Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/720 E. 2024/916 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/720
- Karar No
- 2024/916
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/720 - 2024/916 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/720 KARAR NO : 2024/916 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2022 NUMARASI : 2021/273 E. - 2022/181 K.
DAVACI VEKİLİ DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/02/2022 tarih ve 2021/273 Esas - 2022/181 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin taşıma hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı ile aralarındaki anlaşma uyarınca biri Ankara ile İtalya arasında, diğeri ise Ankara ile Almanya arasında olmak üzere iki ayrı taşımanın müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, bu taşımalara ilişkin iki ayrı faturanın düzenlendiğini, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı şirketin fatura bedellerini ödemekten kaçındığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taraflar arasında 31.07.2018 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre ödeme vadesinin 45 gün olduğunu, ödemelerin TCMB döviz satış kuru üzerinden kesilecek faturaya istinaden TL olarak yapılacağını, davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin sözleşmeye uygun olarak banka kanalıyla ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının 29.06.2018 ve 31.07.2018 tarihli 2 adet faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, davacı şirketin 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafın 2018 yılında davalı tarafa 13 adet fatura düzenlediği ve bu faturalar karşılığında 119.469,95 TL davacıyı borçlandırdığı, davalının davacı tarafa 5 adet banka dekonru ile 120.287,84 TL ödeme yaptığı, davalının, davacıya borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, döviz olarak düzenlenmiş faturada TL karşılığının gösterilmesinin ve bu şekilde ticari deftere kayıt edilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğunu, ancak dava konusu alacağın, davalının işbu döviz faturalarını ödeme günündeki kur üzerinden değil, fatura tarihindeki kanunen gösterilmesi zorunlu TL karşılık miktarları üzerinden ödemesinden kaynaklandığını, ilgili hizmetin döviz üzerinden sağlandığını, davalının da bu hizmete karşılık döviz üzerinden düzenlenen faturayı aynen ya da ödeme günündeki kur üzerinden ödemekle yükümlü olduğunu, aksi taktirde ilgili faturanın TL üzerinden düzenleneceğini, nitekim dosyada mübrez faturaların altında, "faturamızın TL ödenmesi durumunda ödeme günüdeki ... Bankası kuru uygulanır" cümlesinin yazılı bulunduğunu, bilirkişinin, davalı tarafından yapılan TL ödemelerin, ödeme günündeki döviz karşılığının hesaplaması, bu miktarı toplam döviz bakiye borç üzerinden mahsup etmesi ve buna göre davalının borcunun olup olmadığını hesaplaması gerekirken, sadece TL üzerinden fatura ve ödeme dökümlerini karşılaştırarak değerlendirme yapmasının doğru bulunmadığını, mahkemenin de eksik inceleme yapan bu rapora dayalı olarak hüküm kurmasının fahiş derecede hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, usulüne uygun olarak tutulan davacının ticari defterlerinde, icra takibine dayanak olan faturaların kayıtlı bulunduğu, yine bu defter kayıtlarına göre fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiği, diğer bir deyişle davacı kayıtlarında, davalının davacıya herhangi bir borcunun görünmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen teklifte, "Ödemeler TCMB döviz satış kuru üzerinden kesilecek faturaya istinaden TL olarak yapılacaktır" açıklamasının yer aldığı, aksine bir sözleşme hükmünün davacı yanca ispat edilemediği, davalının ödemelerinin de, davacı teklifinde belirtilen bu hükme uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 220,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 207,60-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.