Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/613 E. 2024/855 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/613
- Karar No
- 2024/855
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/613 KARAR NO : 2024/855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2022 NUMARASI : 2020/398 E. - 2022/6 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti ile Men'i Maddi ve Manevi Tazminat, Karar İlanı
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2020/398 E. - 2022/6 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020 yılı Mart ayınndan itibaren “....com” adlı internet sitesi üzerinden “...” markası altında dekoratif ev ürünlerinin satışının gerçekleştirildiğini, 2020/54067 numaralı ve “...” ibareli markasının 20 ve 35. sınıf mal ve hizmetler için 27.05.2020 tarihinden itibaren tescil edildiğini, tescil süreci devam ederken davalı tarafça müvekkilinin “...” markasının izinsiz kullanıldığını, anılan online satış platformu üzerinden müvekkilinin “...” markası kullanılarak davalı tarafça ahşap dekoratif ev ürünlerinin satışının gerçekleştirilerek müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin markasının tescil edilmesiyle beraber 07.10.2020 tarihinde ... Danışmanlık İletişim ve Satış Tic. A.Ş.’ye anılan platform üzerindeki satışların durdurulması için Ankara 37. Noterliği aracılığıyla 27427 yevmiye numaralı ihtarnamenin çekildiğini, ihtarnameden müvekkilinin tescilli markasının izinsiz kullanıldığı ürünlerin satışının engellenmesinin talep edildiğini, davalının “....com” adlı websitesi üzerinden yaptığı satışlarda müvekkiline ait “...” markasına yer verdiğini, ahşap dekoratif ev ürünlerini müvekkili ile bağlantılı bir şekilde ürettiği algısını yaratarak haksız kazanç elde ettiğini, davalının kusurlu eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, yoksun kalınan kâra ilişkin seçimlik haklarını SMK'nın 150/2-a olarak belirlediklerini ifade ederek, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına karşı tarafça tecavüz olunduğunun ve haksız rekabetin tespitine, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün internet yoluyla kullanılması dahil tekrarının men’ine ve haksız rekabetin men’ine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminata, müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini bakımından 5.000,00-TL manevi tazminata, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.10.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 61.944,71-TL olarak belirlemiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiş, bilahare davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının ürün üzerinde veya ürün kutusunda yer alan markasal bir kullanıma rastlanmadığı, ancak, dava dışı ... (... Danışmanlık İletişim ve Satış Ticaret A.Ş.) bünyesinde davalı tarafından “...” markası ile pano satışları gerçekleştirildiği, bu kullanımların davacının marka başvurusunun yapıldığı 27.05.2020 tarihinden sonrasına ilişkin olduğu; dava konusu yapılan ve internet üzerinden gerçekleştirilen satışlarla ticari etki uyandıran bu kullanımlar, davacının 2020/54067 tescil numaralı markasının kapsamındaki 20. ve 35. sınıftaki mal/hizmetlerle aynı veya benzer olduğu, işaretlerin de “...” ibaresinden oluşup birebir aynı olduğu, dosya kapsamında davalı eylemlerinin tescilli marka sahibi olan davacının izni ile kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı; davalının ticari amaçla gerçekleştirdiği söz konusu kullanımların davacının 2020/54067 tescil numaralı markasından doğan haklarını ihlal eder nitelikte bulunduğu; davalının kullanımlarının aynı zamanda TTK'nın 55/1-a bendinin dördüncü alt bendi uyarınca haksız rekabet oluşturabileceği; davacının tazminat hesaplamasına ilişkin tercihi doğrultusunda ve de dava dosyasına sunulan davacıya ait defter ve belgeler ile dosyada mevcut bilgiler kapsamında bir hesaplama yapıldığında, davalı şirket tarafından ihlal süresi boyunca “...” markası kullanılarak, ....com internet sitesi üzerinden 29.08.2020- 09.10.2020 tarihleri arasında davalı firma tarafından toplam 122.229,22-TL tutarında, 4979 adet ürün satıldığı, davacının defter kayıtları ve dayanağı belgelere göre, davacının ... markalı ürünlerin ortalama birim satış fiyatının KDV hariç 68,85-TL, KDV dahil 81,24-TL tutarında olduğu, buna göre, davacının KDV hariç toplam (4979 Adet x 68,85-TL=) 342.804,15-TL’lik, KDV dahil toplam (4979 x 81,24 TL=) 404.493,96-TL’lik satıştan mahrum kaldığı, davacının ... markası ile sattığı ürünlerden ortalama %18,07 oranında kâr elde ettiği gözetilerek hesaplama formülüne yerleştirildiğinde, 6769 sayılı SMK 151/2-a maddesi uyarınca davacının davalıdan talep edebileceği asgari maddi tazminatın KDV hariç (342.804,15 x %18,07=) 61.944,71-TL olabileceği, davalının tecavüzünün kapsamı, niteliği, davacının markasının izinsiz kullanılmasından doğan zararı dikkate alınarak 5.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının tescilli markasından doğan haklarına davalı tarafından internet yoluyla kullanılması dahil yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve men'ine, 61.944,71-TL maddi tazminatın ve 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kesinleşmesini müteakip mahkeme karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karra verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kârlılık oranının yanlış tespit edildiğini, %84 olması gerekmekte iken %18,07 olduğunun belirtildiğini, aynı konuya ilişkin üç ayrı davada bu oranın farklı farklı hesaplandığını, bu hususun tespiti ile yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sundukları belgelerin incelenmediğini, bilirkişilerin kârlılık oranına ilişkin zaman aralığını da geniş tuttuğunu, dönem içi satın alınan emtia tutarının içinde tüm giderler mevcutken, değişken giderler altında bu giderlerin ikinci kez hesaba katıldığını, bilirkişi raporuyla ... yönetici panelinden alınan verilerle ticari defterler arasındaki 169.356,20-TL'lik farkın araştırılmadığını, bu konuda trendyola müzekkere yazılması taleplerinin reddedildiğini, ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve çelişki ve eksiklikler giderilerek yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin marka hakkına tecavüz etmediğinin sabit olduğunu, ürünün nereden alındığının belli olmadığını, marka başvurusunun üçüncü kişilere karşı tescilinin yayım tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğini, bu tarihin 15.06.2021 olduğunu, müvekkilinin satışlarının Ekim 2020'de durduğunu, satış düşüşünün tek sebebinin müvekkili olarak gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, ilgili defter ve kayıtlar dava dilekçesinde belirtilmiş olsa da, mahkemenin verdiği 2 haftalık kesin süre içinde sunulmadığını, ilk rapordan sonra verildiğini, söz konusu delillerin sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i, maddi ve manevi tazminat, karar ilanı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin ....com internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği ev dekorasyonu ürünleri satışlarında davacının 2020/54067 nolu tescilli markasını oluşturan "..." ibaresini markasal olarak kullandığının belirlendiği, davalı tarafça yapılan satışların davacı markasının kapsamındaki ürünlerle aynı tür ürünlere ilişkin olduğu, davalının ürünler üzerinde de bu ibareyi kullandığına ilişkin bir tespitin ise bulunmadığı, davalı şirketin bu şekilde gerçekleşen eyleminin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda da haksız rekabet teşkil ettiği, her ne kadar davalı tarafça marka başvurusunun üçüncü kişilere karşı tescilinin yayım tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği ileri sürülmüş ise de, SMK'nın 23/1. maddesi uyarınca tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren başlayacağından ve davacı marka başvurusunun da 22.09.2020 tarihinde tescil edildiği anlaşıldığından, davacının, başvurusunu gerçekleştirdiği 27.05.2020 tarihinden itibaren başvurusunu marka hakkına tecavüz iddiasına konu edebileceği, yine davalı tarafça davacı satışlarındaki düşüşünün tek sebebinin müvekkili olarak gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu savunulmuş ise de, maddi tazminat hesabında davacı satışlarındaki düşüşün değil, davalının dava konusu marka ile yaptığı satışların esas alındığı, tazminat hesabı yapılabilmesi için davacı defterlerinin incelenmesi zorunlu olup, HMK’nın 145. maddesine göre, mahkemenin, yargılamayı geciktirme amacı taşımaması kaydıyla sonradan delil gösterilmesine izin verebileceği, öte yandan, maddi tazminat talebi yönünden belirsiz alacak davası açıldığı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarih ve 2022/2710 E.- 2022/15505 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere alacağın belirli hale gelmesi sonrasında ortaya çıkan yeni talep eksik belirtilirse davacının bundan sonraki yeni artırma isteği iddianın genişletilmesi yasağıyla karşılaşacacağı, çünkü böylesi bir durumda alacağın belirsizliği değil davacının kendi ihmalinden kaynaklanan bir durumun söz konusu olduğu, ilk derece mahkemesince eldeki davada davacı tarafın maddi tazminat talebinin tamamen kabul edilip hüküm altına alındığı, bu durum karşısında her ne kadar davacı vekilince müvekkilinin kârlılık oranının yanlış tespit edildiği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sundukları belgelerin incelenmediği, bilirkişilerin kârlılık oranına ilişkin zaman aralığını da geniş tuttuğu, dönem içi satın alınan emtia tutarının içinde tüm giderler mevcutken, değişken giderler altında bu giderlerin ikinci kez hesaba katıldığı, bilirkişi raporuyla ... yönetici panelinden alınan verilerle ticari defterler arasındaki 169.356,20-TL'lik farkın araştırılmadığı ileri sürülmüşse de anılan itirazların, davacının fazlaya ilişkin talebini konu edeceği ve daha sonra açacağı davada tartışılabileceğinin tabii bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.100,55-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile kalan 672,95-TL'nin davacıya iadesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 4.573,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 542,72-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 4.030,27-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...