Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/664 E. 2025/568 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/664
- Karar No
- 2025/568
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 24/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 01/11/2021 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 24/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan 07.06.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine Antalya 12. Noterliği'nin 15.08.2019 tarih.., yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının itirazının iptaline, davalının takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkilinin davacı bankadan 07.06.2016 tarihinde 78.000,00-TL limitli... Kredisi tahsis edilerek 56.800,00-TL’sini kullandığını, krediye 09.08.2017 tarihinde 10.000,00-TL, 18.08.2017 tarihinde 14.300,00-TL ve 28.09.2018 tarihinde 3.000,00-TL olmak üzere toplam 27.300,00-TL ödeme yapıldığını, kredinin çiftçi kredisi olması ve özel faiz oranı uygulanacağının belirtilmesine rağmen taksit miktarları ve faiz oranında ihtilaf yaşanması sebebiyle kalan ödemelerin yapılmadığını, kalan 29.500,00-TL anaparanın tahsili için davacı bankanın Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasıyla taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla 70.617,57-TL üzerinden takip başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, sonrasında Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasıyla aynı krediye 131.078,66-TL üzerinden ilamsız takip başlattığını, bu takipteki 58.648,28-TL ve 69.496,91-TL diğer asıl alacak kalemlerinin kaynağının ve dayanağının anlaşılamadığını, müvekkilinin krediye ödediği bedeller dikkate alınmadan hesabın kat edilerek icra takibine konu edildiğini, yasal mevzuata aykırı fahiş oranlarda faiz talep edildiğini beyanla davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davacı banka ile davalı borçlu arasında 07.06.2016 tarihli, 78.000,00.-TL limitli...numaralı Kurumsal/Ticari Nitelikli Taşıt ile Konut Kredisi sözleşmesi imzalandığı, ...model aracın rehin verildiği, yine 07.06.2016 tarihli, 100.000,00.-TL limitli... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalıya 07.06.2016 tarihinde 56.800,00.-TL limitli ...numaralı yıllık %21,75 akdi faizli 07.06.2017-28.05.2021 tarihleri arasında yılda bir kez 20.287,35 TL eşit taksit ödemeli vergili fonsuz 5 taksitli traktör kredisi kullandırıldığı, davalının kredi borcunu vadesinde ödememesi üzerine davacı bankanın hesabı 14/08/2018 tarihinde kat ederek davalı borçluya kat ihtarnamesi gönderdiği, ancak borcun ödenmediğinden bahisle davalı hakkında Antalya 12. İcra Müdürlüğünün... (Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...) Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı ile takibin durduğu ve davacı banka tarafından itirazın iptali için eldeki dava ikame edilmiştir. Taraflarca ibraz edilen deliller dosyamız arasına konulmuş, bankacı bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi...'in ... tarihli raporunda, takip tarihi itibari ile talep sınırı da dikkate alınarak davacının talep edebileceği tutarın; 65.835,84.-TL asıl alacak, 2.111,49.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.947,33.-TL olduğu, asıl alacağın takip tarihinden itibaren %32,625 oranında temerrüt faizine tabi bulunduğu, davacının tekipte ve takipten sonra gider vergisi talep etmediği belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı) bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan 07/06/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) mucibince kullanılan kredilerden doğan borç için Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, bu icra takibine karşı davalı-borçlu tarafından yapılan 08/01/2019 tarihli itiraz neticesinde takibin durduğunu, bu itiraza karşı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, açılan bu itirazın iptali davasında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 65.835,84-TL asıl alacak, 2.111,49-TL işlemiş faiz, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %32,625 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına karar verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise; krediye fiilen uygulanan akdi faiz esas alınarak, sözleşme uyarınca akdi faizin %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletileceğini. bankanın fiilen uyguladığı %21,75 akdi faiz oranına %50 ilave edilerek icra takibinde uygulanacak faiz oranının %32,625 olması gerektiğinin belirtildiğini, uygulanacak faiz oranının bilirkişi tarafından hatalı şekilde değerlendirildiğini, davalı şirket ve yetkilileri ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin faiz oranını belirlenmesi başlıklı 7.5 maddesi açıkça; "müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz oranın Bankanın fiili kullandırım/işlem tarihinde tüm krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranları geçmemek kaydıyla bankaca belirlenecektir... Müşteri T.C. Merkez Bankası'nın veya diğer yetkili mercilerin bu kredilerin faiz ve komisyonları ile tahakkuk devreleri için alacakları yeni kararların da yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağını kabul ve taahhüt eder." şeklinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bu bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, TTK'nın 18/2. maddesinin "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." şeklinde hüküm altına alındığını, davalı şirket yetkilisinin kullanılan kredilere uygulanacak faiz oranlarının bilerek ve doğuracağı sonuçları kestirerek kredi kullanımına gitmesi gerekirken davalının bu hususu dikkate dahi almadığını, Genel Kredi Sözleşmelerinin -Temerrüt Halleri ve Takip Hükümleri- başlıklı IV. 31. 2 maddesinde; "Borçlular ve müteselsil kefiller; işbu Sözleşme’ de belirtilen herhangi bir madde veya maddelere aykırı hareket edildiğinin Banka’ca tespit edilmesi durumunda; kredinin muaccel hale gelip temerrüt hali oluşacağını ve buna göre Sözleşme’nin feshi ile kredinin kat edilmesine Banka’nın yetkili olduğunu kabul eder. Banka bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler mahfuz kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarda sayılan haller sebebiyle Banka’nın uğradığı zararları, masrafları, primleri ve cezaların tazminini, teminat mektuplarının iadesini ve gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir. Ayrıca yukarıda sayılı hallerden birinin varlığı durumunda Banka Sözleşme’yi feshetme yetkilisine sahiptir" düzenlemesi bulunduğunu, davalı aleyhine yapılan icra takibinin, asıl borç, işlemiş faiz ve oranı ve masraflar yönünden yasal mevzuata ve davalının imzaladığı bankacılık hizmet sözleşmesine uygun olduğunu, borçlu itirazı ile ilgili hiçbir belge ve kayıt sunmadığını, borçlunun itiraz etmesinin tek sebebinin borçtan kurtulmaktan başka bir şey olmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nin bu hususları dikkate almadan karar vermesinin hukuka, usule ve yasaya aykırı olmasından dolayı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ve ...Karar numaralı gerekçeli kararının kaldırılarak davanın tümden kabulü ile davalı borçlunun Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalı vekili tarafından 13/12/2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ancak davalı vekili tarafından gerekli istinaf harç ve giderleri yatırılmamış olup İlk Derece Mahkemesince davalı vekiline eksik istinaf harç ve giderlerini yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş, akabinde 31/01/2022 tarihli ek karar ile muhtıra tebliğine rağmen eksik istinaf harç ve giderlerinin ödenmediği gerekçesiyle HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından işbu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin 7.8.3 maddesi; “Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için bankaca belirlenen en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyecektir.” hükmünü içermektedir. Davacı bankanın faiz oranına yönelik 01.10.2018 tarihli 585 duyuru sayılı genelgesinde; temerrüt faiz oranının azami %45 olarak uygulanacağı yazılı bulunmaktadır. Banka, takip talebinde davaya konu kredi için %45,00 temerrüt faizi talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK'nın 8. maddesine göre faiz serbestçe kararlaştırılabilir. Ancak; dosyada bulunan bilirkişi raporu ve raporda değerlendirilen Yargıtal Hukuk Genel Kurulu'nun 02.05.2019 tarih ve ...Esas,... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2017 tarih ve ...Esas ...Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere bankanın esasında uygulamadığı bir faiz oranı üzerinde talepte bulunmasının mümkün bulunmadığı, kredi sözleşmesinde bir oran belirlenmemesi nedeniyle kredinin kapatıldığı tarihte uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık %21,75 oranın esas alınarak temerrüt faizinin yıllık %32,625 olarak belirlenmesi yerindedir. Aksi kabul taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmede ortaya çıkan menfaat dengesine aykırı olacaktır. 6100 sayılı HMK'nın m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/06/2025 ...