeleri ve ... sözleşmeleri incelendiğinde, kendisine ait "... YAYINCILIK" marka başvurusunu yaptıktan hemen sonra bu sözleşmelerin imzalandığı ve yayına verildiği, daha tescil aşamasının dahi beklenmediği yani kendi markasının tescil tarihinden önce yayınlara başlandığı görüleceğini, davacının müvekkilime ait markasına tecavüz sonucu elde ettiği haksız kazanç elde ettiğini gösterdiğini.Davacının beyan etmiş olduğu bandrolleri "... ..." markalı ürünleri için değil, tam tersine müvekkilinin tescilli markası olan "... ...” - için alındığını, bu şekilde markayı yıpratarak, itibarsızlaştırarak kalitesi düşük ürünleri satışa sürerek müvekkilini ciddi bir şekilde zarara soktuğunu, Karşı davada: Yukarıda ayrıntılarıyla izah edildiği üzere, "..." markasının müvekkilinin hukuki ve organik bağı içinde bulunduğu "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" adına TPMK nezdinde ilk defa 13.01.2010 tarihinde tescil başvurusu yapılmış ve o tarihten itibaren eğitim yayıncılığı piyasasına çeşitli isimlerle yayınlar yaptığını, "..." isimli markanın eğitim yayıncılığı piyasasında tanınır, bilinir bir marka olduğunu, markanın görür görmez zihinlerde "her güne bir test, çalışma" gibi ibareler getirecek şekilde akılda kalıcılık oluşturmasının 2009 yılına dayandığını, Davacı-Karşı davalının ... YAYINCILIK, müvekkiline ait "... ...", "...", "... PROBLEMLER", "... TÜRKÇE", "... DİLBİLGİSİ" markalarını 06.08.2020 tarihinden itibaren haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, bu markalar üzerinden telif sözleşmeleri yaptığını ve haksız kazanç sağladığı Dilekçeleri ekinde kapak görsellerini sunduğu, davacı-karşı davalı şirketin sahibi olduğu " STRATEJİ ..." adıyla basılıp satışa sunulan test kitaplarının üzerinde tamamen müvekkilinin münhasıran hak sahibi olduğu markaların bire bir kullanıldığını, davacı-karşı davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Davacı-karşı davalıdan SMK kapsamında davacı-davalının müvekkilinin tescilli markalarıyla ilgili yaptığı tüm Ssözleşmeler, satış sonucu elde ettiği gelirleri gösterir belgeler, ticari defterler, Kültür Bakanlığı'ndan satın aldığı bandrollere ilişkin belgeler, aldığı ödemelere ilişkin belgeler üzerinde inceleme vapılmasını talep ettiklerini, ve sair her türlü belgelerin davacı-karşı davalı tarafından Sayın Mahkemenize sunulması hususunda Müvekkilinin markalarına yönelik gerçekleştirilen tecavüz nedeniyle SMK md. 150/1 ve 151/1-2(b) in fiili zararını ve yoksun kaldığı karın tazminini talep ettiklerini, Öncelikle ve ivedilikle, müvekkilimiz adına tescilli " ... ...", "... PROBLEMLER" "..." markaları hakkında verilen teminatsız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, İhtiyati Tedbir Kararının devamına karar verilecek ise uygun bir miktar ihtiyati tedbir teminatının davacı tarafından - yatırılmasına karar verilmesini, ayrıca haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacı hakkında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi- 10.000 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davacıdan alınarak müvekkilime ödenmesine karar verilmesini, Müvekkili tarafından davacı adına tescilli "... ..." markasına yönelik tek bir tecavüz fiili mevcut olmadığından Davacının haksız ve hukuka aykırı dava ve taleplerinin REDDİNE karar verilmesini, karşı davanın kabulü ile Müvekkili adına tescilli "... ...", "...", "... PROBLEMLER", "... TÜRKÇE", "... DİLBİLGİSİ" markaların karşı davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz nedeniyle SMK MD.149/C bendi gereğince karşı davalının tecavüz fiillerinin durdurulmasını SMK md. 149/ Ç bendi gereğince TECAVÜZÜN ORTADAN KALDIRILMASINI, müvekl tescil markaları kullanılarak yapılan basımların ...-yayınevi ve satış kanallarından toplatılmasını ve imhasını, Karşı davalı-davacı tarafından müvekkiliNin markalarına yönelik gerçekleştirilen tecavüz nedeniyle SMK md. 150/1 ve 151/1-2(b) gereğince müvekkilimin fiili zararı ve yoksun kaldığı karın tazmini olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK md. 107 gereğince belirsiz alacak mahiyetinde olmak üzere şimdilik 30.000 TL'nin ticari faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesine karar verilmesini, SMK md. 150(2)'ye göre; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla karşı davalıdan şimdilik HMK md.107 gereğince belirsiz alacak mahiyetindeki 50.000 TL itibar kaybı tazminatının ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, GÜNGÜN ibaresinin 2009 yılından beri kullanılan ibare olduğunu, Davacı tarafından yaratılan bir ibare olmadığını, ... ibareli çok sayıda marka tescili olduğunu, Davalının davacıdan önce yayıncılık sektörüne girip 2005 yılından beri bu iş ile uğraştığını, ... markasının ilk sahibi olan dava dışı ... Yayın Ltd.Şti.nin 9655 hisse sahibi olduğunu, ... markası üzerinden davacının öncelikli üstün hakkı olmadığını, bu sebeple davanın reddini karşı dava olarak ise; ... markasının davacı-karşı davalı tarafından kullanımlarının, davalı-karşı davacının marka hakkına yönelik tecavüz teşkil ettiğini, Bu sebeple marka hakkına yönelik tecavüz dolayısı ile oluşan zararlara karşılık şimdilik 50,000 TL itibar tazminatı, 30,000 TL ise maddi tazminat, ayrıca haksız tedbir sebebi ile 10,000 TL maddi,10,000'TL manevi tazminatın SMK'nın 151/2,b maddesi uyarınca tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....asıl dava, davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin kullanımının davacının 2020/89390 numaralı ... ... markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti durdurulması ve ortadan kaldırılması ile davalı adına tescilli 2020/101079 numaralı ... ... , 2020/130858 numaralı ... , 2020/101096 numaralı ... PROBLEMLER ibareli markaların benzerlik sebebiyle davacının ... markası üzerinde üstün hak sahibi olduğu iddiasına dayalı hükümsüzlük davası. Karşı davanın ise, davacı karşı davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayalı, tecavüzün durdurulması, 30.000 TL Maddi tazminat ile 50.000 TL itibar kaybı tazminatının tahsiline ilişkin olduğu, mahkememizce taraflara ilişkin marka kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve diğer tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetince sunulan 05/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda, asıl dava yönünden hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının davacıya ait markaların aynısı veya benzerin 16 ve 41. Sınıflarda kullandığına dair tespit yapılamadığı, karşı dava açısından ise marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı karşı davalının 06/08/2020 başvuru tarihli 2020/89390 numaralı ... ... ibareli markanın 16 ve41. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalı - karşı davacının ise 01/09/2020 başvuru tarihli 2020/101079 numaralı ... ... ibareli markanın 16. Sınıfta 2020/101096 numaralı ... PROBLEMLER ibareli markanın 16. Sınıfta ve 24/10/2020 başvuru tarihli 2020/130858 numaralı ... ibareli markanın 16. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, tarafların markalarının ortak olarak 16. Sınıfta tescilli olduğu yine ticari faaliyet alanlarının da sınavlara hazırlık ... alanında olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında ... ibaresinin ortak unsuru olduğu, davacı karşı davalı markasında yer alan ... ibaresi ile davalı - karşı davacı markalarında yer alan ..., MATEMATİK ve PROBLEMLER ibarelerinin tanımlayıcı mahiyette yardımcı unsur olduğu, bu yönüyle ... ibaresinin taraf markalarının esas unsurunu oluşturduğu ve markaların birebir aynı olduğu bu sebeple aynı emtialarda kullanılması sebebiyle de iltibas tehlikesinin mevcut olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği ... ibaresinin gerçek hak sahipliği iddiası yönünden marka başvurusu tarihleri dikkate alındığında davacı - karşı davalının, davalı - karşı davacıdan 25 gün önce marka tescil başvurusunda bulunduğu buna göre davacı - karşı davalının bu tarih itibariyle ... ibaresi üzerinde öncelik hakkı olduğu, davalı - karşı davacı tarafından dava dışı ... Yayım Basın San. Ltd Şti ve ... Yayın ... San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından ... ibaresinin 2009 ve 2010 yıllarında tescilli olarak kullanıldığı davalı - karşı davacının ... Yayın ... Ltd. Şti' nde %55 hisse sahibi olduğu, belirtilerek markanın üstün hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de dava dışı ... Yayın Ltd. Şti' nin ayrı bir tüzel kişilik olduğu geçmişte o şirket tarafından kullanılan ... ibaresinin davalı - karşı davacıya üstün hak sağlayamayacağı onun dışında davalı - karşı davacının ... ibaresini davacı - karşı davalıdan önce kullandığına dair herhangi bir delil ibraz etmediği, bu sebeple mahkememizce de tescil başvuru tarihlerine göre davalı - karşı davacının marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu sebeple asıl davada hükümsüzlük yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, asıl davadaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden ise davacı - karşı davalının ... ibaresi üzerinde mahkememizce varılan tespite göre davacı - karşı davalının üstün hak sahibi olması, davalı - karşı davacı tarafından tescil ettirilen ve aynı sektörde kullanılan ... ibareli marka kullanımlarının davacı - karşı davalı markasına yönelik olarak 6769 Sayılı SMK' nun 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK' nun 55/1-a)4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından bu yönüyle davanın kabulüne, karşı dava olarak ise karşı davacı ... ... üzerinde üstün ve gerçek hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı için karşı davanın reddine, ayrıca karşı davacı tarafından mahkememizce marka kayıtları üzerine konulan teminatsız ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla 10.000 TL Maddi ve 10.000 TL Manevi tazminat talep edilmiş ise de ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davalı - karşı davacının markayı kullanmasının engellenmediği tedbirin genel bir uygulama olarak taraf teşkili açısından hemen hemen bütün hükümsüzlük davalarında talep üzerine uygulanan bir yöntem olduğu, davalı - karşı davacı tarafından usulüne uygun olarak tedbir kararına itiraz edip teminat alınması yönünde talep de bulunmadığı gibi, teminat alınmasını gerektirir ihtiyati tedbir nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı anlaşıldığından ,"

Asıl davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının 2020/89390 numaralı markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı adına tescilli 2020/101079, 2020/130858, ve 2020/101096 numaralı markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Karşı davanın REDDİNE" karar verilmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkilinin uzun bir dönem yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğu değişen ismi ile ... Yayın ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin Dava konusu ''... Türkçe Dil Bilgisi'', ''... Geometriye Göre Matematik'' ''... Sosyal Bilgiler'' isimli ... 2009 yılından itibaren TPMK nezdinde tescil ederek yayınlar çıkarttığı ve sattığı, müvekkilinin bu markaların buluş sahibi olduğunu, davacı-karşı davalı şirketin henüz 2016 yılında kurulup faaliyete geçtiğini, hiç bir yayın yapmadan 2020 yılında bilinen bir markaya hak sahipliği iddiası ile tescil yaptırdığını, Bilirkişinin herşeye rağmen ''markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranın '' esasen ... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti ve son olarak değişen ismi ile ... Yayın ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti' olduğunu tespit ettiğini, hüküm kurulmadan evvel markayı ilk defa kullanıp bilinir hale getiren müvekkilin alt şirketi ... Yayın ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne "davanın ihbarı" taleplerinin değerlendirilmediğini, -Davacı-karşı davalının marka başvurusunun "... ..." olduğunu ancak davacının bu markayla bastığı ve satışa sunduğu tek bir ürün olmadığını, dava konusu edilen "..." markasının, "... Yayın Dağıtım Kitap Ve Kırtasiye Ltd.şti" adına TPE nezdinde ilk defa 13.01.2010 başvuru tarihi, 24.01.2020 tescil tarihi ile tescil edilmiş olduğunu, 10 yıllık tescil koruma süresinin 13.07.2020 tarihinde dolduğunu, Davacı-karşı davalının "..." markası hakkında gerek dava tarihine kadar, gerekse işbu dilekçeyi hazırladıkları tarihe kadar TPMK nezdinde yapılmış bir marka başvurusu bulunmadığını, Davacı-karşı davalının Markasının ''... ...'' olup, ''...'' olmadığını, davacının ''... ...'' markası ile müvekkilinin ''... ...'' markası arasında hiçbir şekilde iltibas kurulmayacağını, ... ifadesinin kendisinden sonra gelen ifadeye sıfat kazandırdığını, davacı-karşı davalının "... ..." markasından önce alınmış olan ve içeriğinde ''...'' ibaresi bulunan markaların mevcut olduğunu, örneğin, 2012 / 49879 Başvuru Nolu ''34 Hafta ...'' Markasının 16,41 Sınıflarında 21.08.2013 tarihinde tescil edildiğini, Davacı-karşı davalının savından hareketle, TPME'de 16,41. Sınıflarda tescilli "34 Hafta ..." markası varken, davacının "... ..." markasını kendi lehine 16. Sınıfta tescil ettirememesi gerektiğini, Davacı-karşı davalının, kendi adına tescil ettirdiği "... ..." markasını kullanarak kitap basmak yerine, müvekkili adına tescilli "... ..." markası üzerinden kitap bastığını, üstelik ... işini kendi markası daha tescil edilmeden yapmaya başladığını, Müvekkili ...'ın, "... ... Yayıncılık (... ... ... Yayın Medya Reklam tanıtım A.Ş)" , "... Yayıncılık" , "..." , "..." , "..." , "..." , "... ..." ,"... Problemler" , "...", "... Dilbilgisi" gibi onlarca alanında maruf marka tesciline sahip tanınmış ticari bir kişilik olduğunu, müvekkilinin, dava konusu "..." markasının yayıncılık sektöründe oluşturulmasında katkıda bulunduğunu, "..." markasını 24.01.2012 tarihinde ilk defa kendi adına tescil ettiren "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" 'nin sahibi olan İsmail Hakkı Uzun 'un diğer yayın şirketi olan "... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti' nin %55 hisse sahibi olduğunu, "... Yayın ve "... Yayın", kardeş şirketler olup, daha sonradan "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" ticari ünvanını ... Yayın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti olarak değiştirdiğini, "..." markasının eğitim ..., yardımcı ders kitapları ve sınava hazırlık ... pazarında özellikle 2009'lu yıllardan itibaren önemli bir paya sahip olup tanınmış marka haline gelmesinde müvekkilinin doğrudan katkısı bulunduğunu, -Davacı-karşı davalı şirketin, 2009 tarihinden bu yana piyasada tanınır olan ve "... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd.Şti" adına TPE nezdinde ilk defa 13.01.2010 başvuru tarihi, 24.01.2020 tescil tarihli "..." markasının, 10 yıllık tescil koruma süresi 13.07.2020 tarihinde biter bitmez birden bire ortaya çıkıp 06.08.2020 tarihinde "... ..." markasını kendi adına tescil ettirmek için TPMK'ne başvuruda bulunarak, daha önce kullanmadığı, kendi oluşturmadığı ibareyi "önce başvuran korunur" düz mantığına sığınarak haksız surette sahiplenmeye çalıştığını, Davacı-karşı davalının, salt önceki tarihli başvurusunun bulunması onu başkasının oluşturup 10 yıl önce piyasaya sürdüğü marka üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi yapmaya yetmeyeceğini, davacının markasının "... ...", hak iddia ettiği markanın ise "..." olduğunu, başvuru tarihinden itibaren başlayacak marka korumasının sadece ve sadece "... ..." için söz konusu olabileceğini, davacının, hiç bir başvurusunun bulunmadığı "..." markası üzerinde öncelikli koruma hakkı bulunmadığını, Davacı-karşı davalının, kendi markası "... Yayıncılık" adıyla bugüne kadar tek bir kitap dahi basmadığını, yayınlamadığını, Davacı-karşı davalının, delil listesinde sunduğu telif sözleşmeleri ve ... sözleşmelerinin, kendine ait olan "... Yayıncılık" adıyla yapılmadığını, müvekkilinin tescilli "... ..." markaları adına yapıldığını, Davacı-karşı davalı tamamıyla kötü niyetli olup dava dilekçesinde delil olarak sunmuş olduğu telif sözleşmeleri ve bandrol alım belgeleri ''... ...'' markası adına olmayıp , tam tersine müvekkilinin markası adına yaptığını, Davacı-karşı davalının Yerel Mahkemeye sunduğu telif sözleşmeleri, yayım sözleşmeleri incelenediğinde, müvekkili adına tescilli yani münhasıran nüvekkilinin üzerinde hak sahibi olduğu " "... ..." markasını kullandığının görüldüğünü, tek taraflı olarak alınan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, Müvekkiline ait tescilli markaların birebir aynısını kullanarak telif sözleşmeleri, yayın sözleşmeleri imzalayan, markaları kullanarak yayınlar yapan ve kitap basıp piyasaya süren, satış yapıp kar elde eden davacı-karşı davalının bu eylemlerinin açıkça 769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde belirtildiği üzere müvekkilin marka hakkına tecavüz olduğunu, usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/ karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı/Karşı Davacının, kendisinin değil, 3. Kişilerin, üstelik eski tarihli kullanımlarını kendisine hak ihsan etmeye çalıştığını, halen en yenisi en az 5 yıl önce basılmış başka kişilerin aslında sahaf kategorisi olarak addedilebilecek eski kitapların birkaç internet sitesinde bulunuyor olmasını mesnet göstererek ki hak talep etmenin gerçekten davalı/karşı davacının tabiriyle ifade edelim "uyanıklık" olduğunu, dava dışı 3.kişiye ait olan marka bu 3. Kişi tarafından da tescil süresi bitmeden önceki son yıllarda da zaten etkin kullanılmadığını, 2009 yılındaki kullanım örneklerinin mevcut ihtilaf için hukuki bir kıymeti olmadığını, HMK m. 61 hükmüne açıkça aykırı bir şekilde tahkikat aşamasından sonra yapılmış davanın 3. Kişilere ihbarının talep edildiğini, bilirkişi raporuyla da sabittir ki markanın asli unsuru ... ibaresi olduğunu ve bu ibarenin kullanıldığını, Davalı/ Karşı Davacının her iddiası bir diğer iddiasıyla yüz seksen derece zıt olduğunu, bir yandan "..." ifadesinin genel bir ifade olduğunu iddia etmekte, diğer yandan ardışık bir şekilde bu marka için TPMK'ya marka tescil başvuruları yapmaya devam etmekte olduğunu, Davalı /Karşı Davacı ...'ın, müvekkilinin başvuru tarihi itibarıyla ihtilafa konu markayı haiz bir tescili olmadığını , ...'ın bizzat kendisine ait öncelikli ve üstün hakkı olmadığını, örnek gösterdiği kullanımların dava dışı 3. Kişilere ait eski tarihli kullanımlar olduğu, müvekkili Davacı/Karşı Davalı ... YAYINCILIK'ın yasal prosedürlere uygun olarak marka tescili başvurusu yaptığını, kullanmama defi için 5 yıllık sürenin henüz dolmadığını, istinaf başvurusunun reddi ile kararın aynen onanmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı-karşı davalı adına tescilli 2020/89390 numaralı ... ... ibareli marka ile Davalı adına kayıtlı 2020/101079 numaralı ... Parağraf, 2020/130858 numaralı ... ve 2020/101096 numaralı ... Problemler isimli markaların aynı sınıfta tescilli markaların hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı markasına yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, karşı davada ise; davalı tarafından kullanılan ... markasının gerçek hak sahipliği iddiası nedeni ile davacı-karşı davalının ... markası kullanımlarının marka hakkına yönelik tecavüz oluşturup oluşturmadığı, maddi tazminat ve itibar tazminatı talebi ile haksız ihtiyati tedbir nedeni ile maddi manevi tazminat davasıdır. Mahkeme dosyasından aldırılan 05/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Asıl dava açısından 2020/89390 tescil nolu ... ... markasının 06.08.2020 tarihinden itibaren 16/41. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, 2020/101079 tescil nolu Şekil ... ... markasının 01/09/2020 tarihinden ibaren 16. Sınıfta, 2020/101096 tescil nolu “... Problemler” markasının 01/09/2020 tarihinden itibaren 16.sınıfta, 2020/130858 tescil nolu ... markasının 24/10/2020 tarihinden itibaren 16. Sınıfta davalı-karşı davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, Davalı-Karşı davacı adına tescilli 2020/101079, 2020/101096 ve 2020/130858 noile tescilli markaların SMK 6/1 uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalı Karşı davalının davacıya ait markaların aynısı veya benzerini 16 ve 41. Sınıflarda kullandığına yani davacının tescilli markalarından doğan haklarını ihlal ettiğine dair herhangibir tespit yapılamadığı, karşı dava açısından Davalı-Karşı Davacının 2020/101079 tescil nolu markasının 01/09/2020 tarihinde, 2020/101096 tescil nolu markasının 01/09/2020 tarihinde ve 2020/130858 tescil nolu markasının 24/10/2020 tarihinde, davacı-karşı davalının tescilli markasından sonra başvurusunun yapılmış oluğu, davalı-karşı davacının sözkonusu markaların gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu İspatlayamamış olması nedenleri ile davaya dayanak markalarından doğan haklarını davacı-karşı davalıya karşı ileri süremeyeceği, marka hakkına tecavüzün koşullarının mevcut olmadığı yönünde raporunu sunmuşlardır.Marka hükümsüzlüğü talebi yönünden; davacı adına 2020/89390 tescil nolu ... ... markasının 06.08.2020 tarihinden itibaren 16/41. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, Davalı adına kayıtlı 2020/101079 numaralı ... Parağraf, 2020/130858 numaralı ... ve 2020/101096 numaralı ... Problemler tescilli olduğu, davalı/ karşı davacının "..." ibaresi üzerinede gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Türk Marka Hukukunda tescil ilkesi geçerli olup bunun yanında gerçek hak sahipliği ilkesinin de benimsendiği anlaşılmaktadır. Buna göre ,bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Somut olayda karşı davacının tescilsiz markayı ihdas edip , yoğun kullanımı yoluyla ibareye ayırt edicilik kazandırdığı, piyasada maruf hale getirdiği iddiasına yönelik olarak, dava dışı şirketin markasını gösterdiği, Davalı /Karşı Davacı ...'ın, davacının başvuru tarihi itibarıyla ihtilafa konu markayı haiz bir tescili olmadığı, ...'ın bizzat kendisine ait öncelikli ve üstün hakkı olmadığı gibi, delil olarak gösterdiği kullanımların ise dava dışı şirkete ait olduğu, davalıkarşı davacının, ... Yayın Dağıtım Kitap ve Kırtasiye Ltd. Şti. (yeni ünvanı ... Yayın ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.)' ile ... Yayın Ltd. Şti. Arasında organik bağ bulunduğunu, markanın ilk olarak ... Yayın Ltd. Şti. Tarafından tescil edildiğini, davanın bu şirkete ihbarı istenmiş ve marka üzerinde hak sahibi olduğu iddia edilmiş ise de, davalı-karşı davacının organik bağı olduğu ileri sürülen ... Şirketinde, geçmişteki yada güncel şirket ortaklığının, marka üzerinde hak sahipliği sonucunu doğurmayacağı, kullanımları davalı karşı davacıya özgülemeyeceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte davacı markasının davalı markalarından eski tarihli olduğu, tescil önceliğinin davacıya ait olduğu, markada teklik ve öncelik ilkesi gereğince, gerçek hak sahipliği iddiasının davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, marka hükümsüzlüğü davasında ileri sürülemeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar, hükümsüzlük davası yönünden, davalının ... ibaresinin gerçek hak sahipliği iddiası incelenmişse de, tescilde teklik ve öncelik ilkesi gereğince, gerçek hak sahipliği üzerinden değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığı, bu nedenle karar gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı-karşı davalı vekilinin, davalı marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürülmüş ise de, markanın tescilinin tek başına kötü niyetli marka başvurusu olarak nitelendirilemeyeceği, kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerektiği, somut olayda karşı davacının tescilde kötüniyetli olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı, SMK 6/3-6-9 maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden; asıl davacının 2020/89390 tescil nolu ... ... markasının 06.08.2020 tarihinden itibaren 16/41. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, markanın hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı, tescilli markanın sahibi lehine koruma kapsamında olduğu, davalının tespit edilen kullanımlarının davaya mesnet 2020/89390 numaralı marka ile benzer olduğu her iki markadaki esas kelime unsurunun "..." olduğu, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, dolaylı kavramsal farklılık bulunmakla birlikte "..., MATEMATİK, PROBLEMLER" ibaresi eklenmesinin davalı markasını farklılaştırmaya ve iltibası önleyecek mahiyette ayırt edicilik kazandırmaya yeterli olmadığı, markalar arasında sınıfsal benzerliğin de söz konusu olduğu, her iki markanın ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği bu nedenlerle işletmeler arasında bağlantı kurma, davacının seri markası olarak algılanma dahil tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yaratacak şekilde benzerlik bulunduğu davalının kullanımlarının iltibas teşkil etmesi sebebi ile SMK 7 ve 29 maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, tarafların aynı sektörde aynı tüketici grubuna hitap ettikleri , davalının iltibas teşkil eden kullanımlarının Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," hükmü gereğince haksız rekabet teşkil ettiği, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davalı-karşı davacı tarafça ihbar olunan şirket marka tescil ve kullanımlarına dayanılmışsa da, bu kullanımların ispatlanamadığı sessiz kalma koşullarının da oluşmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece dosya kapsamındaki deliller çerçevesinde varılan sonucun ve kurulan hükümlerin hukuka uygun olduğu ancak karar gerekçesinin düzeltilmiş olması nedeniyle, Davalı - karşı davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ileHMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/03/2023 tarih, 2021/83 E., 2023/67 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, bu kapsamda düzeltilmiş gerekçe ile;3- Asıl davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının 2020/89390 numaralı markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı adına tescilli 2020/101079, 2020/130858, ve 2020/101096 numaralı markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, -Karşı davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

ASIL DAVA YÖNÜNDEN:

4/a-Alınması gereken marka hükümsüzlüğü davası yönünden 615,40 TL, markaya tecavüz davası yönünden 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.171,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harç, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 224,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.283,30 TL yargılama giderinin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/c-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, 4/ç-Hükümsüzlük davası bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/d- Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebi bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine,

KARŞI DAVA YÖNÜNDEN:

4/e-Alınması gerekli toplam 615,40 TL harçtan fazla alınan 1.150,90 TL nin davalı - karşı davacıya iadesine, 4/f-Davalı - karşı davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 4/g-Marka hakkına tecavüzün tespiti davası yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/h-Maddi tazminat talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/ı-İtibar tazminatı talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/i-Haksız ihtiyati tedbir sebebiyle maddi tazminat davası yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/j-Haksız ihtiyati tedbir sebebiyle manevi tazminat davası yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalı - karşı davacıdan tahsiline, davacı - karşı davalıya verilmesine, 4/k-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı-karşı davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı-karşı davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 115,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 607,00 TL'nin davalıdan/davacıdan tahsiliyle davalıya/davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1001, K. 2025/1550, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1001-e-2025-1550-k-95f85f0822cd